Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 176
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sanat >> EBRU SANATI(giriş ve resimler)
Sayfalar: 1, 2, 3 ... 16, 17, 18  Sonraki
Yazar EBRU SANATI(giriş ve resimler)
Yabancı..

ebru sanatına herzaman ilgi ile bakmışımdır.
yeteneğimin olmasını ve bu sanat ile ilgilenmeyi çok isterdim.

ancak bildiğiniz gibi insanın yetenekleri sınırlı

benim de seyirci olmak dışında bir özelliğim olamadı şimdiye kadar

zaten gerekli sabır da ben de yoktu hiçbirzaman:oops:

ben,bendeki bilgileri aktaracağım buraya,ilgilenen arkadaşlar olursa paylaşırız diye düşünüyorum

başlangıç şimdilik8)


not:resim koyamayacağım bir süre biliyorsunuz siz!
bendeki resimleri sonra koyarım

19-04-2007 18:46
Yabancı..

EBRU NEDİR?





Yoğunlaştırılmış su üzerine toprak ve toz boyalarla resim yapma sanatıdır. En eski süsleme sanatlarımızdandır.

İçinizdeki fırtınaların, sevinçlerin, aşkların suya yansımasıdır ebru...Su ve siz...Büyük bir aşkla atılan her boya damlası sizin gülümsemeniz yada gözyaşınızdır.....

Ebru tarihçesi: Zamanla Ebru olarak anılan bu sanatın kelime kökeni Farsça Ebri: bulut bulutumsu, Çağatayca: Ab-ru : su yüzü ‘ den geldiği bilinmektedir. Türkistan’ da doğan bu sanatın başlangıcının 9. y.y olduğu sanılmaktadır. Fakat elimizde tam bir belge niteliği taşıyan bilgi bulunmaktadır.1447 yılına ait olduğu söylenen en eski ebrunun Topkapı sarayında olduğu söylenmektedir. Fakat şu an o ebruya ulaşılamadığı için elimizde bulunan en eski ebru Topkapı Sarayın’da ki 1554 yılına ait olan ebrudur diyebilmekteyiz.

Osmanlı imparatorluğunda Enderun mekteplerinde saray için üretilen ebru saray dışına taşıp buradan da Anadolu’ya yayılmıştır.Doğal malzemelerle çalışılmaktadır.Gül dalı ve at kılından fırça, bitki zamkından suyun yoğunluğunu arttırmak için kitre , boyaları su yüzeyinde tutabilmek için öd , boya olarak da toprak, pigmen ve oksit boylar kullanılmaktadır.Çok taşlı ve pis olmayan beğendiğimiz herhangi bir renk toprak ile boyalarımızı kendimiz elde edebiliriz.Göreme’nin beyaz ve kirli beyaz, Sivas’ın koyu kahverengi, Kütahya’nın aşı boyası(kırmızı toprak) gibi. Bu nedenle, doğanın tüm güzelliklerinden yaralanarak ebru sanatını icra etmek mümkün olabilmektedir.



Osmanlılar döneminde devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda zemin olarak kullanılmıştır. Bu ise ebrunun bir eşi daha olmayan desenlerinden yola çıkılarak tahrifatı önlemek amacıyla yapılmıştır. Yazı pervazlarının süslemesinde, kitap ciltlerinin iç kapağı olarak kullanılan ve hat çalışmaları için zemin oluşturan ebru sanatının, avrupalı seyyahlar tarafından keşfedildikten sonra değeri iyice anlaşılmıştır



Avrupalılar, ebru kağıdının üzerinde, mermerlerde bulunan damarların yer almış olmasından dolayı bu kağıda “mermer kağıdı”; Araplar ise damarlı kağıt anlamına gelen “Varaku’l mücezza” demektedir.

Ruha huzur veren ve sabırlı olmayı öğreten bir sanattır ebru. Sinir hastaları ve özürlü çocuklar üzerinde yarattığı olumlu etkiler ortadadır. Sakinleştirici etkisi ile sinir sistemini düzenlemekte ve su ile ilgilenmeyi zaten seven çocuklarda ise, renklerin birbirleri ile dansı, onları mutlu kılmaktadır.Bir çiçeği bile yapabilmek için, hareketleri düzene soktukları ve geliştirdikleri bir gerçektir.




19-04-2007 18:49
Yabancı..

TARİHİMİZDE EBRUCULAR



HATİP MEHMET EFENDİ: (?; Nisan 1773) Ayasofya Camii'nin hatibi olması sebebiyle Hatip Mehmet Efendi olarak anılmaktadır. Hocapaşa;da ki evinde çıkan yangında eserlerini kurtarmak isterken kendiside yanmıştır.



ŞEYH SADIK EFENDİ: (?- Temmuz 1846) Buhara'nın Vabakne şehrinde doğmuştur. Ebruyu iki oğluna da öğretmiştir. ( Edhem ve Nafiz Efendiler)

19-04-2007 18:52
Yabancı..

güzel bir resim sanatı tabiki.

19-04-2007 18:55
Yabancı..

HEZARFEN ETHEM EFENDİ: (1829- Ocak 1904) Babasının ardından o da “Üsküdar Özbekler Dergahında şeyhlik yapmaktadır. Ethem Efendi oymacılık, marangozluk, mühürcülük... vs. gibi pek çok dalda uğraş vermektedir ve bu yüzden bin sanat sahibi anlamına gelen Hezarfen lakabını almaktadır.



NAFİZ EFENDİ: Hezarfen Edhem efendinin kardeşidir. Elimizde pek bilgi ve eserleri bulunmamaktadır.



SAMİ EFENDİ: (1838-1912) Ebruculuğu, Hezarfen Edhem Efendi’nin yakın arkadaşı olduğu sebebiyle öğrenmiş olan çok iyi bir hattatdır.



AZİZ EFENDİ: (1871-1934) Aziz Efendi de ebruculuğu Edhem Efendi’den öğrenmiştir.



NECMETTİN OKYAY: (1883-1976) Birçok çiçek şeklini yapıp da ebruya kazandıran çok önemli bir ebrucu. Akkase tekniği de ona aittir.



ABDÜLKADİR KADRİ EFENDİ: (1875-1942) Kadıköy Osmanağa Camii imamı ve hatibidir. Ebruculuğu Edhem Efendi’den öğrenenlerdendir.



BEKİR EFENDİ: Kağıtçılar çarşısında sadece battal ebru yapıp satan bir ebrucu idi.



SAMİ OKYAY: (1910- Haziran 1933) Ebruculuğu babası Necmeddin Efendi’den öğrenmiştir.



19-04-2007 18:56
Yabancı..

Ebru yaparken kullanılan malzemelere beraberce bakalım


TEKNE

Boyutları, üzerine Ebru yapılacak kağıdın boyutlarından 1-2 cm daha büyük olmalıdır. Genel olarak 35 cm × 50 cm boyutlarında ve 5-6 cm derinliğindedir. Galvaniz kaplı sac ya da paslanmaz çelikten yapılmalıdır. Eskiden olduğu gibi çam ağacından üretilirse, içi su sızdırmaması için ziftlenmelidir.










19-04-2007 18:59
Yabancı..

K İ T R E

Suya kıvam ve yapışkanlık vermek için kullanılır. Beyaz olanı tercih edilir. Genel olarak iç ve doğu Anadolu bölgelerinde yetişen geven otunun çizilmesiyle elde edilen sıvının kurumuş hali kullanılır. Salep, keten tohumu, ayva çekirdeği de kitre üretmek için kullanılabilir; fakat daha sık kullanılan ve rahatça bulunabilen kitre, geven bitkisinin kurumuş haldeki zamkıdır. Kitre şu şekilde hazırlanır: 7 lt suya 50 gr kitre konur ve bir gece boyunca şişmesi beklenir. Ertesi gün sıkılarak naylon çoraptan geçirilir. Çorabın içinde erimemiş kitre parçacıkları ve çöpler kalır. Kitre iyice eriyene kadar bu sıkma işlemine 2-3 defa devam edilir ve son olarak hiç sıkmadan çoraptaki kitre tekneye süzülür. Kitrenin kıvamı çok önemlidir. Kitre içinde gezdirilen çubuğun izi, çubuk çıkarıldığında ne öne doğru devam etmeli ne de geriye doğru gitmelidir. Hazırlanan kitrenin fazlası buzdolabında 1 ay saklanabilir. Eğer kitre kötü kokmaya başlarsa bozulmuş demektir.


19-04-2007 19:00
Yabancı..

D E S T E S E N G

Boyayı ezmeye yarar, kolayca tutulmasını sağlayan özel bir şekli vardır, mermer kullanılarak üretilir.

















19-04-2007 19:08
Yabancı..

F I R Ç A L A R


At kılından ve gül dalından yapılır. Gül dalı hem hafif olduğu hem de küflenmediği için, at kılı ise boyaları emmediği için tercih edilir.

19-04-2007 22:29
Yabancı..

Ö D S U Y U

Kasaptan veya mezbahaneden sığır ödü alınır. Bir metal kap içerisine konur bu kap su dolu bir başka metal kaba konur ve ocağın üzerine konur (benmari Metodu) yaklaşık 20dakika alttaki su kaynatılır ödlü kapta biriken köpükler atılır. Öd soğuduktan sonra tülbentten süzülür kavanoza konur, öd kullanmaya hazırdır. Ödün işlevi; boyaların parçalanmasını ve kitreli suyun üzerinde açılmasını sağlamaktır.











19-04-2007 22:30
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim