| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3, ... 20, 21, 22 Sonraki |
|
|
| Yazar |
ÇİÇEK MEVSİMİ ( mini hikayeler zinciri ) |
Yabancı..
| | yabancı neyibekliyosunn ?? | 20-02-2007 15:41 | | Şikayet Et! |
|
-^+black%+&/ SiMeY... Mesajlar: 107
 | BEN DUYGULANDIM BIRAS YAA | 20-02-2007 18:06 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
|
Birçok insan kusurlarından yada eksikliklerinden dolayı üzüntü duyar ve kendilerini işe yaramaz hissederler.Aslında bu yönleriyle de gerçekten herşeyi başarabileceklerini yada sırf bu yönlerinden dolayı önemli bir statüye gelebileceklerini hiç düşünmezler.Beyazıt Öztürkün 'r' harflerini söyleyemediğini hepimiz biliriz ve r harfini söyleme özürüne sahip olmasına rağmen o iyi bir şov adamıdır..Türkçesinin güzelliğinin yanında böyle bir eksilikliğinin olması onu hiç üzüntüye boğmamıştır aksine sırf bu özelliğinden dolayı diğer insanlardan yani diğer şov adamlarından farklı ve sevimlidir 
kusurlarımızı sevelim.. | 20-02-2007 18:45 | | Şikayet Et! |
|
ŞEHD-AB(E) Mesajlar: 1941
 | Londra Kraliyet Akademisi’ndeki sergide 19. yüzyılın ünlü İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın bir bahçeyi tasvir eden tablosu da sergilenmekteydi.
“Kainatın Işığı” adını taşıyan bu tabloda gecenin karanlığında, elinde fener olan filozof kılıklı 1 adam vardı. Adam, serbest kalan eliyle 1 kapıyı çalıyor ve sanki içeriden cevap bekliyordu. Tabloyu inceleyen 1 sanat eleştirmeni Hunt’a dönerek biraz alaycı sordu: “Güzel 1 tablo ama doğrusu anlayamadım. Adamın vurduğu kapının açılması mümkün değil, çünkü ona tokmak takmayı unutmuşsunuz...”
Hunt gülümseyerek “Adam sıradan 1 kapıya vurmuyor ki” dedi, “Bu kapı, insan kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açılabildiği için dışında tokmağa ihtiyaç yoktur."
| 20-02-2007 18:59 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
| Çok güzel bir hikaye ve ders alınması gereken bir hikaye ..paylaşımın için teşekürler canım.. | 20-02-2007 19:59 | | Şikayet Et! |
|
Dert Ortağı Moderatör Mesajlar: 14992
 | Önyargı
"İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor." Einstein
Uzaklarda bir köyde dul bir kadın bebeği ile yaşamaktadır.
Dağda bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Yanlızlığı giderecek bir arkadaştır gelincik.
Evcil bir hayvan olmasa da uysaldır.
Bebeğe de alışmıştır.
Bir gün anne eve döndüğünde bakar ki gelinciğin ağzı kan içindedir.
Anne çıldırırcasına gelinciğe saldırır ve öldürür.
O sırada yandaki odadan bebeğin sesi duyulur.
Anne odaya yönelir... Orada beşiğin içindeki bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür. | 20-02-2007 20:19 | | Şikayet Et! |
|
börteçine23 Mesajlar: 2153
 | | maymunun biri bi gün dondurmacıya gitmiş demiş: abi vanilyalı dondurma var mı? adam yok demiş ve maymun demiş ki: bende bisikletle geldim zaten.... | 20-02-2007 21:37 | | Şikayet Et! |
|
börteçine23 Mesajlar: 2153
 | | adamın biri bir gün yolda oturmuş dileniyormuş önünde kör ve dilsiz yazan bir kağıt varmış. yoldan geçen biri kağıtı almış ve arkasına bir yazı yazmış adamın kazancı 10 katına çıkmış kağıtın arkasına şunu yazmış: bahar geliyor ve ben baharı göremeyeceğim. burdan çıkarılacak ders kör ve dilsizlere para vermeyin... | 20-02-2007 21:45 | | Şikayet Et! |
|
börteçine23 Mesajlar: 2153
 | hikayenin devamı kör hikayesi adamın biri parayı vermiş giderken hapşurmuş dilenci çok yaşa demiş oda sende gör demiş dilencinin gözleri açılmış.tabi gözler açılınca kimse para vermemiş adam iflas etmiş..
| 20-02-2007 21:47 | | Şikayet Et! |
|
Yabancı..
| gerçekten çok güzel teşekkür ederim | 21-02-2007 00:05 | | Şikayet Et! |
|
|