Forumlar >>
Sanat >> şiir.. sadece...

| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3 ... 112, 113, 114 ... 116, 117, 118 Sonraki |
|
|
| Yazar |
şiir.. sadece... |
İZ... Mesajlar: 375
 |
BENDE SANA YETECEK KADAR BEN KALMADI
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...
Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!
Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
YILMAZ ERDOĞAN | 21-10-2007 20:56 | | Şikayet Et! |
|
İZ... Mesajlar: 375
 |
BU YOL NEREYE GİDER
bir kuğunun boynuna dokunurken…
yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir
yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan önce
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan
yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir
iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela
yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda
YILMAZ ERDOĞAN
| 21-10-2007 20:58 | | Şikayet Et! |
|
İZ... Mesajlar: 375
 |
SANA BAKMAK
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır
YILMAZ ERDOĞAN | 21-10-2007 21:02 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı.. Mesajlar: 4899
|
ÖMÜR...
Gozumuz saatte soylestik hep,
Kosusur gibi sevistik, yarisir gibi calistik.
Hep yetisecek biryerler vardi
Aranacak adamlar, yapacak isler....
Bir sonraki gunu telasi bir oncekine bulasti.
Baskalarinin hayati bizimkini asti.
Kor karanlikta calar saat sesi yerine
Kusluk vakti, kizarmis ekmek kokusu
veya yavuklu busesiyle uyanma duslerini
Ha babam erteledik.
20'li yaslardayken 30'lara kurduk saatin alarmini
30'larimizda 40'lara, belki sonra 50'lere....
Lakin oyle karmasIk kurgulanmiski hayat,
Kuslukta uyanma firsati sundugunda size,
Artik uyku girmez oluyor gozlerinize....
Doyasiya soylesmek,
Telassiz sevismek icin bol zamana kavustugunuzda,
Soylesecek, sevisecek kimsecikler kalmiyor yaninizda....
Ozenle sakladiginiz bir sari lira gibi omrunuz;
Vakit gelip sandiktan cikardiginizda,
Birde bakiyorsunuz ki,
Tedavulden kalkmis.
Orhan Veli KANIK
| 06-11-2007 09:31 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı.. Mesajlar: 4899
|
ÖMÜR...
Gozumuz saatte soylestik hep,
Kosusur gibi sevistik, yarisir gibi calistik.
Hep yetisecek biryerler vardi
Aranacak adamlar, yapacak isler....
Bir sonraki gunu telasi bir oncekine bulasti.
Baskalarinin hayati bizimkini asti.
Kor karanlikta calar saat sesi yerine
Kusluk vakti, kizarmis ekmek kokusu
veya yavuklu busesiyle uyanma duslerini
Ha babam erteledik.
20'li yaslardayken 30'lara kurduk saatin alarmini
30'larimizda 40'lara, belki sonra 50'lere....
Lakin oyle karmasIk kurgulanmiski hayat,
Kuslukta uyanma firsati sundugunda size,
Artik uyku girmez oluyor gozlerinize....
Doyasiya soylesmek,
Telassiz sevismek icin bol zamana kavustugunuzda,
Soylesecek, sevisecek kimsecikler kalmiyor yaninizda....
Ozenle sakladiginiz bir sari lira gibi omrunuz;
Vakit gelip sandiktan cikardiginizda,
Birde bakiyorsunuz ki,
Tedavulden kalkmis.
Orhan Veli KANIK
| 06-11-2007 09:33 | | Şikayet Et! |
|
murat-tlv (yokluğuml... Mesajlar: 11477
 |
'BENİ SEVENLER, GİDİYORUM...'
Sonra farkettim ki
Su akıyor rüzgar esiyor
Yağmur yağıyor.
Herşey yine ve aynı şekilde oluyor.
Öyle bir yere geldim ki sıcak ve soğuk aşk ve nefret,
savaş ve barış, üşümek
ve sonrası mahkeme.
Gitsem ayrılık oluyor.
Kalsam çöl
gidersen bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler
ama anladım ki özlemden de hiç kimse ölmüyor
ama ben
ölüyorum.
Nefes alıyorum önemsiyorum ve gitmek istiyorum .
Anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor
sevdiklerim ve beni sevenler bağışlayın
su akıyor
ve ben gidiyorum.
Tuncay Akdoğan | 05-12-2007 18:59 | | Şikayet Et! |
|
zeki[Ergenekon(temiz... Mesajlar: 1088
 |
NEREDEYSEN DUY SESİMİ
Neredeysen duy sesimi
sitemlerim ahlarım var
Gözlerimi kapatmadan
uykusuz sabahlarım var
Keder ise çekmekteyim
Göz yaşları dökmekteyim
Hadi gel beklemekteyim
Pes etmeyen huylarım Var
gitmelisin diyemedim
aşkını söndüremedim
gönlümü güldüremedim
feryattayım aylarım var
keder ise çekmekteyim
göz yaşları dökmekteyim
hadi gel beklemekteyim
pes etmeyen huylarım var..
| 21-12-2007 16:31 | | Şikayet Et! |
|
zeki[Ergenekon(temiz... Mesajlar: 1088
 |
Sizsiz Hüzündür Bayram
Benim canım annem babam,
Bayramla gurbet,
Gurbet bayram ve ben…
Sevmiyorum sizsiz bayramları,
Bayramları sevmiyorum gurbette…
Hüzün efkâr boğuyor beni,
Çatal hançer her bayram yüreğimde…
Benim canım annem babam,
Dayanamıyorum yokluğunuza,
Yattığınız topraklardan uzaktayım,
Yüzlerce kez yastayım…
Bu bayram gelemedim mezarınıza…
Oturdum evde ağladım gizli gizli.
Dökemedim içimi kavruldum acılarımla…
Benim canım annem babam,
Nemrut Dağı ağırlığında bayram,
Alıp başımı gideceğim bugün,
Güller dikeceğim kimsesizler mezarlığına,
Koklayacağım toprağı doyasıya…
Yüreğimde acı boğazımda hıçkırık,
Azalır mı size hasretim acaba?
Benim canım annem babam,
Çocuklar oynuyor dışarıda,
Dışarıda cümbüş şamata,
Yüreğimde fırtınalar…
Okyanusta bir kalemim,
Sizsiz bu gurbet elde,
Artıyor azalmıyor elemim…
Benim canım annem babam,
Sevginizdi yüreğimi sulayan,
Varlığınızdı Dünya’ya bağlayan…
Yokluğunuzdur yüreğimi dağlayan…
Alıp beni de götürün yanınıza,
Sizsiz bayramı neyleyim,
Sizsiz nasıl güleyim…
Mahmut CANTEKİN
| 21-12-2007 16:41 | | Şikayet Et! |
|
[ Oğuzhan ]® Mesajlar: 13370
 |
|
Kardeş Kopyala Yapıştır Yapma Emek Ver Biraz Belli Oluyo Kopyala Yapıştır Yaptığın Okunmuyo Hiç Eklemesende Olur Yani | 21-12-2007 16:43 | | Şikayet Et! |
|
zeki[Ergenekon(temiz... Mesajlar: 1088
 |
Olabilseydi
Yükselirdi insan göklere kat,kat
Dostluk,dostluk için olabilseydi
Gözetilmez idi çıkar,menfaat
Dostluk,dostluk için olabilseydi
Ruhlar duygulardan alırdı tadı
Kalp almak olurdu,kalbim muradı.
Olmazdı gönüller bu kadar katı
Dostluk,dostluk için olabilseydi
Gözetilmese kâr,olmazdı yalan
Elbette kalmazdı hiç mâğdur olan
Gerekmezdi aslâ desise,plan
Dostluk,dostluk için olabilseydi
Ne taraf olurdu ne tutarcılık
Ne hesap kalırdı ne de kârcılık
İşlermiydi ruhlara çıkarcılık
Dostluk,dostluk için olabilseydi
| 21-12-2007 16:52 | | Şikayet Et! |
|
Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..
|