Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 100
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sanat >> AŞK sevmeyi sevenlere görünür yalnızca....
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 7, 8, 9, 10, 11  Sonraki
Yazar AŞK sevmeyi sevenlere görünür yalnızca....
Yabancı..

Boşlukta kemiklerin kanattığı karanlık: Sürekli,
geceye bölünen saatlerin asıldığı yer. Kıyı boyunca
çalınan sabah: Esrik tin. Sehpada unuttum başımı, us yitik.
Divansızların bembeyaz ayetleri gibi peşin hüküm giydik.
Gözlerim deniziğnesi.
Kırıl benliğimin benli gözenekleri
İçinde, sürgünlerin gizli sessizliği.
Alnıma dayarım güz görümlük ömrümü, seherin cılız eliyle.
Uzaktaki vahşi güle hüzün kokarım. Ve ölüm ardıma leke
düşer, gözlerimden çekilen sıcaklık korkuluk yüzümde
soğur soğur, iki kaş arasında yenilir kendine uzun yol.
Çiçek tüter düşler karanlığı kısıp pencerede
gök uçurtma çeker yıldız çölüne
Bir ışık örtüsü açılacak göğe, acılaşan gecede; suya ateş
düşüp kirpiklerime gömülecek, yüzüme sıkışmış erguvan
ölüleri. Dilenci kızlara serpinti yağmurun kırık sesi.
Ay batışı gözlere iki ezgi gibi hüzün çökerim, tetikte
yalnız kalan gölgemle. Sıkıntımın yıldız sefası, n'olur
kapatma kollarını, sakalıma basma sabah. Denk cepheli
çalışmalar ederi kadar başlık paramız, asmayın bizi.
Güvencin uçuşu, alabildiğine rüzgar;
gez arpacık göz tetikte.
Ölüm açmazda bekleyen kuş seslerine sağanak: Bakire
umutlar. Görünmez viranlığım. Çiğ damlacıkları...
Soluğunda sevişen fesleğenlerin, üç kulaç kurşuni sudan
gözlerini saran kokusu; sendeleyen hoş bir yaşam,
inanç yüklü gülüşlerde. Gecenin sararmış mühründe billurlaşan
sessizliğe dolunay doğarım.

düş artık düş'üme 'gizdüşüm'....

03-05-2007 20:15
Yabancı..

...oysa biz hep bir düş kazasında yitirdik arkadaşlarımızı...


...karşıdan karşıya geçerken
eli bırakılan çocuklardık...

03-05-2007 20:28
Yabancı..

... Keşke ...
...neresinden ve nasıl bakmalı "keşke" ye...
...bir aynaya bakar gibi mi, yoksa bir madalyona bakar gibi mi...?
...azlığına, yarım kalmışlığına, "bir kez daha" sının olmamasına yanarak mı...?
...keşke bu kadar az olmasaydı seni yaşamak...
...keşke yarım kalmasaydı varlığın...
...keşke bir kez dahan olsaydı...
...keşke hiç başlanmamalıydı demeyeceğim...
...keşke yaşamasaydık da demeyeceğim...
...keşke olmasaydı gibi kat' i hükümlerle sanıksız, suçsuz, hakimsiz, savcısız muhakemeler kurup kendimi yargılamayacağım...?
...gittiği yere kadar gitmemesine isyan edip...?
...soyunduğum kahramanlığa isyan edeceğim...?
...hem de ille tüm mantık çerçevelerini yıkarak...?
...keşkelerim hep tek anlamlı ve yarım kalmışlığının acısıyla tekrarlanacak...
...keşke bir şekilde veya şekilsiz olsaydın "hala" yaşamımda...

... sanki ...
...sanki hiç mi ötesine geçilemezdi sınırların...?
...sanki hiç mi varsayamazdı insan...?
...sanki hep mi mutluyuz ki...?
...sanki hiç mi "sanamazdı" insan?

... ille ....
...ille mantık mı baş rolde olmalıydı...?
...ille her şey doğru mu yapılmalıydı...?
...ille her şey kuralına göre mi olmalıydı...?
...ille her isteğe ket mi vurulmalıydı...?
...ille çizilen , biçilen kaderleri mi yaşamalıydı insan...?
...ille her itirafta gitmeli miydi insan...?
...ille bitmeli mi bir şeyler...?
...ille ipten düşünce ölmeli mi cambaz...?
...ille susmalı mı haykırmalıyken...?

... acaba ...
...acaba hiç mi kusurlu sev' i olmamalı yaşamında insanın...?
...acaba hep kurallara uyarak mı mutlu olmaya çalışmalı insan...?
...acaba bazı duygular ters çevrilemez mi...?
...acabalar mı tüm düşmeler de insanı ayağa kaldıran...?
...acabalar mı bizi yine dipsiz kuyulara fırlatan...?
...ah o belki ile acabanın arasındaki incecik çizgi...

... bazen ...
...bazen isyan etsek susmasak ne olurdu...?
...bazen abartsak ne olurdu...?
...bazen dönüp arkaya baksak ne olurdu...?
...bazen de kural dışı oynasak ne olurdu...?
...bazen mutlu olsak ne olurdu...?

... belki ...
...belki hiç bir şeyi değiştiremeyiz...
...belki sadece kendimize yalan söyleriz...
...belki sadece kendimizi kandırırız...
ama
...belki de sadece severiz...


... illa ki ...
...bir sebebi mi olmalı her şeyin...?
...illa ki bir ahlakı mı olmalı sevinin...?
...illa ki gitmeli mi bitsin diye...?
...illa ki hesaplaşmalı mı kendiyle insan bir daha "asla" olmasın diye...?

... kalmalı bir şeyler bugüne dair ... keşkeler' le, sankiler' le, illeler' le dolu ... kalmalı bir şeyler ... acabalarla, bazen' lerle, belki' lerle ... bir yerlerde ... illaki ...

yine bir burun sızlaması
yine bir nüksetme
öylesine işte
tek teselli...her gün dokunduğum yüzün...
...Bir fotoğraf sessizliği...deklanşörüne basılmamış bir gün...akdeniz' e inat siyah beyaz...

...kalmalı bir şeyler bir yerlerde..

03-05-2007 20:52
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.


Nazım Hikmet Ran

03-05-2007 20:54
Yabancı..

erşeyle herşeyin arasındayız
birine öyle uzak ötekine bu kadar yakın
ağzına sıçmışlar duyduğuma göre
bıyık bırakmışsın


dişin ete sürtünürken çıkardığı sesi duyuyor musun
cızırtılarla
bilmem
neden suçluyuz
bir sonbahar denizine dökülürken klarnet eşliğinde akşam
çay içip sohbet etmemizi
çağırıyorlar tanık sandalyesine
haleluya demeden olmaz
haleluya demeden olmaz


şaşıyorum
hâlâ insanı kanatan hakikatler olmasına
ve yalnızlığa
yalnızlığın yumurtalıkları falan var
salataya karabiber koyar gibi sallanıyordu kolu
ölmekte olan kadının
ayağında kan kırmızısı bir çorap
bıraksalar
tetiklerimi evde bırakırdım sayın jüri üyeleri

ve atardım yalnızlığın tâ yumurtalıklarına kadar
bir yumruk
haleluya demeden olmaz haleluya demeden olmaz
bana gözlerimi vermiyor
eteklerini kısaltıp yüzlerini saklayan kadınlar
hışırtılarla
üzülme sen biz de sarhoş şarkılar birgün söyleriz
bir plak iğnesinin çizdiği yüzlerle
üzülmezsen

Tasmanya'da amma da dudaklarımızı tükürürüz
tetiklerini yitirmiş bir otomatik tüfekle
bak insan
sevmesini öğrenebilir hapishanesini
at yalnızlığın yumurtalıklarına bir tekme daha
hayır Port Arthur'a sapmadım önünden geçtim sadece
silah sesleri geliyor
şu kafetaryadan veya daha yakından dan dan
sayın jüri üyeleri hayata düşeceğimi bilseydim aranıza
dün adlı bir dağdan
terliklerimi evde bırakırdım elbette bir de
cebimde bulacağımı sandığım kibritlerimi
suç aletlerimi

ellerini yüzüme örten o kağıt kız artık
haleluya demeden olmaz
haleluya demeden olmaz
elimde tek bir tetik ve yalnızlığın tâ yumurtalıklarına varana kadar
kolu elbette salataya karabiber koyar gibi sallanmalıydı
arabalar yavaşlayarak yanından geçerken

bunlar ellerim bu ahlâkım bu az önce çıkarttığım yangın
hayır çorap kırmızı sadece
aceleye getirilmiş bir gecenin yarısında
bak ben söyleyeyim bıktım senden ve tanrılarından dan dan
silah sesleri geliyor
dinle plakların iki şarkı arası cızırtısından şimdi sesimi
bir sessizlik planladım misafirlere
zor pazartesiler geçsin
kızlar sokaktan istediği erkeği seçsin diye
çünkü blues az anlıyor musunuz
haleluya demeden olmaz haleluya demeden
olmaz

onu da ver diye haykıran ran ran
misafirlerin arkasından dan
artan jambon cips ve şampan
ya şu evi de yakmalı şu küçük kızı da öldürmeli
dişin eti özlemesini duyuyor musun
vınıltılarla
salataya karabiber koyar gibi sallanan kollar
haleluya demeden olmaz haleluya demeden
bu gruba bir basçı lazım
çünkü adalet az
ol
ma
z

şimdi şehre su veren bütün vanaları kapatmalıyım
sokaklarda yalnızlığın yumurtalıkları var ve yazman hanım
benimle evlenmeyen
ne çok tütünsüz bol vitaminli bordo çoraplı kızlar
var ve inanın birbirlerine çok yakışıyorlar
bu delik alnınızın ortasında iyi durdu bayan
bir hatıra Port arthurdan dan
evet bu hayatın biraz kırmızısı az az
daha yüksek sesle
haleluya demeden olmaz haleluya demeden olm
a
z
bilseydim tetiklerimi terliklerimi evde bırakırdım
ilkokulların kurumakta olduğunu böylesine
evet hep beraber

haleluya demeden
o
l
m
a
z
haleluya demeden olmaz
siren sesleri yaklaşıyor
hamburgerinizden geçen bir mermi
yalnızlığın ta! yumurtalıklarından geçen bir tekme
hayatınızın ortasından geçen sidikli bir aşk ta! aşk
bütün haksız yere övülmelerim gözlerimin önünden

ellerini yüzüme örten kağıt kız artık - ateşinizi alabilir miyim
haleluya demeden olmaz haleluya demeden olmaz
sigara kullanmam
port arthurdan silah sesleri geliyor veya çok daha yakından
ve arlanmaz devrimci gülüşümü nereden bulduğumu soruyorsunuz
kendinize dan dan
mesela karşı masadan sayın cinayet masası yetkilileri
bir armağan bir armağan
danseden hayaletlerinizi kırıyorum
şangırtılarla ve birbiri ardından
bir an şakağımı soğuk bir vanaya dayıyorum
ölüler geçmiş buradan
haydi hep beraber dişleri gıcırtılarla
haleluya demeden olmaz haleluya demeden olmaz
insanları değil tenhalığı sadece

yaşamak sadece yaşamaktan ibarettir
boş bir oda gibi nedensiz
aşk şiirleri ve yanan şehirler buradan gelir
yine de kimse inanmaz...

05-05-2007 19:12
Yabancı..

Bu yürek seni seveceğini biliyordu herhalde
Bu kafa seni kuracağını seziyordu hanidir
Bine bin veren buğday
Elmadaki mayhoşluk
Hukuku beşer
Çınçınlı hamam
Çizmeli kedi
Sanki elleriyle komuşlar gibi
İkimizden bir işmar

Seni sevmemiş olsam sözlerim yarı yarıya
Gözlerim yarım
Ellerim Çolak Hüseyin eli
Seni sevmesem nefes almayı beceremem ki
Bugün günlerden ne
Cumartesi
Seni sevdiğim için Cumartesi elbet
Seni sevdiğim için bak Temmuz ayındayız
Ayşe onbaşı Pir Sultan Abdal büsbütün sevdalıyım sana
Bu gemiler nereye gidiyor seni sevdiğim için
Seni sevdiğimden suyun akası geliyor
Bacaların tütesi
Nurhayatın halleri seni sevdiğim için güzel
İbrahimin dilleri
İnsan seni sevince tutsaklığa kızar tabii
Savaşın adı geçse cinifrit olur
Ereğlinin kömürünü düşünür ne kömür o be
Ramanı düşünür Çukurovayı düşünür
Seni sevdiği için Haliçte bir uğultu
Marmarada bir deniz
Isparta bahçesinde güller seni sevdiğim için koncalanıyor

Seni sevdiğim için kilim dokuyorlar Avşarda
Yarın sabahlar seni sevdiğim için icat edildi
Penisilin halk şiiri canlı sinema
Mapusaneler Yedidüvel harbi İspanyol nezlesi
Sultan Hamit Don Civani
Ne bilsinler seni sevdiğimi?
Başaklanmıyan yulafa söylemeli
Cılk yumurtaya
Paslı demire
Kulağını bükmeli kurtlu kirazın
Hoşnut değillerse bu gidişattan
Akıl etsinler seni sevdiğimi

Yeşille turuncunun kafa barıştırması bu sevdadan ötürü
Tepemizdeki o göçmez tavan
Sulardaki yakamoz ortancadaki pembe
Ben seni sevdim diye

Bingöl vilayetinde kamyondan inince
Tığ gibi bir delikanlıya soruyorum
Siz nerenin bulutlarısınız böyle
Biz sizin sevdanızın bulutlarıyız
Bir yıldızlı akşamı varsa Ankaranın
1953 kışları içinde
Karnı tok sırtı pekse hısım akrabanın
Konu komşu dirlik düzenlik içindeyse
Birbirimizi daha çok sevelim diye

İnsan seni sevince işgüç sahibi oluyor
Şair oluyor mesela
Meyhaneden cayıyor bir akşamüzeri
Caysın be güzel
Caysın be iyi
Tütünü bırakıyor tütün neyime zarar
Keseme zarar ciğerlerime zarar sevdama zarar
Seni sevince adamın pabuçları eskimiyor
Beti benzi yeni çarktan çıkmış gibi

Seni sevince insan bilgili saygılı gönlü gani şen
Saçları zencefilli
Erkencecik evine dönmek istiyor canı
Zembilinde karpuzlar hürriyetler duvaklar
Annesinin elini öpüyor ilkten
Yeğenine çukulata almış onu veriyor
Bakıyorsun- Güzin karanfil çiçeğini sever ya-
Güzine bir demet kırmızısından almış
Sırf seni seni sevdiği için ya, başka neden?

Hep seni düşün
Hep seni yaşat
Hep seni yıka
Seni doyur üç öğün
Seni bir kanım uyut sonra uyandır
Lokman Hekim seni sev diyor bana

Seni sevmeseydim ilkbaharı kodunsa bul
İstanbul diye bir kent yoktu ki yeryüzünde
Umut diye bir şey yoktu ki yeryüzünde seni sevmeseydim
Hak hukuk bereket diye
Eşitlik kardeşlik hürriyet diye

Yüreğime sağlık ne iyi ettim




metin eloğlu

06-05-2007 01:26
Yabancı..

Ertelenen Sevdalar

ertelenen sevdaların
bedelini ödemiyor yaşam
o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi
bir kez daha yitirmemek için geleceği
suskunluğu boz manın zamanı gelmedimi
özlemek yetmiyor
özlemleri sıraya koymak gerek
hikayenin bu yerinde
varsayımlar üzerine kurulan gelecekte
eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe
kaçakcısı olmadan duyguların
yakalaya bilirsek birlikteliği
bu günde bizim yarın da...



06-05-2007 01:28
Yabancı..

Dilime Bu Türkü...

dilime bu türkü yüreğime bu sevda düştü düşeli yollardayım
gönlüme çoktan cemre düşürdüm
seni sevmek için baharı beklemeyeceğim



TAYFUN TALİPOĞLU

06-05-2007 01:29
Yabancı..


Demem şu ki sevgilim

Bir yerinde yaşamın birileri bittiğini anlatıyorsa durmadan sevdaların, ve az biraz, tutunduğumuz yerinden basıyorsa yüreğimize, direnmek gerek, direnmek gerek ki hem de nasıl hani diyor ya Usta: 'o iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler' gitmemişler.. gittilerse de dönmüşler sevdalalrı zulalarında konuşacakları günü beklemekteler...

06-05-2007 01:30
Yabancı..

Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Söküyorsam yüreğimi göğsümden
Geciyorsam gözlerinin icinden
Sana olan sevdamdandır bilesin G
eciyorsam bir çiçeğin özünden
Sana olan sevdamdandır bilesin.

Meğer ne yanlızız insan olmuşsak
Yaprak gibi dalda sesziz solmuşsak
Yeri gelmiş acıyda gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin
Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin

-Biliyorum sen yine parmak uclarında üşüyorsun. Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun. Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta Ve cırılcıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda.. Apansız pencerende gülümsüyor güneş ne güzel. Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor İştahla gülüyorsun yaşamaktır aşk Geceyle gündüzün sesziz gecişimidir bir uyku boyunda. Delice bir yangın parmaklarının buzulunda Ah şahrut her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli...


Karşılıksız sevebilmekse sevda
Gercek seven küle dönmüş her cağda
Elim kolum bağlanmışsa kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin
Sevdunayım gebermişsem kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin...


Tunay Bozyiğit

07-05-2007 13:00
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim