Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 208
Ana Sayfa >> Nostalji >> Yeni Üyelere Özel >> herkeze soruyorum aşık olmak nasıldır
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 19, 20, 21  Sonraki
Yazar herkeze soruyorum aşık olmak nasıldır
Yabancı..

evet bu arada herkes kardeşim herkez değil.. herkez herdefa anlamındadır.. ve aşkda böyle bişi doğrusunu kim ne zaman yaşamış bilinmezde her önüne gelen kendi doğrusu ile yaşamak ister. acıtıyor yaaa

16-05-2007 07:44
Basri
Mesajlar: 269

sadece yasanabilir olsun yeter

09-06-2007 20:10
Yabancı..

igrenç bir şey

09-06-2007 21:20
Yabancı..

mide bulandırıcı

10-06-2007 21:02
mertcosar
Mesajlar: 6

bence aşk die bişe yok yada var benim işime gelmiyor çünkü aşk=acı+mutsuzluk+tektaraflı+ölüm gibi bişeydir sizin aşk dediğiniz şeylerde bunlar varsa tamam o aşkdır ama eğer yoksa sadece SEVGİDİR... Önemli olan paylaşmak mutluluk birliktelik kim kime aşık olmuş kim kimi seviyor bu kız çok güzel bu çocuk cok yakısıklı hiç önemli deil sadece sevgi ve kişilik önemli zaten kişilik olmazsada sevgi olmaz gibime gelio tabi sizlerin düşüncelerinize saygım büyük sadece bu yazdıklarım benim düşüncelerim sizinde saygı duymaını rica ederim .... MeRtt The BIGBOSS

10-06-2007 22:55
paradise
Mesajlar: 100



yaşanılası en güzel duygu...

ama bir defa...
bir kişiyle
tek ve özel olmalı

10-06-2007 23:08
too COOL
Mesajlar: 115


11-06-2007 11:40
agape ( Nur-ay Arsla
Mesajlar: 87

AŞKA VE TERKE DAİR

Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük başlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sinirsiz ve nihayetsiz; "ÖLMEK VAR, DÖNMEK Yok”tur. Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını... Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz: "Söyle görünse, öyle demese, değişse biraz yada eskisi gibi olsa..."Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yasıyor" demeye baslarsınız. Hem birlikte yasayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Askınızın gözü kör değildir artık, yanlısını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ye..." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından... Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz. O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. "YA SEV BÖYLE YA DA TERKET" diye gürler...
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder. Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yasamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz...
"Madem öyle..." nine çağı baslar ondan sonra... Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir". Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Askın göçmenlik çağı baslar böylece... Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kusa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini... Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye...uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana ne...kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...
Ama sonra... ansızın kulağımıza çalınan bir şarki ye da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden... Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkisini dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi... Karsı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye... Dönüp "SENI HALA SEVIYORUM" diye bağırmak geçer içinizden... Dönemezsiniz. Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuskusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz...

Yazar : Can DÜNDAR

11-06-2007 20:11
Yabancı..

netkırgını demiş ki; AŞKA VE TERKE DAİR

Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük başlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sinirsiz ve nihayetsiz; "ÖLMEK VAR, DÖNMEK Yok”tur. Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını... Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz: "Söyle görünse, öyle demese, değişse biraz yada eskisi gibi olsa..."Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yasıyor" demeye baslarsınız. Hem birlikte yasayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Askınızın gözü kör değildir artık, yanlısını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ye..." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından... Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz. O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. "YA SEV BÖYLE YA DA TERKET" diye gürler...
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder. Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yasamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz...
"Madem öyle..." nine çağı baslar ondan sonra... Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir". Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Askın göçmenlik çağı baslar böylece... Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kusa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini... Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye...uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana ne...kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...
Ama sonra... ansızın kulağımıza çalınan bir şarki ye da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden... Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkisini dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi... Karsı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye... Dönüp "SENI HALA SEVIYORUM" diye bağırmak geçer içinizden... Dönemezsiniz. Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuskusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz...

Yazar : Can DÜNDAR




11-06-2007 20:43
xxx
Mesajlar: 358

yememekten içmemekten ve kontör parası vermekten bitap düşmüş insan haline ben aşık omak diyorum

17-06-2007 21:59
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim