Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 84
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sanat >> EN SEVDİGİNİZ SAİR VE SİİR ?
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
Yazar EN SEVDİGİNİZ SAİR VE SİİR ?
|¦cirkin¦betty¦|
Mesajlar: 2042

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...



evet benimde bi ara msn iletimdi

çok seviorum bunu

22-12-2006 18:08
inan
Mesajlar: 1052

şair şiir seçilir mi hiiç. onların hepsinde birer emek birer duygu var hepsinin tadı farklı

BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,
beni yaktırırsın,
odanda ocağın
üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf,
beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sende ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama
biz
o zamana kadar
o kadar karışacağız ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile
zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak iki çiçek açacak :
biri
sen
biri de
ben.
Ben
daha olumlu düşünüyorum
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.

(18 Şubat 1945)


22-12-2006 18:23
SaRHoSH
Mesajlar: 97

Gördüler
Yedi cihan,
İn, cin Kaf dağının ardındakiler,
Kıtlık da kıran da olsa
Gördüler analar neler doğurur
Aman aman hey...

Dünyalar vardır elvan,
Bir su damlasında, bir kıl ucunda,
Meyvalar vardır, meyvalar,
Ağacı, omcası yok,
Sana vurgun, sana dost.
Beride Kabil'in murdar baltası
Ve kan değirmenleri,
Kader kahpesi.
Beride borazancıları o puşt ölümün,
Hazır ırzını vermeğe
Yiğitler vuruldukça.
Timsah kısmı çünkü yavrusunu yer
Akarsu duruldukça.
Cadı, yalan hamurunu dağ - dağ yoğurur
Aman aman hey

Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı,
Macera değil.
Yaşamak, sade "yaşamak"
Yosun, solucan harcıdır.
Öyle açar ki murat.
Susuz, güneşsiz de kalsa, koparılsa da
Şavkı, bulut güllerinden daha bir suna,
Daha bir burcu - burcudur.

Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı
Macera değil
Sardığım toprağımın altın sabrıdır.
O sert, erkek hüznüdür lahza başında
Cıgara değil.
Ve sevgilim uykusunda bağrır
Aman aman hey...

Meltemin bir tadı, ustura ağzı
Biri, kız memesi, tılsım,
Yağmurun bir damlası süzülmüş küfür,
Bir damlası, aşk.
Senin uykuların hayın,
Düşlerin kardeş.
Duyar mısın, anlayıp sızlar mısın ki?
Gece, samanyollarında rüzgar çıkıncaya dek,
Mısralarım kardeş - kardeş çağırır
Aman Aman hey...

Serabın bir sonu vardır,
Ufkun, sıradağın sonu.
Uçarın, kaçarın bir sonu vardır
Senin sonun yok.
Mandaların, kavakların pazarı olur,
Senin pazarın olamaz.
Sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez.
Beni böyle şair, divane etmez,
Kızımın çatal göğsü.
Senin yüzün suyu hürmetinedir
Buğdalara, cevizlere yürüyen
Kara toprağın ak südü...

Bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
Anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki?
Bir bilsen kardeşlerim ne can çocuklar
Ve bilsen nasıl vurur beni bu duvar.
Akşam - akşam, kara sevdam ağarır
Aman, aman hey...

AHMED ARİF





22-12-2006 19:47
!!!LKAY
Mesajlar: 1218

dursun ali erzincan----sen yoktun

Sen yoktun...

Hz Adem'deydi nurun

Önce cenneti,

Sonra yeryüzünü şereflendirdin.

Adem nuruna affedildi

Arafat bu affa şahitti.



Sen yoktun

Nuh'un gemisindeydi Nurun...

Dalgalar yeryüzünü boğarken

Toprağın bağrındaki su

Gökyüzüyle buluşurken

Ve bu bir ilahi azap derken,

Allah nurunu taşıdı binbir sebeble

Tufan,nurunu selamladı edeple...



Sen yoktun...

Hz.İsmail'in alnındaydı Nurun

İbrahimi bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden

"Rabbimiz" dedi,

" Onlara kendi içlerinden

Senin ayetlerini okuyacak

Kitap ve hikmeti öğretecek onlara,

Onları temizleyecek bir elçi gönder ";

Amin dedi on sekiz bin alem

Nurunla aydınlanan minicik ellerini

Semaya kaldırarak

Amin dedi İsmail.

Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı

Medine'den adı Uhud olan bir amin yankılandı

Sevr dağında.



Sen yoktun Sultanım...

Hz.İsa Ahmed diye müjdeledi seni

Alemlerin efendisi diye sana seslendi

" Artık ben sizinle çok söyleşmem "dedi havarilerine

Çünkü bu alemin reisi geliyor...

Bekleyin Ahmed geliyor

Kainata Rahmet geliyor...

Havarilerin yüzünü okşayan, ölüleri dirilten bir nefes oldun.

Ama sen yoktun.



Sen yoktun....

Hz.Abdullahın alnındaydı Nurun

Başı eğik gezerdi mazlum

Put eyle göklerden seni sorardı

Varaka seni arardı sema'da

Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.

Ağlayarak süslediler ölüme!...

Ağlayarak hadi dayına gidiyorsun dediler.



Sen yoktun Sultanım...

Canlı canlı toprağa gömülmenin adı idi dayıya gitmek,

Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliği idi,

Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi.

En son çocuk atılırken çukura,

Annesinin suretinde bir melek tuttu onu

Ve tebessüm ederek Hira Nur dağını gösterdi

Melekler süslüyordu Hira'yı,

Efendisine hazırlanıyordu Cebel-i Nur

Efendisine hazırlanıyordu Mekke

Alem, efendisine hazırlanıyordu.

Kainatın gözü Hz.Amine'deydi

Toprak yalvarıyordu Rabbine...

Gel diye ağlıyordu mazlumlar

Gözleri Sema'da

Ve bir gelişin vardı Ya Resülallah

Bir inişin vardı yeryüzüne

Ve cebrail ardında yalın kılıç melekler

Bir inişin vardı yeryüzüne

Yetimler en huzurlu geceyi geçirdiler belki de...doya doya.

Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini

Herşey sus pus olmuştu.

Hadi diyordu yıldızlar, hadi diyordu Ay,

Kainat bir isim duymak istiyordu

Ve bir ses yükseldi Aminenin evinden

Muhammed...

Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini

Muhammed...

Seni yaratan Allah'a kurbanız Ey Dürr-i Yekta...

Sana O adı veren Rahmana kurbanız.



Artık sen vardın...

Susuz topraklara rahmet indi seninle

Annenden sonra, anne Halime sevindi seninle

Yağmura mı ihtiyaç var?...

Kaldır şehadet parmağını...

Yağmuru salsın Allah

Sonra tut ağacın yaprağını

Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah.

Yeter ki sen iste

Sen iste Ya Resülallah

Deki; ben kimim?...


22-12-2006 20:07
!!!LKAY
Mesajlar: 1218

Dağlar, taşlar dile gelsin...

Dilsiz çocuklar ellerinden tutup "ente resülallah" desin.



Sen vardın...

Bedir kârdı,

Uhud dardı,

Hendek yardı,

Yiğitlerin vardı.

Ölmek için yarışan yiğitlerin

Hele bir Enes'in vardı Ya Resülallah

Uhud'da öldüğünü duyunca arkadaşlarına;

" Niye burada oturuyorsunuz ? " diye sordu...

Onlarda ;" Allah'ın resül-ü öldürülmüş ! " deyince...

" Peki O öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız,

Kalkın ve O'nun gibi ölün." demişti.

Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü.

Hem de ne şehit Ey Nebi...

Vücudu yaralardan tanınmaz halde idi

Kız kardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...

Musab bin Umeyer'in vardı senin...

Uhud'da sancağını taşıyan, öyle bir aşkla sana bağlıydı ki!...

Allah o gün meleklerini Musab'ın suretinde indirdi.

Ebu Hureyre'n vardı...

Acıkınca mescidin önünde durur

Sana bakardı, sen anlardın.

" Ya Ebahir!..gel " derdin.



Ve sen gittin...

Bir gidişle gittin.

Ardında hüznün kaldı,

Hasretin kaldı göklerde,

Bilal ezan okuyamaz oldu

Ne zaman teşebbüs etse

" Muhammed resülallah " demeye...

Dizinin üstine çöker kendinden geçerdi.

Sonra günler ay, aylar yıl oldu.

Asırlar oldu...

Sensizliğe açtık gözlerimizi

Ama sen bırakmazsın bizi!...



Sen varsın...

Ey şehitlerin Sultanı sen varsın

Bir şehit bile ölmezken

Sana nasıl yok deriz.

Ebu Talip Şam'a giderken,

devesinin önüne geçip;

" Beni burada kime bırakıp da gidiyorsun " demiştin

" Ne anam var ne babam..."

Ebu Talip bırakmamıştı bu yüzden

Sensizliğin ızdırabı ile inleyen

Ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Resülallah

Bırakma bizi ki ; Allah " Sen onların içindeyken onlara azap edecek değiliz." buyuruyor.



Bırakma bizi !...

Hayatı seninle öğretti Rahman

Kulluğu seninle tanıdık

Duayı senden öğrendik sevgili,

Hz.Ömer umre için senden izin isteyince,

Kardeşcik dedin ona;

" Duanda bana da yer ayırır mısın ? "

Bizler Ömer değiliz ama bütün dualarımız senin için.



Ey Rabbimiz!...

Resülünü anışımızdan haberdar et...

O'na binler salat,binler selam...

Habibine Makam-ı Mahmud-u ver...

O'na Vesile-i lütfet...

O'nu Refik-i Ala'ya yükselt....

Bizi de affet...

O'nun hatırına affet...

Zatının hatırına affet...

Ne olur affet bizi...

Bizi affet....


22-12-2006 20:07
Yabancı..

Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden...
Dağ başı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa sormasa beni
Sen gelsen yeter...

Huzur ellerinin güzelliğidir.
Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter...

Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter...

Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
Bende sabır, sende naz...
Gündüzünden vazgeçtim, düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter...

Duymasa da hiç kimse
Şâir gönlümün, sende karar kıldığını.
Ve içimin şerha, şerha yarıldığını
Sen bilsen yeter...

Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter...



yavuz bülen bakiler...

en sevdiğim 4 yazardan biridir.....

22-12-2006 20:09
!!!LKAY
Mesajlar: 1218

ibrahim sadri--- eğer


EĞER

Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
Yalnızca bir kaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
Merak ediyorum neler yapacağınızı...
Biliyorum ama
Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel odanızı,Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını,
Ve inandırmaya çalışacağınızı,
Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı,
Gerçekten evinizde Ona hizmet etmekten alacağınız hazzı
Fakat söyleyin bana
Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde
Onu kapıda mı karşılayacaksınız?
Yoksa Onu içeri almadan önce,aceleyle
Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp
Yerine Kur-an ımı koyacaksınız?
Peki hala amerikan filmlerini seyredecek misiniz televizyonda,yoksa kapatmaya mı koşacaksınız aceleyle,
O size kızmadan önce?
Kim bilir? Belki de ağzınızdan hiç çıkmamış olmasını mı dilerdiniz, hatırlamadığınız en son çirkin kelimeyi...
Peki ya dünyalık müziğinizi,
kasetlerinizi de saklayacak mısınız?
Ve bunun yerine ortalığa,
Kitaplığınızın raflarında tozlanmış
hadis kitaplarımı çıkaracaksınız?
Hemence içeri girmesine izin verecek misiniz?
Yoksa telaşla ne yapayım diyerek,
Sağa sola mı koşuşturacaksınız?
Merak ediyorum;
Eğer Peygamber Efendimiz
birkaç günlüğüne sizinle yaşasa,
Yapmaya devam edecek misiniz,
her zaman yaptığınız şeyleri?
Ailenizdeki sohbetler eski halini koruyacak mı?
Her yemekten sonra sofra duası etmeyi,
yine zor mu bulacaksınız?
Hiç yüzünüzü asmadan,oflayıp puflamadan,
Her vakit namazınızı kılacak mısınız?
Ya sabah namazı için,sıcacık yatağınızdan erkenden
fırlayacak mısınız?
Peki ya mırıldanacak mısınız her zaman
söylediğiniz şarkıları?
Ve okuyacak mısınız her zaman okuduğunuz kitapları?
Peki bilmesine izin verecek misiniz?
Aklınızın ve ruhunuzun beslediği şeyleri.
Yoksa hiç bilmemesini mi isterdiniz.
Şöyle diyelim yada:
Gideceğiniz her yere götürebilecek misiniz
Peygamberimizi de?
Yoksa bir kaç günlüğüne değişecek mi planlarınız?
Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın dostunuzu
Onunla?
Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız,
Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle?
Şimdi söyleyin açık yüreklilikle,
Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
sonsuza dek hep birlikte....
Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız,
ziyareti bitip gittiğinde?
Gerçekten bilmek ilgi çekici olabilir değil mi?
Bilmek ve düşünmek.
Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
Yalnızca bir kaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
Merak ediyorum neler yapacağınızı...


22-12-2006 20:09
Yabancı..

AY KARANLIK

Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...

İtten aç,
Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...

Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş,
Etme gel,
Ay karanlık...

Ahmed ARİF
ahmet arif,türk halkını ve yaşamını ve anadaoluy en iyi anlatan şair....

22-12-2006 20:10
Yabancı..

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.


nazım hikmet.....

nazım hocam,türkiyenin en iyi şairi ve bana edebiyatı sevdiren ilk kişi......

22-12-2006 20:11
Yabancı..


BİRGÜN
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin,açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini,bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum

Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
Uzaklarda elemli,garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum


Ümit Yaşar OĞUZCAN

ümit yaşar oğuzcan;aşkı kelimesi kelimesine anlatan ve bilen bir şair..ve benim yüreğimi ve duygularımı en iyi anlatan bir şair...

22-12-2006 20:12
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim