arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 32
Forumlar >> Paylaşım >> BÜYÜK EVRENDE KÜÇÜK DÜŞÜNÜRLER bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar BÜYÜK EVRENDE KÜÇÜK DÜŞÜNÜRLER
offline E.L.R.O.H.I.R
Mesajlar: 2709

67896
hah en sevdiğim konu(!), okulda düşünce tarihi, burda bu, DC yle geçtim zaten, yok deneycilik mi, yoksa akılcılık mı,ha bi de herakleitos var... bana ne yahu kaç defa yıkanırsa yıkansın nehirde... biri der tek bildiğim şey hiçbirşey bilmediğimdir, ordan septiğin teki atlar 'hiçbişey bilmediğini nerden biliyosun o zaman' der, bu konu uzarda uzar...

19-09-2007 00:48 | cevapla | Şikayet Et!
offline ŞEHD-AB(E)
Mesajlar: 1957

E.L.R.O.H.I.R demiş ki; hah en sevdiğim konu(!), okulda düşünce tarihi, burda bu, DC yle geçtim zaten, yok deneycilik mi, yoksa akılcılık mı,ha bi de herakleitos var... bana ne yahu kaç defa yıkanırsa yıkansın nehirde... biri der tek bildiğim şey hiçbirşey bilmediğimdir, ordan septiğin teki atlar 'hiçbişey bilmediğini nerden biliyosun o zaman' der, bu konu uzarda uzar...
yok yok biz konuyu uzatmıyacağız abilerimizi ablalarımızı vitrine çıkarma niyetindeyiz sadece

19-09-2007 00:51 | cevapla | Şikayet Et!
offline KARİZMA
Mesajlar: 682

63298
Ben onlara güneşi gösterdim,aptallar parmağıma baktılar....

19-09-2007 11:42 | cevapla | Şikayet Et!
offline AŞK baştan sona yala...
Mesajlar: 1976

11425
yahuv arkadaş biz dersleri heleki felsefeyi lise sıralarında olmadı öss sınavında bıraktık.hayatta onlardan daha önemli şeylerde var.ne ögretecek yanı tales males kant mant.hııııı

19-09-2007 16:18 | cevapla | Şikayet Et!
offline ŞEHD-AB(E)
Mesajlar: 1957

TöVBeKaR demiş ki; yahuv arkadaş biz dersleri heleki felsefeyi lise sıralarında olmadı öss sınavında bıraktık.hayatta onlardan daha önemli şeylerde var.ne ögretecek yanı tales males kant mant.hııııı


bu başlışa sadece filozofların hayatları ıle ilgili bilgi eklemesi olmasın hayatın her alanında kendini bir iki cümle ile ifade etmeyi başaran şairlerimiz yazarlarımız siyasetçilerimiz v.s..............hayatları eklensin belki bir iki saniyeliğine birilerinin gözü takılır..

19-09-2007 16:53 | cevapla | Şikayet Et!
offline AŞK baştan sona yala...
Mesajlar: 1976

11425
pek sanmıyorum ya.bu yüz yılın geçnliği bunları ne kadar araştırıyorki,bilgileri olsun

19-09-2007 16:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline ŞEHD-AB(E)
Mesajlar: 1957

TöVBeKaR demiş ki; pek sanmıyorum ya.bu yüz yılın geçnliği bunları ne kadar araştırıyorki,bilgileri olsun
bilgisi olanlar yada bir nebze merak edenler katılım yapar ben eminim. bir sürü forum konusu var katılımda çok fazla herkez ilgi alanına yönelir merak etme

19-09-2007 16:59 | cevapla | Şikayet Et!
offline Kızıla Boyalı Saçlar
Mesajlar: 2448

Nietzsche Kimdir?

(Bu Makale Blogcu Dergii'de Yayınlandı - Kasım 2006)

1844 yılında dünyaya gelen aykırı düşünür , "Tanrı öldü" düşüncesiyle tanınmış , yaşadığı çağda pek tanınıp anlaşılmasada , kendinden sonraki kuşağa fazlasıyla temel oluşturmuştur.

Kendini "yarının yazarı" olarak tanımlayan ünlü düşünür , "200 yıl sonra insanlık beni anlıyacak" diyerekten , geleceği görme konusundaki yetisini fazlasıyla göz önüne sermiştir.Nietzshe , kendinden sonra Freud , Heidegger , Camus ... gibi düşünürleri etkileyerek , egzistansiyalist felsefenin özgün temellerini atmıştır.

Lou Salome adlı Yahudi bir kıza aşık olması , ona umut beslemesi ve karşılık görememesi , bu trajik yazarın felsefesini etkileyecek önemli durumlardan biri olmuştur.Ree adlı dostunun vasıtasıyla tanıştığı bu göz kamaştıran bayana sonradan düşman kesilip , sert mektuplar göndermiştir.

Nietzshe'nin hayatı oldukça trajiktir.Hayatı boyunca hastalıklarla boğuşmuş , yanlız kalmış , anlaşılamamanın verdiği ızdırapla çok zor günler geçirmiştir.Sürekli yer değiştirerek yaşayan ünlü filozof , şiddetli migren ağrılarına rağmen durmadan yazmıştır.

Babası Karl Ludwig Protestan Kilisesinde papazdır.Nietzsche 5 yaşınayken babası ölmüş , annesi ve ablası bakımını üstlenmiştir.14 yaşındayken Almanya'nın önemli Protestan yatılı okulu Schulpforta'ya kayıt yaptırır.

20 yaşındayken Bonn Üniversitesine filoloji ve teoloji öğrencisi olarak kayıt yaptırır.Zekası ve derslerdeki başarısı sebebiyle hocalarının dikkatlerini üstüne çeker.Ne kadar filoloji okusada , felsefeden vazgeçememiş , sürekli olarak felsefe kitapları okumuştur.

21 yaşındayken , bir sahaf dükkanında Schopenhauer'un kitaplarını edinir.Okuduktan sonra , kendisini Schopenhauer'cu olarak tanımlayacaktır..Ne varki bu aykırı düşünür , ilerde Schopenhauer'un karamsar felsefesine tamamen karşı çıkarak , kendi felsefesini oluşturacaktır.

1869'da , daha doktorasını bile tamamlamamışken , hocası Ritschl'in tavsiyesiyle Basel Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olur.Bundan bir yıl önce tanıştığı ve müziğinden etkişlendiği Wagner ile , sonradan kanlı bıçaklı bir düşman olacaktır.

Bu dönemde Almanya-Fransa savaşı patlak verir ve gönüllü olarak savaşa katılır.Ne varki sağlık sorunları sebebiyle , ordudan ayrılarak tekrar İsviçre'ye döner.

Nietzsche , filoloji ve teolojiden çok felsefeyle ilgilenmektedir.Kısa sürede profösör ünvanı almasına karşılık , 1871'de Basel Üniversitesi felsefe kürsüsüne yaptığı başvuru geri çevrilir.Bunun üzerine iyice kendi klasik filoloji dalından soğuyarak , felsefeye yönelir.

Felsefe kürsüsüne yaptığı ve red cevabı aldığı başvurudan yaklaşık bir sene sonra ilk kitabı olan "Müziğin Ruhundan Trajedyanın Doğuşu" adlı kitabını yayımlar.

1879 yılında Basel'deki görevinden istifa eder ve bu andan sonra , yersiz-yurtsuz olarak , gezgincesine otel odalarında ve pansiyonlarda yaşamına devam eder..Bu gezgin yaşamının bir sebebide sık sık geçirdiği migren krizleridir.Migrenini tetiklemeyecek iklim arayıp duran ünlü düşünür , felsefesinin temellerini bu dönemde atacaktır..

19-09-2007 18:48 | cevapla | Şikayet Et!
offline Kızıla Boyalı Saçlar
Mesajlar: 2448

Daha sonra ise "İnsanca pek insanca" , "Tan kızıllığı" , "Şen bilim" , "Böyle buyurdu Zerdüş" , "İyinin ve kötünün ötesinde" , "Ahlakın soy kütüğü" adlı kitaplarını yazar..Özellikle "böyle buyurdu Zerdüşt" yazarın başyapıtıdır.

Felsefesini ilk kez , bu kitabında tamamen açıklamıştır.Zerdüşt adlı bilgenin senelerce dağda inzivaya çekildikten insanların arasına inerek onları aydınlatmaya çalışmasıyla başlayan bu içten serüven , çeşitli tuzaklarla doludur.İnsan psikolojisinin derinlerine inmeyi başarabilen Nietzsche , yanlış anlaşılmaya veya hiç anlaşılmamaya oldukça müsait yazılar yazar.."Ahlakın soy kütüğü" adlı eserinin önsözünde bunu değinir ve "yazdıklarım anlaşılamıyorsa bu okuyucunun sorunudur" der.

İnsanı , maymunla üstinsan arasında gerilmiş bir ip , bir geçiş formu olarak gören düşünür , hayata amacı "kendini aşabilmek-kendinden daha iyi bişey yaratmak" olarak koyar.Nihilizme karşı açtığı savaşı , "amor fati-kader sevgisi" ile sürdürür.

Hristiyan öğretisinin toplumu yozlaştırdığını düşünerek kendini "Deccal" ilan eder ve "Tanrı'yı öldürür"..

Sonsuz dönüş öğretisiyle , maddenin sınırlı fakat zamanın sonsuz olduğunu düşünerek , her yaşamın yeniden , tekrar tekrar sonsuza dek süregelen bir süreçle yaşanacağını savunur.Bu öğretisine bilimsel bir dayanak ararken , tamamlayamadan ölür.

1889'da , Putların alacakaranlığını yayımladıktan sonraki sene , bir sinir krizinin ardından akıl sağlığını kaybeder.Önce annesinin , annesinin ölümünden sonrada ablasının bakımı altına girer..

1900 yılının yaz mevsiminde , Weimar'da hayata gözlerini yumar.Hayatı dramatik olarak son bulan bu ünlü düşünür , ününe öldükten sonraki yüzyılda kavuşur.

Hayatı boyunca hastalıklarla boğuşması , Salome'a duyduğu platonik aşk sebebiyle acı çekmesi , arkadaşı Ree'den gördüğü ihanet , Wagner'le dostken düşman olması , ... hafızalarda kazınan olaylardır.

Bu sebeple , Nietzshe'nin felsefesi , kanımca Nietzshe'nin hayatıyla birlikte okunmalıdır.Ancak o zaman Nietzshe daha anlaşılır olacaktır.


Mehmet BERK

19-09-2007 18:48 | cevapla | Şikayet Et!
offline Kızıla Boyalı Saçlar
Mesajlar: 2448

Çocuk ve Evlilik Üstüne

Kardeşim , senin için bir sorgum var. Bunu bir sonda gibi ruhunun dibine atıyorum.Derinliğini anlamak için.

Sen gençsin , evlilik ve çocuk arzu ediyorsun.Fakat sana soruyorum ; çocuk istemeye ehil bir adammısın?

Sorarım ; zafere erişmişmisin? Kendi kendini zorlayan mısın? Duygularının hakimi misin? Erdemlerinin efendisi misin?

Yoksa arzun , hayvanlıktan ve zina ihtiyacından mı? Kendinle geçinememekten mi geliyor?

İsterim ki , zaferin ve özgürlüğün çocuğu özlensin.Zaferine ve mutluluğuna canlı anıtlar dikesin.

Kendinden ötesi için inşaa etmelisin.Fakat önce , kendin beden ve ruhça tam yapıda olmalısın.

İşin yalnız üretmekten ibaret olmamalıdır.Kendinden üstün bir varlık yaratmalısın.Bu iş için sana evlilik bahçesi yardım etmelidir.

Daha yüksek bir varlık , bir ilk hareket , kendiliğinden dönen bir tekerlek , bir yaratıcı yaratmalısın.

Evlenmek ; ... iki kişinin bütün yarattıklarından daha üstün bir varlık getirme iradelerine derim.Böyle bir iradenin sahibi oldukları için , iki kişinin birbirini saymasına derim.

Senin evliliğinin anlamı ve tek gerçeği bu olmalıdır.Fakat şu gereksizlerin evlilik dediği şey ... Buna ne ad vereyim?

Ah bu iki kişinin karşılıklı ruh yoksunluğu! Ah , bu iki kişinin karşılıklı ruh kirliliği! Ah , bu iki kişinin acınacak rahat düşkünlüğü!

Bunları herbirine evlilik diyorlar ve nihaklarının gökte kıyıldığını söylüyorlar.

Bu gereksizlerin göğünü istemem.Bu ilahi ağda kucaklaşan hayvanları istemem.

Birbiri için yaratmadığı bu iki insanın nikahını onaylamak için topallayarak gelen Tanrı da bana uzak olsun.

Böyle evliliklere gülmeyin! Hangi çocuk ana babasının haline ağlamak için neden sahip değildir?

Şu adam , bana olgun ve dünyanın anlamını kavramaya yetkin göründü. Fakat karısını görünce , dünyayı bir tımarhane sandım.

Evet! Ben isterdim ki bir azizle bir kaz çiftleştikleri zaman dünya sarsıntıyla çırpınsın.

Şu adam , bir kahraman gibi gerçekleri aradı ve sonunda , küçük ve süslü bir alan yakaladı.Buna evliliğim diyor.

Şu adam , ilişkilerinde pek çekingen ve çok güç beğenirdi.Fakat birdenbire sonsuz olarak derneğini bozdu.Buna evliliğim diyor.

Şu adam , melek erdemlerine sahip bir hizmetçi arıyordu.Fakat birdenbire bir kadının hizmetçisi oluverdi.Şimdi yalnız , bir melek olması kaldı.

Bütün alıcıları dikkatli görüyorum.Hepsinin hilekar gözleri var.Fakat en hilekar adam bile karısını torbada alıyor.

Çok kısa delilikler ; siz buna "aşk" diyorsunuz.Ve evliliğiniz , uzun bir budalalık halinde olan bu deliliklerinize son veriyor.

Kadına olan secginiz ve kadının erkeğe olan sevgisi ... Bu , acı çeken ve gizlenen Tanrılara bir acıma olsaydı.Fakat çoğu kez i iki hayvan birbirini buluyor.

Sizin en iyi aşkınız bile şaşkın bir sembol ve acıklı bir alevden ibarettir.O ise , daha yüksek yolları aydınlatacak bir fenerdir.

Birazda kendinizden ötesi için sevin.Böyleyi sevmeyi öğrenin.Bunun için aşkınızın acı kadehini içmelisiniz.

En iyi aşkın kadehinde bile acılık vardır.Böylece İnsanüstü'ne sıcaklık getirir.Böylece yaratıcı , sana susuzluk verir.

Yaratıcıya susuzluk , İnsanüstü'ne özlem ve ok. Kardeşim söyle ; evlilik iraden bu mu? Bu iradeyi ve evliliği kutsarım.

Zerdüşt böyle dedi.

19-09-2007 18:52 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com