Forumlar >>
Paylaşım >> HAYATIN GERÇEKLERİ v.2

| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3, ... 152, 153, 154 Sonraki |
|
|
| Yazar |
HAYATIN GERÇEKLERİ v.2 |
Yabancı..
|
Konu sadece paylaşıma açıktır!
Sohbet etmek isteyen arkadaşlarımız lütfen geyik bölümünde kendilerine uygun konularda muhabbet ortamı aramalarını önemle rica ederiz
| 17-11-2008 23:34 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|
Şimdi bazı arkadaşlarımız nedir bu hayatın gerçekleri diye düşünebilirler.
Ben bunun için Hayatın gerçekleri v.1 in linkini buraya kopyalayayım arkadaşlarımızda buna göre katkı yapsınlar.
Konu sahibi arkadaşımız gelince zaten gerekli açıklamayı düzenlemeyi yapar : )
http://www.duslersokagi.com/paylasim/t5832-hayatin-gercek
| 18-11-2008 00:43 | | Şikayet Et! |
|
Yabanci. Mesajlar: 15236
|
Uzay mekiğinin yakıt tankının genişliği niye 1,5 m imiş?
ABD'nin uzaya gönderdiği uzay mekiğinin yakıt tanklarının genişliği 4 feet, 8,5 inçtir. (yaklaşık 1,5 m)
Uzay mühendisleri bu tankları genişletmek istemişler, ancak başaramamışlardır.
Çünkü bu tanklar fırlatma rampasına trenle gönderilmek zorundadır ve söz konusu tren yolu tünellerden geçmektedir. Tünellerin genişliği ise tren raylarının arasındaki genişlik olan 4 feet 8,5 inçten biraz fazladır.
Neden 4 feet, 8,5 inç?
Çünkü vaktiyle tren rayları İngiltere'de böyle yapılmıştır ve ABD demiryolları İngiliz göçmenler tarafından inşa edilmiştir.
Peki neden İngilizler bu genişliği kullanmışlar?
Çünkü ilk tren raylarını yapanlar eski tramvay yolu yapımcılarıdır ve tramvay yolunun genişliği tam olarak budur.
Tramvay rayları neden daha geniş değildir?
Çünkü bu ölçü vaktiyle at arabalarını yaparken kullanılan genişliktir
At arabalarındaki tekerlekler arasında neden bu ölçü dikkate alınmış ?
Çünkü çok eskiden beri İngiliz topraklarından gelip geçen araçlar bu ölçüyü ortaya çıkarmıştır.
Arabalar için başka bir ölçü kullanıldığında tekerlekler engebeli arazi üzerinde kalmakta ve kısa sürede bozulmaktadır.
Bu eski yol izleri nasıl ortaya çıkmış?
İngiltere'deki ilk uzun mesafeli yollar Roma İmparatorluğu tarafından kendi savaşçıları için açılmıştır.
Peki Romalıların yol izleri neden bu ölçüdeymiş?
Çünkü Roma İmparatorluğu'nun ilk savaşçılarının arabaları yan yana getirilmiş iki atın çektiği araçlardır.
Ve iki atın poposunun genişliği 4 feet, 8,5 inçtir.
Sonuç olarak dünyadaki en gelişmiş ulaşım sisteminin füzelerinin dizaynı ikibin yıl önce yan yana getirilen iki atın popo genişliği ile belirlenmiştir.
Bu kuralı değiştirmek ise Ay'a giden, Mars'a gitme ve uzaya açılma planları yapan Amerikalı uzay aracı mühendislerinin bile harcı değildir ... | 19-11-2008 19:19 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|
bismillahirrahmanirrahim
hayırlısı olur inşallah
| 19-11-2008 20:51 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|

Helal olsun! Buna tam destek
Özünde "bu tasarruf" devede kulak kalır... Ama psikolojik anlamda "halka moral" verir... Bir vekil öneriyor... Diyor ki "kriz süresince milletvekili maaşları yarıya indirilsin".
ZÜBEYİR KINDIRA
İNTERNETHABER
ANKARA- Dünya ekonomik krizle çalkalanıyor, krizin dalgaları Türkiye kıyılarına da vuruyor. Firmalar küçülmeye giderken, olan üç-beş kuruşa çalışan işçiye oluyor. Çünkü ilk tasarruf "işten çıkarma" şeklinde oluyor...
VEKİL MAAŞLARI NE KADAR?
Milletvekili maaşları kriz döneminde
yarıya indirilsin deniliyor. Peki
vekiller ne kadar alıyor, yarıya
indirilirse ne kadar alacaklar;
AYLIK MAAŞ; 8 BİN 624 YTL
YARIYA İNERSE: 4.312 YTL alacaklar
NE DİYORSUNUZ BU MAAŞLA
VEKİLLERİMİZ GEÇİNEBİLİR Mİ?
KRİZ DÖNEMİNE MAHSUS VEKİL
MAAŞLARI YARIYA İNSİN Mİ?
SİZ NE DİYORSUNUZ?
ANKETE KATILIN, GÖRÜŞÜNÜZ
SES BULSUN!
VEKİL MAAŞLARINI YARIYA İNDİRELİM
İşte böyle bir dönemde CHP Gaziantep milletvekili Yaşar Ağyüz'den bir öneri geldi. Kimileri belki bunu "şov" olarak niteleyecek ama öneri de yabana atılacak gibi değil.
Bu öneriyi yazılı bir açıklama ile duyuran Ağyüz'e diğer vekiller destek verir mi bilinmez ama halk "canı gönülden evet" der gibi...
ÖNERİ ŞU: Ekonomik krizi halkla birlikte duymak ve yaşamak istiyorsak, kriz süresince Milletvekili maaşları yarıya düşürülsün.
BU ÖNERİYE GELEN İLK TEPKİLER
Bu öneriyi Meclis'de diğer vekillere de sormaya başladık. Hiç biri sıcak bakacak gibi değil... İlk reaksiyon da MHP'li Recai Yıldırım'dan geldi.
"POPÜLİST YAKLAŞIM"
MHP Adana Milletvekili Recai Yıldırım, Ağyüz'ün önerisini 'fazla popülist' buldu ve "Tasarrufa evet. Ama bu devletin makro düzeyde yapacağı bir tasarruf olmalı. Lüksten kaçınmak, gereksiz harcamalardan uzak durmak gerek. Ama milletvekili maaşlarını yarıya düşürmeyi öneren bir milletvekili bunu popülizm olsun diye yapmıştır" dedi.
FAKİR VEKİL NE YAPSIN?
MHP'li Yıldırım'ın bu öneriye karşı çıkmasının bir diğer nedeni de sadece vekil maaşı ile geçinenlerin durumu. Yıldırım şöyle diyor;
"Meclis'te elbette iş adamı, fabrikatör olan milletvekili var. Bunlar o maaşın yarısını da alsa, hiç almasa da olabilir. Ama ya benim gibi milletvekili maaşından başka bir lira geliri olmayan vekil ne yapacak? Meclis'te benim durumumda olan çok arkadaşımız var. Biz hep seçim bölgemize gidip geliyoruz, parti çalışmaları yapıyoruz, Ankara'ya gelen seçmenlerimizle ilgileniyoruz. Bunların hepsi masraf. Böyle bir öneride bulunurken iyi düşünmek gerek. Eğer bu öneriyi yapan CHP'li arkadaşımızın durumu iyi ise maaşını bağışlasın devlete. Bir tasarruf yapılacaksa bunu devlet yapmalı" dedi.
AKP'LİDEN HODRİ MEYDAN
Peki iktidar ne diyor? AK Parti İzmir Milletvekili İbrahim Hakgör, "hodri meydan" diye CHP'li vekile seslendi;
"Öyle yazılı açıklama ile olmaz. Şov yapmasınlar. Parti olarak getirsinler. Biz de destetleyelim. Hodri meydan"
GENÇ'TEN BURSLU YANIT
Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç ise kendisinin bir çok öğrenciye burs verdiğini ve böyle bir önerinin kabulü halinde, burs vermeyeceğini belirterek, "Eğer böyle bir karar alınacaksa ben uyarım. Ama bundan önce bu hükümetin yapması gereken ihalelerde devletin soyulmasını önlemektir. Oraya bakın!" dedi.
KAPLAN'DAN ASKERLİ YANIT
DTP'li Hasip Kaplan ise "Eğer gerekiyorsa yarıya da düşürmeyelim ve milletvekili maaşlarını tümüyle kaldıralım. Böylece buraya gelen insanlar maaş için gelmesin, hizmet için gelsin. Buraya gelen insanların da maaş için gelmediği halk tarafından görülsün. Ama tasarruf yapılacaksa önce TSK'nın silah alımından, askeri harcamalardan tasarruf yapılmalı" dedi.
| 19-11-2008 20:56 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|

Doların gün sonu raporu
G-20 zirvesinden beklenen desteğin çıkmaması İMKB'de satışları hızlandırırken, dolar hafif yükselişe geçti. İşte gün sonu rakamları;
İlgili Haberler
53 bin bankacı işsiz kalacak
G-20 zirvesinden beklenen desteğin çıkmaması İMKB'de satışları hızlandırırken, dolar hafif yükselişe geçti.
Nisan ayında yapılacak bir sonraki toplantıya kadar her ülkenin tedbirlerini kendisini belirleyecek olması piyasalarda karamsarlık yarattı. Borsalarda satışlar hızlanırken, dolar hafif yükseldi. Ayrıca Japonya ekonomisi ile ilgili gelen olumsuz veriler ve Avrupa ve ABD ekonomisinde sıkıntıların büyüyeceği yönündeki öngörüler hisse senedi piyasalarında yeni satışları beraberinde getirdi.
İşte dolarda kapanış rakamları;DOLARDA SON DURUM
İSTANBUL ALIŞ SATIŞ
ABD Doları 1,6260 1,6280
Avro 2,0560 2,0580
Sterlin 2,4450 2,4700
İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,6280 YTL, avronun satış fiyatı 2,0580 YTL oldu.
Piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı'da 1,6260 YTL'den alınan dolar 1,6280 YTL'den satılıyor. 2,0560 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 2,0580 YTL düzeyinde bulunuyor.
Serbest piyasada önceki kapanışta 1,6060 YTL olan dolar güne 1,6170 YTL'den, 2,0380 YTL olan avro 2,0290 YTL'den başlamıştı.
BORSA GÜNÜ DÜŞÜŞLE KAPADI
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 5,42 değer kaybetti. İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 862,58 puan azalarak 24.046,50 puandan kapandı.
Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer kaybı yüzde 3,46 oldu. İlk seanstaki 516,18 puanlık azalış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 1.378,76 puan geriledi.
Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 5,42 değer kaybetti.
DÜNYADA MALİ KRİZ
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Japonya da durgunluğa (resesyon) girdi. 2001 yılından bu yana ilk kez bu ülkede resesyon görülüyor.
Japonya ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 0,1 daralarak durgunluğa (resesyona) girdi. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, dünyanın ikinci büyük ekonomisinin Temmuz-Eylül döneminde yüzde 0,1 daralarak 2001 yılından bu yana ilk kez "teknik durgunluğa" girdiği belirtildi.
PETROLDE JAPONYA DÜŞÜŞÜ
Japonya ekonomisinin durgunluğa girmesinin, küresel ekonomik yavaşlamanın petrol talebini düşüreceği kaygılarını artırması nedeniyle petrol fiyatı 56 doların altına indi. ABD ham petrolünün varil fiyatı aralık ayı teslimi 1,11 dolar düşerek 55,93 dolara indi.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Başkanı Şekip Halil, örgütün bu ay petrol üretiminde daha fazla kesintiye gitmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Japonya ekonomisinin ikinci çeyrekteki daralması da yüzde 0,9 olarak revize edildi. Gayrisafi yurtiçi hasılanın temmuz-eylül döneminde yıllık yüzde 0,4 düştüğü kaydedilen açıklamada, nisan-haziran döneminde gayrisafi yurtiçi hasıladaki gerilemenin yıllık bazda yüzde 3,7 olarak revize edildiği, gayrisafi yurtiçi hasılanın ilk çeyrekte yüzde 4 büyüdüğü ifade edildi.
Ekonomistler, Japonya ekonomisinin yıllık bazda yüzde 0,1 büyüyeceğini tahmin ediyorlardı. Teknik durgunluk, bir ekonominin iki çeyrek arka arkaya negatif büyümesi olarak tanımlanıyor. Japonya ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 0,1 daralması, küresel finansal krizin avro bölgesinin ardından dünyanın diğer büyük bir ekonomisini daha durgunluğa soktuğunu gösteriyor.
AVRO BÖLGESİ DURGUNLUĞA GİRDİ
Avro kullanan 15 Avrupa ülkesinin oluşturduğu Avro Bölgesi, üçüncü çeyrekte yüzde 0.2 daralarak 10 yıllık tarihinde ilk kez durgunluğa girdi. Avro Bölgesi’nin üçüncü büyük ekonomisine sahip olan İtalya’nın üçüncü çeyrek verileri, beklenenden daha büyük ve son 10 yılın en sert düşüşüyle yüzde 0.5 daraldığını gösterdi.
İtalya, 2005 yılından bu yana ilk kez resesyon yaşıyor. Ekonomistler, gelecek üç çeyrekte de İtalyan ekonomisinde daralma bekliyor.
Fransa ikinci çeyrekte yüzde 0.3 daralmıştı. İkinci çeyrekte yüzde 0.1 büyüyen İspanya, üçüncü çeyrekte yüzde 0.2 küçüldü.
Hollanda ekonomisinde ikinci ve üçüncü çeyrekte büyüme sıfır oldu. Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya üçüncü çeyrekte yüzde 0.5 daralınca beş yıl sonra yeniden durgunluğa girdi.
İŞSİZLİK AĞUSTOS’TA YÜKSELDİ
Türkiye’de Eylül 2008 dönemi itibariyle işsizlik oranı yüzde 9,8 olarak hesaplandı.
Geçen yılın aynı döneminde işsizlik oranı yüzde 9,2 düzeyinde bulunuyordu.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketinin, "Temmuz-Ağustos-Eylül" dönemini kapsayan, "Ağustos" sonuçlarına göre, bu dönemde iş gücüne katılım oranı ise yüzde 49,8 olarak hesaplandı.
İşsizlik oranı kentlerde yüzde 12, kırsal kesimde yüzde 6,3 olarak belirlendi.
| 19-11-2008 20:59 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|

Türk soyadı rahatsız ediyor mu?
Bu soru Ahmet Türk'e ilk kez soruldu. Yanıtı ne oldu dersiniz. Peki ya Türkiye isminden yana sıkıntısı var mı? Hepsi yanıt buldu.
Akşam gazetesinden Nagehan Alçı, DTP lideri Ahmet Türk ile bir röportaj yaptı. Röportajda çok çarpıcı bir soru vardı. Alçı, ilk kez Türk'e soyadını sordu.
-Soyadınızın Türk olması sizi rahatsız ediyor mu?
-Ahmet Türk: Hayır, hiç etmiyor. Soyadım Türk olsa ne olur, Kürt olsa ne olur? Ben bu ülkenin meselelerine nasıl baktığımla ilgileniyorum.
ANNESİNİN ADI DA TÜRKİYE
Ahmet Türk'ün babası Hacı Sinan,
soyadı kanunu çıkınca, Türkiye'ye
bağlılığını göstermek için 'Türk'
soyadını alıyor. Eşinin ismi ise
'Türkiye'... Yani Ahmet Türk'ün
annesinin adı; Türkiye Türk
-Türkiye, “Türklerin toprağı” anlamına geliyor. Bundan rahatsızlık duyuyor musunuz?
-Ahmet Türk: Hayır, Türkiye hepimizin Türkiyesi. Böyle bir rahatsızlık yok. Ama “bu ülke Türklerindir” deyince var.
-Söyledikleriniz ile kamuoyundaki algı uyuşmuyor. Sanırım nedeni PKK ile aranıza mesafe koymamanız. Kişisel olarak bundan rahatsız mısınız?
-Ahmet Türk: Bazı şeyleri ayrıştırmak zordur. Bölge hep sopa politikası ile yönetilmek istenmiş. Kürtler potansiyel tehlike olarak görülmüş. Bu yüzden bir tepki var. Siyaset yaptığımız taban çok hassas. O taban bizi ister istemez o insanlara karşı duyarlı olmaya itiyor.
TÜRK SOYADININ İLGİNÇ ÖYKÜSÜ
Ahmet Türk’ün babası Hacı Sinan, bir oduncuydu ama şanslı bir oduncuydu. Dönemin ünlü Osmanlı Paşalarından İbrahim Paşa, ölmeden önce kaleyi andıran kasrını ve topraklarını, bölgenin aşiret reislerinden Hüseyin Kanco’ya bırakmıştı.
Hüseyin Kanco Hamidiye alayına bağlı bir Kürt komutandı. O da ölmeden tüm bu mal varlığını bir şartla, yanında çalışan oduncu Hacı Sinan’a bırakmaya karar verdi.
Hacı Sinan’a, “İbrahim Paşa’dan kalan tüm malvarlığımı ben de sana bırakacağım ama bir şartla, büyük kızım Türkiye ile evleneceksin ve damadım olacaksın” dedi.
Oduncu Hacı Sinan bu şartı kabul etti ve Hüseyin Kanco’nun büyük kızı Türkiye ile evlendi. Soyadı kanunu çıktığında Hacı Sinan, Türk soyadını aldı. Böylece kendi adı Sinan Türk, eşinin adı Türkiye Türk oldu.
| 19-11-2008 21:02 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|

Karına aşığım deyince Alanson deliye döndü
Programda herşey iyi gidiyordu. Ta ki sunucu "karına aşığım" diyene kadar. Mazhar Alanson'un o anda sigortaları attı ve şu diyalog yaşandı.
Psikiyatr Cem Mumcu’nun programına konuk ettiği Mazhar Alanson’a canlı yayında söylediği söz ekran başındaki milyonlarca seyirciyi şoke etti...
Sunuculuğunu psikiyatr Cem Mumcu, oyuncu Pelin Batu ve şarkıcı Harun Tekin’in yaptığı “Kısa Devre” programının konuğu Mazhar Alanson’du. Sakin başlayan program Mumcu ve Alanson arasında gerçekleşen ilginç diyaloglarla gerildi. Mumcu’nun, Alanson’un eşi Biricik Suden’e olan hayranlığından söz etmesi tartışmanın fitilini ateşledi.
İşte kıyamet koparan o diyalog...
Mumcu: Eşinize uzaktan uzağa aşığım
Alanson: Bak işte bu da ders olsun. Adamın arabası var, başkasının arabasına şey yapar. Karısı var, gider başkasının karısına. Senin kendinde olanlara şükretmen gerekiyor.
Mumcu: Ben bekarım. Sözlerimi yanlış anlamayın, eşinize bir kadın figürü olarak dışarıdan bakıyorum ve bu sözleri saygıyla söylüyorum. Siz de bir takım yaftalarınızla, kafanızdaki görüntülerle, algılamadan bir şeyler söylüyorsunuz.
M. Alanson: Seni meşhur ettim bu akşam hocam. Size gelen hastalar artacak.
C. Mumcu: Sizinle bir yerlerde konuşmak isterim.
M. Alanson: Eee veririz 70 dolarını konuşuruz.
C. Mumcu: Siz de bir takım yaftalarınızla, kafanızdaki görüntülerle, algılarla dan dan bir şeyler söylüyorsunuz. Beni tanımıyorsunuz.
M. Alanson: Tabii söyleyeceğim, git muaynehanende söyle. Seni tanımıyorum, çünkü sen çok yeni bir adamsın. Sanki 40 yıllık şovmen gibi attırıp, tutturuyorsun. Hiç kimse seni tanımıyor ki. Yani sen yılların Cem'i falan gibi bir şey değilsin. Seni meşhur ettim bugün.
Stüdyoda gerginliğin artması üzerine araya Harun Tekin girdi. Alanson’a başka bir konudan sorular sorarak gerilimi azaltmaya çalıştı. Alanson, Tekin’in yönelttiği sorulara cevap verirken bu kez de Mumcu’nun mimiklerine takıldı: “Bana el, yüz hareketleri yapma. Beni alt ettiğini mi sanıyorsun.”
Alanson’un bu sözleri ortamın daha gerginleşmesine neden olurken, Mumcu masasından kalkarak stüdyonun arkasında bulunan koltuklara oturdu.
| 19-11-2008 21:04 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|
Arda bir aydır uyuyamıyor
Genç futbolcu hastane çıkışı konuştu. Durumunu anlattı, "artık sokağa çıkamıyor, yemeğe gidemiyoruz" deyip sitem etti.
İlgili Haberler
Arda Turan'ın hastalığı ne? Arda'yı taşıma rezaleti Arda yürekleri ağıza getirdi! Arda'ya geçmiş olsun dileği
İNTERNETHABER/ Dün akşam sahada yığılıp kalan Arda Turan geceyi hastanede geçirdi. Taburcu olduktan sonra konuşan Arda, bir hayli dertliydi.
Medyaya ve taraftarlara sitem eden Arda, "Gayet iyiyim, sadece biraz kafa olarak yorgunum... Son bir aydır uyuyamıyorum, neden bilmiyorum. Birileri canımızı yakıyor. 21 yaşında genç biriyim, sıkıntı çekiyoruz eninde sonunda..." dedi.
ÇIKACAKTIM AMA...
Kalp ritmi bozulması... Futbolcular için
öldürücü olabiliyor. Arda'nın hastalığı ne?
Çok iyi olduğunu ve bir sıkıntısı kalmadığını sürekli tekrarlayan Arda, o anda yaşananları da anlattı;
"Sürekli üstüste atılan deparlar sonunda kaynaklanan bir durum. Bir ara onu hissedince çıkmak istedim ama formamı elimden geldiğince taşımak istiyorum. Sahada kalmak isteyince, nabzım 130'lara kadar çıkmış... Sonra da dayanamadım..."
KAYBEDİNCE SOKAĞA ÇIKILMIYOR
Arda Turan, anlattıkları ile sokaktaki halka da mesaj gönderdi. "Türkiye'de bir şeyleri kaybedince sokağa bile çıkamıyorsunuz" diyen Arda, "Ne zaman dışarı çıksak bir sorun oluyor. Yazılanlara üzülmüyorum ama yazılanlar sokaktaki insanları etkiliyor. Çünkü öyle yazılar yazıyorlar ki... Bundan sonra ben de istediğim şeyi yapacağım." dedi.
ALKOL ALDIĞIM İSPATLANSIN FUTBOLU BIRAKAYIM
Arda'nın en çok dertli olduğu konu ise alkol kullandığı yönündeki iddialar. "Hayatımda alkol kullanmadım" diyen genç futbolcu, "Alkol kullandı diye yazıyorlar. Bana alkol verdiğini öne süren bir gazino sahibi varsa futbolu bırakırım" diye konuştu.
| 19-11-2008 21:11 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|

Allahım bu nasıl yazı! Hoca böyle ederse cemaat ....
Yazan bir din hocası; Yaşar Nuri Öztürk. Öyle sözler, öyle kelimeler var ki... İşte günün "en çirkin", "en hayasız" yazısı...
İki din adamı fena kapıştı. "Gerçek İslam Kur'an'da" diyen Öztürk ile Mehmet Şevket Eygi'nin tartışması "edepsiz" bir kavgaya döndü.
Yaşar Nuri Öztürk Hurafe soytarısına açık mektup (1) başlıklı Hürriyet'teki köşesinde ağzına geleni saydı. Ama öyle bir sayışki okuyunca "bir din adamı böyle mi yazar" denilecek türden...
Ne sınır var, ne saygı var, ne nezaket var... Şu aşağıda ki kelimeler onun yazısından seçmece;
Hürafe soytarısı,
Hayvanlıktan aşağı, MERAKLISINA NOT!
ŞİNTOİST: Doğaya ve atalar kültüne önem vermesiyle tanınan Japonların inanç sistemini savunan kişi...
Yaşar Nuri hoca, Eygi'nin alimlere tapınıp, onlara körü körüne bağlı olduğunu öne sürüyor.
Haysiyetsiz yobaz,
Kara yürekli ebleh,
Şintoist,
Eçhel yobaz,
Örtülü şirk hamalı...
İşte günün en "çirkin" en "hayasız" yazısından satırlar;
(...)Sen! Dişleri dökülmüş, gözlerinin nuru uçmuş, fesat ve gıybet yaratığı hurafe soytarısı!
Sen; bir zamanlar ‘Yeşil Kuşak İslamı’ adındaki ABD yapımı sömürü dinine ve emperyalizme uşaklık ediyordun, şimdilerde ise itibar göremediğin bir cemaate öfken yüzünden ABD ve dinler arası diyalog düşmanı kesildin.
Ona buna ‘din baronu’ diye saldırıyorsun. Uzun zamandan beri sakladığın paslı dişlerini yeniden çıkararak, ‘ikiyüzlü varakpâre’de iki kez de bana saldırmışsın.
(...)
Benim ‘Kur’an’daki İslam’ adlı kitabımı, söz ve söylemimi sünneti dışlamak olarak anlamak tam bir ahmaklık, bunu halka bu şekilde propaganda etmekse tam bir namussuzluktur.
Kur’an, “Peygamber’e uyun!” demiyor mu? Defalarca diyor. O halde, Kur’an’daki İslam, Peygamber’e uymayı otomatik olarak içermektedir.
Haysiyetsiz yobaz! Bir adam, hem Kur’ancı hem de Kur’an’ın tebliğcisi olan Hz. Peygamber’i dışlayıcı nasıl olur? Senin ruhun, idrakin, vicdanın, insanlığın, insafın yok mu?
Senin hiç değilse hayvanlığın da mı yok?
(...) Hayatımda bir gayrımüslim okulun önünden bile geçmedim. Baba ocağında, aynı zamanda hocam olan babamdan ana dilimden önce Kur’an dilini, Türk alfabesinden önce Kur’an alfabesini öğrendim. Türkiye’de ve Batı mekteplerinde 30 yıl Arap Dili ve Edebiyatı, Kur’an ilimleri okuttum.
Bütün bunlardan sonra, her şeyi bir kenara koyup da senin gibi hurafeci, örtülü şirk hamallarından din mi öğreneceğim?
(...) Ama senin gibi kara cahil bir hurafe soytarısı bu incelikleri ya hiç anlamıyor yahut da anladığı halde iblisane bir siyasetle anlamazlıktan geliyor. Kalem elinde, aklına geleni yazıyorsun. Sömürdüğün tek şey, bu konuları gereğince bilmeyen halkın duygularıdır.
Buna tenezzül edecek kadar düşük bir adamsın sen. Tıpkı bütün hurafeci, echel yandaşların gibi…
(...) Senin gibi kıskançlık marazına yakalanmış nankörler itiraf etmese de, kırk yılı aşkın zamanım, şükürler olsun, İslam’a, insana, ilme, irfana hizmetle geçti.
'KANCIK EDALI' ÜSLUP
Aşağı yukarı aynı yaşlardayız. Bu süre içinde sen ne yaptın, söyler misin? Daha bir eleştiri yazısını, muhatabının adını açıkça zikrederek yazacak mertliğe ulaşamamışsın. Kancık bir eda ile kıvırıp duruyorsun.
(...)
Sen Şintoist misin? Ecdada, ulemaya mı tapıyorsun sen?
Ben Kur’an müminiyim. Ulemayı hem başımın üstünde tutacak kadar sever, sayarım; hem eleştiririm. Ulema bundan asla rahatsız olmaz. Sen kimsin de ulema adına ahkâm kesiyorsun!
Senin gibi kara yürekli eblehlerin, ‘tekfir’ edecek kadar saldırdıkları İmamı Âzam’ın, sahabîleri bile eleştirdiğini bilmez misin? Nitekim İmamı Âzam, bu tavrı yüzünden senin gibi echel yobazların ağır hücumlarına uğramıştır.
| 19-11-2008 21:13 | | Şikayet Et! |
|
Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..
|