arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 328
Forumlar >> Paylaşım >> 1 Mayıs... bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 31, 32, 33
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar 1 Mayıs...
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
dance 4 life demiş ki; Taksimde, orda burda, sağda solda, bu ulkenin herhangi biyerinde o kutlamalara gidenlerin üzerine, polis helikopteri ile yukarıdan biber gazı sıkılsın diyen insan modeli..

bkz: ben !!




murat-tlv demiş ki;


bence kendiniz gibi düşünen diğer nazileride toplayın yanınıza..
bir nazi partisi kurun siyasete atılın sizde..

hitler ve mussolini faşizminin 60 yıl önce avrupada yaptıklarını, gaz odalarını, sizde taksimde yada istediğiniz herhangi bir yerde kurun..

mesela incirlik'teki abd üssü buna uygun bir yer olabilir..


beni ve

Türkiye'nin bağımsızlığına,
Alınterinin namusuna,
işçi/emekçi sınıfına,
katledilen dava arkadaşlarımıza,
barışa ve kardeşliğe,
hoşgörü ve karanfile,
sevgiye ve ekmeğe,
emperyalizm ve küreselleşmeye karşı mücadeleye,


sahip çıkan her onurlu T.C vatandaşını,
incirlikte kuracağınız gaz odalarında KATLEDİNİZ...

ilk sırada gönüllü olmazsamda, yüzüme tükürünüz..

kendimi emperyalizm karşı mücadeleye ve Bağımsız Türkiye'ye armağan etmekle onur duyacağımdan,
hiç şüphenizde olmasın bu katliamı yaparken siz..




not: tümü T.C vatandaşı olan, 'yaşasın devrim' yada terör örgütü yanlısı tek 1 pankart bile taşımayan, işçi/emekçi kitlesini, DAMGALAMAK/FİŞLEMEK/VATAN HAİNİ İLAN ETMEK/HEDEF GÖSTERMEK VE HALKI BÖLMEK/YILDIRMAK amaçlı açılan '1 mayıs muhalifi, alternatif forumdan --ALINTIDIR--

01-05-2008 22:51 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419


ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ



Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927






-------------------------------------------------




ATATÜRKÇÜ GENÇLİĞİN CEVABI







EY BÜYÜK ATA!

Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.

İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir.
Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur.

En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek.

Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır.

İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır.

Çünkü İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır.

EY TÜRK'ÜN BÜYÜK ATASI!

İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

TÜRK GENÇLİĞİNİN ANDI

Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz.

Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız.







Not: bana ait bu sitedeki 2000'inci mesaj..
yazdığım 2000 adet mesajın, herbirinin, orda yazdığım her sözün arkasındayım..





01-05-2008 23:26 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419


Sesleniş / Uğur Mumcu

Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık.
Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi
aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken,
bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı.
Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük.
Dövüldük, vurulduk, asıldık.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...

Yoksulluğun bükemediği bileklerimize
çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez.
İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren
birer senet gibi kullanırdık.
Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
Yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu.
Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını,
birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

Fidan gibi genç kızlardık.
Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı gözbebeklerimizden.
Yirmi yaşında,
yirmi bir yaşında,
yirmi iki yaşında, işkencecilerin
acımasız ellerine terk edildik.
Direndik küçücük yüreğimizle,
direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarımızı fırlattık
boş birer eldiven gibi.
Utanmadılar insanlıklarından,
utanmadılar erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...


Ölümcül hastaydık.
Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin
elinde öldürüldük acınmaksızın.
Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha.
Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına,
birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu.
Hukuk sustu.
İnsanlık
sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...


Kanserdik.
Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
Hastaydık.
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
Bir buçuk yaşımızdaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce, kolumuzu, omuz başından keserek,
yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak
fırlattık attık önlerine.
Sonra da, otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...


Giresun’daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük.
Doğu’daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
İstanbul’daki, Ankara’daki işçiler, sizin için öldük.
Adana’da, paramparça elleriyle ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.

Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma
bizi...



Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için, kan döktük sokaklara.

Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler,
gizli emirlerle başlarımızı ezmek,
kanlarımızı emmek istediler.

Amerikan üsleri kaldırılsın, dedik,
sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım,
unutma bizi...

Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi
savunduk; komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı’nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı,
daha da dik tutabilmekti bütün çabamız.

Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi...


Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha.
Bir gece sabaha karşı,
pranga vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
Herkes tanıktır ki korkmadık.
İçimiz titremedi hiç.
Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşıgibi dimdik,
boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
Asıldık ey halkım, unutma bizi...


Bizi öldürenler, bizi asanlar,
bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar.
Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı,
ya da susmuşlardı bütün olup bitenlere.

Öfkelerini bir gün bile, karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde, öldürüldük.
Hukuk adına,
özgürlük adına,
demokrasi adına,
Batı uygarlığı adına,
bizleri, bir şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...

Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım,
unutma bizi...

Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım,
unutma bizi.

Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi,
hep birlikteyiz ey halkım, unutma bizi,
unutma bizi,
unutma bizi...


01-05-2008 23:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

bebeto demiş ki; DİSK kararını verdi!
01 Mayıs 2008 Perşembe 11:24
CHP vekili İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen Çelebi'nin biraz sonra kararı açıklayacağını söyledi. İşte o karar.


CHP vekili İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen, işçilerden dağılmasının isteneceğini söyledi. Çelebi de şu anda basın açıklaması yapıyor:

Sky Türk'e bağlanan Sevigen "insanlara böyle zulüm olmaz. Birazdan DİSK Genel Başkanı Çelebi bir basın açıklaması yaparak işçilerden dağılmasını isteyecek. Kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. Bu şartlarda Taksim'e yürünemez" dedi.






HERKES HADDİNİ BİLMELİ !


yürümek isteyenler Gabar'a


Ne kadar basit olduğunun farkındamısın?

02-05-2008 08:09 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Angel Man demiş ki;



Tekrar yineliyorum...

1 Mayıs'ı ADAM GİBİ kutlayana kimse birşey demiyor... bizlerde işçiyiz.. Bizlerde Emekçiyiz... Bizlerinde bayramı bugün..


ammmmaaaaaaaaaa....

ortada yıllardır sömürülen işçi sınıfı var, onların sırtından çeşitli sol örgütlerin, çeşitli YASADIŞI örgütlerin kan emdiği aşikardır.. Bunları görmezden gelen kördür.. bunlar için yok diyen cahildir.. bizim savaşımız bunlarla...

Kimsenin 1 Mayıs'la işi olmaz... Bizim savaşımız 1 Mayısı yasadışı eylem planı yapanlara ve 1 Mayısı bu şekilde lanse edenlere..

Asıl en başta sizin bizim gibi düşünüp, yasadışı planlar ve eylem yapanlar yüzünden bu provakasyonları yapmamanız ve yaptırmamanız..

bilmem, anlatabiliyormuyum...


hangi yasadışı eylemden bahsediyorsun ben herkese açık olan bir alanda bir mayıs kutlaması isteğinden bahsediyorum...yasadışı olmayan örgütlerin isteğinden bahsediyorum peki sen bunu anlayabiliyormusun?....
Emekçi insanları kimin sömürdüğünü ben hayatım boyunca gördüm ben senelerdir emeğimle yaşıyorum ve yaşamaya devam edeceğim ve kimin emekçileri sömürdüğünü görebilecek kadar yaşadım...
Asıl emekçileri sömürenlere karşı durabilen birkaç örgüte çıbanbaşı diyebilen ve o örgütlerin içine girmeden yalnızca kendisine gösterildiği kadarıyla eleştirebilen zihniyetin kendine çekidüzen vermesi gerekir...
Tabii bu lafları anlamak istemeyen kendi bildiğini okumaya devam edecektir...

02-05-2008 08:17 | cevapla | Şikayet Et!
offline Barbie
Mesajlar: 188

137039
hersene ayni rezillik.

03-05-2008 15:37 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

rezillik kişiden kişiye değişiyor..mesela bana göre rezillik,neyse

03-05-2008 15:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
She demiş ki; hersene ayni rezillik.




kim kime rezil oluyor?

hangi ölçüye göre rezil oluyor?


04-05-2008 19:36 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419





















emeğin, alınterinin namusu uğruna,
onuruyla mücadelesini sürdüren işçi sınıfının
birliği ve dayanışmasının taçlandığı gündür 1 Mayıs..

tarih olarak yaklaşık 100 yıl gibi görünsede,
köleliğe ve sömürüye karşı başkaldırı süreci
Musa'dan spartaküse, Liebnecht'ten Da Silva'ya kadar süregelen
aslında 6bin yıllık anlamlı bir mücadeledir..

insanlık onurunun ayaklar altına alındığı,
alınterinin adeta bir ürün haline getirilmesine karşı mücadele eden emekçi sınıf,
bugün kazanılmış haklarının tümünü işte bu 6bin yıllık sürece borçludur...

işçi/emekçi sınıfı olarak ödenmiş olan bedeller, ödeyeceklerimizinde bir göstergesidir..

1 mayıs, bu hakların kazanılması yolunda ABD işçi sınıfında ödediği bedellerle simgeleştirdiği bir gündür..

köleliğe gözyumulmayacağını, alınterinin onurunu ne pahasına olursa olsun korunacağını
bütün kapitalsiz kapitalistlerin aklından hiç çıkarmaması gerekir..

Yaşasın 1 Mayıs..
Yaşasın birlik, emek ve mücadele...







01-05-2009 12:32 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 31, 32, 33
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com