sarkozy ile merkel teyze
dün biraraya gelip türkiye ye imtiyazlı ortalık verelim dedi.
hala istenmiyoruz...
istenmediğimiz yere neden girmek istiyoruz?
hindistan - çin avrupaya üye mi?
terbiyesizce gelişiyor işte adamlar.
Hakkatten o olay bitti, o tantana bitti, niye çünkü AB'nin kazıklarını her alanda yavaş yavaş yemeye başladılar. o defteri kapattılar. milleti uyuttular Avrupa birliği, şöyle böyle işte medeniyetler ittifakı bilmem ne falan filan, şimdi yok. Kazıklar gelmeye başlayınca AB'yi unuttular. O sakız alındı ağızlarından tamam mı.
dikkat buyurunuz öngörülen madde sayısı 25 civarında bizim şu ana kadar açtırmayı başarabildiğimiz başlık sayısı yanlış bilmiyorsam 4-5...
bu başlıklar açılacak, mutabakat sağlanacakta bizde üye olacağız. o zamana kadar avrupa birliği kalacak mı bakalım?
biz bu hükümetin müzakere tarihi almasını da avurpa birliğine girdik diye lanse edip kızılay meydanında havai fişek patladığını da biliriz
üstelik AB'nin bizi asla almayacağını kendileri bizden daha iyi biliyorlardı. ancak AB'nin, iktidarın işine gelen çok önemli bir koşulu vardı..
Asker söz sahibi olmaktan çıkarılacak, devre dışı bırakılacak.
"AB" masalına en büyük sarılma nedeni de buydu ama 20 yıl, 50 yıl sonra ne olur..? ben bugün ve önümüzdeki birkaç yıl için konuşuyorum, ötesini bilemem...
Hükümet elbette biliyor AB üyesi olamayacağımızı. fakat AB ye girmek için çalışıyormuş gibi yapmak kimi çevreleri (iş dünyası) kazanmak adına önemli bir görev olduğu için birşeyler yapıyormuş gibi görülmek daha kârlı.
türk halkı eskiden istiyordu şimdi bir anket yapılsa girelim diyen insanların artık gerçeği görmüş olduğu anlaşılacaktır.
AB Türkiyeyi istediği hizaya sokmak için yıllardır ne tam kovmakta nede alırım demektedir. bazı ülkeler iyi polis bazı ülkeler kötü polis rolünü üstlenmiştir.
idamın kaldırılması, 301. madde, kıbrıs, pkk, kuzey ırakın durumu, ordunun zayıflatılması...
herşey önümüze AB nin gereği gibi sunuluyor.
kıbrıs güya bizi veto edemeyecekti. bakın nasılda ediyorlar
türkiye avrupada değil diyene sormak lazım, hükümetimiz yapamıyor biz soralım. kıbrıs avrupada mıdır?
bunlar karşılıklı çıkara hükümetler ve AB nin siyasi oyunlarıdır. yıllardır sürmektedir.
Elbette bunlar durup dururken olmuyor... sizin dediğiniz gibi tam bir komedi ya da rezalet. ama komedi ile rezalet iç içe... yani, insanı rezalet güldürür mü?... komediye dönüşür mü? artık bunları kanıksadık gülüyoruz, ağlamak yerine gülüyoruz.
adamlar bizi kafa-kola almış, istediklerini yaptırıyorlar adı "kriter". çocuğa ev ödevi verir gibi şunu şunu yap gel diyorlar. keyifleri yerinde, nasıl olsa herşeyi yapsak bile en sonunda bir bahaneleri olacak.
bizimkiler siyasi hamle olarak gördüklerinden, ellerini masaya vurup"almıyorsanız almayın, ananızı da alın gidin"diyemedikleri için biz bu drama tadında komediyi çok izleriz, korkarım ki çocuklarımız da izler.