arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 54
Forumlar >> Paylaşım >> (6 mayıs) Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi.. bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar (6 mayıs) Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi..
offline Yabancı..

Sevgili arkadaşlar, yarın (24 ocak) Uğur Mumcu'nun 15. ölüm yıldönümü. onu saygıyla, sevgiyle, rahmetle anıyoruz.

Uğur yazıları, kitapları ve araştırmalarıyla, tertemiz, lekesiz, devrimci ve Atatürkçü kişiliği ile Türkiye'ye gelmiş geçmiş en büyük gazeteci idi.

yazılarında ve kitaplarında belgelediği din-ticaret-siyaset ilişkileri bugün aynen karşımızda durmuyor mu..?

irticanın hortlaması aynen devam etmiyor mu..?

yolsuzluklar, hırsızlıklar, kadrolaşmalar, olanca hızıyla sürmüyor mu..?

Uğur Mumcu bütün gazetecilik yaşamını bu pislikleri ortaya çıkarmaya adamıştı.. Ama, ne yazık ki cinayet'e kurban gitti..

KARANLIK ELLER ONU ALIP GÖTÜRDÜ.

bugün Türk medyasında çok değil, sadece birkaç Uğur Mumcu olsaydı, inanın ki ülkemizin durumu epeyce farklı olurdu.

Keşke Uğur Mumcu yaşasaydı. şu yozlaşmış ortamda neler neler yazardı, bir cesaret anıtı olarak milyonlarca insanı bilinçlendirir, moral verirdi.

onu özlüyoruz. Türk basınında Uğur'un ve onun çizgisinde olanların eksikliğini her geçen gün daha fazla hissediyoruz.

Ruhu şad olsun. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın.

NOT: Hrant Dink için de ayrıca üzüntümü belirtiyor, toprağı bol olsun diyorum.


23-01-2008 02:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik,
sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk,
komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik,
kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi.


demişti, Uğur Mumcu sesleniş'te...

yukarda alıntılanan cevaptada görüldüğü gibi pek bişey değimemiş son 30 yıl içinde...

o dönemdede ''Elin gomünisleri'' denmişti Mumcu ve İpekçi gibi Atatürkçü, ileri görüşlü yazarlara, bugünde aynı sözler söyleniyor...

Oysa 'sesleniş' zaten gereken cevabı fazlasıyla veriyor, anlayacak kapasitede olanlara tabi..

'Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye' sloganlarıyla, mevcut kukla iktidarları, protesto eden gençlere, aydınlara, yazarlara verecek bir yanıt bulamayan kirli, karanlık ve cahil zihniyetler, açıklama yapmak yerine ancak ''Elin gomünisleri'' dediler onurlu ve vatansever insanlara... bu yeni değil...


ayrıca birşey daha söylemem gerekiyor burda.. Ben ne bu forumu, nede açtığım diğer forumları, 'ilgi görsün' kaygısı güderek açmadım.. Katılım sağlanmasınıda zerre kadar umursamadım... Bu yüzden buraya fikir ve görüş bildirmek yerine 'bak gördünmü tepki gördün, katılım yok' gibi birşey yazmak, hem Forum seviyesinden uzak bir davranıştır, hemde tepki göstermekten bile aciz seviyesiz bir davranıştır..

ayrıca mesajları silmekle meşgul olduğum doğru evet, iyikide meşgulum mesaj silmekle... bazı küçük beyinli canlıların sandığı gibi 'sadece işime gelmeyen' mesajları siliyor olsaydım, o işime gelmeyen mesajları hala girip okuyamıyor olurdunuz.. ancak şeffaf bir yönetim sağlamak burdaki amaç.. Dolayısıyla bana hakaret eden paparazzi meraklısı, tele-köle üyelerinin mesajları bile silinmesine rağmen, alıntılanmıştır ve okunabilir..

son kez uyarıyorum... Forum konusu ile ilgisi olmayan, salt kişisel saldırı amacı güden yazılar doğal olarak silinecektir.. Forum kurallarına uymaya ve seviyeyi yukarda tutmaya özen gösteriniz...

23-01-2008 12:50 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419


Uğur MUMCU'nun Köy Enstitüleri Konuşması (kendi sesinden)

23-01-2008 13:00 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419



23-01-2008 13:11 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Dost

Düştüğünde koşmuyorsa
Halin nedir sormuyorsa
Ellerinden tutmuyorsa
Öyle dosta dost mu denir ?

İyi günde yanındaysa
Kara günde kaçıyorsa
Mazeretler buluyorsa
Öyle dosta dost mu denir ?

Dost dediğin laf değildir
Havadır, sudur, güneştir
Bu değerler vermiyorsa
Öyle dosta dost mu denir?

23-01-2008 20:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline yüksel
Mesajlar: 3501

126001
murat-tlv demiş ki; Vurulduk ey halkım, Unutma Bizi
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük
Dövüldük, vurulduk, asıldık...
Vurulduk ey halkım, unutma bizi

Yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
İsteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
Yazlık kışlık katlarimiz,
arabalarımız olurdu.
Yüreğimiz işçiyle birlikte attı,
köylüyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını,
birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Fidan gibi genç kızlardık;
hayat, şakırdayan bir şelale gibi
akardı göz bebeklerimizden.
Yirmi yaşında,
yirmi bir yaşında,
yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
Direndik küçücük yüreğimizle,
direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık
boş birer eldiven gibi.
Utanmadılar insanlıklarından,
utanmadılar erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi.

Ölümcül hastaydık.
Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmis
doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın.
Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha.
Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına,
birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu.
Hukuk sustu.
İnsanlık sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
Hastaydık.
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce kolumuzu, omuz başından keserek,
yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
Sonra da otuz iki yaşında
bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Giresun'daki yoksul köylüler,
sizin için öldük.
Ege'deki tütün işçileri,
sizin için öldük.
Doğu'daki topraksız köylüler,
sizin için öldük.
İstanbul'daki, Ankara'daki işçiler,
sizin için öldük.
Adana'da, paramparça elleriyle,
ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Bağımsızlık, Mustafa Kemal'den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
Mezar taşlarımıza basa basa,
devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik,
sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk,
komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik,
kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi.


Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz
ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
Herkes tanıktır ki korkmadık.
İçimiz titremedi hiç.
Mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

Asıldık ey halkım, unutma bizi.

Bizi öldürenler,
bizi asanlar,
bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı,
ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.

ÖFKELERİNİ BİR GÜN BİLE KARŞISINDAKİLERE
BAĞIRMAMIŞ İNSANLARIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜK.

Hukuk adına,
özgürlük adına,
demokrasi adına.
Batı uygarlığı adına,
bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bir gün mezarlarımızda güller açacak
ey halkım, unutma bizi.
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
ey halkim unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz

ey halkım, unutma bizi.

UĞUR MUMCU (sesleniş)

cumhuriyet 25.8.1975

merhaba arkadaşım seni bu satırlar için kutluyorum gerçi arada unutulanlar var ama güzel bir davranış senin yaptığın

23-01-2008 21:10 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
Vurulduk ey halkım, Unutma Bizi
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük
Dövüldük, vurulduk, asıldık...
Vurulduk ey halkım, unutma bizi

Yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
İsteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
Yazlık kışlık katlarimiz,
arabalarımız olurdu.
Yüreğimiz işçiyle birlikte attı,
köylüyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını,
birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Fidan gibi genç kızlardık;
hayat, şakırdayan bir şelale gibi
akardı göz bebeklerimizden.
Yirmi yaşında,
yirmi bir yaşında,
yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
Direndik küçücük yüreğimizle,
direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık
boş birer eldiven gibi.
Utanmadılar insanlıklarından,
utanmadılar erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi.

Ölümcül hastaydık.
Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmis
doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın.
Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha.
Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına,
birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu.
Hukuk sustu.
İnsanlık sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
Hastaydık.
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce kolumuzu, omuz başından keserek,
yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
Sonra da otuz iki yaşında
bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Giresun'daki yoksul köylüler,
sizin için öldük.
Ege'deki tütün işçileri,
sizin için öldük.
Doğu'daki topraksız köylüler,
sizin için öldük.
İstanbul'daki, Ankara'daki işçiler,
sizin için öldük.
Adana'da, paramparça elleriyle,
ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Bağımsızlık, Mustafa Kemal'den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
Mezar taşlarımıza basa basa,
devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik,
sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk,
komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik,
kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi.


Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz
ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
Herkes tanıktır ki korkmadık.
İçimiz titremedi hiç.
Mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

Asıldık ey halkım, unutma bizi.

Bizi öldürenler,
bizi asanlar,
bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı,
ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.

ÖFKELERİNİ BİR GÜN BİLE KARŞISINDAKİLERE
BAĞIRMAMIŞ İNSANLARIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜK.

Hukuk adına,
özgürlük adına,
demokrasi adına.
Batı uygarlığı adına,
bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bir gün mezarlarımızda güller açacak
ey halkım, unutma bizi.
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
ey halkim unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz

ey halkım, unutma bizi.

UĞUR MUMCU (sesleniş)

cumhuriyet 25.8.1975


05-05-2008 23:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419


kendi sesinden Deniz'lerin savunması

05-05-2008 23:58 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
















Ankara'dan...

06-05-2008 00:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419










06-05-2008 06:28 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com