Amerikan üsleri kaldırılsın dedik,
sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk,
komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik,
kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi.
demişti, Uğur Mumcu sesleniş'te...
yukarda alıntılanan cevaptada görüldüğü gibi pek bişey değimemiş son 30 yıl içinde...
o dönemdede ''Elin gomünisleri'' denmişti Mumcu ve İpekçi gibi Atatürkçü, ileri görüşlü yazarlara, bugünde aynı sözler söyleniyor...
Oysa 'sesleniş' zaten gereken cevabı fazlasıyla veriyor, anlayacak kapasitede olanlara tabi..
'Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye' sloganlarıyla, mevcut kukla iktidarları, protesto eden gençlere, aydınlara, yazarlara verecek bir yanıt bulamayan kirli, karanlık ve cahil zihniyetler, açıklama yapmak yerine ancak ''Elin gomünisleri'' dediler onurlu ve vatansever insanlara... bu yeni değil...
ayrıca birşey daha söylemem gerekiyor burda.. Ben ne bu forumu, nede açtığım diğer forumları, 'ilgi görsün' kaygısı güderek açmadım.. Katılım sağlanmasınıda zerre kadar umursamadım... Bu yüzden buraya fikir ve görüş bildirmek yerine 'bak gördünmü tepki gördün, katılım yok' gibi birşey yazmak, hem Forum seviyesinden uzak bir davranıştır, hemde tepki göstermekten bile aciz seviyesiz bir davranıştır..
ayrıca mesajları silmekle meşgul olduğum doğru evet, iyikide meşgulum mesaj silmekle... bazı küçük beyinli canlıların sandığı gibi 'sadece işime gelmeyen' mesajları siliyor olsaydım, o işime gelmeyen mesajları hala girip okuyamıyor olurdunuz.. ancak şeffaf bir yönetim sağlamak burdaki amaç.. Dolayısıyla bana hakaret eden paparazzi meraklısı, tele-köle üyelerinin mesajları bile silinmesine rağmen, alıntılanmıştır ve okunabilir..
son kez uyarıyorum... Forum konusu ile ilgisi olmayan, salt kişisel saldırı amacı güden yazılar doğal olarak silinecektir.. Forum kurallarına uymaya ve seviyeyi yukarda tutmaya özen gösteriniz...
Vurulduk ey halkım, Unutma Bizi
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük
Dövüldük, vurulduk, asıldık...
Vurulduk ey halkım, unutma bizi
Yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
İsteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
Yazlık kışlık katlarimiz,
arabalarımız olurdu.
Yüreğimiz işçiyle birlikte attı,
köylüyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını,
birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Fidan gibi genç kızlardık;
hayat, şakırdayan bir şelale gibi
akardı göz bebeklerimizden.
Yirmi yaşında,
yirmi bir yaşında,
yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
Direndik küçücük yüreğimizle,
direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık
boş birer eldiven gibi.
Utanmadılar insanlıklarından,
utanmadılar erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi.
Ölümcül hastaydık.
Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmis
doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın.
Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha.
Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına,
birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu.
Hukuk sustu.
İnsanlık sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
Hastaydık.
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce kolumuzu, omuz başından keserek,
yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
Sonra da otuz iki yaşında
bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Giresun'daki yoksul köylüler,
sizin için öldük.
Ege'deki tütün işçileri,
sizin için öldük.
Doğu'daki topraksız köylüler,
sizin için öldük.
İstanbul'daki, Ankara'daki işçiler,
sizin için öldük.
Adana'da, paramparça elleriyle,
ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bağımsızlık, Mustafa Kemal'den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
Mezar taşlarımıza basa basa,
devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik,
sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk,
komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik,
kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi.
Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz
ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
Herkes tanıktır ki korkmadık.
İçimiz titremedi hiç.
Mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
Asıldık ey halkım, unutma bizi.
Bizi öldürenler,
bizi asanlar,
bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı,
ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.
ÖFKELERİNİ BİR GÜN BİLE KARŞISINDAKİLERE
BAĞIRMAMIŞ İNSANLARIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜK.
Hukuk adına,
özgürlük adına,
demokrasi adına.
Batı uygarlığı adına,
bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bir gün mezarlarımızda güller açacak
ey halkım, unutma bizi.
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
ey halkim unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz