Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 100
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sanat >> AŞK sevmeyi sevenlere görünür yalnızca....
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6 ... 9, 10, 11  Sonraki
Yazar AŞK sevmeyi sevenlere görünür yalnızca....
Yabancı..

Yollara Aşk...


Kentlerin de hikayeleri vardır tıpkı insanlar gibi.. İşte o genç yaşadığı kentin içinde yavaş yavaş boğulmaya başladığını anlayıncaya kadar ikisinin hikayesi birdi. O zamanlar üstüne üstüne gelmiyordu kaldırımlar, bürokrasinin ağırlığıyla ezilen insanlar sarmamıştı etrafını. Metroda, otobüs duraklarında gözlerinin feri sönmüş, kırışık suratlarında yılların yorgunluğunu taşıyan ve gülümsemeyi unutmuş insanlardan bihaberdi. Masumdu, aklında hep çocukluk döneminin muzurlukları, kalbinde de hergün ince bir nakış gibi yer eden binlerce güzel duygu vardı. Ve yaşadığı kentle birlikte insanlarıda aynı sanıyordu..

Ne zaman ve nasıl olduğunu anlamadan, yollar çağırmaya başladı onu da.. Sıkıştığı kentin kasvetinden kurtulmak için mi yoksa sadece içinden serin suların geçtiği derin vadilerden berrak göğe bakıp, çocukluğundan kesitleri hayalinde yeniden canlandırabilmek için mi bilmiyordu. Hatta uğradığı her antik kentte, ören yerinde tarihin gizli sayfalarından çıkıvermiş bir masal kahramanı oluveriyordu. Hoşnuttu, onun eviydi yollar. Aşıktı yollara; yolculukları iple çeker olmuştu. Artık her haberi, telefonu acaba yine yollar gelir mi bana yeniden diyerek beklemeye başlamıştı. Kimi zaman yollar çekti onu, kimi zaman kendisi attı ruhunu yolların koynuna. Ve her zaman, tek gerçek dostu olan sırt çantasını aldı yanına. Çünkü, her kahrını çekmişti o, zirvelere çıkarkende, köprüleri geçerkende yanındaydı. Öyle genişti ki kalbi, tüm ağırlığını kaldırmaya hazırdı hayatın heran. Yanına aldıkları değişiyordu, yanındaki insanlarda öyle. Karşısına çıkan yol arkadaşları da kalıcı değildi, zaten onlarda da sevdiği buydu. Yollarda da vazgeçemediği hep bu oldu.

Hayatının anlamına yaklaştıkça ruhu, kalbi de sıkıştığı o kentin sokaklarını farklı algılamaya başladı. Artık oyun oynuyordu sokaklarla yeniden; geziyor, gülüyor, eğleniyordu. Adımları daha kararlı, bakışları bir başka anlamlıydı artık. Enerjisi gününü aydınlatıyor, üstelik hiçte tükenmek bilmiyordu şimdi. İyi ki vardı, iyi ki yaşıyordu, iyi ki tanımıştı onca insanı.. Artık onunda anlatacak hikayeleri vardı, ve bir yerden başlamalıydı.
Yoksa ne anlamı vardı yolların, paylaşmaktı aslolan. Paylaştıkça ruhunun derinliklerini koyacaktı ortaya ve kimbilir
birgün yazdıklarını okuyan biri
yeniden aşık olacaktı yollara..

09-03-2007 12:21
ZeWiNtScH
Mesajlar: 2077


12-03-2007 16:07
LeadeR
Mesajlar: 5455

Desene Bizim Yanımıza Onun İçin Uğramıyo...!

12-03-2007 18:58
Yabancı..

(gidersen hani sığınaklarım?
eksilir, zarar kalırım
kalırım!
yeni günün tenine dağılır yaralarım
sana yağmur diyorum…)

uzun boylu umuttun
tadında unutuldun
nerde büyük uçurumların
kış suların, yaz uykuların?

sana yağmur diyorum ıslaklığım bundan
yağ da ıslanalım, ama uslanmayalım
uslanmayalım!

gün, vursun yükünü gecenin hırkasına
yol, vursun sesini uzaklığın pasına
sesime kibrit çaksan tutuşacağım
sargısızım,
çoğalırım;
çoğaldıkça arsızım
sana yağmur diyorum…
en haklı aşk,
alkışsız sürebilendir
ve en haklı kavganın öznesi
ölmemek için dövüşürken de ölebilendir…

o an
işte o an
ey bizi ayrı takvimlere düşüren zaman
yere bir bahar dalı düşmüş gibi mi olur
sıradağlar mı tutuşur bağrının orta yerinde?

yeter
kan sıçratmayın sabahın seherine
boğulursunuz
boğulursunuz!



sana yağmur diyorum ıslaklığım bundan
yağ da ıslanalım, ama uslanmayalım
uslanmayalım!


y.odabaşı

15-03-2007 18:33
Yabancı..

İYİ Kİ BU DÜŞTESİN


nehirler yarışır, çağıldar gözlerinde
o nehirler benim nehirlerimdir
aşk
ki azar azar benim yerimdir
üşüyorsam, sokaktaysam, yalnızsam
gözlerin ey yâr benim evimdir

/vurulup düştükçe, düştükçe seni sevmekten caymayacağım
gece insin, el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/

iyi ki bu sestesin
dünyayı ısıtan nefestesin
bir haydut gibi gezinirim kapında
kalbimde tutuşan ateştesin…


rüzgârlar savrulur, uğuldar gözlerinde
o rüzgârlar benim rüzgârlarımdır
aşk
ki azar azar benim yerimdir
suskunsam, bozgunsam, bulutsuzsam
gözlerin ey yâr benim evimdir

iyi ki bu düştesin
her sabah ışıyan güneştesin
iyi ki yoksuluz bulutlar gibi
soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi

/vurulup düştükçe, düştükçe sana koşmaktan caymayacağım
gece insin, el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/



y.odabaşı

15-03-2007 18:35
Yabancı..

L£YL@--nie forumlara msj atamıorum yaff demiş ki; geç bunları geç...


sen kendi işine bak..sana hitap etmiyorsa suskun kal..
geyiğine bak sen.uymaz sana sanat adı altındaki yazılar..ve rica ediyorum yazma bidaha benim açtığım forumlara..

22-03-2007 12:07
Yabancı..

maalesef

23-03-2007 20:56
fırat
Mesajlar: 11949

ZeWiNtScH demiş ki;

24-03-2007 12:06
Yabancı..

CHEmineau demiş ki;

sen kendi işine bak..sana hitap etmiyorsa suskun kal..
geyiğine bak sen.uymaz sana sanat adı altındaki yazılar..ve rica ediyorum yazma bidaha benim açtığım forumlara..

26-03-2007 19:25
Yabancı..

bu gece anladım
duyguların doğrulardan
daha gerçek olduğunu
bunca yaşamaya
buncaa ağlamaya değdi mi
gözbebeklerim
neredesin bu gece dolunay
yoksa sen de gönlünü
güneşe mi kaptırdın...

06-04-2007 00:29
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim