Forumlar >>
Paylaşım >> hayat____a____dair herşey(mutluluk//mutsuzluk//umut//umutsuzluk//sevgi//aşk//dostluk)kısaca herşey:)

| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3 ... 77, 78, 79 ... 83, 84, 85 Sonraki |
|
|
| Yazar |
hayat____a____dair herşey(mutluluk//mutsuzluk//umut//umutsuzluk//sevgi//aşk//dostluk)kısaca herşey:) |
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Bir yaz günü, plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu seyrediyordum. Her ikisi de, deniz kıyısında, kapılarıyla, kuleleriyle, tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl çalışıyorlardı...
Kale neredeyse tamamlanmışken, büyük bir dalga gelip kaleyi bozdu... Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü...
Bütün uğraşlarının bir anda gözlerinin önünde yok olduğunu gören çocukların göz yaşlarına boğulmalarını bekliyordum...
Ama çocuklar beni şaşırttı...
Ağlamak yerine, ikisi de kalkıp el ele tutuştular ve gülerek kıyıdan biraz daha uzaklaşıp yeni bir kale yapmaya giriştiler...
Çocukların, o anda bana önemli bir ders öğrettiklerini farkettim...
Hayatımızdaki her şey, yapmak için üstünde çok zaman ve enerji sarfettiğimiz her karmaşık yapı, aslında kumdan yapılmışlardır...
Sadece başka insanlarla kurduğumuz ilişkiler ayakta sağlam kalabilir... Er ya da geç, bir dalga gelip, kurmak için yoğun çaba sarfettiğimiz çalışmaları anında yıkabilir...
Böyle bir durum karşısında, sadece yanında tutacak bir eli olan insan gülümseyebilir...
(...Rabi Harold Kushner’den)
__________________ | 16-12-2008 03:06 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
(...Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer)
> Hastayken yatağa girer, dinlenirdim... Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek gibi düşünmezdim...
> Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz, yakardım... Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim...
> Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim...
> Şömineyi yakmak isteyen biri olduğunda, leke olacak diye daha az korkardım...
> Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım... Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım...
> Saçım bozulmasın diye arabanın camının açılmasını önlemezdim... Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum...
> Televizyon seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim... Ömür boyu garantili, pratik vs. denilen hiçbir şeyi satın almazdım...
> Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarırdım...
> Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini, yüzünü yıka” demezdim... Onlara daha çok “Seni seviyorum” ve ondan da çok “Özür dilerim” derdim...
> Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu...
> Dikkatle bak... Gerçekten gör... Yaşa... Vazgeçme... Küçük şeyler için şikâyet etmeyi bırak...
> Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı ile ilgilenmezdim... Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım...
> Unutmayın... Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah’a şükredin... Tek bir hayatımız var ve bir gün sona eriyor... Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz...
(...Emma Bombeck) | 16-12-2008 03:07 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki;
Dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür...
Bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar...
Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam:
“Bu köprüyü geçip bana gelir misin?...”
İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın...
O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer, bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız...
Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın...
(...Friedrich Nietzsche) | 16-12-2008 03:07 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
adımlarınla bölünmüş
ve orman sevdalısı bir zorlu rüzgâr gibi
el savuruşunla dağılmış yüreğimden
evden atılan tozum ben sabahları...
...
ve gün boyu sabırla göze görünmeden geri gelen toz,
farkına varılmadan büyüyen sarmaşık,
kırılıp atılıncaya kadar candan bağlı büyüyen,
aşınan taşım ben sen gele geçe...
bekleyen iskemle her zamanki yerde seni,
boşluğa bakarken alnının yaktığı cam,
yalnız sana bir şey söyleyen beş paralık bir roman,
okunmadan unutulmuş açık bir mektup...
...
yarıda kesilmiş bir cümle ki değmez dönüp tamamlamaya,
içinden geçilmiş odaların ürperişi,
ardında bıraktığın ıtır kokusu,
ve dışarı çıktın mı aynan gibi mutsuzum...
(...Luis Aragon)
__________________ | 16-12-2008 03:09 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Düşünmeye vakit ayır...
Düşünce güç için kaynaktır...
...
Eğlenceye vakit ayır...
Eğlence gençliğin sırrıdır...
...
Okumaya vakit ayır...
Okuma bilginin pınarıdır...
...
Duaya vakit ayır...
Dua, güç anlarda direnmenin
desteğidir...
...
Sevmeye vakit ayır...
Sevme hayatı tatlı kılan şeydir...
...
Vermeye vakit ayır...
Vermek günün aydınlığıdır...
...
Teşekküre vakit ayır...
Teşekkür, hayat pastasının kremasıdır...
(...Bir Hint dergisinden alınmıştır)
__________________ | 16-12-2008 03:11 | | Şikayet Et! |
|
batuhan Mesajlar: 62
|
Elimde olsa bu dünyayı küçümserdim
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim
Daha doğrusu bu aşağılık yere
Ne gelirdim ne yaşardım ne ölürdüm
ömer hayyam | 16-12-2008 03:12 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
İnsan kendisini küçümser ve sürekli başkalarıyla karşılaştırır...
Yalnız bir insan dünyada ne yapabilir?... Çok şey...
Büyük işler başarabilir... İnsan bilinçli olarak düşünebildiği, güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı her şeyi yapabilir...
Bir insan kendini arıyorsa kaybettiği yere bakmalıdır...
Acaba hiç tanımış mıdır kendisini?...
Hayatımıza hakim olmanın yolu bilincimizi kullanmaktan geçer...
Yönetimi yürüten bilinçtir...
Deneyimlemek istediğimiz şeylerin kalıbını hazırlayarak düşünce çeşitlerini seçiyoruz...
Bilinç, hayatla nasıl ilişki kuracağımıza karar verir, ifade yollarını seçer...
(...Jack Ensign Addington)
__________________ | 16-12-2008 03:13 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Bir erkek vazgeçmek istiyorsa tek bir sebep yeterlidir...
Ama biz kadınlar sevgimiz için mücadele ederiz...
Çünkü biz elimizdekiyle yetinmesini ve mutlu olmasını biliriz...
Eğer sizin için mücadele edecek, sizi bir kadının hak ettiği değerle süsleyecek, sizi hayatına dahil edebilecek ve gözlerinizin içine bakıp “Seni seviyorum” diyebilecek bir erkeğiniz varsa; dünyanın en şanslı kadınısınız demektir... | 16-12-2008 03:14 | | Şikayet Et! |
|
ÇAMUR????? Mesajlar: 14
 |
|
ooo eyıkcılerrr geceniz gusel olsunn | 16-12-2008 03:14 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Mümkün olduğunca, teslimiyet göstermeden, herkesle iyi geçin...
Hakikatlerini sakince ve açıkça dile getir ve başkalarını da dinle...
Hatta alık ve cahilleri bile;
onların da kendilerince bir öyküleri vardır.
...
Kendini başkalarıyla mukayese edersen;
Kendini boşlukta ya da acı içinde hissedebilirsin...
Çünkü, daima senden daha büyük veya daha küçük kişiler olacaktır...
...
Mesleğine ilgi göster; ne kadar mütevazi de olsa...
O zamanın değişen taktirinde sahip olabileceğin en iyi servettir...
Sevgi hakkında alaycı olma...
Çünkü o bütün kuraklığına ve hayal kırıklıklarına rağmen her zaman yeşil kalmayı başaran otlar gibidir...
...
Gençlikte edindiğin bazı eğilimlerinden zarafetle vazgeçerek yılların verdiği tecrübeleri olduğu gibi kabullen...
Korkuların çoğu yalnızlık ve aşırı yorgunluktan doğar...
Sağlam bir disiplinden öte, kendine karşı müşfik ol...
...Ve mutlu olmak için çaba göster...
(...Max Ehrmann) | 16-12-2008 03:15 | | Şikayet Et! |
|
Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..
|