SENSİZLİK
Ben sensizliğin mahkumuyum şimdi…
Suçüstü yakalayıp beni,kalbime kelepçeyi takıverdin,
Gözlerinle yargısız infaz edip,temyiz hakkın yok diyerek
Müebbet sensizliğe mahkum ediverdin…..
Burası “sensizlik” hapisanesi….
Bir duvardan bir duvara sensizliğe voltalıyorum..
Yanımda yatan suçumu soruyor..
“sensizliği öldürmeğe tam teşebbüs” diyorum..
Diğeri film başladı diyor,
Sensizlikmiş filmin adı…
Günler sensiz sensiz geçiyor işte…
Gardiyanlar gece gündüz sayım yapıyorlar
Çıkarken “Allah sensizlikten kurtarsın” diyorlar.
Bugün hava bozuk.Yağmur sensiz,sensiz çiseliyor işte.
Kimse kalmamış avluda..Tek başıma volta atıyorum sensizliğe,
Birden yağmur şiddetleniyor,sensizliğime kadar ıslanıyorum.
Yine akşam oldu.
Yine sensizliğimin doruk noktasına çıkacak sensizlik..
Battaniyeminde, yastığımında markası sensizlik..
Gece sensizliği örtünüyorum,bazen sensizliğe sarılıyorum.
Boncuktan cüzdan yaptı arkadaş,
İçine sensizliği koyuyorum.
Sensizliğin resmini yapabilseydim,neye benzerdi acaba?
Hangi renkle boyamalı sensizliğin resmini?
Bildiğim bütün fıkraları düşündümde sensizliğin fıkrası yok..
Demek sensizliğe gülünmüyor…
Bugün farklı birgün galiba..
Herkes traş olmuş,güzel güzel giyinmişler,
Bugün bayrammış,açık görüş varmış
Sensizliğe niye bayram yapılmıyor acaba diye
Sesli,sesli söyleniyorum.
Bu sesli düşüncemi duyan birisi
“SENSİZLİĞE HERGÜN BAYRAM OĞLUM,
HERGÜN BAYRAM” Deyip yanımdan geçip gidiyor……
|