arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 36
Forumlar >> Sağlık ve bakım >> AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) Nedir? bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) Nedir?
offline impossible
Mesajlar: 394

125068
6. AIDS TEDAVİSİ VE RUHSAL DESTEK HAKKINDA BİLGİ
AIDS tedavisinde iki yaklaşım vardır. Birincisi AIDS mikrobunun kendisine yönelik yaklaşımlar, ikincisi AIDS'e bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkların tedavisi.
AIDS mikrobuna karşı bugüne kadar kesin etkili bir yöntem bulunamamıştır. Ancak, son yıllarda kaydedilen gelişmeler umut vermektedir. Hastalığın mümkün olduğunca erken tanımlanması ve sonra birden fazla ilacın birarada kullanıldığı tedavi şemaları ile hastalık belirtilerinin ortaya çıkışı geciktirilebilmekte ve hastanın yaşam süresi uzatılabilmektedir. Bunlar hatalı kullanıldıklarında zehir etkisi olabilecek ilaçlardır ve yalnız hekim kontrolünde kullanılmalıdır.
İkinci yaklaşım ise, AIDS mikrobunun vücudun bağışıklık sistemini hasara uğratması neticesinde ortaya çıkan verem, mantar ve benzeri diğer hastalıkları bilinen yollarla tedavi etmektir. Kişide gelişen hastalık tablosuna göre, antibiyotikler, antifungal ajanlar, radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.
Hastanın diğer bir bulaşıcı hastalığı yoksa ve kendi sağlığı gerektirmedikçe, ayrı bölümlerde bulundurulmasına gerek yoktur.
Genel bir kural olarak, hastalığı ne olursa olsun, her hastaya mümkün olduğunca cesaret ve umut vermek gerekir. Buna özellikle ihtiyacı olan AIDS hastaları, doktoruna, yakınlarına ve arkadaşlarına güven duygusunu kaybetmemeli ve olabildiği ölçüde normal yaşantı ve ilişkilerini sürdürmelidirler. AIDS'e yakalananlarda başlangıçta kabullenememe ve isyan duyguları ortaya çıkabilir, bunu yalnızlık, toplum tarafından dışlanma hissi, umutsuzluk ve çaresizlik duyguları izler. Kişi ruhsal olarak çökkünlüğe girebilir. Uykusuzluk, iştah bozukluğu, zayıflama, unutkanlık, çabuk yorulma, halsizlik, umutsuzluk, çaresizlik duyguları ruhsal çöküntü belirtisi olabilir. Bu durum tedavi edilebilir ancak kişi bu duyguları kaderi olarak değerlendirip, yardım istemeyebilir. Oysa, ruhsal destek ve tedaviler, hastanın yaşama daha umutla sarılmasını ve mücadele için kendini daha güçlü hissetmesini sağlayacaktır. AIDS'e yakalananlar çekinmeden psikiyatriste başvurmalı ve duygularını paylaşmalıdırlar. Böylelikle kendisine gerek kendi sağlığını koruması, gerekse başkalarına bulaştırmaması için nasıl davranması gerektiği konusunda da bilgi verilecektir. Gerekiyorsa ailesine de danışmanlık hizmeti sağlanacaktır.

7. AIDS UYUŞTURUCU İLİŞKİSİ HAKKINDA BİLGİ
Uyuşturucu madde bağımlılığı AIDS için çok ciddi bir risk faktörüdür. Damar yolu ile uyuşturucu kullananlarda AIDS'e sık rastlanılmaktadır. Uyuşturucu bağımlıları, damar yolu ile uyuşturucu kullanırken sıklıkla başkası tarafından da kullanılmış, kirli enjektörleri defalarca kullanmaktadırlar. Kirli ve kullanılmış enjektörler AIDS mikrobunun bağımlılar arasında hızla yayılmasına neden olmaktadır. Buna ilaveten uyuşturucu kullananlar arasında kontrolsüz ve korunmasız cinsel ilişkiler yaygın olarak görülmektedir. Bu ilişkiler de AIDS'in yayılımına neden olmaktadır.
Uyuşturucu bağımlılığı olan ve ortak enjektör kullanımı nedeniyle mikrobu alan kişi sayısı hem Avrupa ülkelerinde hem de ülkemizde artmaktadır.
Sağlığınızı korumak için uyuşturucu kullanmaktan kaçınınız. Uyuşturucuların yarattığı manevi ve maddi yıkım sonunda, ya doğrudan uyuşturucudan yada AIDS'ten ölüm riski olduğunu unutmayınız.

31-12-2007 20:49 | cevapla | Şikayet Et!
offline impossible
Mesajlar: 394

125068
-Alone Passenger demiş ki; AIDS ile alakan çok galiba ili alanın mı acaba merak ettim de


Hemsire oldugum icin bir bakima ilgi alanima giriyor diyebilirim

31-12-2007 20:52 | cevapla | Şikayet Et!
offline impossible
Mesajlar: 394

125068
Hayat kadınlarının AİDS dramı




Yapılan minik bir testle AIDS olduklarını, ömür boyu bir hastalık taşıyacaklarını öğrenmek elbette kolay olmuyor. Kimi ağlayıp bağırıyor, kimi sadece susuyor. Ancak ölümden korksalar da hemen ardından Acaba çalışabilecek miyim?' kaygısı, korkularının önüne geçiyor. Ve ne yazık ki, ölüm saçan bu hastalığa rağmen birçoğu fuhuş yapmaya devam ediyor.

İstanbul Deri ve Tenasül Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Nezihe Dirlik Baltalı, cinsel hastalıklardan korunma yollarını anlattı:

* En zoru bir hastaya AIDS olduğunu açıklamak olsa gerek. Bunu nasıl söylüyorsunuz?

Bu en zor anlardan biridir. Hastayı laboratuvara çağırırız. Çünkü orada açıklamak her zaman daha kolay olur. Genelde inkar ettiklerinden yapılan incelemeleri tek tek anlatırız. Hatta gösteririz...

Birden "Siz AIDS hastası olmuşsunuz" denemez. "Kanınızda AIDS testi sonucu pozitif çıktı, daha önceden bununla ilgili bilginiz var mı?" diye soruyoruz. Bir süre sohbet ediyoruz. Hastalığı anlatıyoruz. Eğer yabancı uyrukluysa, ne kadar süredir Türkiye'de bulunduğunu ve bulaştırma riskini öğrenmeye çalışırım. Ardından evli mi, çocuğu var mı, hastalıklarla ilgili olarak ne biliyor; bunları soruyorum. Bazıları çok güzel yanıt veriyor. Bazıları hiç konuşmuyor. AIDS; seyrini, tedavisini bilmeseler de hepsinin duyduğu bir hastalık. En azından hepsinde bir kulak dolgunluğu var. Bazıları çok şiddetli tepki veriyor, inanamıyor, tekrar tekrar test yaptırmak istiyor, ağlıyor, bağırıyor, üzüntüsü belli oluyor. Bazıları çok sessiz kalıyor. Yabancı uyruklularda bu davranışa daha çok rastlıyorum. Gayet soğukkanlı karşılayabiliyorlar. O zaman hasta olduklarını daha önceden bildiklerini ve Türkiye'ye 'nasıl olsa kimse bizi tanımıyor' diye geldiklerini düşünüyorum.

* AIDS çıkan bir hayat kadınını ne yapıyorsunuz?

Cinsel hastalıklar, ihbarı zorunlu hastalıklardır. Polis zoruyla getirilen kadınların çıkan bütün sonuçlarını polise bildirmek zorundayız. Ancak sonuçları aynı zamanda İl Sağlık Müdürlüğü'ne dolayısıyla Sağlık Bakanlığı'na da ihbar etmek durumundayız. Ondan sonraki yaptırım polise ait. Bırakacak mı, kendi ülkesine mi gönderecek; o işler Sağlık Bakanlığı'nın işi.

* AIDS olduğunu bildiği halde fuhuş yapmaya devam eden hayat kadınları oluyor mu? Bunlar resmen ölüm saçıyor, nasıl engelleniyorlar?

HIV pozitif tespit edildikten sonra bu işte çalışıp çalışmayacaklarını soramıyoruz. Bundan sonra, "Evli misin, sürekli birlikte olduğun kişi var mı, çocuğun var mı?" diye soruyoruz. Ama fazla bilgi vermekten kaçınıyorlar. Sizin yönlendirdiğiniz yerlere çok fazla ilgi göstermiyorlar. Bunlara yardım etmek için çok fazla sivil toplum örgütleri var. En son bize Pozitif Yaşam Derneği'nden broşürler geldi. İnsan Kaynakları Vakfı bu kişilerle uğraşır ve yardımcı olur.

* Bir hayat kadını AIDS olduğunu öğrendiğinde ölüm korkusu mu yaşıyor, yoksa işini kaybedeceğini düşünüp, gelecek korkusuna mı kapılıyor?

Geleceği uzun vadede çok düşünmüyorlar. Ne yazık ki hastalık, bu sektördeki kişiler için caydırıcı olamıyor. Tabii ki ölüm akıllarına geliyor. Ama, "Bundan sonra çalışamayacak mıyım, yaşamım nasıl olacak?" diye karmakarışık düşünceler içine giriyorlar.

AIDS tedavisinin yaşam kalitelerini artırmak ve yaşam süresini uzatmaya yönelik olduğunu söylüyorum. Kaliteli bir yaşam sürebileceklerini, ancak bunun bedelinin ağır olduğunu, oldukça pahalı ilaçlara ihtiyaçları olduğunu, belli aralıklarla kan kontrollerinin yapılması gerektiğini anlatıyorum. Ama bunların hepsi maddi gider olduğu için çoğunun umursamadığını düşünüyorum. Çoğunun bunları karşılayabilecek sosyal güvencesi bulunmuyor.

Eğer yabancı uyrukluysa ve Türkiye'de kalacaksa belli merkezlerde bu tedavilerinin yapılabileceğini anlatıyoruz. Onun haricinde sivil toplum kuruluşlarıyla irtibata geçip tıbbi, psikolojik, hukuki açıdan destek alabilecekleri konusunda uyarıyoruz.

* İnsanların AIDS olduğunu önce siz mi öğreniyorsunuz?

Burası, İstanbul ve çevresinin yani AIDS hastalığının en fazla görüldüğü bölgenin AIDS doğrulama merkezi. HIV pozitif vakaları bizim hastanemizdeki laboratuvara yönlendirilir. Özel hastane ya da laboratuvarda yapılıp, AIDS şüphesi çıkan bulgular burada bir kez daha test edilir ve bizim verilerimiz kesindir. Eskiden biz sadece kendi hastalarımızla ilgili kan testlerini yapıyorduk. Şimdi daha fazla sayıda test yapabiliyoruz.

* Sizin yaptığınız doğrulama testinde sonuç negatif çıkarsa bu şüpheli kişinin gerçekte sağlıklı olduğunu mu gösterir?

İlk test yani tarama testi şüpheli çıkmışsa, bizim yaptığımız doğrulama testinde ise negatif çıkarsa, o zaman iki ay sonra bu testin tekrarlanması gerekir. Çünkü doğrulama testi iki ay sonra ancak kesin sonuç verir. Bugün AIDS şüpheli biriyle ilişkiye giren biri, en az iki ay sonra virüsü kapıp kapmadığını öğrenebilir. Daha önce yapılan testler yanıltır.

31-12-2007 20:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline MIGROS ELEMANI
Mesajlar: 1500

76447
Manolya demiş ki;

Hemsire oldugum icin bir bakima ilgi alanima giriyor diyebilirim
hemşire olmana sevin dim çok hastan oluyomu acaba

31-12-2007 21:02 | cevapla | Şikayet Et!
offline impossible
Mesajlar: 394

125068
-Alone Passenger demiş ki; hemşire olmana sevin dim çok hastan oluyomu acaba


Hastam cok oluyor tabi,ama sormak istedigin AIDS hastalariysa hayir,pek olmuyor. Bunun icin biraz daha okumak gerek,bölümü tamamen farkli

31-12-2007 21:05 | cevapla | Şikayet Et!
offline MIGROS ELEMANI
Mesajlar: 1500

76447
Manolya demiş ki;

Hastam cok oluyor tabi,ama sormak istedigin AIDS hastalariysa hayir,pek olmuyor. Bunun icin biraz daha okumak gerek,bölümü tamamen farkli
hangi hastanedesin sen ilgi alanını istesen değiştirebilirsin demi

31-12-2007 21:08 | cevapla | Şikayet Et!
offline impossible
Mesajlar: 394

125068
HIV İnfeksiyonun Tanısı Nasıl Koyulur?
Tanı, bulaşmadan 1 - 3 ay sonra kanda beliren virüse karşı antikorların (anti-HIV) saptanmasıyla koyulur. Bu antikorların kanda saptanabilecek düzeylere gelmesi nadiren 6 ay kadar gecikebilir. Eğer bir bulaşma şüphesi varsa (cinsel temas, bulaşık kanla temas, vb.) ve testler 6. ayda da negatif olarak bulunmuşsa, testleri tekrarlamak gereksizdir. Kişi negatif olarak kabul edilmelidir.
HIV enfeksiyonunda iki farklı test (ELISA ve Western Blot) kullanılır. ELISA ile virüse karşı oluşan antikorların varlığı saptanır. Western Blot testiyle de ELISA testinin doğrulaması yapılır. Erken dönemde her iki test de negatif bulunabilir. Bu durumda kuşku çok fazlaysa, kanda doğrudan HIV’nün kendisi aranır.
Hasta anneden doğan bebekler anneden aldıkları antikorları (anti-HIV) 15 aya kadar taşırlar. Sadece antikorların pozitif bulunmasıyla bebeğinde hasta olduğu söylenemez. Bebekte bulaşmanın varlığı doğrudan HIV’ünün gösterilmesi ile belirlenir.

HIV İnfeksiyonunda Virüs Hastanın Hangi Vücut Sıvılarında Bulunur?
Virüs içerdiği gösterilmiş vücut sıvıları şunlardır:
·Kan
·Semen
·Vajinal salgılar
·Süt
·Kan içeren vücut sıvıları
İlave olarak sağlık personeline bulaşma açısından önemli olabilen sıvılar:
·Eklem sıvısı
·Fetüsü çevreleyen amniotic sıvı
·Beyin omurilik sıvısı (BOS)
·Plevra sıvısı
·Periton sıvısı

HIV İnfeksiyonuyla Diğer Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) Arasında Bir İlişki Var mı?
CYBH olanlarda HIV bulaşma riski 3 - 5 kat daha fazladır. Bunun nedeni, bu kişilerde riskli davranışların fazla olması ve CYBH’a bağlı genital bölgede HIV bulaşmasını kolaylaştıran, deri bütünlüğünü bozan ülser ve yaraların bulunmasıdır.

HIV Testi Pozitif Çıktığında Ne Yapılması Gerekir?
HIV testi ELİSA ile pozitif bulunduktan ve WESTERN BLOT testiyle doğrulandıktan sonra yapılması gerekenler:
· Bu durumu cinsel olarak birlikte olduğunuz kişilere açıklayın ve onların da testlerinin yapılmasını sağlayın.
· HIV enfekte hastaların takip edildiği bir sağlık kuruluşuna veya hastanelerin Enfeksiyon Hastalıkları bölümlerine zaman geçirmeksizin başvurun.
· Erken başlanacak bir tedavinin AİDS evresine gidişi yavaşlatacağını ve yaşam süresini uzatacağını bilin.
· Kan bağışında bulunmayın.
· Diş fırçası ve traş bıçaklarını başkalarıyla birlikte ortak kullanmayın.

HIV Testlerinin Güvenilirliği Nasıldır?
Testlerin doğruluk oranı yaklaşık yüzde 99’dur. ELİSA testi ve tekrarı pozitif çıktıktan sonra yapılacak WESTERN BLOT doğrulama testi de pozitif ise tanıdan kuşku yoktur.
Aşağıda belirtilen kişilerin HIV testi yaptırmaları önerilir:
· HIV enfeksiyonu için riskli kişiler,
· Korunmasız seks yapan kişiler,
· Gebe kadınlar,
· Gebe kalmayı planlayan kadınlar,
· Cinsel yolla bulaşan hastalık tanısı alanlar,
· Damar yoluyla uyuşturucu kullananlar,
· Tüberküloz ve fırsatçı enfeksiyon tanısı alanlar,
· 1985 yılından önce kan transfüzyonu yapılmış olanla

HIV’nün Bulaşmasında Değişik Riskler Nelerdir?
Değişik etkinliklerdeki HIV bulaşmasına ait riskler şu şekildedir:
Çok düşük risk (Bu etkinliklere bağlı HIV’nün bulaştığına dair olgu bildirimi yok)
· Masturbasyon
· Masaj
· Erotik masaj
· Öpüşme
· Kondomla oral seks
Düşük risk (Bu etkinliklere bağlı olgu bildirimleri var)
· Uzun süreli öpüşme
· Oral seks
· Kondomla vajinal seks
· Kondomla anal seks
Yüksek risk
· Kondomsuz vajinal seks
· Kondomsuz anal seks



HIV’nün Genellikle Bulaşmadığı Durumlar Neler?
· Günlük ilişkiler
· Tokalaşma, kucaklaşma
· Sosyal öpüşme
· Telefonlar
· Böcek, sinek ve sivrisinek ısırmaları
· Bardak, fincan ve yemek araç - gereçlerinin ortak kullanımı
· Tuvaletler
· Hamam ve saunalar
· Ortak kullanılan elbiseler
· Havlular
· Yüzme havuzları
· Hapşırma ve öksürük
· İnfekte kişinin idrarı ve teri

31-12-2007 21:08 | cevapla | Şikayet Et!
offline impossible
Mesajlar: 394

125068
Bulaşma Riski Açısından Kadın - Erkek Arasında Fark Var mı?
Erkekten kadına bulaşma riski kadından erkeğe bulaşmaya göre 8 kat daha fazladır. Bunun nedeni, erkeğin salgılarının kadın genital sisteminde uzun bir süre kalmasıdır.
Son araştırmalar göstermiştir ki, annenin kanında dolaşan virüs yükü ne kadar fazlaysa, bebeğe bulaşma da o kadar fazla olur. Anneden çocuğa bulaşma sıklığı yüzde 25 - 35’dir. Bu amaçla gebelik döneminde kullanılan zidovudin veya son zamanlarda kullanılmaya başlanan nevirapin ile virüsün bebeğe geçişi önemli ölçüde engellenir. Anne sütü virüsü bebeğe bulaştırır. Bu yüzden anne infekteyse, bebeğini emzirmemelidir.

Bulaşmadan Sonra Oluşan “Erken Hastalık” Tablosu nasıl?
Bulaşma gerçekleşen kişilerin çoğunda herhangi bir yakınma ortaya çıkmaz. Bir bölümündeyse virüs bulaştıktan sonraki 1 - 2 ay içinde grip - benzeri yakınmalar (ateş, başağrısı, kas ağrıları) ve genellikle boyun ve kasıklarda şişmiş lenf düğümleri görülür. Bu yakınmalar sıklıkla bir haftayla bir ay içinde geriler. Bu genellikle vajinal enfeksiyon olarak değerlendirilir. Yakınmalı veya yakınmasız erken dönemi takiben klinik seyir oldukça değişkenlik gösterir. Hastaların bir bölümünde birkaç ay sonra hastalığa ait yakınmalar başlarken, bir bölümünde 5 - 10 yıl hiçbir şikayet yaşanmayabilir. Bu yakınmasız dönemde virüs aktiftir, CD4 T lenfositlerini infekte eder ve zaman içinde sayılarının azalmalarına neden olabilir. CD4 T lenfositlerindeki azalma kritik bir sayıya indiğinde (500 veya daha az) hastalarda fırsatçı enfeksiyonlar başlar.

Şikayetsiz dönemden sonra ortaya çıkan yakınma ve bulgular lenf düğümlerimde şişme, kilo kaybı, ateş, terleme, mantar enfeksiyonları (ağız içi ve vajinal), herpes virüs enfeksiyonları (ağız ve genital bölgede) ve deri döküntüleridir.

31-12-2007 21:10 | cevapla | Şikayet Et!
offline MIGROS ELEMANI
Mesajlar: 1500

76447
Manolya demiş ki; Bulaşma Riski Açısından Kadın - Erkek Arasında Fark Var mı?
Erkekten kadına bulaşma riski kadından erkeğe bulaşmaya göre 8 kat daha fazladır. Bunun nedeni, erkeğin salgılarının kadın genital sisteminde uzun bir süre kalmasıdır.
Son araştırmalar göstermiştir ki, annenin kanında dolaşan virüs yükü ne kadar fazlaysa, bebeğe bulaşma da o kadar fazla olur. Anneden çocuğa bulaşma sıklığı yüzde 25 - 35’dir. Bu amaçla gebelik döneminde kullanılan zidovudin veya son zamanlarda kullanılmaya başlanan nevirapin ile virüsün bebeğe geçişi önemli ölçüde engellenir. Anne sütü virüsü bebeğe bulaştırır. Bu yüzden anne infekteyse, bebeğini emzirmemelidir.

Bulaşmadan Sonra Oluşan “Erken Hastalık” Tablosu nasıl?
Bulaşma gerçekleşen kişilerin çoğunda herhangi bir yakınma ortaya çıkmaz. Bir bölümündeyse virüs bulaştıktan sonraki 1 - 2 ay içinde grip - benzeri yakınmalar (ateş, başağrısı, kas ağrıları) ve genellikle boyun ve kasıklarda şişmiş lenf düğümleri görülür. Bu yakınmalar sıklıkla bir haftayla bir ay içinde geriler. Bu genellikle vajinal enfeksiyon olarak değerlendirilir. Yakınmalı veya yakınmasız erken dönemi takiben klinik seyir oldukça değişkenlik gösterir. Hastaların bir bölümünde birkaç ay sonra hastalığa ait yakınmalar başlarken, bir bölümünde 5 - 10 yıl hiçbir şikayet yaşanmayabilir. Bu yakınmasız dönemde virüs aktiftir, CD4 T lenfositlerini infekte eder ve zaman içinde sayılarının azalmalarına neden olabilir. CD4 T lenfositlerindeki azalma kritik bir sayıya indiğinde (500 veya daha az) hastalarda fırsatçı enfeksiyonlar başlar.

Şikayetsiz dönemden sonra ortaya çıkan yakınma ve bulgular lenf düğümlerimde şişme, kilo kaybı, ateş, terleme, mantar enfeksiyonları (ağız içi ve vajinal), herpes virüs enfeksiyonları (ağız ve genital bölgede) ve deri döküntüleridir.

Alo AIDS Danışma Hattı

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Deri ve Zührevi Hastalıklar Dispanseri Baştabipliği bünyesinde, HIV/AIDS Danışma Hattı kuruldu.

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 0 312 324 15 15 numaralı telefondan hizmet veren hat için dispanserde görev alan 3 hekim, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, yönlendirme, koordinasyon ve eğitim alanlarında danışmanlık hizmeti verecek.

Hatta yapılan tüm başvurular gizli tutulacak, cinsiyeti veya cinsel tercihi ne olursa olsun riskli cinsel davranışı olmuş kişiler, baştan sona gizlilik içerisinde etkin bir danışmanlık desteği alabilecek, güvenle testlerini ve tedavilerini yaptırmaya karar verebilecek.
Açıklamaya göre, vatandaşlar, Deri ve Zührevi Hastalıklar Dispanseri Baştabipliği’nde cinsel yolla bulaşan hastalıkların tanı ve tedavisi için önemli olan laboratuvar hizmetlerinden de yararlanabilecek.



31-12-2007 21:12 | cevapla | Şikayet Et!
offline MIGROS ELEMANI
Mesajlar: 1500

76447
Manolya demiş ki; HIV İnfeksiyonun Tanısı Nasıl Koyulur?
Tanı, bulaşmadan 1 - 3 ay sonra kanda beliren virüse karşı antikorların (anti-HIV) saptanmasıyla koyulur. Bu antikorların kanda saptanabilecek düzeylere gelmesi nadiren 6 ay kadar gecikebilir. Eğer bir bulaşma şüphesi varsa (cinsel temas, bulaşık kanla temas, vb.) ve testler 6. ayda da negatif olarak bulunmuşsa, testleri tekrarlamak gereksizdir. Kişi negatif olarak kabul edilmelidir.
HIV enfeksiyonunda iki farklı test (ELISA ve Western Blot) kullanılır. ELISA ile virüse karşı oluşan antikorların varlığı saptanır. Western Blot testiyle de ELISA testinin doğrulaması yapılır. Erken dönemde her iki test de negatif bulunabilir. Bu durumda kuşku çok fazlaysa, kanda doğrudan HIV’nün kendisi aranır.
Hasta anneden doğan bebekler anneden aldıkları antikorları (anti-HIV) 15 aya kadar taşırlar. Sadece antikorların pozitif bulunmasıyla bebeğinde hasta olduğu söylenemez. Bebekte bulaşmanın varlığı doğrudan HIV’ünün gösterilmesi ile belirlenir.

HIV İnfeksiyonunda Virüs Hastanın Hangi Vücut Sıvılarında Bulunur?
Virüs içerdiği gösterilmiş vücut sıvıları şunlardır:
·Kan
·Semen
·Vajinal salgılar
·Süt
·Kan içeren vücut sıvıları
İlave olarak sağlık personeline bulaşma açısından önemli olabilen sıvılar:
·Eklem sıvısı
·Fetüsü çevreleyen amniotic sıvı
·Beyin omurilik sıvısı (BOS)
·Plevra sıvısı
·Periton sıvısı

HIV İnfeksiyonuyla Diğer Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) Arasında Bir İlişki Var mı?
CYBH olanlarda HIV bulaşma riski 3 - 5 kat daha fazladır. Bunun nedeni, bu kişilerde riskli davranışların fazla olması ve CYBH’a bağlı genital bölgede HIV bulaşmasını kolaylaştıran, deri bütünlüğünü bozan ülser ve yaraların bulunmasıdır.

HIV Testi Pozitif Çıktığında Ne Yapılması Gerekir?
HIV testi ELİSA ile pozitif bulunduktan ve WESTERN BLOT testiyle doğrulandıktan sonra yapılması gerekenler:
· Bu durumu cinsel olarak birlikte olduğunuz kişilere açıklayın ve onların da testlerinin yapılmasını sağlayın.
· HIV enfekte hastaların takip edildiği bir sağlık kuruluşuna veya hastanelerin Enfeksiyon Hastalıkları bölümlerine zaman geçirmeksizin başvurun.
· Erken başlanacak bir tedavinin AİDS evresine gidişi yavaşlatacağını ve yaşam süresini uzatacağını bilin.
· Kan bağışında bulunmayın.
· Diş fırçası ve traş bıçaklarını başkalarıyla birlikte ortak kullanmayın.

HIV Testlerinin Güvenilirliği Nasıldır?
Testlerin doğruluk oranı yaklaşık yüzde 99’dur. ELİSA testi ve tekrarı pozitif çıktıktan sonra yapılacak WESTERN BLOT doğrulama testi de pozitif ise tanıdan kuşku yoktur.
Aşağıda belirtilen kişilerin HIV testi yaptırmaları önerilir:
· HIV enfeksiyonu için riskli kişiler,
· Korunmasız seks yapan kişiler,
· Gebe kadınlar,
· Gebe kalmayı planlayan kadınlar,
· Cinsel yolla bulaşan hastalık tanısı alanlar,
· Damar yoluyla uyuşturucu kullananlar,
· Tüberküloz ve fırsatçı enfeksiyon tanısı alanlar,
· 1985 yılından önce kan transfüzyonu yapılmış olanla

HIV’nün Bulaşmasında Değişik Riskler Nelerdir?
Değişik etkinliklerdeki HIV bulaşmasına ait riskler şu şekildedir:
Çok düşük risk (Bu etkinliklere bağlı HIV’nün bulaştığına dair olgu bildirimi yok)
· Masturbasyon
· Masaj
· Erotik masaj
· Öpüşme
· Kondomla oral seks
Düşük risk (Bu etkinliklere bağlı olgu bildirimleri var)
· Uzun süreli öpüşme
· Oral seks
· Kondomla vajinal seks
· Kondomla anal seks
Yüksek risk
· Kondomsuz vajinal seks
· Kondomsuz anal seks



HIV’nün Genellikle Bulaşmadığı Durumlar Neler?
· Günlük ilişkiler
· Tokalaşma, kucaklaşma
· Sosyal öpüşme
· Telefonlar
· Böcek, sinek ve sivrisinek ısırmaları
· Bardak, fincan ve yemek araç - gereçlerinin ortak kullanımı
· Tuvaletler
· Hamam ve saunalar
· Ortak kullanılan elbiseler
· Havlular
· Yüzme havuzları
· Hapşırma ve öksürük
· İnfekte kişinin idrarı ve teri
ben de ilgilenmek istiyorum bu konu hakkın da istersen tabi aıds konusu erçekten önemli konu seminirler kurmak lazım demii

31-12-2007 21:13 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com