arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 150
Forumlar >> Sağlık ve bakım >> Sağlıklı Yaşam.. bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4 ... 14, 15, 16  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar Sağlıklı Yaşam..
offline yücel
Mesajlar: 55

96089
Su yerine içilen meyve suyu yağ yapıyor
Kolalı içeceklerin ve meyve sularının aşırı tüketilmesi vücutta çok miktarda boş enerji alımına ve böylece yağlanmaya yol açıyor. Sağlık açısından günde 1,5-2 litle su içilmesini öneren beslenme ve diyet uzmanı Şengül Sangu Talak, "Zayıflamak isteyenlerin çoğu su yerine günde 1,5 litre kolalı içecek veya meyve suyu içiyor.


Meyveleri bütün olarak tüketmek gerekiyor.

Kimisi neredeyse hiç su içmiyor." dedi. Oysa sağlığın korunmasında ve sağlıklı beslenme programı uygulanmasında suyun vazgeçilmez bir yeri var. Beslenmedeki hatalar ve su içmemek metabolizma dengesini bozup sadece daha fazla yağ oluşturuyor. Talak'a göre sağlıklı bir kiloda kalmanın en iyi formülü, günde 3 ana, 3 ara düzenli öğün tüketmek, 1,5-2 litre su içmek ve gün içinde her fırsatta hareket edip düzenli egzersiz yapmak. Hızlı kilo kaybetmek metabolizma hızını düşürüyor. Egzersiz yapılmaması da kas kaybına yol açıyor. Sabah kahvaltısına yağlı poğaçalarla başlamak veya hiç kahvaltı yapmamak, hazır döner ve köftelerin çok tüketilmesi de vücutta yağı artırıyor.


11-06-2007 18:09 | cevapla | Şikayet Et!
offline yücel
Mesajlar: 55

96089
Amerikalı doktorlar, inancın gücüne inanıyor
Chicago Üniversitesi'nin Amerika çapında yaptığı araştırma her dört doktordan üçünün bir dine inandığını ve maneviyatın, hastaları tedavi ederken olumlu etkilediğini düşündüğünü ortaya çıkardı.



Doktorlar inancın, hastalara ümit aşıladığını ve onların hastalığı yenmelerine yardımcı olduğunu söylediler. Araştırmaya göre, neredeyse 5 doktordan 2'si kalp krizi gibi ölümcül vakalarda maneviyatın kötü sonuçları önleyebileceğini söylüyor. Doktorların çoğu tıbbî müdahale yaparken, şifanın Allah'tan geleceğine inanıyor.

Araştırmaya cevap veren birçok doktor, hastalarında mantığa uymayan bir şekilde ilacın yardımı olmadan iyileşmelere şahit olduğunu anlattılar.

Araştırma sonuçlarını açıklayan Chicago Üniversitesi yetkilileri, fizikî rahatsızlığı bulunan ancak dua ettikten sonra yürüyebilen, ölümcül bir teşhis konduğu halde yaşayan, intihar eğilimi olan ancak duaya başladıktan sonra yaşamaya yeniden istekli hale gelen hasta örneklerinin, doktorların bu şekilde düşünmesinde büyük rol oynadığını belirttiler.

Aynı araştırmada, üç doktordan biri, olağanüstü güçlere umut bağlayan hastaların, tedaviyi reddedebileceklerini ve ilaçla tedaviyi kabul etmeyebileceklerini belirtti. Doktorların yüzde 45'i, "din ve maneviyat suçluluk, kaygı, endişe ve negatif duygulara sebep olabilir ve bu da hastanın ızdırabını artırabilir" görüşünü dile getirdi.

Bazı bilim adamları ise, din adamlarının hastanelerde hazır bulunmasını eleştiriyor, dinî inancın hastalara yanlış umut vererek yarardan çok zarara sebep olabileceğini savunuyor. Bu görüşte olanlar, doktorların yüzde 54'lük bir kesiminin "Allah'ın hastaların sağlığını düzeltebileceğine" inanmasından rahatsız olduklarını belirttiler.

Duanın etkisi araştırma konusu

Harvard Tıp Fakültesi Brigham and Women Hastanesi İmamı Salih Yücel, Amerikan Doktorlar Birliği ve bilim çevrelerinin dinin, hastanın sağlığı üzerinde müspet etkilerini kabul ettiğini belirterek, araştırmaların sürdüğünü söyledi. Yücel, "Konu ile alakalı yaklaşık 3 bine yakın makale ve de 500'ün üzerinde, bir kısmı doktora çalışması olmak kaydı ile kitaplar yayınlanmıştır. Bu çalışmaların yaklaşık yüzde 80'i duanın hastanın sağlığı üzerinde müspet etkisi olduğunu kanıtlıyor. Pek çok araştırma sonucu; dua edenlerin az içki içtiğini veya hiç içki içmediğini, sigara kullanmadığını, daha çok toplumsal desteğe sahip olduğunu, daha az stres yaşadığını, daha az doktora gittiğini, daha çabuk iyileşip hastaneden taburcu olduklarını ortaya koymuştur. Yine duanın hastalıklar üzerine etkisi konusunda araştırmalar yapmak için pek çok ünlü hastanede enstitüler kurulmuştur. Harvard Tıp, John Hopkins bunlardan iki tanesidir." dedi.

Doktorların çoğu, inancın pozitif etkisini kabul ediyor

Doktorların yüzde 85'i inancın ve maneviyatın genellikle pozitif etkisi olduğuna inanıyor.

Doktorların yüzde 54'ü hastaların iyileşmesi yönünde Allah'ın ve diğer olağanüstü güçlerin müdahalesi olabileceğine inanıyorlar.

Doktorların yüzde 76'sı Allah inancı ve maneviyatın hastalıklarla başa çıkmada, hastalığa ve acılara tahammül etmede, hastalara yardımcı olduğuna inanıyor.

Doktorların yüzde 74'ü Allah'a inanan ve maneviyatı olan hastalara bu inancın sağlıkları ile ilgili ümit verdiğine inanıyor.


11-06-2007 18:13 | cevapla | Şikayet Et!
offline yücel
Mesajlar: 55

96089
Mantar, yazın nemli ortamlarda artıyor
Adana Çukurova Devlet Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Ayla Çayhan, banyo ve duş sonrası kurulanmayan vücutta mantar oluştuğunu söyledi.



Daha çok yaz aylarında sıcak ve nemli ortamlarda deri üzerinde mantar hastalığına rastlandığını kaydeden Dr. Çayhan, tedavi edilmediği takdirde hastalığın bütün vücuda yayılacağı uyarısında bulundu.

Hastalığın, denize, havuza ya da duşa girildikten sonra nemli kalan vücutta daha çok oluştuğuna dikkat çeken Çayhan şöyle konuştu; "Bu hastalığın görüldüğü kişiler kullandıkları banyo havlusunu, keseleri ve günlük yaşamda giydikleri kıyafetlerini ya değiştirmeli ya da kaynatıp ütülemeli. Bir buçuk aylık tedavi süreci var. Genelde tedaviye başlayınca 15 gün içerisinde hastalık ortadan kalkıyor. Ancak ilaç ve krem tedavisine devam edilmediği için mantar tekrar ilkbahar ve yaz başında ortaya çıkıyor. Onun için bir buçuk ay tam tedavi yapılması gerekiyor."

Halk arasında 'samyeli' hastalığı olarak bilinen rahatsızlığın cilt enfeksiyonu olduğunu kaydeden Çayhan, "Bu cilt renginde değişmeler olur. Kolda, göğüste ve sırtta, bazen yüzde ve boyunda belirebilir. Güneş yanığında daha belirgin hale gelir. Koyu ciltlerde belirgindir. Bazı insanlarda şiddetli kaşıntı ile birlikte cilt döküntüsü yaşanır." dedi. Çayhan, bulaşıcı hastalık olan samyelinin nemli ortamda çabuk ve hızlı çoğaldığına dikkat çekti


11-06-2007 18:16 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN İÇİN TAM 50 TAKTİK!

Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.

1. HİKAYENİZİ YAZIN

Temiz bir kağıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikayesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir.

2. GELECEĞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN
Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Sağlıklı bir şekilde koşuyorsunuz, bahçenizdeki çiçekler ile ilgileniyorsunuz ya da çalışıyorsunuz. Örneğin, hayaliniz küçük bir işyeri açmaksa, kendinizi açılış gününde, müşterileriniz ve çalışanlarınız ile selamlaşırken hayal edin. Böylece, hayallerinizi somutlaştırabilirsini z.

3. GEÇMİŞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

Geçmişi gözünüzde canlandırdığınızda, daha önce nerede olduğunuzu ve ne kadar yol kat ettiğinizi görürsünüz. Planlı hedeflerinize ne kadar ulaştığınızı ve nerelerde hata yaptığınızı anlarsınız. Bu sizin doğru yolda ilerlemenizi sağlayacaktır. Bir şoförü düşünün, yalnızca önüne baksa ve dikiz aynasından yararlanmasa nelere maruz kalabilir. Zaman zaman geçmişe bakmak, en az şoförün dikiz aynasına bakması kadar yararlıdır.

4. BÜYÜK DÜŞÜNÜN

Geleceğiniz ile ilgili büyük düşünmekten korkmayın. Bu, kısa süreli başarısızlıklarını za katlanmanızı kolaylaştıracaktı r. Engeller, sizi durduramayacaktı r. Çünkü, sizin gözleriniz büyük hedefe kilitlenmiş olacaktır. Uzun bir zamandan sonra sevdiğinize kavuşacağınızı düşünün, onu tren garından almaya giderken, bardaktan boşanırcasına yağan, sizi sırılsıklam eden yağmur, rahatsız eder mi?

5. KENDİNİZİ EĞİTİN

Hedef ya da hayaliniz ile ilgili her şeyi öğrenin, okuyun, konuşun, dinleyin ve deneyin. Eğer bir yazar olmak istiyorsanız, ders alın, kitaplar okuyun, yazın, diğer yazarlar ile konuşun, atölye çalışmalarına katılın.

6. DÜZENLİ OLUN

Temiz, düzenli ve iyi organize edilmiş bir ev, ofis ve hayat, motive edilmiş akıl için olmazsa olmaz niteliği taşımaktadır. Fiziksel dağınıklık, zihinsel dağınıklığa neden olur. Düzenli bir hayatınız olsun, böylece kendinizi her gün daha da zinde hissedeceksiniz. Örneğin, gece yatma, sabah kalkma saatiniz düzenli olsun. Mutlaka kahvaltı edin ve sabah en az yarım saat yürüyüş yapın.

7. EVİNİZDE VE OFİSİNİZDE MOTİVATÖRLERE YER VERİN

Evinizde, ofisinizde, arabanızda, cüzdanınızda size hedef ve hayallerinizi hatırlatacak sembollere, işaretlere, notlara ya da objelere yer verin. Bu hatırlatıcılar, sizin motivasyonunuzun devamının garantisi olacaklar. Son model bir araba sahibi olmayı mı istiyorsunuz? O halde hayalinizdeki arabanın resimlerini odanızın duvarına asın, cüzdanınızda saklayın ve ihtiyaç duyduğunuz an bakıp, hedefinizi hatırlayın.

8. GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARA KATILIN

Gönüllü olarak başka insanlara yardım edin. Bunu yaptığınızda, diğer insanları mutlu etmenin ne kadar tatmin edici bir şey olduğunu fark edeceksiniz. Haftasonları, eşinizle birlikte Çocuk Esirgeme Kurumu'na gitmek iyi bir fikir olabilir.

9. KENDİ MOTİVASYONUNUZ İLE BAŞKALARINI MOTİVE EDİN

En iyi öğrenme yöntemi, öğretmektir. Çocuklarınızın motive olmalarına, arkadaşlarınızın daha etkili hedefler belirlemelerine, eşinizin kişisel hayallerine ulaşmasına yardımcı olun. Onlara yardımcı olduğunuz zamanlarda, aslında kendinize de yardım ediyor olacaksınız.

10. ÇOCUKLAR İLE ZAMAN GEÇİRİN

Çocuklar ile zaman geçirmek size perspektif kazandıracaktı r. İşteki yada özel hayatınızdaki sıkıntı yada endişeler, çocuklarınız ile oynadığınızda eriyip gider. Çocuklar her şeye basit yollu bakarlar ve bunu öğrenmek bile bizim için kar sayılır.

11. BADİLİK SİSTEMİ KURUN

Eşinizin kendi gelişimine yönelik hedefleri yada bir şeyleri başarmak isteyen yakın bir arkadaşınız var mı? Eğer varsa, onlar ile 'badilik sistemi' kurun. Birbirinizi motive edin, uyarın, cesaretlendirin ve hedeflerinizde yardımcı olun.

12. KENDİNİZE BİR MODEL BULUN

Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir.

Eğer çevrenizde böyle bir kişi yoksa, ünlü bir lideri, sanatçıyı yada bilim adamını da rol model olarak alabilirsiniz. Kendisi ve yaptıkları hakkında tüm bilgileri edinerek, hedeflerinize ulaşmak için kullanabilirsiniz.

13. YÜRÜYÜŞ YAPIN VE ARABA KULLANIN

Şöyle bir etrafı gezin yada bulunduğunuz semtte arabanızla dolaşarak, rahatlayın, serbest zaman geçirin. Hepimizin rahatlamaya ihtiyacı var ve aslında hızlı yürüyüşler yapmak, araba kullanmak, gerçekten iyi birer çözüm. Bu şekilde yaptığınız mekan değişikliği, üzerinizdeki olumsuz havayı dağıtacaktır.

14. BAŞARI HİKAYELERİNİ OKUYUN

Etrafınızdaki insanların başarı hikayelerini okuyun. Günlük gazetelerde bile size ilham verebilecek, motive edecek ve harekete geçirecek düzinelerce küçük başarı hikayeleri var. Kütüphaneler, sıradan insanların sıra dışı hikayelerini anlatan biyografi ve otobiyografileri ile dolu. Hepsi, sizi başarıya ulaştırmak için raflarda heyecanla bekliyorlar.

15. MÜZİK DİNLEYİN


Müzik sakinleştirir, heyecanlandırı r, hüzünlendirir ve hatta motive edebilir. Koşu yaparken Rocky'nin film müziğini dinlemek, müziği motivatör olarak kullanmaya en güzel örnektir. Sizi motive edecek şarkıları belirleyin ve ihtiyacınız olduğu durumlarda onlardan yararlanın.

Mesela, sabahları ofisime yada eğitim vereceğim şirkete giderken, 'türkü' dinlemekten çok zevk alıyorum ve bu beni motive ediyor.

16. MOTİVE EDİCİ FİLMLER İZLEYİN


Sizi motive eden filmlerin listesini yapın ve küçük bir arşiv oluşturun. Örneğin; Forrest Gump filmini izlemek pek çok kişiyi motive edebilir. Biliyorsunuz bu filmde, IQ'su normal insanlardan çok daha düşük bir kişi, büyük başarılara imza atıyordu.

17. MOTİVE EDİCİ ALINTILARI OKUYUN


Gerek internette, gerekse kitaplarda size ilham verecek ve motive edecek binlerce alıntı bulunuyor. İnternette dolaşın ve aranın çiçeklerden bal topladığı gibi bilgileri toplayın.

Bunlar işinize çok yaracaktır, çünkü hepimizin hayatı yorumlama şeklimiz farklıdır. Hayata farklı açılardan bakmanızı sağlayacak hikayeler bile çok işinizi görecektir.

18. SAĞLIKLI BESLENİN

Mutlu bir yaşam için, sağlıklı beslenme çok önemlidir. İyi bir diyet, sizin vücut sisteminiz için gerekli olacak tüm besin, vitamin ve mineralleri içerir. Fazlası zaten zararlı olacaktır. Ne demişler, "sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur". Vücudunuz ve motivasyonunuz için sağlıklı beslenin. Sigara ve alkolden uzak durun.

19. YETERİNCE UYUYUN


Bazı insanlara 6 saat uyku yeterken, bazıları için 8 saat gerekli olabilir. Yeterince uyuduğunuza emin oluncaya kadar uyuyun. Ancak, 8 saatten fazla olmamasına da dikkat edin. Düzenli ve yeterli bir uykuya sahip olmanın, hem vücudunuz hem de zihniniz açısından ne kadar yararlı olduğunuz göreceksiniz.

20. SÜREKLİ ÖĞRENİN


En önemli ders bu. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında okuyun, dinleyin ve öğrenin. Mesela, sorulan bir soruya "bilmiyorum" demenin tadını çıkarın, sonra hemen öğrenin. Meraklı olun. Biliyorsunuz, merak ilmin hocasıdır.

Hedefler olmadan, hayatınızda kalıcı değişiklikler yapmanız oldukça zordur. Aşağıdaki ipuçlarını kullanarak etkili ve verimli hedefler belirleyebilirsiniz .

21. HEDEFLERLE ÇALIŞIN


Hedefler ile ilgili en önemli ipucu bu. Hedeflerle çalış..!

Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız.

İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir.

Earl Wilson'un güzel bir sözü var. Diyor ki : "Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun..!"

Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.

22. BEYİN FIRTINASI YAPIN


Temiz bir kağıt ve kalem alın. Uygun bir ortama geçin. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, telefondan uzak.

Sonra, düşünün, düşünün ve tekrar düşünün. Aklınıza gelen her düşünceyi yazın. Parasal hedefler, kişisel hedefler, İlişkisel hedefler, sağlığınız ile ilgili olanlar vs. Tüm fikirleri yazın.

Bitirdiğinizde, üzerinde çalışmak için gereğin fazla hedefiniz olacak. Bunlar arasından sizin için önemli olanları seçin.

23. HEDEFİNİZİ KAĞIDA YAZIN


Üzerinde çalışacağınız hedefi seçmeden önce, onu bir kağıda yazın, hedefinizin somutlaşmasını sağlayın. Böylece, sizin için gerekli olup olmadığına daha kolay karar verebilirsiniz.

24. HEDEFİ SEÇME NEDENLERİNİZİ YAZIN


Neden bu hedefi seçtiniz? Hedeflerinizin her biri için, "Bunun bana ne yararı var" sorusunu sorun. Hedefi seçme nedenlerinizi kolaylıkla açıklayabiliyor olmalısınız. Eğer açıklayamıyorsanı z, bu hedefi listeden silin ve diğerine geçin .

25. HEDEFİNİZİN SPESİFİK OLMASINI SAĞLAYIN


Hedefinizin etkili olabilmesi için, onu spesifik olarak ele alın.

"Çocuklarınız ile ilişkilerinizi geliştirmek" çok önemli ve yapmaya değer olabilir, ancak hedefiniz adına çok geniş bir tanımlama olacaktır. Bunun yerine, daha spesifik bir hedef belirleyin. Mesela, Pazar günleri beraber pikniğe çıkmak, akşam yemeklerinizi saat 19:00-20:00 arasında birlikte yemek, yada gece yatmadan önce onlarla 1 saat sohbet ederek bilgi ve deneyimlerinizi aktarmak gibi.

Bu sizi hedefinize daha kolay ulaştırabilir.

26. TERMİNLER KULLANIN


Hedeflerinizin gerçekleşmesini engelleyecek en ölümcül şey, ertelemektir. Bu problemin üstesinden gelmenin en iyi yolu termin kullanmaktır.

Hedeflerinizde yaptığınız gibi, terminlerinizi de spesifikleştirin. Elimdeki projeyi 5 Ocak 2004'e kadar bitireceğim gibi...

27. BAŞLAMA TARİHİ KULLANIN


Termin önemli, ancak onun kadar önemli olan başka bir konu daha var ki, bu da başlama zamanının net olmasıdır. Hedefiniz için yola çıkarken, başlama tarihini ertelemeye yönelik pek çok nedeniniz olacaktır.

Bunun üstesinden gelmek için, başlama tarihi belirleyin ve o tarihe sadık kalın.

28. BÜYÜK HEDEFLER SEÇİN


Hedeflerinizin etkili olabilmesi için, ulaşılabilir-zor olmalıdır. Eğer hedefiniz başarılması kolay ise, motivasyonunuz düşer.

Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı, ancak aynı zamanda sizin mevcut yetenek ve becerilerinizi geliştirmenizi gerektirecek kadar da zor olmalıdır.

29. ULAŞILABİLİR HEDEFLER BELİRLEYİN


Ulaşamayacağınız hedefler belirlemek, sununda, sizde hayal kırıklığı, kızgınlık ve özgüven sarsılması yaratır. Hedefleriniz ulaşılabilir-zor ve mantıklı olmalıdır.

30. DETAYLI AKSİYON PLANI HAZIRLAYIN


Hedeflerinizin her bölümü için, adım adım detaylı aksiyon planı hazırlayın. Pek çok hedef, ne zaman ne yapılacağı planlanmadığı için başarısızlığa uğrar. Yapacağınızı planlayın ve planladığınızı yapın.

31. ABARTMAYIN ( GEREĞİNDEN FAZLA HEDEF İLE ÇALIŞMAYIN)

Aynı anda çok fazla hedef üzerinde çalışmayın. Başlamak için bir ila üç arası hedef uygun olacaktır.

32. İLERLEMENİZİ ÖLÇÜN


Çalışmalarınızdaki ilerlemenizi ölçün. 300 sayfalık bir roman yazmak istiyor olabilirsiniz. 300 sayfayı birden hedeflemeyin. 25 ila 50 sayfalık artışlar şeklinde düşünün ve tamamladığınız sayfaların günlük çetelesini tutun. İlerlemenizi ölçmek, hedefiniz gerçekleşinceye kadar motivasyonunuz en üst seviyede tutacaktır.

33. İSTEK LİSTESİ HAZIRLAYIN


Kendinizi yapmak zorunda hissettiğiniz yada yapmayı gönülden istediğiniz 10 şeyin listesini yapın. Bir iş kurmak, maratonda koşmak, Avrupa'yı ziyaret etmek, Japonca öğrenmek vs.
Bu listeyi ofisinizde ve/veya evinizdeki panoya yapıştın.

34. HATIRLATICILAR KULLANIN


Post-it'ler günlük görevlerinizi ve hedeflerini hatırlamanız için mükemmel araçlardır. Tabii, abartmamak kaydıyla.

Birbiri üstüne geçmiş, ne olduğu okunmayan onlarca not, size hiçbir yarar sağlamayacaktı r.

35. KENDİNİZİ ÖDÜLLENDİRİN


Kendiniz için ödüller belirleyin. Hedefinize ulaştığınızda yada küçük de olsa bir adım attığınızda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Çok çalıştınız ve bunu hak ettiniz. Ailenizle dışarıda yemek yiyin, kısa bir seyahate çıkın yada sizi mutlu edecek başka şeyler yapın.
- - -

Davranış her şeydir. Aşağıdaki ipuçları, kazanan davranışlara sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

36. DOĞRU KELİMELERİ KULLANIN


Günlük konuşmalarınızda, 'Bunu başarabilirim' yada 'Bir çözüm buluruz' gibi olumlu cümleler kullanmaya dikkat edin.

Kurduğunuz, cümlelerin sizin psikolojiniz ve davranışlarınız üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu unutmayın.

37. İYİMSER OLMAK İÇİN ÇABA HARCAYIN


İnsanların ne kadar başarılı oldukları, iyimser yada kötümser olmalarına göre değişir. Pozitif davranışlara sahip olmak, üzerinde uğraşmanız gereken bir şeydir. Önemli olan, ne olduğunuz yada olmadığınız değil, ne olabileceğinizdir.

38. ARKADAŞLARINIZI SEÇİN


Arkadaşlarınızın negatif davranışları mı var? Bu sizi etkiliyor mu?
Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlar, çoğu zaman bizim tutumumuzu etkileyebilir. Eğer ofisinizdeki yada evinizdeki bireyler sizi negatif yönde etkiliyorsa, bu durumu değiştirecek gerekli adımları atın.

39. DEĞİŞİME İHTİYACINIZ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?

Mutsuz olduğunuzu anladığınızda, bunu kendinize itiraf edin ve kendinizi korumaya alın. Bu yapılması çok zor olan bir şey, özellikle bir şeyleri kendinize itiraf edecek durumda değilseniz. Yapılması zor, ancak değerli. Karamsarlığa düşmeye başladığınızda, farkına varın ve bu durumu değiştirin.

40. DİĞERLERİNİN NE DEDİĞİNİ DİNLEYİN

Kendimize pozitif bir insan olduğumuzu söylemekten hoşlanıyor olabiliriz, fakat bu her zaman doğru değildir. Arkadaşlarınızın ve ailenizin sizin davranışlarınız ile ilgili söylediklerine kulak verin, duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyebilirler. Fakat, unutmamak gerekir ki; hayattaki en iyi değişimler, yapıcı eleştirilerden gelir.

41. SİZİ NELERİN HUZURSUZ ETTİĞİNİ ÖĞRENİN


Sizi nelerin huzursuz ettiğini bildiğinizde, içinde bulunduğunuz olumsuz durumdan uzaklaşabilir ve bunun sonucu ortaya çıkan gerilim ve hayal kırıklıklarından korunabilirsiniz.

Eğer kaçamayacağınız bir durum söz konusu ise, onu daha iyi bir hale getirmek için neler yapabileceğinizi düşünün.

42. SİZİ NELER MUTLU EDER?


Bu sizin psikolojiniz ve tutumunuz için hayati önem taşır. Sizin 'mutluluk' tuşunuz tutum ve davranışlarınızı tekrar ve tekrar geliştirmek için gereklidir. Mesela ben, kötü bir ruh hali içerisindeysem, sabah kahvaltı yapıp yapmadığımı kontrol ederim. Eğer yemediysem, sistemime besin aldıktan sonra 180 derecelik bir dönüş yaşarım. Ruh halim düzeliverir.

43. ARA VERMESİNİ BİLİN

Şimdi dışarıya çıkın ve açık havada kısa bir yürüyüş yapın.

Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, ara vermesini bilin. Bu sizin olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayacaktır. Mesela, eşinizle problem mi yaşadınız yada amiriniz sizi demoralize edecek şeyler mi söyledi, ani tepkilerden kaçının, bir ara verin, etraflıca düşünün ve öyle harekete geçin.

Bununla birlikte, sürekli çalışmayın, ara vermesini bilin. Baltanızı bilemeden yeni odunlar kesmeye kalkmayın. Aşağıdaki *hikaye size yardımcı olacaktır.

*BALTAYI BİLEMEK
"Çalışacağım ve kendimi hazırlayacağım. Ve bir gün şans kapımı çalacak."


Abraham LINCOLN

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş :

· "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?" İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş :

· "Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir."

Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrates'in şu sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı" Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız...

44. HAREKETE GEÇMEDEN ÖNCE İKİ KERE DÜŞÜNÜN


Harekete geçmeden önce, nedeniyle birlikte hareketiniz hakkında düşünün. Eğer bir çalışanınız, sizi de etkileyebilecek bir yanlış yaptıysa, hemen bağırıp çağırmayın. En iyi karşılık (yanıt) üzerinde düşünün. Bunu iki kere yaptıktan sonra harekete geçin.

İki kez dinleyip, bir kez konuşmamız için, iki kulağımız ve bir ağzımız olduğunu unutmayın.

45. TEPKİ&YANIT (REACT VS. RESPOND)


Bu iki kelime, mutlu, istekli, pozitif insan ile üzgün, bitkin ve negatif insan arasındaki farktır.

Hayatınızda sizi direk yada dolaylı olarak etkileyecek şeyler olduğunda, buna yanıt verin. Yani, üzerinde düşünün, çözüme odaklanın.

Eğer tepki verirseniz, nedenleri atlamış ve o andaki duruma odaklanmış olursunuz. Sonuçta, daha fazla sıkıntı ve hayal kırıklığı dışında elinize bir şey geçmez.

Tepki değil, yanıt verin.

46. SAHİP OLDUĞUNUZ ŞEYLERİN DEĞERİNİ BİLİN


Etrafınıza bakın ve sahip olduğunuz şeylerin değerlerinin farkına varın. Arkadaşlarınız, aileniz, kariyeriniz, eviniz yada başka herhangi bir şey. Bu bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır. Kötü şeylerin hayatımıza nasıl girdiğinin önemi yok, biz sahip şeyler için şükretmeliyiz.
Farklı bir bakış açısıyla bakın ve hayatınızdaki güzel şeylerin tadını çıkarın.

47. HER ZAMAN MUTLU OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ


Bazen, kendinizi kötü hissetmenizin hiçbir kötü yanı yok. Her zaman, dışadönük, heyecanlı, enerji dolu olmak zorunda değilsiniz.

Bir şeylerin yolunda gitmediği, kendinizi iyi hissetmediğiniz günler olacaktır. Dert etmeyin, problemler geçer.

48. MANTIĞINIZLA HAREKET EDİN

Sorunlara mantığınızla yaklaşın. Duygularınızla hareket ederseniz, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız.

49. DEDİKODUCULARDAN UZAK DURUN


Etrafınızdaki negatif konuşmalara katılmayın. Eğer, konuşmanın bu yönde ilerlediğini görürseniz, özür dileyerek kibarca oradan uzaklaşın.

50. GÜNE İYİ BAŞLAYIN

Güne gülümseyerek başlayın. Bugün, başarılacak ve hoşlanılacak pek çok şeye sahip olacaksınız. Hayat kısa..! Ancak, bugün geriye kalan hayatınızın ilk günü. Bunu asla unutmayın.

11-06-2007 18:18 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Uykusuzluk yaratıcılığı öldürüyor




İngiliz bilimadamları na göre, uykusuzluk yaratıcılığı öldürüyor. Uykusuzluğa önlem alınmazsa yeni nesile teknoloji aktarılamayabilir.

İSTANBUL - Gelişmiş toplumların gitgide uykusuzluğun pençesine düştüğünü belirten bilimadamları na göre, insanlar dinlenmeden bu hızla çalışmaya devam ederse sonuç toplumlar için ağır olacak. Uzmanlar, ekonomik çöküşe davetiye çıkaran gelişmiş ülkeleri, ‘zombi toplum’lar olarak nitelendiriyor.

Hızla kilo alma, sinirlilik, halüsinasyon görme ve depresyon... Uykusuzluk modern toplumu bu rahatsızlıklara sürüklüyor.

1900’lü yılların başında günde en az 9 saat uyuyan insanoğlu, artık ortalama 6 saat uykuyla yetiniyor.

Modern toplum, 24 saatlik çalışma düzeni ve vardiya sistemi nedeniyle her geçen gün daha çok uykusuzluk çekiyor.

Yaklaşan tehlikeye dikkat çeken İngiliz bilimadamları , uykusuzluğun gelişmiş ülke halklarını adeta bir “zombi toplum”a dönüştürdüğünü savunuyor.

Önlem alınmazsa yeni nesile teknoloji aktarılamayabilir
Uykusuzluktan, hem zihinsel yetiler hem de beden olumsuz etkileniyor. Beraberinde gelen dikkatsizlik de kazalara davetiye çıkarıyor.

Bilimadamları bu noktada uyarıyor: Uykusuzlukla ilgili önlem alınmazsa bir sonraki nesile yeni teknolojiler aktarmak mümkün olmayabilir.

Zira uykusuzluk, yaratıcılığı ve yenilikleri öldürerek sonunda ekonomik çöküşe yol açabilir.

12-06-2007 10:00 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Dünyanın unutkan nüfusu hızla artıyor

Uzmanlar uyardı: 2050 yılında 62 milyon insanın alzheimer hastası olması bekleniyor

AA - WASHINGTON - Araştırmacılar tarafından yapılan yeni tahminler, dünyadaki alzheimer vakalarının 2050 yılına kadar dört katına çıkacağını gösteriyor. Washington'da Alzheimer Birliği'nin düzenlediği konferansta ortaya konulan tahminlere göre, 26 milyondan fazla alzheimer hastasının bulunduğu dünyada, hastalıktaki artış en çok Asya'da görülecek. Araştırmacılar, 40 yıl içinde her 85 kişiden birinin beyne zarar veren bu hastalığa yakalanmış olacağı uyarısını yapıyor.
Yoğun nüfusa sahip Asya'da 12.6 milyon alzheimer hastası bulunuyor. Asya'da bu oran 2050'ye kadar 62.8 milyona ulaşacak. 5 milyon alzheimer vakasının bulunduğu Amerika'da ise bu rakam 2050'ye kadar 16 milyona çıkacak. Afrika'da bugün 1.3 milyon olan alzheimer hastası sayısının, 2050'de 6.3 milyona; 7.2 milyon hasta bulunan Avrupa'da 16.5 milyona, Latin Amerika ve Karayibler'de 2 milyondan 10.8 milyona, Okyanusya'da ise 200 binden 800 bine çıkması bekleniyor. Araştırma grubu başkanı John Hopkins Üniversitesi kamu sağlığı uzmanı Ron Brookmeyer, alzheimerin önlenmesinde en ufak ilerlemenin bile küresel kamu sağlığı üzerinde büyük etkisi olacağını söyledi.

12-06-2007 10:05 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Bebeklerin de güneşe ihtiyacı var

Yaz aylarında 2-3 aylık bebeklerin güneş ışığından yararlanabilmeleri için rüzgarsız havalarda çıplak olarak güneşte tutulmaya başlanabileceğ i belirtildi.

SAMSUN - Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Küçüködük, bebeklerin sağlıklı gelişimi için aldığı gıdalar kadar güneş ışığının da önemli olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Şükrü Küçüködük, D vitamininin kemik gelişimi için önemli olduğuna işaret etti. D vitamini eksikliğinde raşitizm hastalığının geliştiğini belirten Prof. Dr. Küçüködük, raşitizmli bebeklerin bıngıldağının geç kapandığını, dişlerinin geç çıktığını, oturmasının ve yürümesinin geciktiğini, kemik gelişiminin ise bozulduğunu söyledi.

“Bebeğin sağlıklı gelişimi için aldığı gıda ne kadar önemli ise güneş ışığı da o kadar önemlidir” diyen Prof. Dr. Küçüködük, çocukların çok sıcak ve çok soğuk olmayan havalarda, günde en az 2 saat kadar dışarı çıkarılarak güneş ışığından yararlandırılması gerektiğini söyledi.

Yaz aylarında 2-3 aylık bebeklerin güneş ışığından yararlandırılabilmele ri için rüzgarsız havalarda çıplak olarak güneşte tutulmaya başlanabileceğ ini bildiren Prof. Dr. Küçüködük, çocuklara güneş banyosu yaptırılırken dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı:
“Bebek güneşe çıkarılırken baş ve gözleri korumak için güneş başlığı giydirilmelidir. Yazın güneş ışınlarının dik geldiği 11.00 ile 15.00 saatleri arasında çocuklara güneş banyosu yaptırılmamalıdı r. Güneş banyosuna ilk gün 2 dakika ile başlanmalı her gün 2’şer dakika artırılmak sureti ile 30 dakikayı geçmemek kaydı ile güneş banyosu yaptırılmalıdır. Güneş banyosu yaptırılırken fanila ve şapka giydirilmeli ve çocuklar güneşin altında kesinlikle uyutulmamalıdı r.”

Prof. Dr. Küçüködük, daha büyük çocukların ise yaz aylarında çıplak olarak güneş banyosunun 45 dakikayı geçmemesi gerektiğini vurguladı.

12-06-2007 10:08 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
GÜNEŞ ÇARPMALARINA DİKKAT



Güneşin yararlı olduğu kadar zararlı olabileceğine de dikkati çeken Prof. Dr. Küçüködük, yaz aylarında çocuklarda güneş çarpmalarına karşı dikkatli olunmasını istedi.

Çocuğun uzun süre güneşlendirilmesinin deride kızarıklığa, acı hissi oluşmasına, fazla etkilenmiş bölgelerde cildin su toplamasına, baş ağrısı, kusma, ateş ile seyreden güneş çarpmasına yol açabileceğini ifade eden Prof. Dr. Küçüködük, bu durumda acilen doktora başvurulması gerektiğini bildirdi.

Güneş çarpmalarında çocuğun cildi soğuk ve nemli ise gölge ve serin bir yere yatırılıp bacaklarının yüksekte tutulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Küçüködük, deri kırmızı bir renk almış, sıcak ve kuru ise soğuk su altında tutulduktan sonra çocuğun serin ve gölge bir yere yatırılıp ateşi düşünceye kadar soğuk suya batırılmış bir bezle vücuda kompres uygulanması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Küçüködük, çocuklarda güneşin zararlı etkilerini azaltmak için hassas ciltler için geliştirilmiş yüksek koruma faktörlü güneş losyonlarının, doktor önerisi ile kullanılabileceğ ini söyledi.

12-06-2007 10:10 | cevapla | Şikayet Et!
offline meryem--Ölecek kadar...
Mesajlar: 8406

80823
Hangi hastaliga hangi yiyecek?

Doga bir eczane gibidir! Tahil, sebze ya da meyvelerde bulunan cesitli maddeler, vitaminler;depresyo ndan tansiyona bircok hastaliga iyi gelir. Urfanin aci pul biberinin cilde yararli, teni guzellestiren maddeler icerdigini, Ilacta aspirin neyse, yiyecekler icinde elmanin da o, oldugunu soyleyen Londra Universitesi uzmanlarinin hazirladigi dogal savas programinda hangi hastaliga karsi neler yemeniz gerektigi anlatiliyor.

GRIP
Satsuma: (Kucuk portakal) Icerdigi folik asit ve C vitamini sayesinde oksurugu ve kanli tukurukleri keser. Ayrica kan pihtilasmasina karsi en etkin dogal yiyecek oldugu icin ileri yaslarda felc ya da kalp krizi riskini de azaltir.

Tarcin: (Yemeklere girmis olabilecek E-coli bakterisinin vucutta yayilmasini engeller. Mideyi duzene sokar. Kusmayi engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alindiginda bogazdaki yanmalari keser.

Hardal: ( Icindeki singrin maddesi, midenin gaz cikarmasina yardimci olur. Sindirim sistemini duzenler, mide agrilarini giderir. En fazla bir
cay kasigi alinmalidir.

Nane: (Icerdigi mentol, midenin normallesmesine neden olur. Vucuda giren grip mikrobuna karsi savastigi gibi, ileri yaslarda ulsere yakalanma riskini de azaltir. Nane cayi, bas agrisi, grip, stres gibi hastaliklarin yani sira mide yanmasina da bire birdir.

DEPRESYON
Avokado: ( Sindirimi cok rahat olan bu meyvayi ozellikle yeni dogmus bebeklerin ilk mamasi olarak tavsiye ederiz. Icerdigi E vitamini kalbe iyi gelir, yuksek potasyum da dinc tutar ve insani depresyona sokan uyusukluluk ve rahatligi uzerinden atar. Vucudun kolesterol oranini ayarlar. Teninizin surekli hucre yenilemesine neden olur. (Zayiflamak isteyenler dikkat: Yag orani bir cikolata kadar yuksek olan avokadoyu yememenizi oneririz.)

Cikolata: ( Sutlu cikolatalari tercih edin. Cunku icerdigi kakao yagi, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlik saglamasina yardimci olur. Migreni olanlar cikolatadan uzak durmalidir.

Istiridye: ( Icindeki demir,
sperm sayisini ve insanin seks gucunu artirir. A, B12 ve C vitaminleri icerir. Beyin icin en faydali yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol orani bircok baligin iki katidir.)

Patates: ( Orta boy bir patates,bir insanin bir gun icinde almasi gereken C vitaminini icerir. Beyindeki serotonin adli kimyasal maddenin kendisini yenilemesini saglar.



IDRAR YOLLARI
Nane: Idrar sokturucu ozellige sahiptir. Icerdigi mentol, midenin normal islevini gormesine neden olur. Vucuda giren grip mikrobunakarsi savastigi gibi, ileri yaslarda ulsere yakalanma riskini de azaltir. Sabahlari mide bulantisini keser. Nane cayi, bas agrisi, stres gibi hastaliklarin yani sira mide yanmasina da bire birdir. Ancak nane cayini
ac karnina degil, tok karnina iciniz.
Elma: Icindeki C vitamini ve pektin oldukca faydalidir. Kolesterolu dusurur, sindirim sistemini duzenler ve idrar ve hacet yollarindaki sorunlari giderir.
Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit icerir. Cok fazlasi idrar yollarina zarar verirken, gunde 2 dilim
yemek Zerdecal:+Karaciger+rahatsizliklari+nin+yani+sira+sindirime+de+yardimci+olur.++ DIS Ekmek:+Sekerli+yiyecek+yenildiginde+icindeki+asitler+dislere+her+20+dakikada+bir+saldirir.+Ekmek,disleri+korur.+Gun+boyunca+6+ila+11+dilim+ekmek+yiyin. Meyve:+(Her+cesit)+Gunde+2+ila+4+ogun+meyve+tuketin. Sebze:+(Her+cesit)+Gunde+3+ila+5+ogun+tuketin. Yogurt+veya+beyaz+peynir:+Eger+yemekler+arasi+atistirirken+dis+sagliginizi+dusunuyorsaniz,+kalsiyum+deposu+olan+bu+iki+yiyecegi+tercih+edin. Muz:+Yuksek+miktarda+karbonhidrat+icerir.+Zengin+bir+potasyum+kaynagidir.+Bu+mineral,+kalbin+duzenli+olarak+calismasini+ve+tansiyonun+duzenli+olmasini+saglar.++ TANSIYON Rezene:+Icerdigi+potasyum+sayesinde+tansiyonu+duzenler.+Saglikli+kan+hucreleri+icin+gerekli+olan+folik+asidi+de+bol+miktarda+bulundurur.+Rezene+cayi+sindirim+icin+iyidir. Tahil:+Kan+damarlarini+gevseten+ve+rahatlatan+bir+tur+fotosentez+kimyasal+maddesi+iceriyor.+Bu+sayede+kanin+damarlardan+daha+rahat+gecmesini+sagliyor.+Tahil+" title=" iyi gelir.



ALERJI
Kayisi: Icindeki betakarotene adli madde hucrelere saldiran molekulleri kontrol altina alarak,kanseri onler. Bir kayisi ne kadar parlaksa, icindeki betakarotene orani o kadar yuksektir. Icerdigi kalsiyum ve magnezyum, girtlak yanmalarini engeller. Kuru kayisiya rengi bozulmasin diye eklenen sulfur dioksit, astim gibi alerjilere iyi gelir.

HEMOROID (BASUR)
Hindistan cevizi: Icerdigi myristin adli madde kusmayi engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlasi basur icin tehlikelidir. )

KARIN AGRISI
Papatya cayi: Bagirsak yollarinda toplanan gazi cikartir, sindirim sistemini duzenler, mide agrisini keser.

KARACIGER
Enginar: Cynarine adli madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardimci olur.Karaciger hastalarinin yani sira romatizma, artirit ve gut hastaligina yakalananlarla, hamilelere siddetle tavsiye ederiz.
Meyan koku: Dunya uzerinde bircok kabile yuzyillardir ulser, artirit, bronsit ve karaciger rahatsizliklari na karsi meyan kokunu \"dogal ilac\" olarak kullanir. Adrenalini yukseltir, insanin strese girmesini engeller, kan basincini dusurur.
Zerdecal: Karaciger rahatsizliklari nin yani sira sindirime de yardimci olur.

DIS
Ekmek: Sekerli yiyecek yenildiginde icindeki asitler dislere her 20 dakikada bir saldirir. Ekmek,disleri korur. Gun boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.
Meyve: (Her cesit) Gunde 2 ila 4 ogun meyve tuketin.
Sebze: (Her cesit) Gunde 3 ila 5 ogun tuketin.
Yogurt veya beyaz peynir: Eger yemekler arasi atistirirken dis sagliginizi dusunuyorsaniz, kalsiyum deposu olan bu iki yiyecegi tercih edin.
Muz: Yuksek miktarda karbonhidrat icerir. Zengin bir potasyum kaynagidir. Bu mineral, kalbin duzenli olarak calismasini ve tansiyonun duzenli olmasini saglar.

TANSIYON
Rezene: Icerdigi potasyum sayesinde tansiyonu duzenler. Saglikli kan hucreleri icin gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene cayi sindirim icin iyidir.
Tahil: Kan damarlarini gevseten ve rahatlatan bir tur fotosentez kimyasal maddesi iceriyor. Bu sayede kanin damarlardan daha rahat gecmesini sagliyor. Tahil "> iyi gelir.



ALERJI
Kayisi: Icindeki betakarotene adli madde hucrelere saldiran molekulleri kontrol altina alarak,kanseri onler. Bir kayisi ne kadar parlaksa, icindeki betakarotene orani o kadar yuksektir. Icerdigi kalsiyum ve magnezyum, girtlak yanmalarini engeller. Kuru kayisiya rengi bozulmasin diye eklenen sulfur dioksit, astim gibi alerjilere iyi gelir.

HEMOROID (BASUR)
Hindistan cevizi: Icerdigi myristin adli madde kusmayi engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlasi basur icin tehlikelidir. )

KARIN AGRISI
Papatya cayi: Bagirsak yollarinda toplanan gazi cikartir, sindirim sistemini duzenler, mide agrisini keser.

KARACIGER
Enginar: Cynarine adli madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardimci olur.Karaciger hastalarinin yani sira romatizma, artirit ve gut hastaligina yakalananlarla, hamilelere siddetle tavsiye ederiz.
Meyan koku: Dunya uzerinde bircok kabile yuzyillardir ulser, artirit, bronsit ve karaciger rahatsizliklari na karsi meyan kokunu \"dogal ilac\" olarak kullanir. Adrenalini yukseltir, insanin strese girmesini engeller, kan basincini dusurur.
Zerdecal: Karaciger rahatsizliklari nin yani sira sindirime de yardimci olur.

DIS
Ekmek: Sekerli yiyecek yenildiginde icindeki asitler dislere her 20 dakikada bir saldirir. Ekmek,disleri korur. Gun boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.
Meyve: (Her cesit) Gunde 2 ila 4 ogun meyve tuketin.
Sebze: (Her cesit) Gunde 3 ila 5 ogun tuketin.
Yogurt veya beyaz peynir: Eger yemekler arasi atistirirken dis sagliginizi dusunuyorsaniz, kalsiyum deposu olan bu iki yiyecegi tercih edin.
Muz: Yuksek miktarda karbonhidrat icerir. Zengin bir potasyum kaynagidir. Bu mineral, kalbin duzenli olarak calismasini ve tansiyonun duzenli olmasini saglar.

TANSIYON
Rezene: Icerdigi potasyum sayesinde tansiyonu duzenler. Saglikli kan hucreleri icin gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene cayi sindirim icin iyidir.
Tahil: Kan damarlarini gevseten ve rahatlatan bir tur fotosentez kimyasal maddesi iceriyor. Bu sayede kanin damarlardan daha rahat gecmesini sagliyor. Tahil
yemek sebzelere oranla vucutta daha fazla kalori yakilmasini saglar. Kalorinin azalmasi tansiyonu duzenler.
Un: Yapildigi tahilin besin degerlerini icerir. B vitaminleri, E vitamini, demir ve magnezyum acisindan oldukca zengindir.
Karaciger: Saglikli bir bagisiklik sistemi, cilt ve keskin gozler icin gerekli olan A vitamini acisindan zengindir. Kucuk bir porsiyonu gunluk A vitamini ve demir ile aylik B12 vitamini ihtiyacini giderir.

SINDIRIM SORUNLARI
Arpa: Icerdigi kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vucuda direnc kazandirir.Ayri ca ABD
deki bir arastirma, 6 ay boyunca her gun arpa urunu seylerin yenmesinin kolesterol oranini yuzde 15 dusurdugunu kanitladi.
Yogurt: Gunde 150 gram yogurt vucudun bir gunluk kalsiyum ihtiyacini karsilar. Meyvali yogurtlara 3 cay kasigi seker eklendigi icin seker oranlari daha yuksektir. Yogurttaki potasyum, kan basinci ve kalp atislarini duzenler. Midenin yiyecekleri duzenli olarak ogutmesini saglar...

KILO KAYBI
Cikolatali puding: Bu sayede vucuttaki kan istedigi protein ve mineralleri alir. Ingiliz Saglik Bakanligi, kilo kaybi yasayanlarin gunde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.
Peynir: 100 graminda 78 kalori bulunuyor.
Yumurta: Gunde 2 yumurta kadinlarin gunluk protein ihtiyacinin 4te 1ini, erkegin ise 5te birini karsilar. A,D,E ve B vitaminleri iceren yumurtadaki selenyum maddesi, bebeklerde sindirim sorunlarini cozer, yetiskinleri de kansere karsi korur.
Dondurma: Gunde 2
top vanilyali dondurma yemek, insan vucudunun gunluk protein ihtiyacinin yuzde 20sini karsilar.
Salam: B vitamini, demir, sodyum ve potasyum deposudur.

MENOPOZ
Nohut: Sebze hormonu "fitoostrojen" icerir. Bunlar ostrojenin vucuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattigi etkilere karsi korur. Sebze proteininin en zengin kaynaklarindan birisidir.
Kola: Kafein vucudun yorgunlugunu alir ve konsantrasyonu saglar.
Uzum: Icerdigi "elajik" asit sayesinde menopozun neden oldugu kemik erimesine karsi korur. Kandaki ostrojen seviyesini yukselterek de menopoz semptomlarini en aza indirir.
Kuru erik: Sadece iki-uc adet yemek dahi vucudun ihtiyaci olan antioksidanlari karsilar. Idrar yollari kaslarini rahatlatir. Bu da kolon kanserine karsi korur. Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum icerir. Icerdigi yuksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz donemindeki kadinlarda ostrojen seviyesini dengede tutar.
Tatli patates: Adrenal salgilayan bezleri guclendirerek vucuda enerji saglar. Fosfor, magnezyum, kalsiyum, C vitamini, potasyum ve folik asit icerir.

ROMATIZMA
Enginar:Vucuttaki zehiri atma etkisi sayesinde basta romatizma olmak uzere gut hastaligi ve eklem yanmasina karsi birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri guclendirir.
Domates: C vitamini boldur.
Tahil: Icerdigi dogal kimyasallar, romatizmanin yol actigi eklem yanmalari ve romatizmal agrilari hafifletir.
Kekik:Timol adi verilen bir tur dogal yag, vucuttaki diger yaglarin parcalanmalari ni saglar. Kekik yagi banyoda suruldugu zaman romatizma agrilarini buyuk oranda azaltir.
Zencefil: Uyarici etkileri kan damarlarini genisletip kan dolasimini artirarak romatizma agrilari ve yanmalari yok eder.

SISTIT
Kuskonmaz:Folik asit, C ve E vitaminleri icerir. Yenilen besinlerin vucuttaki zehirli kalintilarini atmayi saglar. Karaciger ve bobreklerin calismasini kolaylastirir, destekler. Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarinin mutlaka kuskonmaz yemeleri gerektigini soyluyor.

KANSIZLIK
Hurma:Turune gore degisse de hurmalarin bircogu yuksek oranda demir icerir. Besin degeri yuksek ve onemli bir enerji kaynagidirlar. Dogal mushil etkisine sahiptir. Kurutulmus olanlarina gore daha yuksek oranda su ve daha dusuk kalori icerir.

IDRAR VE BOBREK
Pancar: Bobrekleri calistirir. Onemli bir potasyum kaynagidir. Vucuttaki tuz oranini dengeler. Bu sayede bobrekler ve idrar yollarinin calismasini destekler.
Kavunrta boy bir kavunun yarisi, gunluk C vitamini ihtiyacini tamamen karsilar. A vitamini ve betakaroten icerir. Bunlar antioksidan, yani vucudu temizleyici etkiye sahiptir. Bobrekleri rahatlatir. Yuksek miktarda su ve dusuk miktarda kalori icerir.

DIYABET
Kuru fasulye: Lif acisindan zengin bir besindir. Bu da diyabet riskini buyuk oranda azaltir.Icerdigi karbonhidratlari vucudun sekere donusturmesi uzun surer.
Mercimek: B vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum icerir. Cozunebilir lif icermesi sayesinde kandaki kolesterol oranini dusurur. Bu nedenle diyabet ve kalp hastalari icin kacinilmaz bir besindir.

BAS AGRISI
Nane: Nane cayi bas agrilarini dindirmek icin birebirdir. Icerdigi mentol ve mentol dogal yaglari sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.
Biberiye:Kimyasal icerikleri sayesinde dogal bir agri kesici gorevi gorur.
Cikolata: Dogal antidepresan ozelligi vardir. Cikolata magnezyum ve demir icerir. Sinirleri gevsetici ozelligi sayesinde bas agrisini dindirir.

VUCUT SU TUTMUSSA
Kus uzumu: 100 grami gunluk C vitamini ihtiyacinin tam 3 katini karsilar. Antibakteriyel ve yanmayi onleyici etkileri vardir. Zengin potasyum ve dusuk tuz icerigi, dehidratasyonu olanlar icin onemli bir dogal ilactir.
Kabak: 100 gram kabak gunluk folik asit ihtiyacinin 4te birini karsilar. Yuksek orandaki potasyum sivi-tuz dengesini saglar.
Tahil: Idrar yollarini acici, calistirici ve rahatlatici etkileri sayesinde dehidratasyonu rahatsizligi bulunanlarin mutlaka yemeleri gerekir. Mideyi rahatlatici ozelligi vardir.

EGER MIDENIZ RAHATSIZSA

Tarcin: Mide yanmalarini ve kusma hissini alir.
Hindistan cevizi: Sutlu iceceklere eklendigi zaman mideyi gevsetici ve gazini alici bir etki yaratir. Mide bulantilarini onler.
Lahana: Mayalanma sirasinda laktik asit uretir. Bu da sindirim sistemindeki zararli bakterileri oldurerek sindirime yardimci olur.

GUT (DAMLA HASTALIGI)
Hamsimega- 3 yagi acisindan cok zengindir. Kolesterol seviyesini dusurur. Kanin pihtilasmasini onleyerek damar tikanikligi, kalp krizi ve dolayisiyla da felc gecirme riskini dusurur. Haftada en az 1 kez
yemek gerekir. Kalp hastalari icin bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalidir.



ADET SANCISI
Muz: Icerdigi yuksek oranda B6 vitamini sayesinde kadinlarin adet donemi sancilarini buyuk oranda azaltir. Dogal bir agri kesici gibidir.
Tarcin:Koli basilinin uremesini onler. Limon cayina balla birlikte eklenerek icildiginde hem nezlenin yol actigi bogaz agrilarina hem de adet donemi sancilarina iyi gelir.



HAMILELIK
Enginar:Bol miktarda folik asit ve potasyum icerir. Dusuk yag orani, sindirimi kolaylastirici etkisi, antioksidan ozellikleri sayesinde anne adayi ve bebegin sagligina onemli faydalari vardir.
Bogurtlen:E vitamini icerir. Vucuttaki zararli besin atiklarinin temizlenmesini saglar. C vitamini boldur. Cenini korur.

COLYAK HASTALIGI
Kestane: Onemli bir enerji kaynagidir. Kolayca sindirilebilir. Colyak hastalari icin bugday icermeyen un kaynagi olabilir. E ve B6 vitaminleri icerir. yag oranlari dusuktur.

TIROID
Midyemega- 3 yagi acisindan zengin bir besin kaynagidir. Icerdigi selenyum minerali tiroit bezlerinin normal isleyisi icin gereklidir.

FELC
Turuncgiller: C vitamini zengini turuncgiller icerdikleri flavonoid adli antioksidanlar sayesinde atardamarlari n, kalbin zarar gormesini onluyor. Portakal icerdigi folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde saglikli alyuvar hucrelerinin cogalmasina neden oluyor.
Hamsi: Kolesterolu dusuren ve kan pihtilasmasini onleyen Omega-3 bol bol var.

ASTIM
Sogan:Sarimsakla birlikte enfeksiyonlarla mucadele eder. Kukurt bilesimleri atardamarlari n zarar gormesini onler. Sogan; kemik erimesine de iyi geliyor.

ARTIRIT
Enginar:Enginari n en buyuk ozelligi toksinleri temizleme yetenegidir. Bu nedenle artirit ve romatizmasi olan hastalara ozellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adli madde, karaciger ve safra kesesinin rahatsizlanmasi ni engelliyor.

STRES
Mayan koku:Antivirus etkisi vardir. Karacigeri korur. Adrenalin salgilanmasini dengeler. Stresle basa cikabilmek icin gerekli olan kortizol hormonunu salgilatir.

ULSER
Lahana:Ulseri olan kisiler icin tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratir. Yuksek oranda C vitamini icerir. Kirmizi lahana vucutta antioksidan ozellige sahip A vitamini icerir. Kanseri onleyici etkiye sahiptir.Cig olarak salatalara katilmasi tavsiye edilir.

KEMIK ERIMESI
Kayisi:Yuksek oranda kalsiyum ve magnezyum icerir.
Sut:Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynagidir. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve disleri guclendirmek icin calisir. Bunlarin eksikligi kemikleri eritir.

ARAC TUTMASI
Zencefil: Sindirime yardimci olur. Mide bulantisini giderir. Enerjinizi artirir. Seyahatin ve otomobilde uzun sure gitmenin yol actigi bulanti ve rahatsizliklari azaltir.

CILT SORUNLARI
Papatya: Bitkisel yag ve kimyasallar icerir. Cay olarak icildiginde sindirime yardimci olur, karin agrilarini dindirir. Sicak bir banyonun ardindan hazirlanacak papatya cayi torbalari, egzamanin neden oldugu kasinti ve yanmalari alir.

Aci pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini icerir. Capsantin adli kimyasal madde zona hastaliginin neden oldugu agrilari dindirmek icin yapilan kremlerde kullanilir.

Portakal suyu: Bir bardak portakal suyu gunluk C vitamini ihtiyacinizin tamamini karsilar. Icindeki potasyum vucudun su dengesini korur; cildin kurumasini, kirisikliklarin meydana gelmesi onler.

Portakal yagi: Susam yagiyla karistirilarak kullanildiginda iyi bir cilt yagi elde edilir.Ayrica; selulitli bolgelere portakal yagiyla masaj yapilmasi tavsiye edilir.

LAKTOZ DAYANIKSIZLIGI
Badem:Yuksek oranda kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, E vitamini, B2 vitamini, antioksidan icerir. Bu nedenle laktoz (sut sekeri) dayaniksizligi bulunan ve gunluk gidalar yiyemeyen kisiler icin badem ideal bir besin kaynagidir.

KALP
Bezelye:Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemegi yiyen bir erkegin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yuzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp icin de cok onemli.
Kepekli Ekmek: Kalp hastaliklariyla bagirsak kanseri icin faydalidir.Gunde 12 gramdan fazlasi kisiye gore zararli olabilir.
Kiraz: 100 graminda 40 kalori bulunuyor. Icerdigi ellegic asit, vucudu kansere karsi korurken,kiraz kalp damarlarindaki normal bir kan dolasimini saglar. Cok kiraz yenmesi, gut hastaligina yakalanma riskini de dusurur.Gunde 20 kiraz
yemek 1 aspirin yerine geciyor.
Cikolata: E vitamini, magnezyum ve demir; kalp hastaliklarina yakalanma riskini dusurur. Gunde en fazla 1 cikolata yiyin.
Elma: Gunde 5 adet yiyin.
Misir Gevregi: Gunde 1 tabak yeterli.
Salatalik: Diyet yapanlarin en buyuk yardimcisi olan salatalik, kolesterolu dusurur. Kalbi guclendirir. Unutmadan ekleyelim. Salatayi soymadan yiyin. Cunku kalbi kuvvetlendiren madde, kabugu ile derisi arasinda bulunuyor.
Yumurta:Tum yiyecekler icinde en kaliteli proteini icerir. En onemli ozelligi, kolesterol oranini duzenleyen lesitin maddesi icermesi. Tavada az yagda pisirilmis yumurtayi tavsiye ederiz.
Sarimsak:Mutfagi nizdan eksik etmeyin. En az 1000 dogal tedavide kullanan sarimsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolasimindan kalp hastaliklarina kadar her seye yarali. Ancak hamileler dikkat olmali. Asiri sarimsak da kalp yanmalari ve carpintilarina yol acar. Gunde bir dis yeter.
Humus:E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranini da ayarlar.
Kavun:Bir kavunun yarisi
insan vucudunun gunluk C vitamininin ihtiyacinin tamamini, A vitaminin de yuzde 15ini karsilar. Kavun, kalp ve bobrek hastalarinin diyetlerinde sikca kullanilan bir meyvedir.
Sut:Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Cocuk ve genc ve hamilelerin gunde en az yarim litre sut icmesi tavsiye ediliyor.
Seftali:Bir seftali, gunluk C vitamini ihtiyacinizin yarisini karsilar. Sindirimi kolay olan meyvanin koyu renklilerini tercih edin. Cunku kabuguna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karsi faydalidir.
Pirinc:E ve B12 disinda tum B vitaminleri ve potasyum icerir. Ozellikle kolon ve bagirsak kanserlerine karsi faydalidir.Kolester olu dusurdugunden kalbe iyi gelir.
Tuz:Vucuttaki kan dolasimini ve sinir sistemini duzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarina bire birdir. Ingiliz Saglik Bakanligi, halkina gunde 9 gram tuzun kafi oldugunu, asirisinin vucuda zarar verecegini acikladi.
Cay:Gunde 2 bardak icilen cayla, 4 elma, 5 sogan, 7 portakal yemis gibi kalp dostu antioksidan madde almis olursunuz. Ingilizler, ozellikle cocuklarin haftada en az 6 bardak sutlu cay icmesini oneriyor.
Ton Baligi: Kolesterol ve tansiyonu duzenler. Anemi hastaligina karsi D ve B12 vitamini icerir. Bircok kansere karsi vucudu icerdigi nikotinik asitle korur. Bir konserve ton baligi vucudun D vitamini ihtiyacinin tamamini karsiliyor.
Hindi Eti: 125 grami, vucudun gunluk folik asit ihtiyacini karsilar. Folik asit, kan hucrelerinin yenilenmesine yardimci olur.
Karpuz:Bir dilimiyle gunluk C vitamini ihtiyacinizin %80nini karsilarsiniz. Icerdigi potasyum, kan dolasimini saglar.

KANSER
Kayisi:Antioksidan olan betakaroten acisindan zengindir. Hucrelere ve dokulara zarar veren molekullerin etkisini ortadan kaldirarak kansere karsi koruyucu etkisi vardir. Lifli oldugu icin bagirsaklari koruyucudur.
Tahillar:Arpa, misir, bugday, yulaf gibi tahillar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum icerir. Kanserojen maddelerin vucuttan atilmasi surecini hizlandirir. Tahil agirlikli bir beslenme rejimi, bagirsak kanseri riskini yari yariya azaltiyor.
Fasulye:Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastaligi ve kanseri onleyen antioksidanlar acisindan zengindir. B vitamini de seks hormonlarini kuvvetlendirir.
Pancar:Demir ve folik asit acisindan zengin olan pancar eski caglardan beri kan hastaliklarinin tedavisinde kullanilmaktadi r. Amerikali uzmanlar pancar suyunun sarilik tedavisinde de etkili oldugunu belirtiyor.
Lahana:Kanserli hucrelerin cogalmasini onleyen karoten maddesi icerir.
Havuc:Tam 40 arastirma havuc tuketimi arttikca kanser riskinin azaldigini ortaya koymustur. Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar acisindan zengin olusudur.
Nohut:Yag duzeyi dusuk olan ve kolesterol icermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakir, manganez, betakaroten ve folik asit acisindan zengindir. Gogus kanserine karsi korur.
Incirotasyum, demir ve kalsiyum icerir. Sindirim sistemine yardimci olur. Eski caglarda kanserli hucrelerin tedavisinde kullanilan incir, modern tip tarafindan da kansere karsi koruyucu olarak oneriliyor.
Sarimsak:Bagisiklik sistemini guclendirdigi ve kansere, yuksek kolesterole, kalp ve dolasim sistemi hastaliklarina karsi koruyucu etkisi vardir.
Findik:Kalp krizine karsi koruyucu olan E vitamini acisindan en zengin besinlerin basinda gelir. Her gun yenilen bir avuc findik kansere ve kirisikliklara karsi koruyucudur.
Mercimek:B vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum icerir. Lifli ozelligi kandaki kolesterol oranini dusurur,
seker` ve kalp hastalari icin yararlidir.
Zeytinyagi:Icindeki omega yag asitleri, kandaki kolesterol duzeyini dengede tutar. Antioksidan ozelligi olan E vitamini acisindan da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felc, kanser ve erken yaslanmaya karsi beyni koruyucu etkiye sahiptir.
Sogan:Bagisiklik sistemini guclendirir. Icerdigi allicin ve sulfur; mide ve bagirsak kanserine karsi koruyucu etkiye sahiptir. Son arastirmalar kemik erimesine karsi, peynir ve sutten daha etkili oldugunu gostermistir.
Seftali:Teki bile insanin C vitamini ihtiyacinin yuzde 50,sini karsilayabilir. Sindirimi kolaydir. Kansere ve kalp krizine karsi koruyucu olan betakaroten acisindan da zengindir. Bir tanesinde 33 kalori vardir.
Pirincirinc mukemmel bir enerji kaynagidir. E ve B vitaminleri acisindan zengindir. Bagirsak kanserine karsi koruyucu olan pirinc, kolesterolu dusurerek kalp krizi riskini de azaltir.
Cilek:Kolesterol duzeyini dusurur ve sindirim sistemini duzenler. Ellegic asit adi verilen kansersavan bir maddeyi de icerir.
Domates:Likopen acisindan zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi cesitli kanser hastaliklarini onleme konusunda hayati onemdedir. C vitamini acisindan zengindir ve bagisiklik sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olmasi da bagirsak kanseri riskini azaltir.

GOZ
Misir:Zeaksantin adli bir bitkisel bilesim icerir.Bu madde yasa bagli olarak gelisen gorme bozukluklarini azaltir.
Ispanak:Antioksidan ozelligi tasiyan A vitaminine donusen betakaroten icerir. Saglikli gozler icin gereklidir. Katarakt ve diger goz tabakalarinin bozulmasina karsi lutein maddesi de icerir.Pisirdikten sonra hemen tuketin; beklemesi halinde icindeki yararli maddeler toksik maddelere donusebilir.

BAGIRSAK
Elmarotein, vitamin ve dogal kimyasallar sayesinde sindirime yardimci olur. Sindirimi kolaylastirir. Bagirsak sorunlari ceken kisiler icin dengeleyici ve normallestirici besin olarak nitelenirler.

13-06-2007 10:47 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..


13-06-2007 10:48 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4 ... 14, 15, 16  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com