Artık seni sana bıraktım ey imkansızım, doktorummu celladımmı olduğuna bir türlü karar veremediğim imkansızım. İşte artık hayat senin, yanlızca senin, yaşayabildiğince yaşa, ama unutmamalısın ey imkansızım sende bir emanetim var, sen var oldukça hep sende kalacak bir emenet, seninle bütünleşmiş seninle yaşayan bir emanet, kahkahanda yada gözyaşında, sesinin tonunda bütün kelimelerinde, gözünün bakışında burnunun kokusunda dudaklarının tadında hep seninle olacak o emanet. Hislerinin düşüncelerinin hayallerinin ve tüm gerçeklerinin hep içinde olacak o emanetim. Nedir biliyormsun o emenet; RUHUM!!! Ruhum hep seninle hep sende olacak, istesende terkedemeyeceksin onu, seninle yaşayacak hep. Ve gülüm, ona iyi bak demeyeceğim sana, dedim ya seni sana bıraktım, al ruhumu sıcaklığınla sev okşa narince, sahip çık ona, yetim bırakma, öksüz bırakma, garip bırakma. . . YADAAAA al ruhumu vur yerden yere, acılara göm, seninle yaşadığım tarifsiz acılar yetmezmişcesine acılara göm!!! Dedim ya gülüm SENİ SANA BIRAKTIM. Bilirim, sen yufka yüreklisin, sen merhametlisin, sen şefkatlisin, sen çooook uzaklardaki bir bebeğin çığlığına ruhundan ses verip acılarını paylaşansın, sen bir sokak düşkününe baktığında içi acıyansın, sen düşen bir yaprakta bile hüzünlenen, sen bir karıncanın bile incinmesine dayanamayan yufka yüreklimsin. AMAAAAAAAAA eğer o karıncayla tartışırsan yada o karınca seninle ters düşerse işte o zaman o karınca bile hışmından kurtulamaz, o zaman seni öyle bi SEN zaptederki değil karınca dünya bile hışmından kurtulamaz. İşte gülüm seninleyken o içindeki sana ait olmayan ama seni zapetmiş o SENDEN hep acılar çektim, o SEN UĞRUNDA BENİ bile harcadın. Bak artık yokum işte, artık seni sana bıraktım. Senden hiç vazgeçemeyecek hep seninle yaşayacak ruhumu ise benden sana emanet bıraktım. Ve korkuyorum çikinim çok korkuyorum; artık bensiz geçecek hayatında RUHUM HEP IZDIRAP ÇEKECEK!!!
|