gece meyhaneden cikmis evine donerken, dar bir sokakta karsilastigi bir baska sarhos ile aralarinda gecen diyalog :
- ben senin gibi cigeri bes para etmez herife yol vermem!
neyzen geri cekilir, yolu acar;
- ben veririm...
yani iyi olmuş diyecem ama adam ölmüş gitmiş hakkını allah versin
"tanri senin hamurunu necaset ile yogurmu$,
annen seni sicarken yanlislikla dogurmu$" demi$ adam.
kelimelere bakarsak düzgün biri gibi gelmedi
bu benim fikrim kimseyi bağlamaz
ayrıca sevmiyordum inadına devammm
24 mart 1879'da bodrum'da doğdu, 28 ocak 1953 'de istanbul'da öldü. babasının görevleri bulunduğu urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek başladığı ney çalışmalarını kendi kendine ilerletti. izmir idadisi'ne girdiyse de bitirmeden ayrıldı. bu arada gene kendi kendine farsça öğrendi. izmir mevlevihanesi'ne girdi. daha sonra istanbul'a yerleşerek galata ve kasımpaşa mevlevihanelerine devam etti. 1902'de bektaşi tarikatından nasip alarak bektaşi dervişi oldu. bir yandan da şiirle ilgileniyordu. eşref'le ve mehmet akif'le tanıştı ve şiir konusunda her ikisinden de etkilendi. 1908'den sonra bir süre mısır'da bulundu 1913'te istanbul'a döndü.
hakkında kim ne derse desin doğru bildiklerini söylemekten çekinmeyen kimseden korkmayan bi adam en sevdiim yönü bu her ne olursa olsun doğru olanı savunuyo bu yüzden deli damgası bile vurmuşlar adama
Neyzen bir gün cebinde yüklü bir miktar para ile yaşadığı sokağa gelir. elinde şarabı köşesinde otururken etrafına toplanan köpeklere dikkatlice bakar. aklına geleni yapmaktan geri kalmaz tabii. hemen uzunca bir ip bulur ve ipi parçalara ayırır. ardından cebinde ki her bir banknotu her bir köpeğin kuyruğuna sıkıca bağlar. sonra oracıkta uyur. sabah uyanınca, parayı gören insanların deli divane köpeklerin peşinden koştuğunu görür. şarabından bir yudum alıp içini çeker: para için itin bile peşinden koşarsınız siz!...
Çok iyi ney çaldığını iddia eden biri gelir, neyi çalmaya başlar, adam hakikaten de çok iyidir, herkes adamın etradına toplanmış hayranlıkla dinlerler. millet adamın ne kadar iyi bir neyzen olduğundan dem vurmaktadırki o sırada klup ali'nin cumbasından bir ney çalmaya başlar, deminki adamı öve öve bitiremeyen millet, bu adamdan kat be kat daha iyi olan sesin geldiği yöne bakar. eyzen tevfik eline almış şarap şişesini, şişenin ağzına üflemektedir.
Hicivde vazgeçilmez isimlerden biridir. bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde hep bir odası bulunan ara sıra kendi isteği ile bu hastanede kalan bir kişidir. içkiye çok düşkündür. "hiç" ,"azab-ı mukaddes" gibi eserleri mevcuttur. atatürk sevgisi yüzünden atatürk'ün ölümünden sonra günlerce evinden dışarı çıkmamıştır.
Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon,
"Bizdeki kayda göre, şimdi o meb'us!" dediler...
Kim demiştir kanun alınmıştır ayak altına,
Böyle bir halin vukuunda hamiyyet çiğnenir.
Devleti yolsuz görenler halt eder bir beldede,
Kaldırım olmazsa kanun-ı hükûmet çiğnenir.
Felsefemdir kitab-ı imânım,
Taparım kendi rûhumun sesine.
Secde eyler hâkikatim her ân,
Kalbimin âteş-i mukaddesine.
Gözünü aç daha meydan var iken,
Dizginin canbaz elinde Neyzen!
Girmedim ya kapısından baktım,
Cennet'i at pazarı sandım ben.
Bî-namaz deyip beni Hak'dan uzak gören,
Sığmaz senin hayâline mihrâb ü mübrem.
Sen sade beş vakitte ararsın Allahını,
Ben her zaman onunla emîn ol beraberim.
Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
Kürsî-i liyakat pezevenk, puşt olanandır!
Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine,
Yurdu şâhâne cehâlet yeni baştan bürüdü.
Bilgi bandı ile sayfa içerisinde aktif olarak gezinti yapmasanız bile online olarak kalabirsiniz. Ayrıca belirli özellikleri de bilgi bandı ile takip etmek çok kolay