Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 43
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sanat >> USTALAR VE EN GÜZEL ÖRNEKLER
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar USTALAR VE EN GÜZEL ÖRNEKLER
Yabancı..

Özleme Dair
<BR>
<BR>Özledim seni...
<BR>Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
<BR>beynimi uyuşturuyor özlemin...
<BR>Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi
<BR>nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
<BR>Yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen
<BR>bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları akşamları her işi bir
<BR>kenara koyup seninle başbaşa konuşmaları
<BR>özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu
<BR>küskünlüğünü...
<BR>Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir
<BR>çift kısık gözle kendini, ellerimin okşayışına bırakırken.
<BR>Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları
<BR>söyleyemeden 'git artık' demek.
<BR>'Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek
<BR>sana ne de zor..
<BR>Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi
<BR>bakmanı istemek senden...
<BR>yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
<BR>
<BR>Can Yücel
<BR>

24-07-2006 15:33
Yabancı..

YERÇEKİMLİ KARANFİL
<BR>
<BR>Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
<BR>Oysaki seninle güzel olmak var
<BR>Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
<BR>Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
<BR>Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
<BR>
<BR>Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
<BR>Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
<BR>O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
<BR>Derken karanfil elden ele.
<BR>
<BR>Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
<BR>Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
<BR>Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
<BR>Birleşiyoruz sessizce.
<BR>
<BR>
<BR> Edip CANSEVER

24-07-2006 15:34
Yabancı..


<BR>Arabesk
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>adımı ilk söylediğin gün
<BR>kan geldi kulaklarımdan o gece
<BR>
<BR>aceleyle çıkıp evden
<BR>seni aradım saalerce
<BR>bulsam vuracaktım
<BR>sen ölünce dudaklarından öpecektim,
<BR>mikrop kapmasın diye
<BR>tentürdiyot sürecektim ağzıma
<BR>buna bütün eczaneler gülecekti
<BR>
<BR>allah belamı versin
<BR>seviyorum işte ne yapayım
<BR>kavuşmak yalnızca varsayım, zayıf ihtimal
<BR>özlem hararetli bir esin, kırık bir hayal
<BR>ama zulmeden, kahreden o mavi sesin
<BR>'acı çekeceksin, yok olacaksın' diyor hala
<BR>
<BR>ve isyan ediyorum allaha
<BR>olmalısın, diye haykırıyorum
<BR>evet, evet, ordasın
<BR>hatta bir cübben
<BR>cübbenin de kürklü yakaları var!
<BR>ve ben, ölünce yapışacağım o yakalara
<BR>yanıt ver, diye bağıracağım, yanıt ver
<BR>neden neden neden neden neden neden
<BR>beni bütün şeytanlar alkışlayacak
<BR>
<BR>seni ilk gördüğüm gün
<BR>bir martı oydu iki gözümü de
<BR>
<BR>küçük İskender

24-07-2006 15:35
Yabancı..

Aşka ve terke dair...
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
<BR>
<BR>Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...
<BR>
<BR>En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
<BR>
<BR>Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
<BR>
<BR>Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;
<BR>
<BR>"Ölmek var, dönmek yok"tur.
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>* * *
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...
<BR>
<BR>Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:
<BR>
<BR>"Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."
<BR>
<BR>Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
<BR>
<BR>Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya.." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...
<BR>
<BR>Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.
<BR>
<BR>O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
<BR>
<BR>"Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>* * *
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...
<BR>
<BR>Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.
<BR>
<BR>Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...
<BR>
<BR>"İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz.
<BR>
<BR>İhanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz...
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>* * *
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>"Madem öyle..."nin çağı başlar ondan sonra...
<BR>
<BR>Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir".
<BR>
<BR>Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
<BR>
<BR>Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...
<BR>
<BR>Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini...
<BR>
<BR>Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye...
<BR>
<BR>Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla...
<BR>
<BR>"Bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...
<BR>
<BR>Ama sonra... ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden...
<BR>
<BR>Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi...
<BR>
<BR>Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye...
<BR>
<BR>Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
<BR>
<BR>Dönemezsiniz.
<BR>
<BR>Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>* * *
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
<BR>
<BR>Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
<BR>
<BR>Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
<BR>
<BR>Sürünür gidersiniz.
<BR>
<BR>
<BR>

24-07-2006 16:57
Yabancı..


<BR>
<BR>DİZEYE DÜŞEN
<BR>
<BR>Kovulmuşken hayatın bir yerinden
<BR>Yalnızken, umarsızken
<BR>Öfkeni dillendirecek bir eylem ararken kendine
<BR>Diyelim gecelerin o tekin olmayan serüveninde
<BR>Paranoya kıvamında ilişkiler yaşarken
<BR>İmtiyazsız karanlıkların suçlu zevklerine
<BR>Yasağın büyüsüne, hayatın ve gündüzün
<BR>Öte - yüzüne sığınırken
<BR>Ve intihar manifestosu gibiyken bütün duyarlıkların
<BR>Ansızın bir dize gelip takılır diline
<BR>Bir can simidi gibi en kurtarıcı keyfiyle
<BR>Bir zaman seninle kalır, yanıbaşında,
<BR>Zaman içersinde yer değiştiresin
<BR>Diye kendisiyle bir gönül erincini,
<BR>en düpedüz anlamıyla yaratmak eylemini
<BR>Yaşarsın bir dizenin dizlerinde
<BR>Sonra uzaklaşır senden,
<BR>Gözden kaybolur
<BR>Büyümüş, çoğalmış bir şiirin derinliklerinde
<BR>Ne senledir oysa, hep senledir oysa
<BR>Gecelerin ötesi dediğin şey
<BR>Kendin için yaşadığın sinema
<BR>
<BR>MuRathan MunGan
<BR>

24-07-2006 23:36
Yabancı..


<BR>
<BR>Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın
<BR>
<BR>Uykuların kaçar geceleri
<BR>Bir türlü sabah olmayı bilmez
<BR>Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
<BR>Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
<BR>Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
<BR>Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
<BR>Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
<BR>Onun unutamadığın hayali
<BR>Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine
<BR>Sevmek neymiş bir gün anlarsın
<BR>Bir gün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
<BR>Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
<BR>Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
<BR>Vurursun başını soğuk taş duvarlara
<BR>Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
<BR>Duyarsın
<BR>Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
<BR>Sevmek neymiş bir gün anlarsın
<BR>Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
<BR>Niçin yaratıldığını
<BR>Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
<BR>Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
<BR>Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
<BR>Dolar gözlerin için burkulur
<BR>Sevmek neymiş bir gün anlarsın
<BR>Bir gün anlarsın sevilen dudakların
<BR>Sevilen gözlerin erişilmezliğini
<BR>O hiç beklenmeyen saat geldi mi
<BR>Düşer saçların önüne ama bembeyaz
<BR>Uzanır gökyüzüne ellerin
<BR>Ama çaresiz
<BR>Ama yorgun
<BR>Ama bitkin
<BR>Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
<BR>Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
<BR>Sevmek neymiş bir gün anlarsın
<BR>Bir gün anlarsın hayal kurmayı
<BR>Beklemeyi
<BR>Ümit etmeyi
<BR>Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
<BR>Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
<BR>Lanet edersin yaşadığına
<BR>Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
<BR>O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
<BR>Bir Gün Seni Sevdiğimi Anlarsın
<BR>Ümit Yaşar Oğuzcan
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>ADAK
<BR>Sana şiirler okuyacağım, gitme
<BR>Güneşler doğacak yalnızlığımdan
<BR>Sana bir ışık getireceğim
<BR>Büyük aydınlığımdan
<BR>
<BR>Sana bir dolu umut getireceğim
<BR>Küçük ellerine sığmayacak
<BR>Sana Afrika gecelerini getireceğim
<BR>Sımsıcak
<BR>
<BR>Sana çiçekler getireceğim
<BR>Bozulmuş güz bahçelerinden
<BR>Sana bir serinlik getireceğim
<BR>Yağmur tanelerinden
<BR>
<BR>Sana avuç avuç yıldız getireceğim
<BR>Güneşimden başka
<BR>Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
<BR>Köpük köpük dalga dalga
<BR>
<BR>Sana bir rüzgar getireceğim
<BR>Dağlardan, tepelerden
<BR>Gitme, sana zamanı getireceğim
<BR>Zamanın bittiği yerden
<BR>

24-07-2006 23:44
Yabancı..


25-07-2006 14:36
!£k@y(ressam kız) [e
Mesajlar: 3217

necip fazıl yahya kemal atilla ilhan bunlardan şiir seçmesi yapamıyorum çünkü hepsini okumanızı tasiye ederim

26-07-2006 15:57
Yabancı..

YÜRÜMEK
<BR>
<BR>Yürümek;
<BR>yürümeyenleri
<BR>arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
<BR>havaları boydan boya yarıp ikiye
<BR>bir mavzer gözü gibi
<BR>karanlığın gözüne bakarak
<BR>yürümek!..
<BR>
<BR>Yürümek;
<BR>dost omuzbaşlarını
<BR>omuzlarının yanında duyup,
<BR>kelleni orta yere
<BR>yüreğini yumruklarının içine koyup
<BR>yürümek!..
<BR>
<BR>Yürümek;
<BR>yolunda pusuya yattıklarını,
<BR>arkadan çelme attıklarını
<BR>bilerek
<BR>yürümek...
<BR>
<BR>Yürümek;
<BR>yürekten
<BR>gülerekten
<BR>yürümek...
<BR>

27-07-2006 03:43
Yabancı..


27-07-2006 22:31
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim