arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 31
Forumlar >> Paylaşım >> DÜŞler yalan MAVİ gercek bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar DÜŞler yalan MAVİ gercek
online EMMİOĞLU ( KURTİ )
Mesajlar: 1623

127265
bana düşlerini ödünç versene,
merak ediyorum içlerinde var mıyım?
hadi bir yalan söyle bana
de ki; 'sen yaşıyorsun her birinde'
çocuk gibi inanayım...

olsun;
yüzündeki zorlama tebessüm kadar güzeldir,
yalancı düşler.....
merhem olur yaraya
çok hırpaladı kalbimi,
bu hesapsız vazgeçişler...

merak ediyorum sendeki beni
bilmiyorum ne kadarım?
bana düşlerini,
bir geceliğine ödünç ver....
kendime, senin yüreğinle bakayım

23-06-2008 11:42 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Bak, bana değil arkanda bıraktıklarına yada önünde kazanacaklarına...istersen uzaklara bak. Denize bak. Maviliğine değil enginliğine.Tuzuna bak. Nasılda acıtır yarayı ama güzeldir yinede hem de soluğunu kesecek kadar, seni alıp gidecek kadar başka dünyalara....


Sor, başkalarına değil kendine sor. Bil ki, cevabını zor olsa da vermek, kendi içindedir. Beyninde değil sakın yanlış anlama yüreğinin ta içinde...Düşün, bir salkım söğüt misali uzanırken hayallerine kırılacağını, yıkılacağını, bilmiyor muydun? Sırf bu yüzden yani o ince sızıya olan isteğinden değil miydi bunlar? Onun için uzanmamış mıydın her gün yeni heyecanlara.?

23-06-2008 11:45 | cevapla | Şikayet Et!
online EMMİOĞLU ( KURTİ )
Mesajlar: 1623

127265
Ben,
Seni;
Sitemli bakışlarından süzülen, çığlıklarında çözdüm.
(Susukunluk namustu o an için...)

Yol, esmer teninden aktı,
Ve sonunda yüreğime ulaştı.
Yola çıkmak düş gibiydi.

Kimliksiz otobüslerin, bilinmez rotasında,
Arkası 'asla! ' bir gidişti...
(Gitmek, kalmak kadar yalan şimdi...)

Acı, sesini vermişti, hoyrat duruşuna,
Gerçek üstü bir el renklerini.
Her yer siyah ve beyazdı
Ve gülüşün, yokluk gibi noksandı,
(Kıvrılan dudaklarında)

Dağların saçlarını havalandıran rüzgardı, gerçeğin!
Uzaktan bakınca bir sürü beyaz,
İçine girince alabildiğine sis.
İkiye bölünmüş ruhunun, yerdeki parçasıydım ben,
Ve öteki yarısı, baştan başa düş.

Ben,
Seni;
Kurgulanmış hayatının, alacakaranlığında çözdüm!
(Bütün hayaller zaaftı o an için...)
Düşlerin, gözlerindeki ışıktan kucağıma döküldü
Hasretin tanımı, bir sürü yalan şimdi.

Zaman, ağır postalları ile geçti üstünden
Yarın, aydınlığını sür-gitlere bıraktı
Yerde, acısı ile kıvranan beden,
Benden çıktı...Senden geçti...Yol da bitti...
Her ruh gibi Tanrısına ulaştı

23-06-2008 11:51 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..








Büyük bir şehrin küçük hayalcilerindendim bende.. Soğuk bir gecekondunun tepesinden yatağıma düşen kar tanelerini seyrederdim. Alacakaranlıkta gördüğüm bembeyaz bir kar tanesiydi sadece. Hani hep elinde olmayana özenir ya insan bende öyle büyüdüm hep özene özene.. Küçüktü umutlarım zaten çoğuda büyümeden can verirdi içimde! En basitinden bir bebeğim olsun diye ağladığımı bilirim. Bir bez bebeğin hayaliyle yumduğum gözlerim sabah bir kar tanesinin yüzüme değişiyle açılırdı… Okul maceramın kısacık süreceğini bile bilmeden öylesine hevesli giderdim ki boyum kadar karlarından arasından, dönüşüm saatler sürerdi de yinede etmezdim sitem. Uzun yolun yolcusuydu babam, saçına 30′unda ak düşmüş o adamın kızıydım.. Hayale karışan suretiyle dua ederdim babama her gece. Çalışıp eve gönderdiği gelirin gideri fazlaydı… Ay sonuna kalan beş kuruşun onbeş alıcısı vardı kapıda! Ertesi günün telaşı ile çalışır dururdum sobanın defterime vuran ışığıyla… Haliyle sobaya atacak bir odun bulunursa… Nicedir ağladığımı belli etmeden yavaş yavaş büyüdüm! O yıllarda en çok anneme yanardı içim… Hep yarımdı sıcaklığı hayatın… Ya bir tas çorbayı buz gibi evde içerdi yada sobada yanan bir iki odunun yanında aç yatardı! Şimdilerde elimde olanın ne kıymeti varki yarınlarımda… Sıcacık bir evde sıcacık bir çorbayı yudumlayamayan annemi özlerim!.. “











Düşlerim Mavi
pembe
ne farkı var? Söyle, düşlerinde rengi olur mu anne?”





23-06-2008 11:56 | cevapla | Şikayet Et!
online EMMİOĞLU ( KURTİ )
Mesajlar: 1623

127265
°o.OÖzLemO.o° demiş ki;






Büyük bir şehrin küçük hayalcilerindendim bende.. Soğuk bir gecekondunun tepesinden yatağıma düşen kar tanelerini seyrederdim. Alacakaranlıkta gördüğüm bembeyaz bir kar tanesiydi sadece. Hani hep elinde olmayana özenir ya insan bende öyle büyüdüm hep özene özene.. Küçüktü umutlarım zaten çoğuda büyümeden can verirdi içimde! En basitinden bir bebeğim olsun diye ağladığımı bilirim. Bir bez bebeğin hayaliyle yumduğum gözlerim sabah bir kar tanesinin yüzüme değişiyle açılırdı… Okul maceramın kısacık süreceğini bile bilmeden öylesine hevesli giderdim ki boyum kadar karlarından arasından, dönüşüm saatler sürerdi de yinede etmezdim sitem. Uzun yolun yolcusuydu babam, saçına 30′unda ak düşmüş o adamın kızıydım.. Hayale karışan suretiyle dua ederdim babama her gece. Çalışıp eve gönderdiği gelirin gideri fazlaydı… Ay sonuna kalan beş kuruşun onbeş alıcısı vardı kapıda! Ertesi günün telaşı ile çalışır dururdum sobanın defterime vuran ışığıyla… Haliyle sobaya atacak bir odun bulunursa… Nicedir ağladığımı belli etmeden yavaş yavaş büyüdüm! O yıllarda en çok anneme yanardı içim… Hep yarımdı sıcaklığı hayatın… Ya bir tas çorbayı buz gibi evde içerdi yada sobada yanan bir iki odunun yanında aç yatardı! Şimdilerde elimde olanın ne kıymeti varki yarınlarımda… Sıcacık bir evde sıcacık bir çorbayı yudumlayamayan annemi özlerim!.. “
[/b]






[b]Düşlerim Mavi
pembe
ne farkı var? Söyle, düşlerinde rengi olur mu anne?”




23-06-2008 11:58 | cevapla | Şikayet Et!
offline DanieRy Aichle SaiRm...
Mesajlar: 13705

65402

23-06-2008 12:13 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Mavi benim umudumun bekçisi

23-06-2008 15:14 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

MAVI
idim ben de bir zamanlar..

23-06-2008 16:02 | cevapla | Şikayet Et!
offline 10ur
Mesajlar: 63

146444
mavı dunya )

23-06-2008 21:24 | cevapla | Şikayet Et!
online EMMİOĞLU ( KURTİ )
Mesajlar: 1623

127265
Beklemek iyidir sabretmeyi ezberletir!!

Bekliyorum ben de sabırla.
Bazen, ellerimi göğe açıp dualarla.
Bazen içip içip dünyaya kafa tutan isyanlarımla.



Seni bekliyorum yalnızca.
Bildiğim, artık sadece yapmam gerekenin bu olduğu.
Bildiğim, başka bir yol deneyince ruhumun yorulduğu.
Elimde biletim, içimde susturamadığım beklentilerimle, havaalanında, Tren garında, otobüs durağında, vapur iskelesinde kayıp bir yolcu gibiyim.
Söylesene nereye gitmeliyim?



Kime kızmalıyım?
Kime gücenmeliyim?
Yoksa senden ilelebet vaz mı geçmeliyim?
Beklemek son birkaç asırdır tek ezberim.
Bazen, kardan önünü görmeyen ya da yağmurun dövdüğü veyahut sardunyaların güneşe güldüğü penceremin ardında duruyorum bilinçsizce. Boşluğa takılıp soruyorum kendime, "Mevsimler bile değişirken kaderim niye değişmiyor?" diye.
Kimi zaman yüzüm sırılsıklam, kimi zaman gözlerimin içinde yüzen yakamozlarla bakıyorum yola.



Kapımın önünde buluşanlar, yokuşta yorulup soluklananlar, annesinin çekiştirdiği çocuklar, babasının omzundan sağa sola kıkırdayan minik kızlar, evlere servis yapan garsonlar, postacılar, sucular...
İçerde hayat nasıl durmuşsa, dışarıda devam ediyor. İnadına.
Öyle bir batıl inanç ki gelecek olman. Ama bekliyorum işte.
Falcılar kahve telvesinde seni arıyor. Ben sokaktaki gölgelerde, ayak seslerinde...
Gelmiyorsun yine.
Ama caymıyorum senden. Koymuyorum yerine yeni birilerini. Sevemiyorum sana ait olmayan başka gözleri.
Tarot kartlarında, kahve fincanlarında izini sürmekteyim.
Yılmadan, yıkılmadan, utanmadan ve korkmadan.
Gözüm yolda, kulağım merdivenlerdeki en ufak hışırtıda. Zavallı kadıncağız. Çok defa göz göze geldim ev sahibimin şaşkın suratıyla. Yarım ağız bir "nasılsınız" deyip, havadan sudan sohbet edip örttüm kapıyı yüzüne. Yaktım bir sigara daha. Tünedim yine cama.



Kanımla, kemiğimle, dişimle, tırnağımla dik durmaya çalışarak yolunu gözledim bir gece daha. Elbette zor. Tabi ki ölmek kadar kolay ve çabucak değil bilinmezlik.
Acı veriyor. Ağrıdan sızıdan yataklara düşürüyor elbet.
Boynumu büküp, elimi ayağımı, soluğumu kesiyor ama katlanıyorum işte.
Öldürmeyen her şey güçlendiriyor en nihayetinde.
Bir gün geleceksin biliyorum. Ama hangi ışıkta, hangi mevsimde, hangi şarkıda onu çözemiyorum.



O vakte kadar geçen her saniye öfkemi üçe beşe katlıyor. Hüznümü bilmem kaç misli artırıyor. "Artık gelse de ne değişir" diyorum; "İnanacak mıyım sanki her sözüne?"
Senden nefret etmek için milyon tane sebebim varken, ben seni sevmem için gerekenleri ayıklıyorum içlerinden.
Bitmiyor umut, bitmiyor sevda.
Geceleri görünce seni rüyamda "Tamam" diyorum "İşte bir işaret daha".
Toplayıp tüm ipuçlarını koyuyorum yastığımın altına.
Ne olur, zahmet olmazsa eğer, bu gece de girer misin rüyama

24-06-2008 15:54 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com