bize bir bisikleti çok gördüler baba
pipoları üfürdüler popolara ve kayık
uçlarıyla pedal tutmaz
gençlikleri düşürdüler kuyuya
ama biz yaşadık baba biz yaşadık
çenemde çeçen çeçenimde çenem,
bir bisikleti baba çok gördüler kayık
uçlarıyla pedal tutmaz, hem
oyunlar caddelerde eskir!
saçlarımı kazıyor bir kız, nefesim kanıyor
yaş alıyor aynalardan gül, içinden geçtik
minareler olduk, arsız tuzsuz cinayetler
pusudaydı gördük, iri tırtıllarıyla yıldız ölüleri her
defasında araya pul gerekti yoksa nasıl delinecek hava
delindi, indim
hiç kimsenin hiç kimseye benzemediği
yüzler çıktım, korktum baba, toplumsal kanamaydım
düşünceyi toza katmazsam kurşuna dizilecektim,
kabza tutmasam, kefen sarmasam, sana baba demesem,
diriliğin düzeni düzülenin hiçliği sonsuz ki
lale satacağım bu pazar Mısır Çarşısında
sana en sütünden kelebekler uçuracağım
açlık uzuyor, tabanca bitiyor yerde, su uzuyor
bir kuzu ardım sıra içimdeki kırı kusuyor
yalnız şehirlere kızıyorum
aşklar uzuyor, dostlar, adresler, kapısız
bütün pencere sakinleri, kaçak taşıtları beynimin
çeyizler kefenlere kur, ten ucubedir baba
sesimin zarı patladı, bozdum bekaretini güneşin
cenneti cehenneme kim kardı, geceyi gündüze
baba söz, içmeyecektim şu zıkkımı ama göz
karardı, ağardı yeminler, sütunlar sarardı, canlar
hey canlar baba hey canlar, suya kandım, suretim
kaç aşktan bozma suretim, ben ölmektim baba ölmek
girdiğim bütün kadınlara gebe kaldı gençliğim
sorma beni dakikalar, dak ah dak daka dak
dak daka dak velhasıl niye dayak
yetimhanelerde büyümüş bir tabak yoğurt, zulüm
mazlumların uyumlu marş fotoğrafıdır
dilimi çocukluğuma sokup uyudum
eskidikçe bardakta ömür
balkonda uçurtma dinmeyecek...
TANER CİNDORUK |