Şimdi bende umursamaz bir hal,tek kelimeyle bitmek üzere bir yaşamın arta kalan son anları… Neden diye her defasında sorduğumda kendime ve her defasında yanıt alamayışımda içim acır.Kaybetmeye mahkum bir beden ve neden her defasında yanlışı bulan bir gönül…
Neydi yanlış olan ben mi yoksa yüzyüze kaldığım hayat mı? Gerçekleri ararken neden hep sahtelikler yakama yapışıyor ve tam buldum derken kaybetmek acıdan başka şeyler veriyor artık bana,kaybetmeyi kazanmış gömek gibi mesela…
Hayatın bir rengi olmalı yaprak nasıl yeşilse denizin suyu maviyse insanın da bir rengi olmalı ve benim rengimde vardı herkesten farklı alacalı bir renkti bir zamanlar ve artık gözüme her şey matemi anlatan siyah bir peçeyle kaplı ne yapsam çıkmayan bir is lekesi gibi…
Yanlışı yanlışla düzeltmek bana göre değil ve sahte gönüllerde sevgiyi aramak yaşıyormuş gibi yaşamak ben bunları yapamadım ve beklide yapamadığımdan dolayı kaybettim hep hayatta..
Güneşin ısıtan yönü değil de artık hep bulutların arkasında kalan bir güneş var benim için ve bu güneş bir daha doğmayacak bir şekilde gidiyor bulutların arkasından…
Kan kokusu geliyor ağzıma ve derinlerden bir yerden de değil içime işlemiş artık sanki sarmış tüm vücudumu sapasarma…
Kısaca hayat bana göre değil artık yalnız kaldığım her dakikanın ne kadar önemli olduğunu anlıyorum böylece yalandan dolandan bir an olsun uzaklaşıyorum yaşıyorum kendi düşlerimde
Hayallerim vardı benimde senin olduğu gibi tıpkı ve artık o hayallerim senle birlikte yalan oldu ve son satırlarım kaldı benden sana yaşamla ölüm arasında dar denilen çizgideyim ölmek hiç bu kadar yakın olmamıştı bana ve ben gibi birine yakışmıyordu aslında….
asi__yn |