arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 26
Forumlar >> Paylaşım >> <<<Bugün Sevgililer Günü>>> bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar <<<Bugün Sevgililer Günü>>>
offline hazan
Mesajlar: 281

suskunRUHUM........ SsR.... demiş ki; RUHUMMM'A....Sevgililer Günün Kutlu Olsun,Seninle birlikte Nice Güzel Günlerimize Ve Yıllarımıza...

SEVEN VE SEVİLEN HERKESİN BU GÜNÜ KUTLU OLSUN....





SEVGiLiLER GÜNÜ

O kadarmı zordu beni sevmek,
Bir şarkı gibi yaşayıp yanımda yürümek..?

Şu karanlık dünyada,
Bunca çirkinlik arasında,
Bir sen vardın,bir sen vardın,
Şimdi nerdesin..?

Bugün sevgililer günü,
Ben nerdeyim sen nerde..?
Bir gül aldım senin için,
Hayalimde vermeye.
Bugün sevgililer günü…
Gözlerin ellerin ya sesin nerde..?

Okadarmı zordu elimi tutmak,
Beni yüreğine alıp sesinle avutmak.

Şu karanlık dünyada,
Bunca çirkinlik arasında,
Bir sen vardın,bir sen vardın…
Şimdi nerdesin..?

Bugün sevgililer günü.
Ben nerdeyim sen nerde..?
Bir gül aldım senin için,
Hayalimde vermeye.
Bugün sevgililer günü…
Gözlerin,ellerin ya sesin nerde..?

Bugün sevgililer günü….




Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Sevgililer günün kutlu olsun!


Bugün sevgililer günü ben nerdeyim sen nerde

14-02-2008 09:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899



SENİ SEVİYORUM

Seni Seviyorum

Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
Her baharda gece gündüz her saniye
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
Ve hasretin içimde
Seni seviyorum
Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak
Hiç kapatmamak telefonu
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Daha bir güzelleştim son günlerde
Gözlerimin içi parlıyor
Kabıma sığdıramıyorum aşkı
Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek
Tanıdık tanımadık herkese selam vermek
Merhaba ülkemin güzel insanları
Hepinize hepinize merhaba
Sizi de seviyorum
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın
Gökmavisinde güvercinleri, martıları
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
Seni seviyorum
Bir kenara mahsun çekilen içim
Yemeden içmeden kesilen içim
Sensiz/yarsız uykuyu haram bilen için
Ayrılık ölümün diğer ismidir

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin herşeyi seviyorum
Türkülerini memleketinin
Feneri ve kara kartalı senin için
Davamızı ve şiiri sende seviyorum
Seni seviyorum
İyi ki doğdun
İyi ki varsın
Doğum günün kutlu olsun
Seni çok seviyorum
Seni çok seviyorum

Yaşamaksa seni sevmek
Ben hiç ölmedim
Seni seviyorum

Şebnem Kısaparmak

14-02-2008 09:42 | cevapla | Şikayet Et!
offline ece
Mesajlar: 29

130499
bugun sevgılıler gunu sen yıne yanımda degılsın.herzamankı gıbı yıne engeller var onumuzde.kıskanarak bakacagım elele dolasan sevgılılere.sen yanımda degılsın.elını tutamayacım.gozlerının ıcıne bakarak senı ne kadar cok sevdıgımı soyleyemeyecegım.ama sen benım hep kalbımdesın.yuregımdesın.ımkansız dıye bırsey yoktur.ben ınanmıyorum.elbet bırgun beraber kutlayacagız sevgılıler gununu.hemde sabahlara dek.o gunu sabırsızlıkla bekleyecegım sevgılım.senı olumunu sevıyorum.hıcbır engel ayıramas bızı.

14-02-2008 09:50 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..









mutLuLukLar
MutLu AşkLar

14-02-2008 09:52 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Yok böyle bir gün yav, aldanmayınız. Para tuzakları bunlar para.

Size her gün sevgili günü olsun. Neden bugüne hapsediyorsunuz?

Yazık değil mi?

14-02-2008 10:00 | cevapla | Şikayet Et!
offline Rose Hüzünbaz
Moderatör
Mesajlar: 30816







Geçen yıl 14 şubat'tada kar yağıyordu




bu yılda, aynı gün kar var...





beyaz kelebeklerin dansı,





insanı AŞK'a davet ediyor...

















14-02-2008 10:00 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..




SEVGİLİYE…

Öyle garip bir durumdayım ben de...Seninle yaşadığım aşkın değil;sensiz
yaşadığım aşkın büyüklüğünden korkarken bile seninle yaşanacaklara hazır
olmam korkutuyor beni...
Şimdi zaman ayrılığımızın değil;'kavuşmalıyız' diyorsun ya,kavuşmamızın
vuslat dolu beklentisi...Yüreğim yılların yükünü taşısa da küçük odacıklarında, gurbetin perçinlenmiş ellerine bırakmam; bırakma! Sensiz geçen günler acı vermekten çok öte... Senin varlığın, acılarımın en büyük düşmanları halbuki... Senin içine ve odana yansıyanlardan çok daha az benim içime yansıyanlar... Benim içime sadece sen yansıyorsun. Ne gece ne gündüz ama her an... Mazinin vuslatına 'dur' demeyeceğim senin gibi. 'Durma! 'Şimdi bir tek senden korkmuyorum geçmişin acı dolu tuvalleri!

'Biz, bilmediğimiz bir yazgının yenilmiş insanlarıyız' demeyeceğim
sana. Ama hoyrat bir zamanın hükümlüleri de değiliz. Biz, zamana rağmen,yollara rağmen dünyanın belki de en özgürleriyiz... Bir tek nerde haklısın biliyor musun kahve gözlüm... Seni anlatmaya yetmez dilim... Seni seviyorum...Senin beni ne kadar sevdiğini bilemediğim gibi; sen de bilemezsin... Seni seviyorum...

Uçurumdan ben de düştüm. Hem de defalarca. Yüreğimde garip bir sızı vardı
sonraları. Biz, sevgiden değil; sevgiliden ayrılmıştık her şeye rağmen. Ama bir garip sızı vardı. Aşkı bilmeyenlere inat, aşkı bilenlerin yüreğinde her şeye ve herkese rağmen aşk
vardı...

Başka bir dünyada yaşıyoruz seninle. Kimsenin bilmediği bir dünyada. Sadece
ikimiz varız. Soyut gerçekler var aklımızı meşgul eden durmaksızın... Kaybetmediğimiz; kaybedemediğimiz aşklar var sonra. Sen varsın; ben varım... Her şeye ve herkese rağmen birbirimizi anlamaya devam edelim...

Sana 'Güneş görebildiğin sürece vardır' dediğim zaman ilk kez, ne kadar sevinmiş, ne kadar anlamlı bulmuştun yüreğimden kopup gelen sözlerimi. Şimdi yine sana söylüyorum. Uçurumlardan aşağı düşerken ağaçların gövdelerinden akan reçineleri de almayı unutma. Tekrar düşeceğiz. Sonra tekrar ve tekrar. Ama senin de dediğin gibi asla
vazgeçmeyecek aşkı bilen yürekler. Asla vazgeçmeyeceğiz...

'İşte öyle bir şey... 'Yazacak bir şey bulamıyorum ya bazen. Bunu
kullanabilirim artık. ”Seni çok şeyden çok seviyorum”un da telif hakkı bana
ait ne de olsa. Artık söyleyebileceğim bir şeyler var galiba...

O yüzden heyecanlanıyorum sık sık. Birisi ya da bir şeyler yüreğimi
sıkıştırıyor. Ama ben aksine daha önce hiç hissetmediğim kadar rahatlamış
hissediyorum kendimi. 'Hayat bir yoldur' derler. Hayat onlarca yoldur
aslında. Ve ben onlardan birinde hiçbir engel tanımadan; hiçbir engelle
karşılaşmadan yürüyorum şimdi...

O yüzden sabahları uyandığımda gelecek bir 'günaydın'ı, geceleri uyumadan
önce bağışlanacak bir 'iyi geceler'i bekliyor ve hatta özlüyorum. Birileri
var düşümde. Çocukların, annelerin hayal gücü kadar güçlü olduğu bir zamandan
geliyor benim de hayal gücüm. Yıldızlara sığdıramıyorum seni bazen; gökyüzüne
sığdıramıyorum...

O yüzden elim bir telefona, gözüm bir fotoğrafa takılıyor. Geçmişi anımsamak
geçmişi unutmak kadar zor ya kimi zaman; artık geçmişi anımsamak, yağmur olup
kaderimi filizlendirdiğin avuçlarımda bir gurur nişanı her zaman...

O yüzden seviyorum seni kahve gözlüm. Yalnız kuru kalabalıkta değil; dünyada bir sen kalsan da yalnız değilsin. Yeri geldiğinde karanlıklardan kurtulamayan ruhuma sesleniyorum şimdi seninle: Karşımdaki insanın hüzünlerden, yaşanmışlardan bihaber mantık abidesi misali yaklaşımları hep ağır gelmiştir bana. Sadece sevinçler değil, gözyaşları da paylaşılır. O yüzden anlıyor musun...? İşte böyle bir şey...
Seni çok şeyden çok seviyorum...
Bu da aşkın kanunu…

14-02-2008 10:01 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899

Bu Güzel Paylaşımlarınız için,Düşler sokağındaki bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim...




Banane gelecekse dünyanın sonu
Bitecekse bitsin artık hayat yolu
Korkum yok içim rahat huzurla dolu
Aşkı yaşadım senle bir ömür boyu

Yüzümdeki çizgilerin bile adı sen
Aldığım her nefesin sebebi sen..
Dünyaya birdaha gelsem sevgilim,

arar bulurum yine seni severim..
Cenneti değişmem saçının teline,
ömrümün yettiği kadar seni severim.

14-02-2008 10:28 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899



( DUMAN’IN ATEŞ’LE YANIŞI )



Zaman, zaman…



Zaman demişti Duman en son ki haykırışında ve işte zaman geçti, aylar ayları kovaladı, mevsimler değişti. Mevsimlerle birlikte her şey değişti. Duman’ın sevgisi bile değişmişti. Kabuğuna sığamayan bir kozayı andırıyordu sanki. Sıkılmıştı kabuğuna çekilip kalmaktan. O kabukta her şeyi tavına gelinceye kadar dövmüştü. Çıkmalıydı artık ordan, kurtulmalıydı. Anlamıştı ki nereye kaçarsa kaçsın ayakları hep Ateş’in yolunda yürümeyi isteyecekti. Kaçmak kurtuluş değildi anlamıştı. Anlamıştı ama geriye nasıl dönecekti ki. Biliyordu ki kendi köprüsünün altından hiçbir suyun geçmesine izin vermemişti. Hala bütün yolları sadece Ateş’e açıktı. Ya Ateş, onun köprüsünün altından kim bilir nice sular geçmişti. Nice bulanık sular onla durulmuş, nice duru sular onla bulanmıştı. Belki de Duman’ın ona çıkan bütün yollarını kapamıştı. Tüm bu düşünceler arsında kendi kendine söz veriyordu Duman. Kara bir İs olarak anılsa da asla vazgeçmeyecekti Ateş’le yanma arzusundan.

Yanma arzusu onu o kadar intizara sürüklemişti ki. Gündüzleri Ateşle, hayallerinin resmini yüreğinin en günahsız yerine çiziyor, geceleri rüyalarının tahtına Ateşle oturup Ateşle kalkıyor. Geceye doğan güneş o, gündüze düşen ay parçası o.

Sonra Duman bronzdan rengiyle, Ateşsiz kalan yerleriyle kabuğunu paramparça edip çıktı dışarı. Ne kadar canı yansa da Ateş’in uğruna her şey değerdi. Sonra bu diyara gelirken ardına düşürdüğü umutlarını bir bir toplamaya başladı. Tozlarını silkip, en yaldızlı süslerle süsledi. Ateş’in ocağına varmak istiyordu. Elbette ki tüm güzelliklerini yanına almalıydı. Sarp dağların arsında uzayan yollardan geçerken yerde hala ıslak duran gözyaşının tek damlasını gördü. Bu ne vefa örneğidir diye hayıflanmaya başladı. Acaba ben de bu kadar vefalı mıyım diye mırıldanışlar arasında aldı gözyaşını eline. Hala sımsıcaktı, hala içindeki o derin acıyı taşıyordu sanki mevsimler onun üzerinden bir kez olsun geçmemişti. Evet, dedi. Belki de bu gözyaşı Ateş’in onulmaz yerlerinin merhemidir. En kızgın yerine serpilecek su katresidir. Aldı gözyaşını da yanına ve devam etti yoluna. Yol uzun, yol meşakkatli, yol uçurum andıran yalnızlıklarla doluydu. Ama bunlar ona vız geliyordu. Çünkü Ateş’in vuslatı için yürüyordu tüm bu yolları.

Uçtu o dağdan bu dağa, tüttü o bacadan bu bacaya az gitti uza gelmeden vardı Ateş’in şehrine. Her yer apaydınlıktı, Ateş’in ruhu her yanı kaplamıştı sanki. Çünkü o kadar sıcak, o kadar aydınlıktı ki. Bunun Ateş’in yansımasından başka bir şey olamayacağını biliyordu. Ateş’in ocağı şehrin en ucunda, suların kanayarak aktığı yerlerin en olmazındaydı. Heyecan ve korkunun verdiği tuhaf bir hisle vardı Ateş’in kapısına. Vurdu kapıyı ses yok, ses verip ses istedi ses veren yok. Bekledi gelen yok, gözledi görünen yok. Sonra çöktü kapının eşiğine. Elbet bir gün açılacaktı bu kapı. O zamana kadar beklemeliydi. Tüm bu bekleyiş arzuları içersinde uykuya sarılmıştı. Ateş’in kapısında Ateş’in rüyasına dalmıştı:



“Duman bir uçurumun kenarındaydı. Birden kötü bir rüzgâr saldı dumanı aşağıya. Duman düşerken cılız bir dala tutundu. Dal kırılmak, Duman düşmek üzereydi. Tam bu esnada Ateş çıkageldi Duman’ın yanına. Önce kendisinde yanmakta olan bir odunu aldı avuçları arasına. Odunun ucu yanıyordu. Odunun yanan ucunu uzattı önce Duman’a sonra ani bir kararla döndürdü. Yanan tarafı kendi tuttu, sıcaklığın buselerine maruz kalmayan ve yanmayan tarafı uzattı Duman’ın eline. Duman bütün evetleriyle tuttu Ateş’in uzattığının ucundan. Tam yukarıya çıkacakken Duman’ın tuttuğu taraf kırıldı. Duman uçurumun ölüm kusan derinliğine düşüyordu ki. Birden Ocağın kapısı açıldı. Bu kapının açılışı bir rüyayı kâbusa varmadan sona erdirmişti.”

Duman girdi içeri. Etrafta kimseler yok. Seslendi seslenişleri yine cevapsız kaldı. Bir müddet ocağın başında bekledi. Çok geçmeden Ateş ocağın ortasından yükselmeye başladı. Duman’ın gözleri kamaşmıştı. Ne kadar güzeldi bu Ateş bakmaya kıyamıyordu. Ateşten aldığı sekerat hali geçmeye başlayınca başladı söze Duman. Önce Ateş’in kapısında daldığı rüyayı anlattı Ateş’e.

Ateş susmuş sadece Duman’ı dinliyordu. Ateş belki acıdığından, belki de o da Dumanla tütmek arzusunun kıvılcımıyla bir şeyleri anlamlandırdı o kızgın yüreğinin ortasında. Ve “hoş geldin korkularımın dünyasına” telkiniyle çekti Duman’ı sinesine. Duman sarhoş olmuştu sanki. Konuşamıyordu, dili tutulmuştu. Sevin gözyaşları yanağından toprağın kollarına atıldı Bir kâbusun ardından böylesi eşsiz güzellikte ki rüyaya uyanmak kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir mutluluktu.

Duman yanmaya alışmıştı Ateş’in harı içersinde. Onunla tütmek dünyanın en mükemmel duygusuydu. Ateş yanıyor, Ateş yandıkça Duman tütüyordu. Duman Ateşle yanıyor, Ateş Dumanla tütüyordu.

Her şey o kadar güzeldi ki. Bu rüya hiç bitmesin diye Dualar ediyordu Duman. Bu güzellikleri yaşamak için çok çaba sarf etmişti Duman. Hakkıydı bu huzuru yaşamak. Ateş hangi haletler içersindeydi bilmiyordu ama Duman sanki ölümü yaklaşan birinin son sevinciyle son gülümseyişiyle mutluluğunu yansıtıyordu her yana. Karanlıkların kapısını kapamıştı sonsuza dek. Her şeyini alıp, her şeyi, tek şeyim dediğinin önüne sermişti. Bütün güzelliklerini, bütün acziyetlerini dökmüştü Ateş’in uğruna. Her yanı güzellik bahçesinin gülleri süslüyor. Bütün bahçe kırmızı ve beyaz güllerin esiri oluyor. Her yer de mutluluğun hüzzamdan uzak şarkıları çalıyor. Ateş’in yandığı her evde bir şenlik, Duman’ın tüttüğü her bacada sonsuz bir huzur var. Ummanların en derininde bile bu mutluluğun destanı dillendiriliyordu. Her yer mesuttu sanki sanki her şeyde bir bahar sevinci vardı. Güneş doğuyor, geceden alıyor nöbeti, ay doğuyor gündüzden çalıyor nöbeti.

Tüm bu güzelliklerin ortasında aradan tam altı gün geçmişti. Duman’ın korktuğu başına gelmek üzereydi Sanki Duman’ı uçuruma salan o kötü rüzgâr rüyanın yorganının yırtıp gerçeğin yatağına uzanmıştı. Ve gerçeklikte görülen bu güzel rüyayı sanki kâbuslara satmak için çalmaya gelmişti. Birden kara bulutlar kapladı her yanı. Kara bulutlardan kirli bir yağmur yağmaya başladı. Yağmur iğri iğri düştü ocağın tam ortasına. Her şey bir anda suskunluğa boğuldu ve Ateş, Duman’ın yanışının yarım kalışına aldırmadan söndü bir anda.

Ve her yer karanlığına yeniden döndü.








14-02-2008 10:32 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

ve sevgilim şu anda asker...

yine yalnızımm...



ALLAHA EMANETSİN SEVDİĞİMMM

SEVGİLİLER GÜNÜN KUTLU OLSUN

SENİ SEVİYORUM

14-02-2008 11:32 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com