”Cumhurbaşkanı’nın İmam Hatipli olacağı günler yakındır”(5.2.1996 Akit)
“Türkiye kendine din olarak ”Kemalizmi“ almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir...”
“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizm’e ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizm’in yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.”
“Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız... ” Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”
Bir miting sırasında halka sesleniyor: “Yolumuzun ortasında inek oturmuş, yolumuzu kapatıyor, menzile ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla, usul usul, sonra evvel Allah sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız.”
O dönem yanında olduğu Erbakan hocasının “kanlı mı olacak, kansız mı” söylemini bir başka şekilde seslendiriyor.
“Türkiye’yi eyaletlere bölmek lazım. Merkezi yönetimin bir takım yetkileri bunlara verilmelidir. Belediye Başkanları da bu konuda en yetkili olmalıdırlar. O bölgelerdeki her türlü eğitim de bunlara bırakılmalıdır.” (PKK gibi bölücülerle aynı söylem.)
“Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”
“Referansımız İslam’dır. Tek hedefimiz İslam devletidir.”
“Sen “Ne mutlu Türküm diyene” dersen, onun da “Ne mutlu Kürdüm” deme hakkı vardır.”
“1.5 milyarlık İslam âlemi, Müslüman milletimizin ayağa kalkmasını
sabırsızlıkla bekliyor... Kalkacağız, bu ayaklanma başlayacak.”
”Kadın nereye isterse oturur, Sana ne ya! Ayıp ya!” (Kars’ta AKP toplantısında kadınlarla erkeklerin ayrı yerlerde oturtulmasını eleştiren gazeteciye)
”Türkiye’de Kürt sorunu vardır. Bunu “Türkiyelilik” kavramıyla çözmeliyiz. Türkiyeli kimliği her vatandaşın üst kimliği olmalı, Türk kavramı da alt kimlik olarak değerlendirilmelidir... İsteyen isterse yine ben Türküm derse desin!” (Diyarbakır’da halka yaptığı konuşmada alt üst kimlik tartışmasıyla Türk kimliğini de Ermeni, Rum, Kürt gibi alt kimlik olarak gösteriyor.) PKK ile aynı söyleme giriyor. PKK’nın cenaze töreninde bayrağını açması da, F-16’ların alçaktan uçuş yapması da yanlış.” (İki tarafın da yaptığı yanlış.
PKK terör örgütü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ni aynı kefeye koyuyor, kendince her iki tarafa da eşit yaklaşıyor).
”Suriye’yi Lübnan’dan çıkardıkları gibi, bizi de Kıbrıs’tan çıkartırlar. Birileri bize çık der, kuzu kuzu çıkarız.”
“Yahu, bu millet yatıp kalkıp size mi çalışacak.” (Erzurum’da çiftçilere sesleniyor)
”Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek, bu ulemanın işidir. Ulema ne diyorsa o olur.” (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne)
”Sallama. Elini kolunu sallama, her yerin oynuyor be!” Muhalefet milletvekiline.)
”Ulan terbiyesizlik yapma! Artistlik yapma ulan! Hadi ananı da al git buradan.” (Mersin’de bir vatandaşa.)
Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayan yüzlerce atamanın vekâletlerle yürütülmesi konusunda:
“Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de (şeriat hukuku) böyle bir kaide var.”
”Askerlik yan gelip yatma yeri değil.” (Şehit yakınlarına.)
”Söyleyin şu sahtekâra ne istiyormuş.” (Almanya’da bir gurbetçi için söylüyor.) Bu lafı söylediği toplantıda Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi yuhalanıyor.
”Burası (kafasını göstererek) basmıyor. Hayatında iki koyun gütmediği için bunu kavrayamıyor.” (YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’e.)
”Kendisine kefilim, babam gibi güvenirim. Ona kendime inandığım gibi inanıyorum.” (Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada terörist ilan edilen ve aranan El Kadı hakkında.)
”Onları hoplatacağım.” (Terörist El Kadı’yı eleştiren muhalefet üyeleri ve gazetecilere.)
”PKK ateşkes kararı verince: “Biz de durduk yerde onlara operasyon yapmayız.” (PKK’yı muhatap alıyor ve ateşkes kararlarına jest yaparak karşılık veriyor.)
”Neyseki, yaşına başına saygı duyuyorum. Ağzı olan konuşuyor!” (Kıbrıs davasının 50 yıllık lideri Rauf Denktaş’a.)
”Ulusalmış, milliyetçiymiş, Ne milliyetçisi yahu. Bunlardan olsa olsa saman milliyetçisi olur.”
”Kes ulan sesini... Sana üç nokta koyarım... Otur ulan oturduğun yerde, her şeye burnunu sokma.”
2002 seçimlerinden hemen önce ve Başbakan olunca:
“Ben gelişerek değiştim.”
Başbakanlığının 4. yılında:
“Ben hiçbir zaman değişmedim. İslami fikirler değişmez.”
Ve henüz 1980’li yıllarda Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve Cumhuriyet rejimine karşı etmiş olduğu yemin:
“Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına
dayanan, şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim.”
”Cumhurbaşkanı’nın İmam Hatipli olacağı günler yakındır.” (5.2.1996 Akit)
Hayır adamın kendisi 2002 seçimlerinde çıkıp o söylemlerim geride kaldı biz gömlek değiştirdik derken daha çıkıp buraya savunmak,yada başkalarını katmak,yada akılları sıra dalga geçmek ne hacet anlayamadım ben bir türlü
[img]http://img526.imageshack.us/img526/2001/denizbaykaluy1.jpg[/img] Baykal: Dünyanın yaşayan en antik muhalefetto lideri Deniz Maykıl. Postmodern rozet takacağı. “Şeyhülislam gelse takarım” diyen, dedirten. İlk değil son değil, hep böyle bu. Daha iki üç ay evvel Doğuda çocuk kolu kırmak gibi orantılı güç kullanmak zorunda bırakılmış robocoplar için “içi yanan” adam, bugün “kimi nerden kovuyorsun sen” diye Tayyip’e çıkışıyor. Hayır, başbakana da acıyorum, ne söylese tersini iddia ediyor bizim lord of the hizips. İki artı iki dört desen, “anayasada yok ööle bişi” diye yapıştıracak. En büyük hasmıyla cumhurbaşkanlığı pazarlığına oturduğu yedi düvel tarafından bilindiği halde demagoji sanatına tavan yaptırıp memleketi ambale etmek suretiyle böyle bir felaketten sıyırabilen başka bir adem oğlu daha gelmez bu dünyaya. Fotoğrafta Deniz Bey’i telekulak skandalına gönderme yaparken görüyoruz.