arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 60
Forumlar >> Okuma >> yılmaz ODABAŞI bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar yılmaz ODABAŞI
offline Yabancı..

Ben ise hâlâ küçüklerimi seviyor, fakat büyüklerimi sayamıyorum. Artık varlığımı onların varlığına ve değerlerine armağan etmek gibi bir niyet de taşımıyorum...

26-06-2008 14:53 | cevapla | Şikayet Et!
offline ozqur (düşsel jojuk)
Mesajlar: 11538

98133

26-06-2008 14:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline ozqur (düşsel jojuk)
Mesajlar: 11538

98133
dışarıda üşüyen bir haziran
dışarıda öldü insan
öldü insan
hiçbir kitaba yakışmadan!

ben de yaza yaza çürütüp dünlerimi
her gün bu cehennemden çalıyorum kendimi

bu yüzden her şey:
şey!
havada hava, günlerinde gün, evlerde sarmısak soğan;
hepsi bu işte basit, olağan
her şey şey’dir; inandıklarımızdır belki de yalan
abarttığımızdır,
kül’dür herkesin payına kalan...

YILMAZ ODABAŞI!!!..?......???...



26-06-2008 14:56 | cevapla | Şikayet Et!
offline marjinal
Mesajlar: 31

BİTME

bitme!bak,içtim,yürüdüm,kederlendim
denize girdim,üşüdüm,sana geldim

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme

bitme!bak,koştum,savruldum,hep örselendim
cıgara ziftlendim,ille de seni sevdim
uzaklarda öyle çok kederlendim

günler bitmeden bitme
bitmeden hasret gitme

bu yangın geceler,bu intihar
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
bu dolunay gecenin göğsünü yarar
benim göğsümde de sana geniş bir yer var

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme...

YILMAZ ODABAŞI

26-06-2008 15:34 | cevapla | Şikayet Et!
offline marjinal
Mesajlar: 31

FİRE VEREN COĞRAFYADA

bir düğün gecesi mardin'de çektirdiğimiz resim
benden söz eder
yüzüm, bu öksüz ülkenin bütün sabrını kuşanmış
örtülmüş perdeleri gülümsemenin
demek mardin'de biraz akşammış…

o kent hâlâ albümlerden, kadir’den ve lütfü'den
birisi sevgilisi tutuklu bir genç kız kederinden
birisi gidilemeyen kentlerden, nar mevsiminden
söz eder…

ve yürürüz
yürümek her bahar papatya kokularıyla sarhoş
sonra merakla açtığım mektup:
“çankırı cezaevi, görülmüştür”: kadir’den;
zarfta o düğün gecesi mardinli resim
ve bir hükümlü merhaba bizden söz eder

öylesine çoktuk ki ve çoktu kadir
daha çoğaltır kendini taş odalarda
her geçen gün fire veren bu coğrafyada…

YILMAZ ODABAŞI

26-06-2008 15:36 | cevapla | Şikayet Et!
offline marjinal
Mesajlar: 31

GİTTİĞİN YER

gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın
gittiğin yer bir uçurum kadar uzak

herkes yeniden yazgısına kanacak
gittiğin yer kalbimde hep kan kadar sıcak

gittiğin yeri anlamak
gittiğin yeri ağlamak

bir çerçevede yarım bir gülüş
ve yalnız bir fotoğraf bırakarak

yine bahar açacak, güvercinler uçacak
gittiğin yerlerde sana kimler bakacak?

gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın
gittiğin yer bir uçurum kadar uzak

seni benden zaman, seni ölüm alırdı ancak
gittiğin yer hasretimin kavalyesi olacak...

YILMAZ ODABAŞI

26-06-2008 15:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline marjinal
Mesajlar: 31

İKİNİN ŞİİRİ

bugün iki kez yağdı yağmur
iki kez eskidim sanki

iki ömrü kol kola yaşadım
biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri

hep iki şömine yandı yüreğimde
birinde ateşti diğerinde kül

ve iki kez aşık oldum
bundandır iki kez ölmüşlüğüm

sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü
şimdi sömestrdeyim

ilk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu coşkum
daha depremlerdeyim
ve iki kere iki
kitabımda benim
ya çok eder
ya sıfır...

YILMAZ ODABAŞI

26-06-2008 15:50 | cevapla | Şikayet Et!
offline marjinal
Mesajlar: 31

Bu şairleri kendi aramızda yazdık okuduk ve yukarıda vurguladığım gibi şiir,geniş kitlelerin ilgisine mazhar olmadı hiçbir zaman.Bundan yakınmaktan caymalıyız.Bugün Rusya’da hangi sıradan insanla karılaşırsanız, mesela Puşkin’den muhakkak bir şiir okur size.Türkiye’de ise birbirini döve döve öldürmüş, sakatlamış bir toplum, her on yılda bir askeri darbelerle demokrasi geleneğini oturtmadan tasfiye etmiş ve seksen yıllık bir yazı geleneği olan- bu ülkede kitap bile okunmuyorken, Edip Cansever’in ya da diğerlerinin bilinmelerini ummak biraz safdillik olmaz mı? Genç kuşak dediğiniz, üç askeri darbede sakatlanmış kuşağımın çocuklarıdır; onlara okuduklarının, düşünüp bildiklerinin bedelini çok hasarla ödediler.Yirmi beş yıldır bu ülkede benim de şiir yazan bir adam olarak yaşamadığım rezalet yok...Bir şair olarak yazmayı sürdürmek ve yazdıklarımın arkasında durabilmek için çok hırpalandım.Anlatılır gibi değil...Her şey bir “göze alma” işidir.Bir şair olarak şiiri “göze almak”tan yana ben onca bedeli üstlenirken, sistemle, yoksullukla, devletle, yayıncılarla başı hep belada bir şairin yazgısına ortak olmayı, onu ve yapıtlarını izlemeyi neden anlamlı ve saygıdeğer bulsun okur? Tek tük okunmak, sağ kalmış olmak bile bize bir lütuftur.Bunu anlamak için Namık Kemal’in yazgısından Sabahattin Ali’nin sınırda ölü bulunmasına, Nazım Hikmet’in on üç yıl hapis yatmasından kırk kuşağının ödediği bedele ve oradan bugüne Uğur Mumcu’dan Aziz Nesin’lere uzayan yüzlerce acı örneğe göz atabiliriz.Bu ülke hiçbir zaman şairlerini, düşünce ve yazı adamlarını gerçekten seven bir ülke olma- mıştır…


yılmaz odabaşı

26-06-2008 15:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419

26-06-2008 16:02 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419


SINIRA VURUYORUM SINIRSIZ VURUYORUM

kendi katline ilişmiş
şu benim sürgün ömrüm
sonrası intihar kokan bir sevda
uçurumlarda

uçurumlar kendi diliyle anlatılır…

düşecektim ya, sanki sen atıldın birden boynuma
göğe yaz… göğe yaz uçurumlar da aldatılır
kanıyorsa kan revan, ömrün
uçurumlarda yaslı ülkeler ağlatılır…

bir gül'dür benim ülkem
uslanmaz ve sulayan kendi gövdesini
yollarını süngülerin
rahmetini buzulların kestiği…

daha sınıra vuruyorum/sınırsız vuruyorum
ey ülke, rahmine al ve yeniden doğur beni
ben de o şarkının girişindeki
sözlere vuruyorum/apansız vuruyorum

bu yüzden sesim,
şimdi yakılmış defterlerdeki…

tartılsam ağırlığımca hüzün gelirdim
artarken gecelerde siren sesleri
ben de o cinayetlere sınamıştım gövdemi
kapımda kül ve yaftalı cinayet bekçileri

sesim,
bu yüzden o eski ölümlerde kan lekeleri
sesim,
ağırlığımca zincirlerdeki…

daha ölüme vuruyorum / ölerek vuruyorum!

sesim,
fırtına sonrası karaya vuran cesetlerdeki
sesim,
o kanlı gömleklerdeki

bu yüzden ben de faili meçhûl bir cinayetim
bulun benim katilimi!


Yılmaz Odabaşı







26-06-2008 16:03 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com