arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 43
Forumlar >> Sağlık ve bakım >> ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI KANSER bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI KANSER
offline AtArrDaMaRrr
Mesajlar: 73

kanser nedır bu sıtede kac kısı bılır bılmıorum ama...
ben tıp okumadım... muhendıslık mezunuyum
ama kanserın asırı hucre bolunmesı oldugunu bılıyorum..
dıkkat edın


06-11-2008 00:21 | cevapla | Şikayet Et!
offline ESRA
Mesajlar: 2

93871
SLM KANSER MAALESEFKI CAGIMIZIN HASTALIGI EN YAKIN YASAYANLARDAN BIRIYIM BABAANNEMI IKI KUZENIMI VE TEYZEMI KAYBETTIM BU HASTALIKTAN.DOKTORLAR KLASIK BIR HASTALIK GOZOYLE BAKIYORLAR BU HASTALIGA O KADAR YAYGINLASTIKI GUNUMUZDE INSANLARA BILE NORMAL GELIYOR ARTIK

06-11-2008 02:07 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

ESRA demiş ki; SLM KANSER MAALESEFKI CAGIMIZIN HASTALIGI EN YAKIN YASAYANLARDAN BIRIYIM BABAANNEMI IKI KUZENIMI VE TEYZEMI KAYBETTIM BU HASTALIKTAN.DOKTORLAR KLASIK BIR HASTALIK GOZOYLE BAKIYORLAR BU HASTALIGA O KADAR YAYGINLASTIKI GUNUMUZDE INSANLARA BILE NORMAL GELIYOR ARTIK

EVET GRİPMİŞ GİBİ BAKIYORLAR
ONLARDA HAKLI OKADAR YAYGINLAŞTIKİ

06-11-2008 05:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

BESLENMENİN KANSER OLUŞUMUNA ETKİSİ

Kanserin oluşumu çok değişik nedenlere bağlıdır. Farklı kaynaklara göre diyetle ilgisi %10-70 arasında olup, %30 oranı kabul edilmektedir. Tüketilen besinlerin kalite ve miktarlarının yeni oluşan hücre için önemi büyüktür. Organizmanın temel taşı olan hücrede oluşacak herhangi bir bozukluk zamanla etkinliğini arttırarak dokulara, organlara ve tüm organizmaya yayılacaktır. Beslenme örüntüsü kanserin oluşumuna etken olduğu gibi kanser de kişinin beslenme durumunu etkilemektedir. Besin alımı ve kullanımı güçleşmektedir. Çeşitli tedavi yöntemleri de beslenmeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Cerrahi ve radyolojik yöntemlerin, uygulandıkları bölgeye göre yan etkileri görülmektedir. Kemoterapinin ise, en olumsuz etkisinin ilacın cinsine göre bazı besin öğeleri ile reaksiyon yapmasıdır.

Genel olarak beslenmenin kanser oluşumuna etkisini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

a- Diyet posasının etkisi: Posa, alınan besinin sindirim sisteminde enzimler tarafından sindirilmeyen ancak organizma için yararlı olan kısmıdır. Diyet posasının yetersizliği veya yokluğu özellikle kolon kanser riskini arttırmaktadır.

b- Kullanılan katkı maddeleri nin etkisi: Doğrudan dolayı günlük diyetimizle aldığımız katkı maddelerinin %90’ını şeker, tuz, baharat, kabartma tozları ve çeşitli tatlandırıcılar oluşturmaktadır. Diyetle alınan E ve C vitaminleri bu maddelerin oluşturabileceği karsinojenleri %30-60 oranında azaltmaktadır. Bunların dışında diğer katkı maddeleri, glutamat ve bazı renk vericilerdir. Bunların kanser ile ilgisi henüz kanıtlanmamıştır.

c- Küf ve toksinlerin etkisi: Nemli ve sıcak bölgelerde karaciğer tümör sıklığının yüksek olması dikkati çekmiş, yapılan araştırmalarda buralarda çok miktarda tahıl tüketildiği ve tahıllarda bazı küflerin ürediği saptanmıştır. Bu küflerden biri ülkemizde özellikle bulgurda görülen aflotoksin dir. Bu toksin mısır, yer fıstığı ve diğer yağlı tohumlarda da nemli ortamda üremektedir. Tahılların yıkanması, havalandırılması, güneşletilmesi bir dereceye kadar toksini azaltmaktadır. İnsanlarda aflotoksinin en çok özefagus ve karaciğer kanserine neden olduğu bilinmektedir.

d- Kızartma gibi pişirme yöntemlerinin etkisi: Değişik pişirme yöntemleri yiyeceklerde bazı kimyasal bileşikler oluşturmakta, bunlar da organizmada zararlı etki yapabilmektedir. Özellikle protein içeriği fazla olan besinleri kızartma ve tütsüleme yöntemi ile pişirmeden kaçınılmalıdır. Yiyecekleri E ve C vitaminlerinin eklenmesi veya bu vitaminlerden zengin besinlerin (sebzeler gibi) proteinden zengin besinlerle (et gibi) ile beraber pişirmek veya tüketmek kısmen de olsa organizmanın zarar görmesini engellemektedir.

e- Tütün ve alkolün etkisi: Tütün çiğnemenin, sigara içmenin ve tütün dumanına maruz kalmanın ağız, yanak, diş eti, akciğer kanserinin oluşumunu %20-30 oranında etkilediği bilinmektedir. alkol kullananlarda günlük diyet ile alınan enerji azalırken, alkolden gelen enerji artmakta , protein, karbonhidrat, posa ve diğer besin öğelerinin alımı da buna bağlı olarak düşmektedir. Alkolle beraber yeterli miktarda meyve ve sebze tüketilmesi özellikle sindirim sistemi kanserleri riskini azaltmaktadır.

f- Aşırı veya yetersiz beslenmenin etkisi: Yapılan araştırmalar, şişman bireylerin aynı yaş ve cinsteki zayıf bireylere oranla daha fazla kansere yakalanma şansı olduğunu göstermiştir. Bir çok araştırmada alınan fazla enerjinin kaynağı ne olursa olsun hastalık riskini arttırdığı belirtilmektedir. Organizmadaki vitamin yetersizliğinin deney hayvanlarında kendiliğinden tümör oluşumunu arttırdığına ait bir çok bulgu vardır. A vitamini yetersizliğinin özafagus, idrar yolları, cilt, mide, naso-farenks, akciğer kanser riski ni arttırdığı ileri sürülmektedir. C vitamininin organizmanın doğal direncine yardımcı olduğu bilinmektedir. Yetersizliğinde özellikle mide, özafagus, larinks ve serviks kanserleri oranı artmaktadır. E vitamini de kanser de koruyucu rol oynar. Mineraller de vitaminler gibi kanserden korunma da önemli rol oynamaktadır. Ancak bazı minerallerin aşırı miktarda tüketimi kanserin oluşumunu arttırmaktadır

06-11-2008 12:56 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

ben 13yaşından beri sigara içiyorum
hayatta tek iradesizliğim bu sigaradır bir bırakabilsem benden iyisiolmayacak

06-11-2008 12:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

HASTALIK RİSKİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

1- İdeal ağırlığı korumak bunun için günlük enerji alımı ve harcamalarını dengelemek.
2- Total yağ alımını azaltmak, yağlı etleri, kızartmaları diyette en az miktara indirmek.
3- Taze meyve ve sebzelerin tüketimini arttırmak. Diyette, turunçgillerin ve karnabahar, lahana, ıspanak, brüksel lahanası ve brokoli gibi sebzelerin tüketimini arttırmak.
4- Kurubaklagil ve yağlı tohumlara da diyette yer verilmesine dikkat etmek.
5- Sarımsak, soğan, nane, maydanoz gibi sebzeleri yemek hazırlamada ihmal etmemek.
6- Alkol, sigara ve katkı maddelerinden sakınmak.
7- Kompleks karbonhidratların alımını arttırırken, rafine olanların miktarını azaltmak.
8- Yiyeceklerin hazırlanmasında kızartmalardan sakınmak.
9- Salamura, turşu gibi fazla tuzlu yiyecekleri az miktarda tüketmek.

06-11-2008 12:58 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

sarmısak ve soğan asla yemem sarmısağı neçiğ nede pişmiş soğanıda bişmiş olarak oda kokusu gelmemek şartıyla

06-11-2008 13:00 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Kanser hastalığı her yaşta görülebilse de her kanser türünün sıklığında artış görüldüğü belirli yaş dönemleri vardır. Hangi yaşta hangi kanser türünün artış gösterdiğini bilmek alınabilecek doğru tedbirler ile kansere karşı korunmada önemli bir avantaj sağlıyor.



Şunu da söylemek gerekir ki hastalığın en sık görüldüğü yaşlardan öncesinde tedbir almak çok önemli. Çünkü kanser hastalığının oluşması ve belirti vermesi arasında geçen süre bazen yıllarca sürebiliyor.



Bunun yanında hemen hemen her kanser türü tüm yaş gruplarında görülebilir. Bizim vereceğimiz bilgiler istatistiki olarak en sık görülen yaş dönemleri.



Akciğer kanseri en en sık 50 – 60 lı yaşlarda görülüyor. Özellikle sigara içicisi olanlarda daha erken yaşlarda düzenli olarak kontrol olmak gerekiyor.

Gırtlak kanseri (Larinks kanseri) 40 – 50 yaşlarında yükseliş eğilimi gösteriyor. Özellikle uzun süreli ses kısıklığı uyarıcı olmalı.

Meme kanseri bayanlarda 40 lı yaşlarda artışa geçiyor. Erkek meme kanseri tüm meme kanseri vakalarının %1 lik esimini oluştursa da kadınlardan daha kötü seyirli ve en sık 50 – 60 yaşlarda ortaya çıkıyor.

Beyin tümörü sıklığı özellikle iki yaş gurubunda artış gösteriyor. Bunlardan ilki 30-40 yaşlarda görülürken, özellikle GBM hastalığının artış gösterdiği 55-70 yaş aralığında daha kötü seyirli olan beyin tümörleri görülüyor.

Tiroid kanseri en sık görülme istatistiklerine 30 - 40 lı yaşlarda ulaşıyor.

Mide ve bağırsak sistemi kanserleri 60 – 70 yaşlarında artış gösteriyor. Bu kanser türlerine karşı gaitadan gizli kanama bakılması ile tedbir alınabiliyor.

Prostat kanseri riski 60 yaşından itibaren artmaya başlıyor. Yaş ilerledikçe sıklığı artan bu kanser türü için PSA tahlili oldukça duyarlı bir yöntem.

Erken dönemde tedbir alınabilen kanserlerden olan rahim ağzı kanser 40/50 yaşlarda risk artışı görülüyor. Bu kanser türü için geliştirilen aşının erken yaşlarda yapılması koruyuculuğu artırmakta.

not:bazen bu istatisliklerde olmayanlarda olabiliyor



09-11-2008 09:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Sağlık-Sen tarafından yapılan araştırmaya göre, kanser vakalarının artmasında en önemli etkenin bilinçsizlik ve ihmal olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre Türkiye'de her yıl 150 bin kişinin kanser oluyor.


Memur- sen Konfederasyonu'na bağlı Sağlık Sen'in (Salğık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası) yaptığı kanser araştırmasına göre Türkiye'de her 55 dakikada bir kadının meme, saatte bir de akciğer kanserine yakalandığı ortaya çıktı. 25 dakikada bir kişinin mide kanserine yakalandığı Türkiye'de, her yıl 150 bin kişinin kanserin pençesine düştüğü belirtildi.

Kansere neden olan etkenlerin başında yüzde 35 dengesiz beslenme, yüzde 32 sigara, yüzde 12 enfeksiyon hastalıkları, yüzde 5 mesleki nedenler, yüzde 4 alkol, yüzde 8 yaşama ve çalışma yerinin düzensizliği ve yüzde 3 katkı maddeli gıdaların geldiği belirtilen araştırmada şu ifadelere yer verildi.

KANSER VAKALARI BÜYÜK ŞEHİRLERDE DAHA FAZLA

“Bazı kanser türleri kalıtsal olabilmektedir. Güneşten gelen kozmik ışınlar toprağa karışarak yok olmaktadırlar. Ancak beton ve taş yığınları bu ışınları geçirmediği için şehirlerde kanser riski kırsal bölgelere göre her zaman yüksektir. O yüzden büyük şehirlerde kanser vakalarında ciddi bir artış meydana gelmektedir.”

Ölümle sonuçlanan kanser vakalarının yüzde 70'inden fazlasının sigara ve dengesiz beslenmeden kaynaklandığına değinilen araştırmada, Türkiye'de her 12 dakikada bir kişi sigaradan, her 10 dakikada bir kişi de dengesiz beslenmeden kaynaklanan sebeplerle kansere yakalandığına dikkat çekiliyor.

Dünyada 13 saniyede bir kişinin sigaranın sebep olduğu bir hastalık nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilen araştırmada, sigara ve dengesiz beslenmeyle yapılan mücadelenin başarılı olması durumunda kanser vakalarının yüzde 70'inin engelleneceğine vurgu yapılıyor.

KALP VE DAMAR HASTALIĞINDAN SONRA KANSER GELİYOR

Araştırmayı değerlendiren Sağlık- sen Genel Başkanı Dr. Ahmet Aksu, “Ülkemizde kalp ve damar hastalıklarından sonra ölümle sonuçlanan en önemli hastalık kanserdir. Eğer kanserle mücadelede başarılı olamazsak, yakın gelecekte çok büyük sağlık ve ekonomik sıkıntılar baş gösterecek. Çünkü, kanserle mücadelede ortalama bir hastanın harcadığı para miktarı 50 ile 300 bin dolar arasında değişiyor” dedi.

Dr. Ahmet Aksu, Sağlık- sen tarafından yapılan araştırmada önemli sonuçların ortaya çıktığını, buna göre kanserin bir diğer adının da bilinçsizlik ve ihmal hasatlığı oldugunu söyledi. Dr. Aksu, “Araştırma sonuçlarına göre kansere sebep olan en önemli etkenlerin başında sigara ve alkol kulanımı ile beslenme bozuklukları gelmektedir. Sadece bu iki zararlı alışkanlık- akım durdurularak kanser vakalarının yüzde 70'i engellenebiliyorsa, o zaman kanserin ne derece bilinçsizlik veya ihmal hastalığı olduğu daha da iyi anlaşılmaktadır” dedi.

KANSER SAVAŞ BİRİMLERİ KURULMALI

Sağlık- sen Genel Başkanı Dr. Ahmet Aksu, bütün illerde kanserle mücadelenin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Türkiye'de her yıl 1- 7 Nisan arasında kanserle savaş haftası adı altında bir dizi etkinlikler yapılmaktadır. Ancak artık bu önemli özel gün ve haftaların kutlama ve anma gibi etkinliklerle değil, geniş kitlelere bilimsel ve sosyal içerikli mesajların iletilmesi için kullanılmalıdır. Bütün illerde kanser tanı ve tedavi metodlarının eksiksiz olarak uygulanacağı kanser savaş birimleri ve hastaneleri olmalıdır.”

Dr. Aksu, “Bunun yanında özellikle il sağlık müdürlükleri halk sağlığı günleri tertip etmeli ve kanserin önlenmesi için özellikle sigara alkol gibi zararlı alışkanlıklar ile beslenme bozuklukları gibi konular geniş halk kitlelerine anlatılmalıdır. Şu unutulmamalıdır ki, bir hastalığa özelilkle kansere yakalanmamak için sarf edilecek maddi ve manevi güç hastalığın tedavisinden daha az olacaktır” diye konuştu.



09-11-2008 09:43 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

gerçi benim kapısında olduğum tür doktorların en sevdiği tür

09-11-2008 09:45 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com