Forumlar >>
Sanat >> BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 Sonraki |
|
|
| Yazar |
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU |
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
Çıplak, 1933
Tuval / Yağlıboya
80 x 60 cm.
Taviloğlu Koleksiyonu
Çıplak, hepimizin bildiği gibi, resim sanatında etüd aracı olan konulardan biridir. Oturan Çıplak, Atakta Duran Çıplak gibi çeşitlemeleriyle. Ancak Bedri Rahmi’nin “Çıplak, onun bir etüd aracı olmaktan çoktan çıkıp kompozisyonunun bir öğesi olmuş durumda. Onun Matisse araştırmaları yaptığı dönemlere ait olması kuvvetle muhtemel olan “Çıplak”ta, Bedri Rahmi’nin “çizgi-leke-benek” anlayışıyla bezeli bir duvarın önünde motiflerin konuştuğu bir paravan önünde ve yine motiflerin konuştuğu bir koltuk üzerinde oturan bir çıplak kadın figürü görürüz. Bununla beraber onun hem forma hem de motife dayalı araştırmalarını da. Bu resim için eklenecek bir başka şey de, Bedri Rahmi’nin Paris’ten hocası İbrahim Çallı’ya yazdığı mektupla birlikte b resmi de göndermesi ve resmin Fikret Adil tarafından yayınlanan mektuba eşlik etmesi… (Fikret Adil (f.a), “Paris’te Genç Bir Ressamımız”, Vakit, 17 Mart 1933, s.7.)
kaynak: www.sanalmuze.org | 29-06-2008 15:54 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
Romen Bluzlu Kız, 1935
Kağıt / Guvaş
65 x 50 cm.
“Romen Bluzlu Kız”, Eren Hanım’ın 1934 yılının yaz aylarında İstanbul’a gelip de Romanya’ya kafasına orada bir Bedri Rahmi sergisi açmak için döndüğü döneme ait. Metinde de belirtildiği gibi, Eren Hanım, 1935 yılının3 Ocak-25 Ocak tarihleri arasında Bükreş’te Hasefler Galerisi’nde Bedri Rahmi’nin ilk kişisel sergisinin açılmasına vesile olmuştu. Basında bir hayli yankı uyandıran bu sergide en dikkati çeken resimlerden biri de “Roman Bluzlu Kız” adlı resimdi…
kaynak: www.sanalmuze.org | 29-06-2008 15:56 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
KARABİBER
İzmir´de bir ağaç gördüm
Adı karabiberdi karabiber
Yaprağının ucunu ısırdım
Tadı karabiberdi karabiber.
Bir yaşıma daha girdim
Biber dediğin tuzluğa yaraşır
Fidesi olur fidan olur
Bir çınar boyunda karabiber
İnsanın başı döner
Çiçek mi,meyva mı,tohum mu nedir
Nar tanesi gibi pırıl pırıl
Çingen pembesinden sıcak
Karabiber ağaçlar dolusu
Karabiber sebil
Karabiber salkım saçak
İzmir´de bir ağaç gördüm
Adı karabiberdi
Ya karabiber türküsü Allahım
Necati Cumalı söylerdi
Soba borusu gibi bir sesi vardı
Karabiberim,derdi karabiberim
Candarmalar geliyor kalk gidelim
İzmir´de bir ağaç gördüm
Adı karabiberdi
Benim,avuç içi kadar saksılarda
Asma kütükleri,yeşerten anam
Bu ağacı görse sevincinden ağlardı
İzmir´de bir ağaç gördüm
Adı karabiberdi
Dalını,meyvasını,gölgesini
Getirdi masamıza serdi
Yapraklarını görsen bayılırsın
Bir yazma oyası kadar ince
Söğüt dallarından narin
Saçlarının arasında dolaştığını duyarsın
İncecik biberli ellerin
Bedri Rahmi Eyüboğlu | 29-06-2008 15:56 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
KARADUT
Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.
Bedri Rahmi Eyüboğlu | 29-06-2008 15:57 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
Köylü Ailesi, 1936
Tuval / Yağlıboya
90,5 x 72 cm.
MSGSÜ İRHM
Bedri Rahmi’nin, çocukluğunun Anadolu’da geçmesi, onun dağarcığında Anadolu’ya, Anadolu yaşamına, Anadolu insanının giysilerindeki motiflere dair büyük bir yer kazanmasına neden olmuştur. Buna Cumhuriyet ideolojisinin “Halkçılık” ilkesiyle ilişkili olarak köye ve köylüye atfedilen önemin artışı da eklenince Bedri Rahmi için olmazsa olmaz konular arasına girer köylüler, köylü aileleri. Nitekim bu “Köylü Ailesi” tablosunu da 1933- 1936 yılları arasında açılan İnkılap Sergileri’nin 4.sünde sergilemiştir Bedri Rahmi.
kaynak: www.sanalmuze.org | 29-06-2008 16:00 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
Hamam, 1936
Tuval / Yağlıboya
100 x 120 cm.
1936 yılında Bedri Rahmi, ikinci kez Akademi konkuruna girer. 1934 yılında girdiği konkurda üçüncü olunca, Akademi’den üçüncü olarak mezun olmak istemeyen Bedri Rahmi, 1936 yılında bu konkura ikinci kez girmiş ve bu seferki konu olan “Hamam” ile birinciliği kazanmıştır.
kaynak: www.sanalmuze.org | 29-06-2008 16:01 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
KARINCA
ulan karınca
46´ncı kata nasıl çıktın
merdivenle mi
asansöre mi bindin?
ulan insan
kendini beğenmiş şaşkın
demek senin yaptığını
yapabildiğime şaştın
bahse girer misin her işte
karıncadan üstün olduğuna?
insan oğlu güldü
sonra 46´ncı katın
pencerelerinden birini açtılar
ikisi birden atladılar
insancık torba kağıdı gibi
patlayıverdi kaldırımda kan revan
karıncaya gelince acelesi yoktu
o daha 42´nci katın önündeydi.
Bedri Rahmi Eyüboğlu | 29-06-2008 16:11 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
KEÇİYİ YARDAN
Keçiyi yardan uçuran
Bir tutam ottur
Gözümün önüne geliyor keçi
Hala cıvıl cıvıl gözlerinin içi
Ağzında ecel yeşili
Körpe ıslak
Ezilmiş yırtılmış bir çift yaprak
Uçurumun dibinde incecik bir su
Tatlı mı tatlı duru mu duru
Açmış kocaman gözlerini
Düşünür su
Canlıyken ne kadar hafifti keçi
Şimdi ne kadar ağır.
Bedri Rahmi Eyüboğlu | 29-06-2008 16:11 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
İlk Geçen Treni Seyreden Köylüler, 1935
Tuval / Yağlıboya
100 x 120 cm.
MSGSÜ İRHM
Cumhuriyet döneminde, Halkçılık ilkesinin “millet içinde en umumî ve geniş müşterek vasıflar itibariyle en büyük kümeyi teşkil eden tabakayı halk olarak, yani cemiyetin ölçüsü ve temeli olarak ele almak ve bu tabakayı manen ve maddeten yükselterek ve adetçe artırarak memlekette tam manasıyla hakim kılmak” olarak yorumlanması, Halk ile köylünün özdeşleştirilmesi köylünün Türk milletinin aslını oluşturduğu ve ulusal gelişmede belirleyici olduğu söylemi giderek taraftar kazanır. Köycü söylemin özelliklerinden biri geleneksel üretim ilişkilerini bozmadan, köylüleri köylerinden koparmadan köye teknolojik gelişme sağlanması fikridir. (Nilüfer Öndin, Cumhuriyetin Kültür Politikası ve Sanat 1923-1950, s.217-219) Bu bağlamda Bedri Rahmi’nin “İlk Geçen Treni Seyreden Köylüler”i de, köylerde teknolojik gelişmenin sağlanmasına yönelik çabaların görselleştirilmesi olarak yorumlanabilir.
kaynak: www.sanalmuse.org | 29-06-2008 16:12 | | Şikayet Et! |
|
Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..
|