Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
boşluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 149
Forumlar >> Sağlık ve bakım >> Sağlıklı Yaşam.. boşluk
Sayfalar: 1, 2, 3 ... 13, 14, 15  Sonraki
Kutudaki yazılı sayfaya git -->
Yazar Sağlıklı Yaşam..
offline meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ...
Mesajlar: 8328

80823
Sağlıktan haberler..



Hergün sağlıkla ilgili güncel haberleri, püf noktalarını bu başlıkta toplayalım..


06-06-2007 11:05 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ...
Mesajlar: 8328

80823
'Sarımsağı çiğ yemeyin’
“Ülkemizde çok sık tüketilen sarımsağı genellikle çiğ yediğimizde, yarardan çok zarar görmekteyiz” diyen Prof. Dr. Nejat Yılmaz, “dövülmüş sarımsağı en az 10 ay kadar suda bekletin” uyarısında bulundu.



GAZİANTEP - Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Klinik Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nejat Yılmaz, sarımsağın, çiğ yenildiğinde yarardan çok zarar verdiğini söyledi.



Prof. Dr. Nejat Yılmaz, Prof. Dr. Yılmaz, sarımsağın (Allium sativum) 5 bin yıldan fazla zamandır bilindiğini, antik çağlarda Babilliler, Mısırlılar,Vikingler, Çinliler, Yunanlılar, Romalılar, Araplar ve Hindular’ın sıklıkla sarımsak tükettiklerinin bilindiğini belirtti.

Özellikle bağırsak hastalıklarında, parazitlere karşı, solunum hastalıklarında, deri hastalıkları, yaraların iyileştirilmesinde ve yaşlılığa karşı sarımsağın kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, İkinci Dünya Savaşında açık yaraların üzerine direkt olarak sürülerek, enfeksiyonun yayılmasının engellendiğini söyledi.

Yayınlanan 3 bin makalede sarımsağın sağlık üzerindeki etkilerinin incelendiğini ve bilimsel sonuçların tüm dünyada yayınlandığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, şöyle dedi:
“Sarımsağın faydaları arasında kalp damar hastalıkları, kanseri engellemesi, immün bağışıklık sistemin uyarılması, detoksifikasyon yapması, radyasyona, strese karşı koruması,fiziksel gücün artırılması ve antiaging etkileri bu çalışmalarda gösterilmiştir.”

SARIMSAĞI ÇİĞ YEMEYİN, ZARAR GÖRÜRSÜNÜZ
Ayrıştırmanın (ekstraksiyon) , yiyeceklerin istenmeyen özelliklerini yok ettiği gerçeğinin uzun zamandır bilindiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, şunları söyledi:
“Çiğ sarımsağın tahriş edici, asidik ve okside edici bileşikleri bu ayrıştırma ile yok edilebilmektedir. Bazı kültürlerde bu ayrıştırma için sarımsak ıslatılmakta veya alkol, süt ile ayrıştırılmaktadı r. Sarımsağın birçok istenmeyen yan etkisi, fazla miktardaki yağda erir organosülfur içeriğinden kaynaklanmaktadı r.”

YILLANMIŞ MUCİZE SARIMSAK
“Ülkemizde çok sık tüketilen sarımsağı maalesef genellikle çiğ yediğimizde yarardan çok zarar görmekteyiz, çiğ tüketim sarımsaktan faydalanmamazı engellemektedir” diyen Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Çiğ tüketilen sarımsaktaki ‘Allicin’ denen madde, kolesterol düşürme etkisi yanında, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatmaktadı r.

Oysa dövülmüş sarımsak suda en az 10 ay kadar bekletildiğinde mucize bileşiği “S-Alilsistein (SAC)”açığa çıkmaktadır. Bu mucize madde karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici ve tüm kemoterapatik ilaçların istenmeyen yan etkilerini azaltıcı etkiye sahiptir.

Ayrıca bu yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE) kötü kokmayan gençlik iksiri gibidir. Yağda eriyen sarımsak içeriği (Allicin) lipit düşürücü etkisinin yanı sıra aynı zamanda karaciğer hücrelerine karşı toksik etki yapabilmekte ve laktat dehidrogenaz enzimini artırabilmektedir. Halbuki suda erir sarımsak içeriği (S-Alilsistein) sitotoksik olmadan tüm faydalı etkileri sağlamaktadır. Yıllanmış sarımsak ekstraktı (aged garlic extract ‘AGE’) bu etkilerin yanı sıra hepatoprotektif, immun cevabı artırıcı, antikanser ve kemoperventif etkilere de sahiptir.

Öyleki AGE antioxidatif etkilere sahipken, çiğ sarımsak oksidasyonu uyarmaktadır.”

06-06-2007 11:07 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ...
Mesajlar: 8328

80823
Dondurma Uyarısı




Sağlıksız koşullarda üretilip satılan dondurmalarda bakterilerin kolaylıkla üreyebildiği, açıkta satılan dondurma ve buzlu içecekler tüketilirken dikkatli olunması gerektiği vurgulandı...Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, sıcak yaz günlerinin gelişiyle birlikte başta dondurma olmak üzere buzlu gıdaların tüketiminin arttığı, sağlıksız koşullarda üretilip satılan dondurmalarda bakterilerin kolaylıkla üreyebildiği, bu nedenle özellikle açıkta satılan dondurma ve buzlu içecekler tüketilirken dikkatli olunması gerektiği belirtildi.

Güvenilir olmayan yerlerle sokak satıcılarından alınan dondurmaların insan sağlığını tehdit ettiği vurgulanarak, “Süt, mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Bu nedenle dondurmanın pastörize sütten yapılması ve hijyenik koşullarda üretilmesi çok önemli” denildi. Paketlenmiş dondurma ve buzlu gıdalar tüketilirken paketin üzerindeki etiketin okunması, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının üretim izninin olup olmadığına ve son kullanma tarihine dikkat edilmesi, izinsiz veya son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin asla satın alınmaması gerektiği bildirildi. Açıklamada, “Sağlıksız ve hijyenik şartlardan uzak dondurma ve buzlu ürünlerin tüketimi hastalıklara davetiye çıkarıyor” denildi.

“BESLEYİCİ DEĞERİ YÜKSEK GIDA GRUBUNDA”

Sağlıklı koşullarda ve hijyen kurallarına uygun üretilerek satılan dondurmaların protein ve karbonhidratın yanı sıra A, B, C, D ve E vitaminleriyle kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineralleri içerdiği, bu nedenle uygun ortamlarda üretilen ve satılan dondurmaların besleyici değeri yüksek gıda grubunda yer aldığı kaydedildi. Dondurma üretiminde sütün yanı sıra şeker, çikolata, kakao, fındık, fıstık, karamel, glikoz şurubu, çeşitli meyve ve kıvam vericilerle bitkisel yağ, doğal ve doğala özdeş aromaların kullanıldığı belirtilerek, bu maddelerin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından izin verilen “Türk Gıda Kodeksi”ne uygun olması gerektiği kaydedildi.

06-06-2007 11:17 | cevapla | Şikayet Et!
offline cÜnEyT
Mesajlar: 7

76966
Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.

Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.

Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.


06-06-2007 11:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline niespodzianka _saiRm...
Mesajlar: 13201

65402

06-06-2007 11:56 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ...
Mesajlar: 8328

80823

Sigara kalbin düşmanı...




Uzmanlar, sigaranın Türkiye'de her yıl 100 bin kişinin, dünyada 5 milyon kişinin ölümüne yol açtığını belirterek, "Bu şekilde devam ederse Türkiye'de 2025 yılında her yıl 250 bin kişi sigaradan hayatını kaybedecek" uyarısında bulunuyor.

Göğüs hastalıkları ve tüberküloz uzmanı Dr Ceylan Tahtakıran, sigara ve tütün ürünlerini bırakan kişilerin kan basıncının 20 dakikada normale döndüğünü, nabzının yavaşladığını, el ve ayaklarında vücut ısısının normalleşeceğini ifade ederek, "8 saatte kanda karbonmonoksit düzeyi normale iner. 24 saatte kalp krizi riskinde azalma başlar. 48 saatte koku ve tat alma duyguları normalleşir. 2 haftada öksürük ve balgam azalır. Solunum ve efor kapasitesi artıp, yürümek kolaylaşır. 1 yıl sonra kalp krizi geçirme riski yarı yarıya azalır. 5 yıl sonra ağız, boğaz ve yemek borusu kanseri yarı yarıya azalır. 10 yıl sonra akciğer kanseri riski azalır. 15 yıl sonra, sigara içmeyen kişilerle vücut aynı düzeye gelir" dedi.

Dr Tahtakıran, her yıl 500 milyar sigara üretildiğini ve dünya çapında 1.2 milyar kişinin sigara tükettiğini ifade ederek, "Sigara içenlerin büyük kısmı gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Türkiye'de de her yıl yaklaşık 100 bin kişi, dünyada ise 5 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Sigara ve tütün ürünleri başta kanserler, KOAH ( kronik tıkayıcı akciğer hasyalığı,amfizem,kronik bronşit) kalp krizleri, felçler olmak üzere 20'nin üzeri öldürücü hastalığa yol açmaktadır. Sigaratüm kanser ölümlerinin üçte birinden sorumludur. Akciğer kanserinde ölen her 10 kişiden 9'unun nedeni sigaradır. Bu şekilde devam ederse 2025 yılında Türkiye'de her yıl 250 bin insan tütüne bağlı hastalıklardan öleceği hesaplanmaktadır" diye konuştu.

Sigara dumanındaki zehirler

Tahtakıran sigara dumanındaki bazı kimyasal maddeleri ve özelliklerini şöyle açıkladı:
"- Nikotin : Bağımlılık yapıcı
- Karbonmonoksit: Egzoz gazı
- Arsenik: Zehir
- Metil alkol: Roket yakıtı,kaçak içkilerdeki öldürücü alkol
- DDT: Böcek zehiri
- Kadmiyum: Araba aküsü
- Hidrojen siyanür: Gaz odası zehiri
- Bütan: Ocak gazı
- Aseton: Tırnak cilası çıkarıcı
- Naftalin: Güve öldürücü
- Amonyak: Temizlik malzemesi
- Toluen: Tiner".

06-06-2007 14:05 | cevapla | Şikayet Et!
offline Behcet Nadir
Mesajlar: 2358

76126
saglıklı bı yasam ıcın sıgara kullanmayın

06-06-2007 16:52 | cevapla | Şikayet Et!
offline yücel
Mesajlar: 55

96089
sarımsağın daha önce okuduklarımda çok faydalı olduğunu öğrenmiştim sonra prof. Yılmaz ın yazdıklarını bikaç gün önce okuduğumda şaşırdım demekki bazı şeyler yanlış ya da bilim doğru bilgilere yeni ulaşıyor

06-06-2007 19:34 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ...
Mesajlar: 8328

80823
yücel demiş ki; sarımsağın daha önce okuduklarımda çok faydalı olduğunu öğrenmiştim sonra prof. Yılmaz ın yazdıklarını bikaç gün önce okuduğumda şaşırdım demekki bazı şeyler yanlış ya da bilim doğru bilgilere yeni ulaşıyor


Sarımsağı bende öyle bilirdim. Zira hep tavsiye ederler her derde deva türden.. Kokusunu sevmeyenlere bütün yutmaları söylenir. Çelişkili bir durum. Ama ben hala faydalarına inanıp kokusundan rahatsız olan biri olarak yemeklerde kullanmayı tercih ve tavsiye ederim.

06-06-2007 20:16 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ...
Mesajlar: 8328

80823
BEHCET NADİR demiş ki; saglıklı bı yasam ıcın sıgara kullanmayın

Uyarın için teşekkurler Behcet. Ama gözyaların neden?

06-06-2007 20:17 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: 1, 2, 3 ... 13, 14, 15  Sonraki

Yardim Bilgi bandı ile sayfa içerisinde aktif olarak gezinti yapmasanız bile online olarak kalabirsiniz. Ayrıca belirli özellikleri de bilgi bandı ile takip etmek çok kolay


Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim