arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 150
Forumlar >> Sağlık ve bakım >> Sağlıklı Yaşam.. bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5 ... 14, 15, 16  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar Sağlıklı Yaşam..
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823


Sağlıkta yeni dönem yarın başlıyor...

Sağlıkta yeni bir dönemi başlatacak Sağlık Uygulama Tebliği yarın yürürlüğe girecek.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hazırlanan tebliğ ile Anayasa Mahkemesi tarafından kısmen iptal edilen Sosyal Güvenlik Reformu'nun, yasal düzenlemeye gerek olmayan kimi hususları hayata geçirilecek.
Tebliğ ile yarından itibaren yürürlüğe girecek düzenlemelerden bazıları ve bu konulardaki mevcut uygulamalar şöyle:
-SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında sağlık işlemleri yürütülen kişiler için uygulama birlikteliği sağlanacak.
-Sigortalılar, üniversite hastaneleri dahil, sözleşmeli tüm sağlık tesislerine doğrudan müracaat edebilecekler.
Mevcut uygulamada, Emekli Sandığı mensupları üniversite hastanelerine doğrudan müracaat edebiliyor, SSK'lılar devlet hastanelerinden sevk alarak gidebiliyor. Bağ-Kur'lular ise üniversite hastanelerindeki tedavi giderlerini öncelikle kendileri karşılayıp daha sonra Bağ-Kur'dan talep edebiliyor. Ödemede çıkan fark ücreti hasta tarafından karşılanıyor.
-Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişiler, acil hallerde sözleşmesi olmayan sağlık kurum ve kuruluşlarından aldıkları hizmetlerin bedeli kurumca ödenecek.
-SSK'lılar sağlık tesislerine daha önce kendilerinden istenen belgelerden biri ile gidebilecek.
SSK'lıların, mevcut uygulamada, sağlık tesislerine işverence düzenlenmiş vizite kağıdı, sağlık karnesi ve resmi kimlik belgesinin üçü ile birlikte müracaat etmeleri gerekiyor.

HASTAYA İLAÇ TEMİN ETTİRİLMEYECEK

-Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren 120 gün sonra, yatarak tedavilerde ilaçlar hastane tarafından temin edilecek. İlke olarak, hastalara ilaç temin ettirilmeyecek.
Hastane eczanesinde bulunmayan ilaçlar şu anda reçete karşılığı sözleşmeli eczanelerden hasta veya yakınları tarafından temin ediliyor.
-Yine tebliğin yürürlük tarihinden itibaren 120 gün sonra, yatarak tedavilerde tıbbi malzemeler hastane tarafından temin edilecek. Hastaya zorunlu olarak temin ettirilen malzemelerin bedelleri fatura tutarı esas alınarak hastaya ödenecek.
Mevcut uygulamada, hastanede bulunmayan tıbbi malzemeler hasta veya yakınları tarafından sağlanıyor. Hasta veya yakınları tarafından temin edilen tıbbi malzemelerin ödenmesinde fark ücreti çıkması halinde bu hasta tarafından karşılanıyor.

RAPORLU İLAÇ TEMİNİ KOLAYLAŞIYOR

-Tansiyon, şeker gibi uzun süre ilaç kullanılmasını gerektiren hastalıklarda, rapor ve reçete sadece bir kez düzenlenerek, her seferinde reçete yazdırmadan 2 yıl boyunca hastalar doğrudan eczaneye giderek üçer aylık miktarlarda ilaçlarını alabilecek.
Uygulamayla raporlu ilaçların reçetesiz temini kolaylaştırılacak. Sağlık tesislerindeki gereksiz hasta yoğunluğunun azaltılması, kronik hastalıklarda sadece reçete yazılması için sağlık tesislerine ödenmesi gereken başvuru başına ücretlerde tasarruf yapılması amaçlanıyor.
Şu andaki uygulamada, hastalar raporda belirtildiği halde ilaçlarını 3 ayda bir sağlık tesisine giderek reçete yazdırmak sureti ile eczanelerden alabiliyor.

AMBULANS BEDELLERİ

-Sigortalı herkesin şehir içi ve şehirler arası ambulans bedelleri ödenecek.
Mevcut uygulamada, Bağ-Kur'da ambulans bedelleri ödenmiyor, Emekli Sandığında şehir içi ve şehir dışı ambulans bedelleri ödeniyor, SSK'da belediye/büyükşehir belediyesi mücavir alan dışına ambulans ile gönderilme ücreti ödeniyor.
-SSK ve Bağ-Kur kapsamında bulunan hastaların muayene katılım payı gelir ve aylık alanların gelir ve aylıklarından, diğer kişilerden ise eczanelerden tahsil edilecek.
Uygulamada, SSK kapsamında olanlar eczanelerde kendileri ödeme yapıyor.
Bağ-Kur kapsamında olanlar ise sağlık tesislerinde sıraya girerek muayene katılım payı ücretini ödüyor.
-İlaç katılım payı SSK kapsamında bulunan hastalardan da gelir ve aylık alanların gelir ve aylıklarından, diğer kişilerden ise eczanelerden tahsil edilecek.
Söz konusu bedeller halen SSK kapsamında olanlar için eczanelerden tahsil ediliyor.

SÜNNET BEDELLERİ

-Koruyucu sağlık hizmeti amacıyla yapılan yeni düzenleme ile sözleşmeli sağlık tesislerinde yapılan sünnet giderleri sağlık kurulu raporuna gerek olmaksızın ödenecek.
Mevcut uygulamada, bedelleri sağlık kurulu raporu ile tıbbi gerekliliği belgelenmesi halinde ödeniyordu.

ÖZÜRLÜLER

-Sigortalı özürlüler, diş tedavileri için tüm sağlık tesislerine doğrudan müracaat edebilecek.
Halen özürlülerin diş tedavileri için resmi sağlık tesislerine müracaat zorunluluğu bulunuyor. Serbest diş tabipliklerine veya özel sağlık tesislerine müracaat için resmi sağlık tesisinden sevk gerekiyordu.
-Motorlu malul arabası kullanılması gerekli görülen kapsamdaki kişilere motorlu malul arabası bedeli ödenebilecek.
Uygulamada, SSK'da sadece aktif sigortalılar bu olanaktan yararlanabiliyor. Bağ-Kur ve Emekli Sandığında ise bu yönde bir ödeme yapılmıyor.

HASTA TRANSFERİNİ SAĞLIK KURUMU YAPACAK

-Sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşları, sigortalıları, sadece tetkik veya tahlil için başka bir sağlık kurum veya kuruluşuna sevk edemeyecek.
Kurum ile halen tetkik veya tahlil sözleşmeleri bulunan merkezlerin sözleşmeleri, tebliğ yürürlük tarihinden 120 gün sonra feshedilecek.
Sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşları, bünyelerinde yapılamayan tetkik ve tahlilleri hizmet alımı yoluyla başka sağlık kurum veya kuruluşlarından sağlayabilecek.
Kurum ile sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşları, laboratuvar hizmeti almaları durumunda, hastayı hastane dışına numune almak için gönderemeyecek, alınan numunenin transferi ya da sonucunu hasta veya yakını aracılığıyla isteyemeyecek.
Radyoloji hizmetinin alınması durumunda sağlık kurumu bünyesinde bulunmayan görüntüleme hizmeti için hasta transferi sağlık kurumu tarafından yapılacak.
-Müracaat edilen sözleşmeli resmi sağlık kurum veya kuruluşunca kron ve protez tedavisine 90 gün, dolgu tedavisine 30 gün, diğer diş tedavilerine de 45 gün içinde başlanamayacağının belirtilmesi ve kapsamda yer alan kişilerce talep edilmesi halinde diş hekimliklerine, kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum veya kuruluşlarına, özel sağlık kurumu veya kuruluşlarına sevkleri yapılabilecek.
Kurumla sözleşmeli resmi kurum ve kuruluş bünyesinde diş hekimi bulunmayan ilçelerde, serbest diş hekimi bulunması halinde resmi sağlık kurumu başhekimi tarafından serbest diş hekimliklerine veya özel sağlık kurum veya kuruluşlarına sevk alınabilecek.

ÖZEL VE ÜNİVERSİTE HASTANELERİNE PROTOKOL

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), tüm sigortalılara hizmet sunmak amacıyla özel ve üniversite hastanelerine yönelik olarak sözleşme ve protokol hazırladı.
Alınan bilgiye göre, SGK, "Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Kurumundan/Kuruluşundan Sağlık Hizmeti Alma Sözleşmesi" ve "Sosyal Güvenlik Kurumu/Üniversiteler Sağlık Hizmetleri Protokolü" başlıklı iki çalışma yaptı.
"Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Kurumundan/Kuruluşundan Sağlık Hizmeti Alma Sözleşmesi", özel kurum ve kuruluşların, sağlık yardımlarına ilişkin işlemleri devredilen SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı tarafından yürütülen kişilere, 56 maddelik "Branş Listesi" uyarınca, ruhsatında ve faaliyet izin belgesinde bulunan tüm branşlarda vermeyi taahhüt ettiği hizmetin usul ve esaslarını düzenliyor.
Bu kuruluşlar, muayene amacıyla doğrudan başvurulması halinde, müracaat belgeleri ve MEDULA (elektronik kayıt sistemi) sisteminden takip numarası alarak işlem yapacak. Tedavi amacıyla bir başka resmi veya özel sağlık kurum veya kuruluşundan sevk ya da rapor ile başvurulması halinde, müracaat belgeleri, sevk veya rapor belgesindeki hasta takip numarası ile MEDULA sistemini kullanarak işlem yapılacak.
Sözleşmeyi imzalayan sağlık kurum/kuruluşları, müracaatını kabul ettiği hastaların gerekli tetkik ve tedavilerinin müracaat tarihi itibariyle yapacak, ileri tarihler için randevu vermeyecek. Zorunlu durumlarda randevu süresi 10 günü geçmeyecek. Aksi takdirde söz konusu kurum/kuruluşa 10 bin YTL para cezası uygulanacak.
Sözleşmeyi kabul eden sağlık kurumu/kuruluşunun, doğrudan veya sevk ya da rapor ile gelen hastaları kabul etmek zorunluluğu bulunuyor. Kabul edilmeyen hastaya kabul edilmeme gerekçesi sağlık kurumunun/kuruluşunun yetkilisinin imzasıyla yazılı olarak bildirilecek. Hastanın yazılı olarak kuruma müracaatı halinde sağlık kurumu/kuruluşunca belirtilen gerekçe kurum tarafından uygun bulunmazsa 10 bin YTL para cezası verilecek.

İLAVE ÜCRET TALEBİ

Verilecek sağlık hizmetleri için SGK tarafından ödenecek ücret dışında ilave ücretin talep edilmesi ve hastanın veya hasta yakınının bu talebi kabul etmemesi nedeniyle sağlık kurumunca/kuruluşunca müracaatın kabul edilmemesi cezai şart uygulamasını gerektirmeyecek. Dernek, vakıf ve benzeri kuruluşlar için istenecek bağışlar ilave ücret olarak kabul edilmeyecek.
Sağlık kurumu/kuruluşu, muayene, tetkik ve tedavi amacıyla yapılacak her işlem öncesinde hasta veya hasta yakınının yazılı onayını alarak SGK tarafından ödenecek ücret dışında ilave ücret ödenmesi talebinde bulunabilecek. İşlemlerden önce yazılı onay alınmadan, işlemler sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürerek ilave ücret talebinde bulunulması halinde 30 bin YTL cezaya çarptırılacak.
Sağlık kurumu/kuruluşu tarafından talep edilebilecek ilave ücretler için alınacak yazılı onayda, bu ilave ücretin kurumdan talep edilemeyeceğinin taahhüt edildiğine dair ibare bulunacak.
İlave ücret alınabileceğini belirten yazı, sağlık kurumuna/kuruluşuna girildiğinde görülebilecek bir yere uygun büyüklükte çerçeve/tabela şeklinde asılacak, aksi takdirde 10 bin YTL para cezası uygulanacak.

PERSONEL ZORUNLULUĞU

Sağlık kurumu/kuruluşu, hastalara hizmet verebilmek için ruhsatında ve faaliyet izin belgesinde yer alan branşlarda 65 yaşını doldurmamış en az 1 tam zamanlı uzman hekim bulunduracak.
Tıp merkezleri için ruhsata esas zorunlu 4 ana branştan en fazla 2 branşta yarı zamanlı uzman hekim çalışabilecek, ruhsatında ve faaliyet izin belgesinde bulunan diğer branşlarda tam zamanlı uzman hekim bulunmaması halinde tıp merkeziyle sözleşme imzalanmayacak.
Sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan ve sağlık kurumuna/kuruluşuna yapılan yersiz ödemeler, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle sağlık kurumunun/kuruluşunun tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilecek. Tahakkuk etmiş alacağı veya yeterli alacağı bulunmayan sağlık kurumları/kuruluşları için bu konudaki genel hükümler uygulanacak.

BAŞKA KURUMDAN TEDAVİ HİZMETİ KARŞILANAMAYACAK

Sağlık kurumu/kuruluşu, sözleşme kapsamında hastalara sunmayı taahhüt ettiği tedavi hizmetlerinin tamamını veya bir kısmını bir başka sağlık kurumundan/kuruluşundan karşılayarak, kuruma fatura edemeyecek. Aksi halde fatura bedeli ödenmeyecek, 10 bin YTL para cezası verilecek.
Sağlık Kurumu/Kuruluşu Sağlık Uygulama Tebliği'nde yer alan tetkik ve tahlillerden bir veya daha fazlasını gerçekleştiremediği hallerde, bu durumu kuruma bildirecek. Bu hizmetleri başka bir sağlık kurumundan/kuruluşundan hizmet alımı yöntemiyle temin etmek için başvurması ve hizmet alım sözleşmesinin uygun olması halinde hizmet alabilecek.
Hasta gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursa olsun, kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları ve üçüncü şahıslarla açık veya gizli işbirliği, ilgili mevzuata aykırı yersiz talep oluşturacak reklam ve tanıtım yapılmayacak, simsar ve benzeri yönlendirici personel bulunmayacak.

MUAYENE SINIRI

Ayaktan tedavi başvurularında, sağlık kurumu/kuruluşu için günlük muayene sınırı, ilgili branştaki tam zamanlı her bir uzman hekim için en fazla 50 muayene olacak. Bu sayıya aynı branştaki yarı zamanlı hekimlerin yapacağı muayeneler de dahil olacak. Bu sınır aşıldıktan sonra kabul edilen hastalar için sağlık kurumuna/kuruluşuna hiçbir ödeme yapılmayacak.
Tıp merkezleri için ruhsata esas zorunlu 4 ana branştan en fazla 2 branşta çalışan yarı zamanlı uzman hekimler için her bir branşta günlük muayene sınırı toplam 25 muayene olacak.
Tam zamanlı her bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimin yapacağı uygulama en fazla 25 hasta, tam zamanlı her bir fizyoterapist için en fazla 20 hasta ile sınırlı olacak. Tam zamanlı fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin aynı zamanda poliklinik muayenesi yapması durumunda, günlük yapabileceği 50 muayene sayısına yapacakları fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları da dahil edilecek.
Sağlık kurumu/kuruluşu, acil serviste en az 1 tam zamanlı uzman/pratisyen hekim istihdam edecek.

ELEKTRONİK FATURA

Sağlık kurumları/kuruluşları hastalara verdikleri hizmetlere ilişkin faturaları, hem kendi sistemleri üzerinden basılı olarak hem de MEDULA sistemi üzerinden elektronik olarak SGK taşra teşkilatına teslim edecek.
İstisnai haller hariç olmak üzere MEDULA sistemi üzerinden elektronik olarak faturalanmayan işlemler için ödeme yapılmayacak.

CEZALAR

Sözleşmede yer alan diğer bazı cezai düzenlemeler de şöyle:
-Sunulmayan sağlık hizmetinin fatura edilmesi veya kurum tarafından sağlık yardımları karşılanmayan kişilere sunulan sağlık hizmetinin, kurum tarafından sağlık yardımları karşılanan kişiler üzerinden fatura edilmesi halinde 10 bin YTL'den az olmamak üzere bu hizmetin 5 katı tutarında, -Sağlık Bakanlığınca yasaklanan ilaç ve tıbbi malzemelerin verilmesi/kullanılması veya bozuk, zamanı geçmiş ilaç, kan ve kan bileşenleri, malzemeler verilmesi/kullanılması durumunda 50 bin YTL, -Temini zorunlu ilaç, tıbbi malzeme ve kan bileşenlerinin temin edilmeyerek hastalara aldırdığının tespit edilmesi halinde 10 bin YTL'den az olmamak üzere, hastaya ödenen fatura bedelinin 5 katı tutarında, -Sağlık kurumu/kuruluşunun, kuruluş ve faaliyetiyle ilgili tabi olduğu mevzuat hükümlerine uymadığının tespit edilmesi halinde 10 bin YTL para cezası uygulanacak.

SÖZLEŞMENİN FESHİ

SGK'nın özel sağlık kurum ve kuruluşları ile yapacağı sözleşme, ceza gerektiren aynı fiilin veya farklı fiillerin, son 1 yıl içinde üçüncü kez gerçekleşmesi, personel bildirimi kapsamındaki kimi hükümlerin ihlal edilmesi, Sağlık Bakanlığınca yasaklanan ilaç ve tıbbi malzemelerin kullanılması, bozuk, zamanı geçmiş ilaç, kan ve kan bileşeni, tıbbi malzemelerin verilmesi, kullanıldırılması ve sağlık kurumuna/kuruluşuna ait ruhsatın Sağlık Bakanlığınca iptal edilmesi durumunda tek taraflı olarak feshedilebilecek.
İmzalanacak sözleşmeler 31 Aralık 2007 tarihine kadar geçerli olacak. Her takvim yılının 15 Aralık günü mesai saati bitimine kadar taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla 1 yıl daha uzamış sayılacak.

ÜNİVERSİTELER

"Sosyal Güvenlik Kurumu/Üniversiteler Sağlık Hizmetleri Protokolü" ise SGK tarafından karşılanan ayakta/yatarak muayene, tetkik, tahlil ve tedavinin teminine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.
Buna göre, protokol hükümleri, taraf olan üniversite bünyesinde hizmet veren tüm sağlık kurum ve kuruluşları için geçerli olacak.
Üniversite, SGK'dan doğmuş ve doğacak alacaklarını hiçbir suretle devir ve temlik edemeyecek.
Protokolde, yürürlükte olan SGK Sağlık Uygulama Tebliği ve Ödeme Genelgesi'ndeki hükümler esas olacak.
Protokolün geçerlilik süresi ve devamında, özel sağlık kurum ve kuruluşları ile yapılan sözleşmedeki düzenleme geçerli olacak.

FATURA BEDELLERİNİN ÖDENMESİ

SGK'nın yayımladığı "Fatura Bedellerinin Ödenmesi"ne ilişkin genelgede de alınacak sağlık hizmeti bedellerinin ödenmesine ilişkin usul ve esaslara yer verildi.
Buna göre, sağlık kurum ve kuruluşları verdikleri hizmet karşılığı SGK adına biri ayaktan tedavilere, diğeri yatarak tedavilere ait olamak üzere 2 fatura düzenleyecek. Eczane ve optik faturaları ise provizyon sistemi üzerinden ödenecek.
Kuruma gelen faturalar, hizmet sunucunun talebi doğrultusunda ya seçilecek örneklem içinde ya da tamamen incelenecek, yapılacak değerlendirme sonunda ödemeler gerçekleştirilecek

14-06-2007 13:03 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Kasık fıtığı kendiliğinden iyileşmez

Karın zarı uzantısının açık kalması sonucu oluşan keseye batın organlarının girmesi ile oluşan kasık fıtığının, zaman içinde kendiliğinden iyileşmesi mümkün olmadığından tedavisi kesinlikle cerrahi müdahale gerektirir.

SAMSUN - Kasık fıtığının erkek çocuklarda, kız çocuklara oranla daha sık görüldüğünü belirten Samsun Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Orhan Fesçekoğlu, zamanında tanı konulmasının oluşabilecek bir sakatlığı veya ölümü önleyeceğini vurguladı.

-ÇOCUKLARDA KASIK FITIĞI... -KASIK FITIĞININ ERKEK ÇOCUKLARDA KIZ ÇOCUKLARA ORANLA DAHA SIK GÖRÜLDÜĞÜ BİLDİRİLDİ

Orhan Fesçekoğlu, doğumsal bir hastalık olan kasık fıtığının karın zarı uzantısının açık kalması sonucu oluşan keseye batın organlarının girmesi ile oluştuğunu anlattı. Zamanında tanı konulmasının oluşabilecek bir sakatlığı veya ölümü önleyeceğini vurgulayan Fesçekoğlu, kasık fıtığı tedavisinin kesinlikle cerrahi müdahale gerektirdiğini kaydetti.

Fesçekoğlu, kasık fıtığının zaman içinde kendiliğinden iyileşmesinin ise mümkün olmadığının altını çizdi.

“EN SIK ERKEK ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜYOR”
Kasık fıtığının en sık erkek çocuklarda görüldüğünü belirten Fesçekoğlu, genel olarak her yüz çocuktan en fazla 4’ünde görülen kasık fıtığının erkek çocuklarda kız çocuklara göre görülme sıklığının ise 4-20 kat daha fazla olduğunu bildirdi.

Kasık fıtığında genetiğin önemli rolü bulunduğunu ifade eden Fesçekoğlu, kasık fıtıklı çocukların yaklaşık yüzde 20’sinin ailesinde de kasık fıtığı hikayesinin mevcut olduğuna işaret etti.

Kasık fıtığı olan çocukların ağlama, gülme, kusma gibi karında iç basıncın arttığı hallerde kasık bölgesinde şişlik görüldüğünü kaydeden Fesçekoğlu, büyük çocuklarda ise özellikle egzersiz sırasında kasıkta ağrı olabileceğine işaret etti.

Kasık fıtığının ilerleyen zamanlarda ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda aileleri uyaran Fesçekoğlu, ailelere çocuklarının vücudundaki değişimleri iyi gözlemlemelerini tavsiye etti.

15-06-2007 10:13 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Obezite erken ergenliğe yol açıyor



Çocukluk dönemi obezitesinin, kız çocuklarının ergenliğe erken geçmesine yol açtığı belirlendi.

CHİCAGO - Michigan Üniversitesi Çocuk Hastanesinde, 354 kız çocuğu üzerinde yapılan araştırmada, 3 yaşında normalden fazla kilolu olan ve bunu takip eden üç yıl içinde kilo almaya devam eden kızların, memelerin çıkmasıyla başlayan ergenliğe 9 yaşında geçtiği saptandı.



Araştırmayı kaleme alan Dr. Joyce Lee, daha önceki araştırmalarda, ergenliğe erken ulaşan kızların vücut kütle endekslerinin daha yüksek olduğunun saptandığını, ancak ergenliğin mi kilo almaya yol açtığı, yoksa kilonun mu ergenliği erken getirdiğinin bilinmediğini söyledi.

Lee, kendi yaptıkları araştırmanın, kilonun erken ergenliği getirdiğini gösterdiğini kaydetti.

Pediatrics dergisinde yayınlanan araştırmada, erken ergenliğin birçok olumsuz etkisi olduğu, bunların arasında ruhsal bozukluklar, alkol kullanmaya ve cinsel ilişkiye erken başlama, küçük yaşlarda gebelik ve üreme organları kanserleri bulunduğu belirtildi.

15-06-2007 10:16 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823


Sağlıkta yeni bir dönemi başlatacak

Sağlık Uygulama Tebliği yarın yürürlüğe girecek.




Tebliğ ile yarından itibaren yürürlüğe girecek düzenlemelerden bazıları ve bu konulardaki mevcut uygulamalar şöyle:

-SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında sağlık işlemleri yürütülen kişiler için uygulama birlikteliği sağlanacak.

-Sigortalılar, üniversite hastaneleri dahil, sözleşmeli tüm sağlık tesislerine doğrudan müracaat edebilecekler.

-Acil hallerde sözleşme yapılmayan sağlık kurumlarından alınan hizmetin bedeli ödenecek.

-SSK'lılar sağlık tesislerine daha önce kendilerinden istenen belgelerden biri ile gidebilecek. Yani vizete kağıdı, sağlık karnesi ve resmi kimlik belgesinden biri yeterli olacak.

HASTAYA İLAÇ ALDIRILMAYACAK

-Yatarak tedavilerde ilaçlar hastane tarafından temin edilecek. İlke olarak, hastalara ilaç temin ettirilmeyecek.

-Yatarak tedavilerde tıbbi malzemeler de hastane tarafından temin edilecek. Hastaya zorunlu olarak temin ettirilen malzemelerin bedelleri fatura tutarı esas alınarak hastaya ödenecek.

RAPORLU İLAÇ TEMİNİ KOLAYLAŞIYOR

-Tansiyon, şeker gibi uzun süre ilaç kullanılmasını gerektiren hastalıklarda, rapor ve reçete sadece bir kez düzenlenerek , her seferinde reçete yazdırmadan 2 yıl boyunca hastalar doğrudan eczaneye giderek üçer aylık miktarlarda ilaçlarını alabilecek.

AMBULANS BEDELİ ÖDENECEK

-Sigortalı herkesin şehir içi ve şehirler arası ambulans bedelleri ödenecek.

SÜNNET SİGORTA KAPSAMINDA

-Koruyucu sağlık hizmeti amacıyla yapılan yeni düzenleme ile sözleşmeli sağlık tesislerinde yapılan sünnet giderleri sağlık kurulu raporuna gerek olmaksızın ödenecek.

ÖZÜRLÜLER

-Sigortalı özürlüler, diş tedavileri için tüm sağlık tesislerine doğrudan müracaat edebilecek.

-Motorlu malul arabası kullanılması gerekli görülen kapsamdaki kişilere motorlu malul arabası bedeli ödenebilecek.

HASTA TRANSFERİNİ SAĞLIK KURUMU YAPACAK

-Sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşları, sigortalıları, sadece tetkik veya tahlil için başka bir sağlık kurum veya kuruluşuna sevk edemeyecek.

-Kurum ile sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşları, laboratuvar hizmeti almaları durumunda, hastayı hastane dışına numune almak için gönderemeyecek, alınan numunenin transferi ya da sonucunu hasta veya yakını aracılığıyla isteyemeyecek.

-Radyoloji hizmetinin alınması durumunda sağlık kurumu bünyesinde bulunmayan görüntüleme hizmeti için hasta transferi sağlık kurumu tarafından yapılacak.

-Müracaat edilen sözleşmeli resmi sağlık kurum veya kuruluşunca kron ve protez tedavisine 90 gün, dolgu tedavisine 30 gün, diğer diş tedavilerine de 45 gün içinde başlanamayacağı nın belirtilmesi ve kapsamda yer alan kişilerce talep edilmesi halinde diş hekimliklerine , kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum veya kuruluşlarına, özel sağlık kurumu veya kuruluşlarına sevkleri yapılabilecek. //

Sevksiz hayat başlıyor!



Herkese hayırlı olsun...

15-06-2007 10:22 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Kronik uyku yetersizliği kalp krizi nedeni

Uzun süreli uyku yetersizliğinin kalp krizi ve ölüm riskini artırabileceği belirlendi.

WASHİNGTON - ABD’nin Pensilvanya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmada, sürekli olarak yetersiz uyuyan kişilerde konsantrasyon eksikliği ve mutsuzluk halinin oluşmasının yanı sıra kalp krizi ve ölüm riskinin de artabileceği ortaya çıktı



Bilim adamları 39 deneğin kalp fonksiyonları nı araştırmanın başında, 10 saatlik bir gece uykusunun ardından inceledi.

Deneklerin 5 gün boyunca ortalama 4 saat uyumasına izin veren ve 5 günün ardından aynı testleri yapan araştırmacılar sadece 5 günlük yetersiz uykunun bile kalp üzerinde büyük bir stres yarattığını gördü.

Bu konuda yapılan benzer araştırmalar, gece çalışanların, uyku düzeninin bozulması nedeniyle kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinin daha fazla olduğunu ortaya koymuştu.



- SAĞLIKLI UYKU VE UYKU HİJYENİ:




Sağlıklı uyku tanımı saat üzerinden yapılamaz. Bazı kişiler için 5-6 saatlik uyku yeterli olurken (genellikle aktif, dışa dönük yapısı olanlardır), bazı kişiler ise normalde 10-12 saat uyku uyurlar (sanatçı kişiliğe sahip, içe dönük, duygusal yapıda olanlar için sıktır). Sağlıklı uyku "etkin" olan uykudur. Etkin uyuyan kişi uyandığında kendini dinlenmiş, zinde, formda ve yeni bir günü yaşamaya hazır hisseder. Uyku alışkanlığı yaşa bağlı değişiklikler de gösterir.

Uyku hijyeni kişinin dikkat etmesi "etkin uyku"yu uyuyabilmesi için dikkat etmesi gereken koşullardır.

Etkin uyku için;

· Her gün düzenli saatte kalkın.

· Sizin için 'normal' olan süreden daha fazla uyumayın.

· Kahve, çay, kola uykuya dalışı zorlaştırdığından, alkol ise uykuya dalışı kolaylaştırması na karşın kalitesini bozup sabah yorgunluğuna neden olduğundan kullanmayın.

· Gündüz uykularından (5-10 dk. bile) sakının.

· Sabahları fiziksel egzersiz yapın.

· Yatma öncesi TV seyretmek yerine rahatlatıcı şeyler okuyun ya da müzik dinleyin; aşırı uyarılmalardan kaçının.

· Yatmadan bir süre önce 15-20 dakikalık banyo yapın.

· Yatma zamanına yakın yemek yemeyin.

· Ortamın ısısı, gürültü olup olmaması, yatak değişikliği gibi alışkanlıklarınıza özen gösterin.

EEG kullanılarak uykunun 2 ana evresi olduğu belirlenmiştir: 1. Non-REM uyku evresi (kendi içinde 4 aşamalıdır). 2. REM uykusu: Hızlı göz hareketleri ve rüya görmeyle belirlidir.

Yaşlanmayla uyku örüntüsü değişir. Yatak süresi artar, gece uyanmaları sıklaşır, gündüz şekerlemeleri artar, uykudan hoşnutluk azalır.



B- DİSSOMNİYALAR

a. Birincil Uykusuzluk (İnsomnia):

Bilinen başka bir nedene bağlı olmadan ortaya çıkan uykusuzluktur. En az 1 ay süreyle uykuya dalma güçlüğü ve yineleyici uyanmalar vardır, uyku dinlendirici değildir.

Tedavisi yeniden uyku yapısını kurma (koşullandırma) , meditasyon, gevşeme kasetleri, sakinleştiriciler ve uyku vericileri içerir. Yatağın uyku dışında bir şey için kullanılmaması , yatak veya odanın değiştirilmesi önerilir. Psikoterapi yararlı değildir.

b. Birincil Hipersomnia (Aşırı Uyuma):

Herhangi başka bir nedenle açıklanamayan en az 1 ay süreyle giden aşırı uyku halidir. Uzun uyku yaşam boyu sürebilir, ailesel olabilir.
Tedavisinde sabah ya da akşam uyarıcılar kullanılır. Antidepresanlar yararlı olabilir.

c. Narkolepsi:

Gündüz aşırı uykulu olma ve en az üç aydır süren REM uykusu anormallikleri ile belirlidir. Gündüz, 15 dakikadan az, karşı konulamaz uyku atakları olur. Gülme, öfke, heyecan, cinsel ilişki, korku, utanma ile tetiklenen kısa kas zayıflığı veya felci dönemleri geçirir. Bir kısmında uyanırken bilinç yerinde olduğu halde hareket edememe bulunur, bu 1 dakikadan kısa sürer.

Uykuya dalarken rüya benzeri varsanılar eklenebilir. Narkolepside periyodik bacak hareketleri ve uyku apnesi de görülebilir. 15 yaştan önce başlar, süreğen gidişlidir.


Tedavisi düzenli yatış zamanı, gündüz şekerlemesi izni, ani uykuya karşı güvenlik önlemleri, gündüz için uyarıcılar, antidepresan kullanımı biçimindedir.

d. Uyku-Apne Sendromu:

Apne 10 saniye ve üstündeki solunum durmaları için kullanılan tanımdır. Saatte 5 apne ve gecede 30 apne üstü patolojiktir. 300'e kadar çıkabilir. Tehlikeli durumdur. Uykuda ani ölüm nedeni olabilir.
Tipik hasta gün içinde uyuklayan, yorgun, orta yaş ve üstünde erkek olup, depresyon ve duygudurum değişiklikleri yaşar, gündüz uyku atakları olur. Yüksek sesli, aralıklı horlama olabilir. EEG, EMG, EKG ve tüm gece uykuyu izleyen kayıtlar (polisomnografi) ile tanı konulur.

Tedavisi burundan sürekli pozitif hava basıncıyla solutmaktır. Diğer yaklaşımlar kilo verme, burun cerrahisi, trakeostomi ve uvuloplastidir.

e. Sirkadiyen Ritm Uyku Bozukluğu (Jet Lag) :

İstenilen ve gerçekte uyunan uyku dönemleri arasındaki uyumsuzluğa neden olan durumları içerir.

Jet Lag tipi, doğu-batı yönündeki uçak yolculuğundan sonra 2-7 gün sürer ve düzelir; özgül tedavi gerektirmez. Öğün ve uyku zamanlarını değiştirerek önceden hazırlanma olabilir.

Gecikmeli uyku evresi tipinde alışıldık zamanda uykuya dalamama vardır. Tedavide, uyku saati kademeli olarak daha fazla geciktirilerek istenilen başlama saatine ulaşılır. Uykuyu öne alma başarısız olmaktadır. Gece ışık tedavisi uykuyu geciktirir, gündüz ışık tedavisi uykuyu öne alır.

Değişen vardiya tipi hızlı değişen çalışma düzeni olanlarda görülür. Bedensel sorunlar, ülser eklenebilir. Işık tedavisi yararlı olabilir.

f. Başka Türlü Adlandırılamayan Dissomnialar:

Nokturnal Myoklonusta, hasta bacak hareketlerinin farkında değildir. 55 yaş üstünde görülür, sık uyanmalı, dinlendirmeyen uyku vardır. İlaç tedavisi gerekir.

Huzursuz Bacak Sendromunda bacak hareketleri uyumaya engel olur, huzursuzluk hareketle azalır, ilaç tedavisinden yarar görebilir.

Kleine-Levin sendromunda genç erkek hasta birkaç hafta süreyle aşırı uyur, sadece aralarda oburca yemeye uyanır, aşırı cinsel etkinlik ve saldırganlık eşlik eder. Tedavisinde uyarıcı ilaçlar kullanılır.




C- PARASOMNİALAR

a. Kabus Bozukluğu :

Hemen her zaman REM uykusu sırasında kabus görülür ve kabuslar iyi anımsanır. Korkuyla uyandırır. Uzun, korkutucu düşlerdir. Gecenin herhangi bir zamanında görülebilir

Bunda uyku terörüne göre bunaltı, hareket, konuşma, terleme, çarpıntı daha az görülür.

Özgül bir tedavisi yoktur, ilaç kullanımı gerekebilir.

b. Uyku Terörü (Uykuda Korku Bozukluğu) :

Çocuklarda yaygındır. Yoğun bunaltı eşliğinde ani uyanma görülür, çarpıntı, terleme olabilir. Uyandığında hareketlidir, haykırarak ağlar, uyanınca olayı anımsamaz.

Rüyasız uyku (Non-REM) döneminde görülen bir bozukluktur. Uyuduktan 1-2 saat sonra ortaya çıkar. Tedavi nadiren gerekir. Görülme zamanından önce uyandırmak korkuları uzun süreli kaldırabilir.

c. Uyurgezerlik Bozukluğu (Somnambulizm) :

Çocuklukta yaygın görülür, genellikle yaşla kendiliğinden kaybolur. Genellikle ailede benzer öykü vardır. Tam bilinçli olmadan yatağı bırakma ve yürüme olur, hasta bu dönemi anımsamaz. Derin Non-REM uykusunda ortaya çıkar. Olasılıkla tehlikelidir. İlaçlar tedavide kullanılabilir. Tehlike ve yaralanmaya karşı önlemler alınmalıdır.

d. Başka Türlü Adlandırılamayan Parasomnialar :

Uykuda Diş Sıkma: Hafif uyku ve kısmi uyanıklar sırasında çıkar. Tedavide diş hasarını önlemek için ağızlık kullanılır.

REM Uykusu Davranış Bozukluğu: Başlıca yaşlı erkeklerde görülür, ilerleyicidir. REM döneminde karmaşık ve şiddet içeren davranışların ortaya çıkmasıdır. Yaralanma nedeni olabilir. Çoğunlukla nörolojik bir neden vardır. İlaç tedavisi olanaklıdır.

Diğerleri:

Uykuda konuşma, uykuda kafa sıçramaları, ailesel uyku felci, başka ruhsal hastalıklarla ilgili uyku bozuklukları, uykuyla ilişkili epilepsi nöbetleri, uykuyla ilişkili küme baş ağrıları, kronik paroksismal hemikrania, uykuyla ilişkili anormal yutkunma sendromu, uykuyla ilişkili kardiyovasküler belirtiler, uykuyla ilşkili gastroözofageal reflü, uykuyla ilişkili hemoglobinüri , madde kullanımının yol açtığı uyku bozukluğu.




SAĞLIKLI, GÜZEL BİR YAŞAMA OLSUN DİLEKLERİMLE

SEVGİLER..

15-06-2007 10:52 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..


15-06-2007 10:52 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
SGK tarafından hazırlanan tebliğ bugün devreye giriyor. Artık, sigortalılar, sevk almadan doğrudan anlaşmalı kuruma gidecek



Sağlıkta yeni bir dönemi başlatacak Sağlık Uygulama Tebliği bugün yürürlüğe girecek. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hazırlanan tebliğ ile Anayasa Mahkemesi tarafından kısmen iptal edilen Sosyal Güvenlik Reformu'nun, yasal düzenlemeye gerek olmayan kimi hususları hayata geçirilecek. Tebliğ ile bugünden itibaren yürürlüğe girecek düzenlemeler içinde en önemli değişiklik sigortalıların sevk almadan doğrudan müracaat edebilme imkânı sağlanması. Tebliğle yapılan düzenlemelerden bazıları ve bu konulardaki mevcut uygulamalar şöyle:

* Sigortalılar, üniversite hastaneleri dahil, sözleşmeli tüm sağlık tesislerine doğrudan müracaat edebilecek. Mevcut uygulamada, Emekli Sandığı mensupları üniversite hastanelerine doğrudan müracaat edebiliyor, SSK'lılar sevk alarak gidebiliyordu.

* Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişiler, acil hallerde sözleşmesi olmayan sağlık kurumu ve kuruluşlarından aldıkları hizmetlerin bedeli kurumca ödenecek.

* SSK'lılar sağlık tesislerine daha önce kendilerinden istenen belgelerden biri ile gidebilecek. Mevcut uygulamada SSK'lılar, sağlık tesislerine işverence düzenlenmiş vizite kağıdı, sağlık karnesi ve kimlik belgesinin üçü ile birlikte müracaat etmeleri gerekiyordu.

* Tebliğin yürürlüğe girmesinden itibaren 120 gün içinde, yatarak tedavilerde ilaçlar hastane tarafından temin edilecek. Hastalara ilaç temin ettirilmeyecek.

* Hastaya ya da yakınına tıbbi malzemeleri temin ettirme uygulaması da bitecek. Hastaya zorunlu olarak temin ettirilen malzemelerin bedelleri fatura tutarı esas alınarak hastaya ödenecek.

* Sözleşmeli tesislerde yapılan sünnet giderleri sağlık kurulu raporuna gerek olmaksızın ödenecek.

* Özürlü sigortalılar, diş tedavileri için tüm sağlık tesislerine doğrudan müracaat edebilecek.

* Motorlu malul arabası kullanılması gerekli görülen kapsamdaki kişilere motorlu malul arabası bedeli ödenebilecek. Uygulamada, SSK'da sadece aktif sigortalılar bu olanaktan yararlanabiliyor.

* Sözleşmeli kuruluşlar, sigortalıları, sadece tetkik veya tahlil için başka sağlık kurum veya kuruluşuna sevk edemeyecek. Kurum ile halen tetkik veya tahlil sözleşmeleri bulunan merkezlerin sözleşmeleri, tebliğ yürürlük tarihinden 120 gün sonra feshedilecek. Sözleşmeli kuruluşlar, bünyelerinde yapılamayan tetkik ve tahlilleri başka sağlık kuruluşlarından alabilecek.



Özel sağlık kuruluşlarının verdiği randevular 10 günü geçmeyecek



SGK, tüm sigortalılara hizmet sunmak amacıyla özel ve üniversite hastanelerine yönelik olarak sözleşme ve protokol hazırladı. Özel sağlık kurumlarıyla yapılan anlaşmaya göre muayene için gelen bir sigortalı, müracaat belgeleri ve MEDULA (elektronik kayıt sistemi) sisteminden takip numarası alarak işlem yapacak. Sözleşmeyi imzalayan sağlık kuruluşları, müracaatını kabul ettiği hastaların gerekli tetkik ve tedavilerinin müracaat tarihi itibariyle yapacak, ileri tarihler için randevu vermeyecek. Zorunlu durumlarda randevu süresi 10 günü geçmeyecek. Aksi takdirde söz konusu kuruluşa 10 bin YTL para cezası uygulanacak. Sözleşmeyi kabul eden sağlık kurumu/kuruluş unun, doğrudan veya sevk ya da rapor ile gelen hastaları kabul etmek zorunluluğu bulunuyor. Verilecek sağlık hizmeti için SGK tarafından ödenecek ücret dışında ek ücret talep edilirse hasta ya da yakınından imzalı yazı alınacak. Müracaatın kabul edilmemesi cezai şart uygulamasını gerektirmeyecek.

Raporlu hastaların reçetesi 2 yıl geçerli

TANSİYON, şeker gibi uzun süre ilaç kullanılmasını gerektiren hastalıklarda, rapor ve reçete sadece bir kez düzenlenerek, her seferinde reçete yazdırmadan 2 yıl boyunca hastalar doğrudan eczaneye giderek üçer aylık miktarlarda ilaçlarını alabilecek. Uygulamayla raporlu ilaçların reçetesiz temini kolaylaştırılacak. Şu andaki uygulamada, hastalar raporda belirtildiği halde ilaçlarını 3 ayda bir sağlık tesisine giderek reçete yazdırmak sureti ile eczanelerden alabiliyor.

* Halihazırda SSK'lılar için ödenmeyen ambulans hizmetleri yeni dönemde ödenecek.

* SSK ve Bağ-Kur kapsamında bulunan hastaların muayene katılım payı gelir ve aylık alanların gelir ve aylıklarından, diğer kişilerden ise eczanelerden tahsil edilecek.

* İlaç katılım payı SSK kapsamında bulunan hastalardan da gelir ve aylık alanların gelir ve aylıklarından, diğer kişilerden ise eczanelerden tahsil edilecek.

Söz konusu bedeller halen SSK kapsamında olanlar için eczanelerden tahsil ediliyor.

18-06-2007 09:36 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Tuzlu Su Mucizesi:

* *
Denize girdikten sonraki dinlenmislik ve arinmislik halini hepimiz biliriz. Havuza girdigimizde ise bunu hissetmeyiz. Sebebi sudaki tuzdur.
Tuzlu su bedende birikmis negatif elektrigi, iletkenligi sayesinde sizden alir goturur.

Sizler de aksam eve geldiginizde butun gunun uzerinizde bıraktigi agir etkiler ve stresten kurtulmak için yada toplantı, sınav gibi üzerinizde gerilim yaratan durumlardan once ellerinizi bir miktar ( 1 litre suya iki corba kasigi tuz yeterli) tuzlu suyla yıkadiginizda bu birikmis olan negatif elektrikten kurtulur ve arinirsiniz. Benim uyguladigim yontem, her aksam eve
geldigimde ellerimi sabunlamadan once, ellerimi, banyomda lavabo basinda hazirlayip biraktigim bir miktar tuzlu su ile yıkamak oluyor. Belirtmeliyim
ki reiki ve sifa ile ugrasan dostlarim da seans oncesi ve sonrasi bunu uygulamalari kendilerini ve uygulaticiyi korumada buyuk yarar sagliyor. Dus
alirken de arada tuzlu suyu basınızdan asagiya dokerseniz tam ve net sonuclar alirsiniz. Is donusu ayaklarinizi tuzlu suyla yikamak tahmin ettiginizin otesinde bir yarar saglar.

*Kulak Masaji:

Kulak ceninin ana rahmindeki durusunun sematik olarak aynisidir. Ve tum akupunktur noktalari kulak uzerinde bu esasa gore yer almistir. Simdii...
basiniz, boynunuz, beliniz, sirtiniz, bacaklariniz, kalcaniz, ayaklariniz, omzunuz agridiginda yapacaginiz tek sey kulaklariniza masaj yapmak.

Kulaginizi bas ve isaret parmaklarinizin arasına alarak kulak kepcesinden baslayarak, dayanabildiginiz kadar guclu ve sikarak masaj yapin. Ilk anda bazi noktalar aciyacaktir (bunlar bedendeki agriyan bolgelerin kulaktaki refleks noktalaridir) . Kisa bir sure sonra bu agrilar kaybolacaktir. 2 -3 dakika bu masaji yapmaniz yeterli olur. Isterseniz uzatabilirsiniz de. Zaten masajin sonuna dogru bedeninize bir sicakligin yayildigini hissedeceksiniz.
Bunun ardindan agrilarinizin azaldigini ve kayboldugunu da... Hic bir yan etkisi olmayan bu uygulamayi her zaman her yerde kendinize ve agrisi olan yakinlariniza uygulayabilirsiniz. Yoruldugunuzda, uzun otobus yada araba yolculuklarinda oturmaktan agrilara maruz kaldiginizda, cok usudugunuzde ve bedeninizi dengeye kavusturmak icin mucize benzeri bu uygulamayi kullanabilirsiniz. – dort tane agri kesici aldim. hala agriyor diyerek bas agrisindan kivranan taksi soforunun ona yaptigim iki dakikalik kulak masajinin ardindan yasadigi mutlu saskinlikla benden ucret almadan tesekkurlerle ugurladigini hala hatirliyorum. Onemli olan kulagin her noktasina dokunun. Kulaginiz size hemen yanit verecektir. Kulaklar bedeni hisseder, görür ve duyar. Siz de sefkatli ellerinizi esirgemeyin.

*Vizyon Calismasi:*

Gozlerinizi kapatin yada kapatmayin fark etmez. Cesitli
goruntulerle kendinizi temizlediginizi, muspet enerjilerle doldugunuzu dusleyin. Beyin hayal gucuyle gercegi ayird etmez. Bunlara tepki verir.
Tipki kabuslardan nefes nefese yada aglayarak uyanmamiz gibi. Ben bu vizyonlarda kendimi tropik bir adada agaclarin cevreledigi, dibi gorunen berrak bir suya sahip olan guvenli bir gole daldigimı dusunurum. Suyun icinde yuzdugumu ferahlatici hissi olan suyu teneffus ettigimi ve bu suyun butun hucrelerimin icinden gectigini ve gecerken bedenimdeki butun kirliligi, tortulari ve negatif birikintileri alip goturdugunu duslerim.
Temizlendigimi ve arindigimi hissederim. Siz de kendinize ait vizyonlarinizi
olusturun. Kural yok, belli sekiller yok, ozgursunuz. Bilin ki bedeniniz ve beyniniz buna tepki verecektir. Bunu siklikla yapin ve inanin.

Problemlerinize odaklanmak yerine icinizdeki o muazzam sifaya odaklanin.
Sizi her an yakalanabileceginiz amansiz hastaliklardan koruyan tibbin care bulamadigi kadar guclu ve karmasik hastaliklardan daha guclu oldugu icin sizi koruyan sifayi dusunun. Ve ona tesekkur edin.

Her sabah yuzunuzu (soguk) suyla yikayin. Zira soguk su termoterapi etkisiyle yuzde kan hareketini hizlandirir. Bu sayede yuz sislikleri ortadan kalkar. Bu arada bayanlar bicakla ikiye kestikleri ve buzlukta beklettikleri salataligi her sabah yuzlerine surerek dogal bir bakim ve lifting uygulayabilirler.

19-06-2007 11:16 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Hastalıkların önlenmesinde beslenmenin büyük rol oynadığı bilinen bir gerçek. Bazı besinleri tüketerek görülme oranı hızla artan diyabetin de önüne geçmek mümkün. İşte diyabeti önleyen besinler.




İSTANBUL - Şeker hastalığının önlenmesinde elma, kuşkonmaz, balık, vişne, domates suyu, tarçın ve kırmızı biber gibi besin maddelerinin fonksiyonel içerikleri ile destek sağladığını söyleyen Taylight Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Berrin Yiğit, sağlıklı olduğu kadar lezzetli ve mönülere rahatlıkla eklenebilecek bu besinlerin bilinmeyen yönlerini anlattı.





ANTİ DİYABETİK GIDALAR


Elma: Son zamanlarda ‘Her gün 1 elma doktoru uzak tutar’ sözünü duymaya oldukça alıştık. Farklı iklim şartlarında farklı besinsel içerikler ve aroma ile yetişen bu meyveyi diyet dışında tutmak için hiçbir negatif etkisi olmadığı gibi aksine her geçen gün faydaları ekleniyor. İyice yıkadıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan kuersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği dikkat çekiyor. Öte yandan tarım ilaçlarının etkisini sıfırlamak için mutlaka ovarak, akan temiz sularla yıkanmasına dikkat edilmeli.

Kuşkonmaz: 2000 yılı aşkın süredir şifalı bitki olarak bilinen kuşkonmazın tüm dünyada kullanımı her geçen gün yaygınlaşıyor.

Yoğun vitamin mineral içeriği, bitkisel kimyasalları ile başta diyabet, kalp sağlığına faydaları, barsak aktivitesini artırıcı özellikleri ile bilinen lezzetli, aromatik bir besindir. İçeriğinde yer alan glutatyon antioksidan içeriği ile kan şekeri dengesinin sağlanmasında destek sağlar.
Türk mutfak kültüründe çok da yer almayan bu sebzeyi salata, ızgara sebze, makarna, et yanına sos olarak kullanabileceğ iniz gibi hafif limon,sirke ve zeytinyağı ile haşlanmış olarak da tüketebiliriz.

Kuru baklagiller: Şeker hastalarının yanlış bildiği diyet hatalarından biri de kuru baklagilin şekeri yükselteceği ve bu nedenle beslenme planından çıkarılması gerekliliğidir. İçeriklerindeki posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlığına destekleri dışında şeker hastalığına karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek kuru baklagiller ana yemeklerde önerilen porsiyonlarda kullanılmasında büyük fayda var.

Minicik görüntülerine rağmen bugünkü ilaçların başaramadığı dengeyi kurabilen kuru baklagiller doğru beslenmenin kare aslarıdır. Kan şekerinin en iyi dengede tutan kuru baklagil öğünleri bu özellikleri yanında insulin seviyelerini de dengelemeye yardımcı olur.

SOYA İYİ KOLESTEROLÜ ARTIRIYOR
Yapılan çalışmalar soya proteinin diyabete bağlı komplikasyonları azalttığını ve kolesterol profilini iyi





yönde geliştirdiğini gösteriyor. İllinoi Üniversitesi tarafından Ağustos 2004’te yapılan çalışmada iki gruba ayrılan deneklerden bir grup soya proteini ile beslenirken diğer grup inek sütünden elde edilen kazein proteini ile beslenmiş. Soya tüketenlerde albumin (albumin artışı böbrek fonksiyonları ndaki defektleri gösterebilen bir parametredir) yüzde 9,5 oranında düşerken, kazein tüketen grupta yüzde 11,1 oranında artmış. Öte yandan yine soya kullanıcılarında iyi huylu kolesterol olan HDL’de yüzde 4,3’lük artış gözlenmiş.

Kırmızı Biber: Kırmızı pul biber kan şekerinden ani düşüşlere sebep olabilecek aşırı insulin salınımlarının önüne geçer. İçeriğindeki kapsaisin, antioksidanlar, C vitamini ve karotenoidler sayesinde insulin regülasyonu sağlayabilmekte. Kırmızı benekli yediğiniz her yemek insülinin daha dengeli salınımın ve ekonomik kullanımı için metabolizmaya yardımcı olacaktır.

American Journal of Clinical Nutrition dergisinde Temmuz 2006’da yayınlanan bir çalışmada kırmızı pul biber yenen öğünlerde kan şekerini düşürecek insulin gereksinimlerinin azaldığı gözlenmiş. Düzenli kullanımlarda ise bu oranın oldukça azaldığı görülmüş. Öte yandan beden kitle indeksi yüksek olan bireylerde sonuçların daha da başarılı olduğu gözlenmiş.

Balık: Kalp dostu olarak bilinen balık içeriklerindeki elzem yağlarla kan şekeri dengesine de katkı sağlayabilin besin maddelerinden biri.

Yağlı tohumlar: Yüzyıllardır insanoğlunun en zengin besinsel içeriği ve enerji değerine sahip olan yağlı tohumlar vitamin mineral kapasiteleri dışında, sağlıklı yağ asidi kompozisyonları ile de kalp, cilt sağlığı ve kan şekeri dengelerine yardımcıdır. Yemek sonrası kan şekerini düşürebilen, içeriğindeki antioksidanlarla serbest radikalleri süpürebilen badem, yağlı tohumlar arasında önerilen seçimlerdendir.

Portakal ve diğer turunçgiller: Oldukça zengin vitamin içeriği ve şekerli tadına rağmen glisemik



indeksi düşük olan portakal, tercih edilmesi gereken bir meyve. Flavanoidler, karetonoidler, terpenler, pectin ve glutatyon gibi serbest radikal denen hücre sağlığı için tehlikeli ajanları nötralize eden fonksiyonel ögeleri ile şeker hastalığının önlenmesinde gerekli bir meyve grubu.

Soya fasulyesi: Kuru baklagillerden farklı başlık altında yazarak ekstra bir itibar katmak istediğim soya zengin protein yapısı ve fitoösterogen, izoflavon, saponin bileşikleri ile kan şekerini harika dengeleyen bir besin.

Çay: Türk halkının en belirgin alışkanlıklarından biri olan çay doğru demleme ilkelerine dikkat edilmek ve doğru sıklıkta tüketilmek şartıyla oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir. İçeriğindeki kateşinler ve taninlerle bu faydaları gösteren çay hiç de korkulacak bir içecek değildir yeter ki şekersiz ve açık demlensin.

Tam tahıllar: Atalarımızın temel besin kaynağı olan tam tahıllar maalesef modernleşmeyle birlikte azaldı ancak yapılan klinik çalışmaların çarpıcı sonuçları ile tekrar doğala dönüş için çalışmalar hızlandı. Saflaşmış, allanıp pullanıp market raflarını süsleyen yoğun şeker, gıda katkıları ve minimum besleyiciliğe sahip hamur işlerine hayır demek belki de en önemli antidaiyabetik hareket olacak. İçeriklerindeki lif, vitamin, minerallerle değer kazanan tam tahılların kan şekeri dengesine faydası kadar insulin duyarlılığını da iyileştirici etkisi bilinmektedir.

Vişne: Antosiyaninlerden zengin vişne tatlı zevkini baskılarken içeriğindeki antioksidanlarla da antidiyabetik gıda olarak kabul edilebilen meyveler grubunda. Journal of Agricultural and Food



Chemistry dergisinde Ocak 2005’te yayınlanan bir çalışmaya göre vişne ve buna benzer kırmızı, mor meyvelerde yer alan nutriyenlerin diyabetiklerde kan şekerinin düşürülmesine katkı sağlayabildiği gözlenmiş. Michigan State Universitesinde yapılan çalışmada antosiyanin takviyesinin insulin sekresyonunu yüzde 50 artırabileceği çalışılmış.

Tarçın: Tip 2 diyabetlilerde, insüline verilen yanıtı artırabilen ve kan şekeri normalizasyonuna destek çıkan, hücrelerin kan şekerini kullanmasına yardımcı olan tarçın müthiş aromasıyla süt, yoğurt, bazı sebze ve et yemeklerine katılabilen bir baharattır.

Bazı araştırmacılar tarafından toksik bileşikleri ile endişeli yaklaşılan tarçının bu bileşenlerini yağdan çözünen formuyla etkili olabileceği suda eriyen formlarında bu riskin olmadığı bildirilmiştir.

Sarımsak: Şeker hastalığının en korkulan komplikasyonları ndan biri de kalp damar hastalıklarına yatkınlığı artırmalarıdır. Amerikan halkı istatistiklerine göre şeker hastalarının yüzde 65’i kalp hastalığından hayatını kaybetmekte. Araştırmalar sarımsağın, damar hastalıklarından koruduğunu kanıtlamıştır.

Domates suyu: Ağustos 2004’te Journal of the American Medical Association dergisinde yayınlanan çalışamaya göre domates suyu şeker hastaları için iyi bir kan sulandırıcı olarak kullanılabilir. Tuz eklenmiş hazır domates suları yerine taze sıkılmışları tercih etmekte ise fayda var.

19-06-2007 11:33 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Kan uyuşmazlığı ne demektir, tehlikesi nedir?


Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceğ i öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı" olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez.





Kan uyuşmazlığı durumunda ne olabilir?


Op. Dr. Burçak Erzik: Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise fetustan anneye geçebilecek çok az miktarlarda kan bile (0.1 ml ) annenin kanına karışırsa annenin bağışıklık sistemi Rh proteinlerine karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşturur. Bu şekilde kendi kan dolaşımındaki Rh proteinlerini temizler. Ancak bu antikorlar bebek eşi olan plasenta ve kordon aracılığı ile Rh (+) fetusun kan dolaşımına girdiğinde kırmızı kan hücrelerini yok etme özelliğine sahiptir. Bu şekilde anne ve fetusta Rh duyarlılığı gelişmiş olur. Geçen antikor miktarı ile doğru orantılı olarak, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğine ve buna bağlı ölümüne kadar giden bir hastalık tablosu görülebilir.







Ne yapmak gerekir?


Op. Dr. Burçak Erzik: Annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde bu yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiğinden bu uyarının hiç oluşmaması en önemli korunma prensibidir. Bu uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında mümkündür. Ancak her uyarı doğumla olmak zorunda değildir.Yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı gelişebilir.
Bu yüzden Rh (-) olan her anne, gebeliğin hemen başında anti-Rh antikorlar açısından indirekt coombs adındaki basit bir testle araştırılır.

: Bir hekim olarak nelere dikkat ediyorsunuz?
Op. Dr. Burçak Erzik: Bu tür bir problemle karşılaşmamanın temel kuralı korunmadır.

-Çiftin öncelikle gebelik öncesinde kan grupları tespit edilmelidir.
-Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi 4 hafta aralıklarla tekrarlanmalı dır.
-İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (300 mikrogram Rh hiper immün globulin)yapı labilir.
-Doğumdan sonra bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumu takip eden 72 saat içinde yaptırılır. Hiperimmune globulin enjeksiyonuna rağmen hastaların % 0,4’ünde duyarlılık gelişebilir.
-Eğer anne adayı duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Duyarlı lığı ortadan kaldırmak mümkün değildir. Gebelik ilerledikçe kandaki antikor düzeyleri düzenli olarak kontrol edilir. Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır. Rh duyarlılığı gerçekleştikten sonraki gebelikler de genellikle etkilenen gebelikten daha erken başlayan ve daha ağır seyreden bir tablo oluşur.
-Düşük sözkonusu ise gebelik 3 aydan büyükse immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde ise düşük doz, 50 mikrogram hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.
-Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı kürtaj sözkonusu ise Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalıdır.

20-06-2007 09:56 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5 ... 14, 15, 16  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com