Forumlar >>
Paylaşım >> hayat____a____dair herşey(mutluluk//mutsuzluk//umut//umutsuzluk//sevgi//aşk//dostluk)kısaca herşey:)

| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3 ... 76, 77, 78 ... 83, 84, 85 Sonraki |
|
|
| Yazar |
hayat____a____dair herşey(mutluluk//mutsuzluk//umut//umutsuzluk//sevgi//aşk//dostluk)kısaca herşey:) |
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Bana anlatırsanız unuturum, bana gösterirseniz hatırlarım, beni dahil edersiniz, anlarım
"Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım. Bir tek yaşamdan acıyı alabilirsem, ya da bir acıyı hafifletebilirsem, ya da bir ardıç kuşunu yeniden yuvasına koyabilirsem boşuna yaşamış olmayacağım…" E. DİCKİNSON
************************************************** *************
Yaşamak;servettir konuşmayı bil...
Yaşamak;bilmecediriçözmeyi bil...
Yaşamak;güzelliktir kımetini bil...
Yaşamak;mutlulukur,tatmayı bil...
Yaşamak;''aşktır-sevgidir'' keyfini çıkarmayı bil...
Yaşamak;rüyadır,gerçekleştirmeyi bil...
Yaşamak;oyundur,oynamayı bil...
Yaşamak;verilmiş bir sözdür,tutmayı bil...
Yaşamak;hüzündür,aşmayı bil...
Yaşamak şarkıdır,söylemeyi bil...
Yaşamak;mücadeledir,kabullenmeyi bil...
Yaşamak;trajedidir,göğüslemeyi bil...
Yaşamak;maceradırigöze almayı bil...
Yaşamak;şanstır,kullanmayı bil...
Yaşamak;fırsattır,yararlanmayı bil...
Yaşamak;kıymetlidir,mahvetmemeyi bil...
Yaşamak;görevdir,tamamlamayı bil...
Yaşamak;yaşıyor olmaktır,uğruna savaşmayı bil...
Yaşamak;benim:''Beni Kaybetmemeyi bil''... | 16-12-2008 02:59 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Eski zamanlarda yüce ruhlu olmak demek, ayrıntılarda özgür olmak demekti; şimdi yüce ruhlu olmak gevezelikle aynı şey sayılıyor...
Eskiden saygınlık demek, mesafeli olmak demekti; şimdiyse saygınlık iddialı olmak ve kimseyi adam yerine koymamakla bir tutuluyor...
Eski zamanlarda sadelik, akıllı insanların doğruluk yolunda olmasıydı; şimdiyse sadelik hilebazlık yapmak için maske olarak kullanılıyor...
(...Konfüçyus) | 16-12-2008 02:59 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Gittiğimiz yere zincirlerimizi de götürürüz kendimizle birlikte...
Tam bir özgürlük değildir kavuştuğumuz; durup bakarız bırakıp gittiğimizde; onunla dolu kalır düşlerimiz...
İçi arınmamışsa neler bekler insanı, kendi kendisiyle ne savaşlar eder boşuna...
Tutkuları içinde ne kemirici kaygılar, ne korkular içinde kıvranır insan...
Ne çöküntüler yapar bizde gurur, şehvet, öfke, gevşeklik ve tembellik... (...Lucretius) | 16-12-2008 03:00 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
İnsanlar, sizden ne çok şey öğrendim...
...
Gerçek mutluluğun, zirveyi nasıl ölçtüğünüze bağlı olduğunu bilmeden, herkesin dağın zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim...
...
Yeni doğmuş bir bebeğin, o minik elleri ile babasının parmağını sıktığında, aslında babasını ebediyen kapana kıstırdığını öğrendim...
...
Ancak bir insanı yerden yukarı kaldırmak için yardım ettiğinde, birisine yukarıdan bakma hakkının olduğunu öğrendim...
...
Sizden bir sürü şey öğrendim.
Ama bu öğrendiklerimi bir bavul içinde saklasa idim, hiçbir faydası olmayacaktı ve mutsuz ölecektim... (...Johnny Welch)
__________________
Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde!!! | 16-12-2008 03:01 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
İnsanoğlu ancak bebekken bol bol güler...
Yaşam merdivenini tırmandıkça bu içten gülme, yağı bitmiş kandil gibi söner...
...
Bu da şu demektir:
Neşelenmek için insanın masumiyete ve temiz kalpliliğe ihtiyacı
vardır...
...
Bu özellikleri olmayan kişiler dudaklarını büzer ve sanki bir kötülüğü gizlemek istermişcesine surat asar...
(...Honore de Balzac)
__________________ | 16-12-2008 03:02 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Kumun üzerinde bırakılmış bir su tanesi;
Denizin unutkanlığıdır...
...
Uzak dağlarda kalmış bir bulut;
Rüzgarın unutkanlığıdır...
...
Toprağa düşmüş gümüşlü bir kanat;
Geçen kuşun unutkanlığıdır...
...
Hayale dalmak ve ağlamak ihtiyacı;
Gençlik yıllarının unutkanlığıdır... (...Bascho)
__________________ | 16-12-2008 03:03 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
> Dış görünüşünüzü başkalarınkiyle karşılaştırmayın... Unutmayın siz bir yağlı boya tablosu değilsiniz....
...
> Hırslarınıza gem vurun... Hırslandıkça mutsuzluğunuz artar...
...
> Geçinecek kadar para yeter... Çok para biraz mutluluk getirir ama fazlasını veremez. Zenginlik arttıkça saadet aynı oranda artmaz...
...
> Dâhi olmadığınıza üzülmeyin. Yapılan araştırmalarda fazla zekânın da mutluluk getirmediği görülüyor...
...
> Mutluluk biraz da genetik... Bazı insanlar genetik olarak mutlu olmaya daha yatkındır...
...
> Evliler bekârlara göre hayattan daha çok tatmin duygusu alıyor...
...
> İnanmak hayata bir gaye ve anlam kazandırır... Yalnızlık duygusunu yok eder...
...
> Bencil değil, verici olun... Zarafeti elden bırakmayın, kırıcı olmayın...
(...The Journal of Happiness Studies-Mutluluğa Götüren Altın Kurallar’dan) | 16-12-2008 03:03 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Sen daha hayatı, sevgiyi, gerçeği, yalanı tanımıyorsun...
Doğmak için sebebin ne bilmiyorsun... Ben sana anlatsam yaşadıklarımı, gördüklerimi, hayatı anlatsam yine de doğar mısın?...
Hayat, sevmek nedir bilir misin?...
Sevip de kavuşamamak, ayrılmak zorunda olmak nedir, bilir misin?...
...
İnsanlar acımasızdır küçüğüm... Sana seni, kendini, kalbinde taşıdığın sevgini, duygularını unuttururlar...
Tüm kalbinle savaş açsan, silahın ne olursa olsun yenilirsin...
Savaş kötüdür be küçüğüm... Ama mecbur ederler...
Bir gün gelir, en yakının senin en uzağın olur, hiç tanıyamayacağın hale gelir...
En uzağın, hiç tanımadığın senin en yakının, canın olur. Onun için canını verebilir hale gelirsin...
...
“Gözden uzak olan gönülden de uzak olur” derler ya küçüğüm, inanma...
Sen onu gönlünde yaşatırsan sana hep yakın olur...
Hayat bir okuldur... İnsanlar öğretmen ve öğrencidir...
Acılar, çekilen çileler, kayıplar, feryatlar derstir... Gözyaşları defterdir... Kalbin, duyguların, özgürlüğün kitaptır...
Hayat okulundan başarıyla geçmelisin... Asla isyan etmemelisin...
Öğrenmenin sınırı yoktur... Sen hep bildiğini sanırsın, ama bilmediğin çok şey vardır hep...
Hayat budur...
...
Ağaçlara bak küçüğüm... Onlar yağmurdan yararlanırlar, toprak sayesinde büyür, meyveler açar, insanlar alır...
Ağaçlar da, insanlar da hep başka şeylere bağlı olarak yaşarlar...
Dünya menfaat dünyasıdır... Kimse kendinden başkasını düşünmez...
Bir ananın evladını yangında unutup, kendi canını kurtarması gibi...
Bir evladın nankörlüğü gibi... Bir kızın olur, el bebek gül bebek büyütürsün... Çok seversin...
Canının bir parçası olur... Ama bir gün gelir alırlar elinden...
Sense elin kolun bağlı hiçbir şey yapamazsın... Geri dön diyemezsin...
Bütün bunları kabul ediyorsan doğ küçüğüm...
Aramıza hoş geldin...
(...Lorina Zilan)
__________________ | 16-12-2008 03:04 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Belki, mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur...
Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile...
...
Belki, en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun
hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır...
...
Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde seveceğinin garantisi değildir...
Sevgiye karşılık beklemeyin; sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin;
fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun...
...
Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir...
Zenginliğe aldanmayın; yok olur gidebilir...
Sizi güldüren birini seçin; çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir gülümsemedir...
Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun...
...
Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun...
Güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz...
...Ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun...
...
En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir...
Geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silmezseniz, hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz...
(...Steve Goodier)
__________________ | 16-12-2008 03:04 | | Şikayet Et! |
|
ºsassy____gırl;)º Mesajlar: 9937
 |
Affetmek, bağışlamak, sözcük anlamıyla bile olsa, görkemli, sıcak, insani, kendine güven ve güçlülük ifadesidir...
Yazının başında özellikle şunu söylemek istiyorum:
“Unutmayın ki, mutlaka unutmalısınız...”
Gerek affetme, gerekse af dileme, insanlık, sevgi, saygı, akıl, duygu paylaşımı ve anlayışı için, çok insani ve fakat o derecede karmaşık bir mantık-duygu çatışmasının yansımasıdır...
Affetmeme nefret, kin, katılık, duygusal tükeniş, yıkıcılık ve insanı kahreden, kendi kendini bozguna uğratan bir inatlaşmadır...
Bağışlamak ise, bir hissediş değil, bir düşünce ürünüdür...
Ancak, bağışlamak, ölçülü bir davranış olmalı, suça teşvik edici ve suçu tekrarlatıcı rahatlığı vermemelidir...
Affetme, suçu noktalamayla sonuçlanmalıdır... Aksi halde nasıl olsa affedilirim felsefesi, hep yeni suçların anası olacaktır...
Bağışlayabilmek üstünlüğü, gün gelir bağışlanmak hakkını da bize kazandırabilir...
Affetme, affedilme olayı seyrek olarak oluşan, seyrek olarak ihtiyaç duyulan duygulardır...
En yüce affetme olayı, güçlüyken affetmesini bilmektir... İnsan o zaman daha da büyür.
Sık sık ve olur olmaz her olayda ve ortamda bağışlamak, bağışlanan kişiyi ahlaksız yapar...
Zalimlerin, acımasızların her yaptıklarını affetmeye kalkmak, öteki yönüyle masum kişilere acı çektirmektir...
Ancak, şunu unutmamak gerekir ki:
Af; yerine göre görev, yerine göre zorunluluk, yerine göre zaaftır...
(...Hanri Benazus)
__________________ | 16-12-2008 03:05 | | Şikayet Et! |
|
Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..
|