Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
boşluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 11230
Forumlar >> Paylaşım >> ***HAYATın GERÇEKLERİ*** boşluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 1082, 1083, 1084 ... 1122, 1123, 1124  Sonraki
Kutudaki yazılı sayfaya git -->
Yazar ***HAYATın GERÇEKLERİ***
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Bu ameliyat kanlı değil canlı


Bu ameliyat kanlı değil canlı
13 Ekim 2008 Pazartesi 16:35
Hacettepe Üniversitesi, Türkiye'de bir ilke daha imza attı. Hacettepe'de gerçekleşen ameliyat ABD'den canlı yayında izlendi.
Tedavi tekniklerini geliştiren ve ameliyata girecek doktorlardan Prof. Dr. Işıl Saatçi, hastanede 15 yaşındaki kız çocuğu için yapılacak ameliyat öncesinde, gazetecilere bilgi verdi.

Kansız beyin ameliyatı yönteminin 1999'dan itibaren uygulandığını belirten Saatçi, Hacettepe'nin bu alanda dünyanın en ileri merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.

Saatçi, "Bugünün ilk olmasının nedeni, ilk defa burada tedavi edilecek hastaların canlı yayınla bu operasyonların Amerika'ya uydu yayınıyla ulaştırılması ve orada eş zamanlı bine yakın hekimin izliyor olması" diye konuştu.

Daha önce Hacattepe Hastanesi'ne doktorların gruplar halinde veya bireysel gelerek ameliyatı seyrettiklerini anlatan Saatçi, şunları söyledi:

"Bizler ara ara yurt dışında çeşitli merkezlere, Amerika'ya, Avustralya'ya, Japonya'ya gidip orada hasta tedavi ediyorduk. İlk defa bu boyutta eğitim olacak. Yoksa yaptığımız tedavi bizim her gün yaptığımız, 1999 yılından beri yapmakta olduğumuz bir tedavi. Sadece Hacettepe'de yapılan bir tedavi değil. Dünyada da birtakım merkezlerde yapılıyor ama Hacettepe bunda en öndeki birkaç merkezden biri olduğu için hep eğitim veren grupta. Biz normal tedavimizi yapıyoruz, hekim arkadaşlar sadece seyrediyor. Biz daha iyi nasıl yapılırı öğretiyoruz."

Ameliyatla ilgili iki gün yayın yapacaklarını kaydeden Saatçi, bugün yapılan yayının "damar yumağı" tedavisi, yarınkinin ise "damar baloncukları" tedavisi ile ilgili olduğunu bildirdi.

Tedavi yöntemini anlatan Saatçi, "Bugünkü tedavide beyinde mevcut olan damar yumağına kasık damarından girerek ince borularla ulaşarak bu damar yumağının içini yapıştırıcı bir materyalle dolduracağız. Hedef damar yumağının beynin kanını çalmasına engel olmak veya bir beyin kanaması oluşturmasına engel olmak. Çünkü bu damar yumaklarında en çok korkulan şey, beyin kanaması yapmasıdır" diye konuştu.

Ameliyat öncesinde, tedavi tekniklerini geliştirenlerden Prof. Dr. Saruhan Çekirge ise Amerika'nın Houston şehrinde ameliyatı izlemek için bir araya gelen hekimlere konferans verdi. Ardından uydu bağlantısı kurularak kansız beyin ameliyatı gerçekleştirildi.


13-10-2008 21:31 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Ay-Yıldızlılar Estonya'ya gitti


A Milli Futbol Takımı, 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri için Estonya'ya gitti. Kafileye Özgener başkanlık ediyor.
(A) Milli Futbol Takımı, 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 5. Grup'ta 15 Ekim Çarşamba günü Estonya ile yapacağı maç için bu ülkeye gitti.

Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Atatürk Havalimanı'ndan Estonya'ya milli takımın hareketinden önce yaptığı açıklamada, milli takımın ne güçlükte olursa olsun zorlukların üstesinden geldiğini belirterek, milli takımın en beğendiği yönünün de bu olduğunu söyledi.

Mahmut Özgener, kafile olarak morallerinin yüksek olduğunu da belirterek, Estonya'yı yenerek döneceklerini ileri sürdü.

Özgener, bir gazetecinin, “Bugün bazı gazetelerde 2010 öncesi primlerin görüşüldüğü yazıyor, doğru mu” şeklindeki sorusu üzerine, “Hayır kesinlikle böyle bir şey konuşulmadı. Primlerle ilgili yazan şeyler doğru değildir. Bizden de hiçbir istek olmadı” dedi.

Özgener, “Fatih Terim'le anlaşma sağlandı mı” sorusunu ise “Maç geçsin ondan sonra paylaşacağız sizinle. Hocamızın devam eden bir sözleşmesi var. Bu maçtan sonra da onu uzatacağız. Uzatmamız netleşti, resmileştireceğiz” diyerek cevapladı.

Milli takım kafilesi daha sonra özel uçakla Estonya'ya hareket etti.

13-10-2008 21:33 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Çiçek'ten rahat olun açıklaması!
13 Ekim 2008 Pazartesi 17:26
Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Başbakanlık Yeni Bina'da saat 12.30'da başlayan toplantı 4.5 saat sürdü.

Toplantıdan sonra bir açıklama yapan Çiçek, Hükümet olarak, terörle mücadele ve ekonomi konusunda bundan sonra daha falza bir araya gelineceğini ve bu yüzden de Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın bundan sonra 15 günde bir yapılacağını söyledi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu'nun yapılmadığı hafta ise Başbakan Erdoğan'ın ekonomi ve terör konuları üzerinde ilgili bakanlarla özel toplantı yapacağını ifade etti.

Bu tür kritik günlerde en önemli şeylerden birisi de tek sesliliktir. ekonomi konusunda da Sayın Maliye Bakanı bir çalışma yapmaktadır. Dünyadaki kriz nedeniyle eğer Türkiye'ye gurbetçiler para yatıracaksa bu düzenleme de yine Sayın Bakan tarafından açıklanacaktır.



13-10-2008 21:35 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Aziz Yıldırım'a rakip çıktı


Fenerbahçe'nin 2009 Mayıs'ında yapılacak kongresinde sürpriz bir isim başkan adaylığına hazırlanıyor. Kim mi?
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Üyesi Kemal Açıkgöz, 2009 yılının mayıs ayındaki olağan genel kurulda başkanlığa aday olduğunu açıkladı.

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Üyesi Kemal Açıkgöz Açıkgöz, Türkiye spor Yazarları Derneği'nin (TSYD) Levent'teki merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 4 aydır bu konuda çalışma yaptığını belirterek, projelerini anlattı.

Fenerbahçe Futbol Takımı'nın aldığı sonuçların ve yüksek bedeller ödenerek yapılan transferlerin iyi olmadığını, transferde genç ve gelecek vaat eden oyuncular alınması gerektiğini dile getiren Açıkgöz, kulüp başkanı Aziz Yıldırım'ın 11 yıllık başkanlığında güzel şeyler de yaptığını ifade etti.

Açıkgöz, ''Son maçta seyirci arkasını dönüp, 'Padişahım çok yaşa' dedi. Başkan yerinden kalkıp gidiyor. Artık bırakması lazım. Yıldırım'a onursal başkanlık teklif edeceğim'' dedi.

KEMAL AÇIKGÖZ PROJELERİNİ AÇIKLADI

Toplantıda projelerini de açıklayan Kemal Açıkgöz, şöyle konuştu:

''Bir tatil köyü projem var. Onu gerçekleştirince, yılda 10-15 Milyon Avro gelir getirecek. Futbolu iyi bilen birinin yönetimde olması lazım. Faruk Ilgaz Tesisleri kulübün değil, kiralandı. Çok arkadaşımız, fiyatlar yüksek olduğu için Faruk Ilgaz Tesisleri'nin yanındaki Yelken Kulübü'ne veya galatasaray Kulübü'nün tesislerine gidiyor. Başkanı eleştirdiği için kulüpten ihraç edilen arkadaşlar için af çıkartacağım. Deplasmanlara, takımla birlikte divan üyelerini ve taraftarları da aynı uçakla götüreceğim.

Hiçbir grupla bağlantım yok. Yönetimde düşündüğüm arkadaşlar var, ama şu anda yönetim kurulu listem yok. Konuştuğum arkadaşlardan destek alıyorum.''

Açıkgöz, Kenan Evren Lisesi'nin 7 yıl önce Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu tarafından Fenerbahçe Kulübü'ne verildiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

''Bostancıoğlu, benim gibi Bafralı ve arkadaşım. Kendisi 'Neden hala oraya tesis yapılmıyor' diye soruyor. Bunu kaç defa Yüksek Divan Kurulu toplantısında söyledim. Belediye, imar, proje, tasdik falan diyorlar. Türkiye'de yaşıyoruz. Siz oraya denizi doldurarak 1 senede havuz yapıyorsunuz. Milli Eğitim Bakanlığı'nın verdiği yere 'Belediyeden imar, proje yok' diyorsunuz. Kaçak inşaat yapıyorsunuz. Fenerbahçe Kulübü'nün orada yapacağı bir iş merkezi 10-15 Milyon Avro yıllık gelir getirir.''

Kemal Açıkgöz, 1939 Bafra doğumlu olduğunu, 1972 yılından beri Fenerbahçe Kulübü'nün üyesi, 11 yıldır da Yüksek Divan Kurulu üyesi olduğunu, iş hayatını sanayici ve tüccar olarak 1996 yılında noktaladığını ve şu anda emekli olduğunu da sözlerine ekledi.


13-10-2008 21:37 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Aşiret düğünü kriz dinlemedi


Dünyayı etkisi altına aln ekonomik krize rağmen aşiret düğününde dolarlar havada uçuştu. Gelin, takılan altınları taşımakta zorlandı.
Şanlıurfa'nın ileri gelenlerinden Gerger ve Kapaklı ailelerinin düğününde 1 dolarlık banknotlar havada uçuştu.

Havaya savrulan dolarları 5 görevli yerlerden toplayıp çantalara doldururken, görevliler seyyar döviz bürosu gibi, yeniden atmak isteyenlere YTL karşılığı dolar verdi. dolar yağmuru altında geçen düğünde gelin, takılan yaklaşık 130 bin YTL değerindeki bilezik, cumhuriyet altını, bileklik, gerdanlık ve kolyeyi taşımakta zorlandı.

Harran Otel’de yapılan düğünde işletmeci 27 yaşındaki Serhat Gerger ile avukat 26 yaşındaki Ayşe Kapaklı yaşamlarını birleştirdi. Düğüne katılan yaklaşık 500 davetli, çiftin piste gelişinin ardından dolar atma yarışına girdi. Aralarında kadınların da bulunduğu onlarca kişi ceplerinden desteler halinde çıkardıkları 1’lik banknotlardan oluşan dolarları havaya savurdu. Havaya savrulan dolarları 5 görevli yerlerden toplayıp, saz ekibinin yanında bulunan çantalara doldurdu. Cebinde dolar kalmayan davetliler, dolarları toplayan orkestra görevlilerine başvurup, YTL vererek dolar satın alıp, yeniden saçtı. Bunun üzerine salonda dolar- YTL hareketi de yaşandı.

TAKI TAKMA YARIŞINA GİRİLDİ

Gecenin sonunda ise davetliler bu kez gelin Ayşe Kapaklı’ya takı takma yarışına girdi. Sırayla geline altın takan davetlilerin, taktılarıyla bir anda üzeri kilolarca altınla dolan gelin, taşımakta zorlandı. Geline yaklaşık 130 bin YTL değerinde inci kolye, altın kemer, örme set takımı, Urfa akıtması, kordon, hasır bilezik gibi birçok ziynet eşyası ve para takıldı. Yerel sanatçıların katıldığı düğünde davetlilere yöresel yemek ikram edildi. Havai fişek gösterisinin de yapıldığı düğün yaklaşık 5 saat sürdü.

Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, akp Milletvekili Sabahattin Cevheri ile çok sayıda bürokrat, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve kentin ileri gelen aşiret üyelerinin hazır bulunduğu düğüne katılanlar Türkçe ve Kürtçe müzik eşliğinde halay çekerek eğlendi.


13-10-2008 21:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583
Dizi dizi dizdiler bizi, koyun edip kerizlediler hepimizi
Gazetecinin mesaisi olmaz ya...
Gün kararmaya dönünce biz de gireriz o havaya...
Bizim haber merkezinde o saatlerde kafalar ajanslardan, ekranlardan kalkar... Bir konu açılır, başlarız sallamaya...

Geçen gün editör kızımız Gizem dedi ki...
-"Ben Avrupa Yakası fanatiğiyim. Hiç bir bölümünü bugüne kadar kaçırmadım. Kaçırdıklarımı da mutlaka internetten izlerim."
-"Artık güldürmüyor ki o dizi" diye Alp karşı atak yaptı.

İşte bu diyalogla başladı bizim dizi geyiği...
Bizim Bahar daldı konuya...
-"Ben Sıla'yı izledim sonuna kadar" diye...
-"Nasıl yani" dedim? Şaşkın şaşkın yüzüne bakıp ekledim;
-"O diziyi üçüncü bölümde bırakmadın mı? Sonuna kadar gittin mi?"
-"Evet abla, ama sonu çok saçmaydı"
-"Sonuna kadar izlediğine göre sen de saçmalamışsın" demek geldi içimden, yuttum...

O arada bizim Oktay lafa karıştı...
-"Annem dizisi de iyici saçmalamaya başladı"...
-"Allah allah bitmedi mi o dizi" demişim cahilliğimi dışa vurarak...
Alp kaçırmadı ama...
-"Sen hiç televizyon izlemiyorsun galiba abla..."
Bahar yanıt verdi benim yerime;
-"Geçen yıl Yaprak Dökümünü izliyordun sen abla, bıraktın mı?"
-"O dizi geçen yıl bitmeliydi, o bitmeyince ben bitirdim" dedim sessizce.

Muhabbet devam ederken dalıp gitmişim...
Böyle anlarda;
-"Uzaydan ablaya" dalga geçer bizim çocuklar...

O sırada aklımda dizi dizi diziler vardı...
Her kanalda her akşam en az bir tane...
*Yaprakları döküle döküle bitmeyen ağaç...
*Girenin çıkanın haddi hesabı olmayan Avrupa'nın Yakası...
*Bir mafya bir kahraman olan Polat abi..
*Binbir gece masallarının ruhuna rahmet okuyan Binbir işkence...
*Ah annem ah annem diye bayıltan Annem...
*Töresi batasıca Sıla'm...
*İki sezondur dinmeyen Kavak Yelleri...
*Kovalaya kovalaya her defasında çıktığımız Arka Sokaklar...
*Bir türlü uslanmayan "Asi" kızımız...
*Parmaklıklar Ardında"n çıkamayanlar...
*O berbat sesiyle Düğün Şarkıcı'sından başka bir halt olamayacak gariban...
*Yayınlamaktan bir türlü vazgeçmedikleri "Vazgeç Gönlüm"
*Sele kapılıp gidesice"Selena"

Ve daha adını duymadıklarım, zap yaparken bile görmediklerim...
Hayatımız dizi olmuş farkında mısınız?
Ya annemiz, ya eşimiz, ya çocuğumuz yüzünden bu dizilerden birinin tiryakisi olmuşuz... Kumandayı eline alan bizi de bu diziler için ekran başına dizer olmuş...
Peki ne öğreniyoruz bu dizi dizi hallerden?
Dizi dizi dizilmeyi mi?
Sizi bilmem ama bana sorarsanız...
Dizi dizi diziyorlar bizi, koyup edip kerizliyorlar hepimizi...


13-10-2008 21:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Türkiye Kuzey Irak'a gidiyor


Türk heyeti Kuzey Irak'a gidiyor... Terör krizi için Barzani'nin kapısı çalınacak. Irak ziyaretinin kesin tarihi henüz belli değil.
Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi Elçi Murat Özçelik başkanlığında bir heyetin bu hafta Irak'a gitmesi bekleniyor.

Heyet, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani'nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerle görüşmelerde bulunacak.

Türk heyetinin Irak ziyaretinin kesin tarihi ve süresine ilişkin olarak bilgi verilmedi.


13-10-2008 21:42 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583


Gözyaşıyla yazı yazıyor
13 Ekim 2008 Pazartesi 19:41
Görenler hayrete düşüyor... Burnundan çektiği suyu gözünden fışkırtıyor ve istediği uzunlukta da yazı yazabiliyor... İlginç...
Luoyang'da yaşayan 56 yaşındaki Ru Anting, burnundan çektiği suyu gözünden püskürterek istediği uzunlukta yazı yazabiliyor.

Bu yeteneğini Shansui şehrindeki lotus Parkında sergileyen Anting, yaptığı gösteride özel hazırlanmış bir zemin üzerine 'Talih okyanus kadar büyük bir denizdir' yazısını yazdı.

Kendisini izleyenleri büyük hayrete düşüren Anting, Çin ajanslarına yaptığı açıklamada bu yeteneğini çocukken nehirde yüzerken farkettiğini belirtti.

'Zaman zaman yüzerken su yutabiliyorum. Bir keresinde yine çok miktarda su yutmuştum ve bu su gözlerimden fışkırdı. O anda bütün arkadaşlarım hayretten küçük dilini yuttu' şeklinde açıklamda bulundu.

1990 yılında işsiz kalan Ru, yaklaşık 20 yıldır bu yeteneğiyle para kazanıyor. İşsiz kaldığında bu yeteneğini daha da geliştiren Ru Anting, üç yıllık sıkı bir çalışmadan sonra gözyaşını 3 metre uzaklığa kadar püskürtmeyi başardı. (e-kolay)


13-10-2008 21:43 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583
Statta sigara içene ceza


Statta sigara içene ceza
13 Ekim 2008 Pazartesi 20:04
Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, stadyumda sigara içtikleri gerekçesiyle 2 kişiye para cezası verildi.
Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, stadyumda sigara içtikleri gerekçesiyle 2 kişiye para cezası verildi.

İhsaniye Stadyumu'nda dün yapılan TFF 3. Lig takımlarından Gölcükspor ile Yıldırımbosnaspor maçında S.U. ve K.E'nin tribünde sigara içtikleri görevli polis memuru tarafından fark edildi.

İlgili yasa gereği stadyum dışına çıkarılıp polis merkezine götürülen kişilere 62 YTL para cezası verildi.

Gölcük Emniyet Müdürü İsa Bişiren, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, spor sahalarında sigara içilmesinin önlenmesi için ilgili yasayı titizlikle uyguladıklarını belirterek, ''Gençlerin spor sahalarında sigara içmemeleri için polisimiz görevini yapıyor. Caydırıcı olarak bu para cezasının etkili olacağını sanıyorum. Sigarasız bir toplum yaratabilmek, dumansız hava sahaları oluşturabilmek için el birliğiyle yasaların uygulanmasına yardımcı olmalıyız'' dedi.


13-10-2008 21:46 | cevapla | Şikayet Et!
offline sondakika(gökay)
Mesajlar: 15016

151583
Kürt Sorunu nasıl çözülür?

Çözülemez!
Böyle gelmiş böyle gider!
İnat var çünkü...
Birileri kazanıyor sürekli...
Kan gölünün içinde saltanat sürenler var...
Kürt Sorunu çözülürse...
Onlar da çözülür...
Erir...
Yok olur...
Buz gibi...
O halde niye bitsin?
Bitmez!
Böyle gelmiş böyle gider!

***

Mehmet Altan haklı...
Kürt halkının derdini kimse konuşmuyor...
Herkes kendi derdinde...
Seçim de yaklaşıyor...
Kürtler'in üzerinden bir yarıştır gidiyor...
Biri yapıyor, öteki yıkıyor...
Biri istiyor, öteki vermiyor...
Hal böyle olunca; siyasi propoganda başlıyor...
-Kürtler eziliyor!
Halbuki, Kürt'ü ezen kendisi...
Suyunu vermeyen kendisi...
Kanalizasyon vermeyen kendisi...
Niye?
Verirse Kürt rahat edecek çünkü...
Nefes alacak...
Kürtler, hizmet alırsa, karşılığını verecek biliyor...
Biliyor ve TOKİ'nin önünü kapatıyor mesela... Altyapı hizmeti vermiyor, çalışmıyor, çalıştırmıyor... "Ya koltuğu kaptırırsam" derdi var çünkü...
Böyle giderse...
Kürt Sorunu çözülür mü?
Çözülmez...
Daha da büyür hatta!
Aktörler böyle istiyor çünkü...
Bu sorun hep sürsün istiyorlar çünkü...
Biterse...
Onlar da biter...
Önce erirler...
Sonra da yok olup giderler...
Buz gibi!

***

Çözüm nedir peki?
Yok bu işin çözümü!.. Gözü kan bürümüş kişiler yok olmadıkça bu işin çözümü olmayacak!.. İktidar kanadı bir ileri bir ileri yaptığı sürece, bu işin çözümü olmayacak!.. DTP kanadı, Kürtler üzerinden rant sağlamaya devam ettikçe, bu işin çözümü olmayacak!.. Çözüm olmayacağı gibi, bu sorun korkarım daha da büyüyecek... Altınova'yı gördük, mahalle kavgasını bile Kürtler'e maledip, Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlarımızın canına kastedildi!
Kürt Sorunu böyle mi çözülecek?
I ıh çözülemez...
Özal olsaydı belki..
O da olmadığına göre...
Bu sorun çö-zü-le-mez!..


13-10-2008 21:47 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 1082, 1083, 1084 ... 1122, 1123, 1124  Sonraki

Yardim Bilgi bandı ile sayfa içerisinde aktif olarak gezinti yapmasanız bile online olarak kalabirsiniz. Ayrıca belirli özellikleri de bilgi bandı ile takip etmek çok kolay


Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim