Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 25
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> hastalıklar hakkında
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3
Yazar hastalıklar hakkında
Yabancı..

KANSER NEDİR?
<BR>Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...
<BR>Ülkemizde 1970’li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında 4. sırada yer alan kanser, son yıllarda kardiyovasküler sistem hastalıklarından sonra 2. sıraya yükseldi.
<BR>Kanserin sebebi nedir?
<BR>Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.
<BR>
<BR>Hangi organlarda kanser olur?
<BR>Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.
<BR>
<BR>İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
<BR>İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.
<BR>
<BR> Sigarayı bırak, kanser riskini azalt
<BR>
<BR>Kanser ne sıklıkla görülen bir hastalıktır?
<BR>Erişkinlerde her yıl 100 bin nüfus için 150-300 kişi kansere yakalanır. Ülkemizde her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığı tahmin edilir.
<BR>
<BR>Kanserden korunmak mümkün mü?
<BR>Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük.
<BR>
<BR>

28-07-2006 09:17
Yabancı..


<BR>Kanserden nasıl korunabilirsiniz?
<BR>Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.
<BR>Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:
<BR>Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.
<BR>Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.
<BR>Beslenme ve diyet:
<BR>Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.
<BR>Güneş ışınlarından korunma:
<BR>Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.
<BR>
<BR> Kanserle mücadelede eğitim şart
<BR>
<BR>Erken tanı işe yarar mı?
<BR>Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanı mümkün. Böylece hastalığı daha erken tanı konulabildiğinden tedavi şansı da yükseliyor. Buradan hareketli hiç şikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmaları öneriliyor.
<BR>Erken tanı için bazı öneriler:
<BR>Meme kanseri:
<BR>40 yaş ve üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalı. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalı.
<BR>Kalın Bağırsak Kanserleri:
<BR>50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bağırsak filmi çekilebilir. (Ayrıntı için doktorunuza danışınız.)
<BR>Rahim kanserleri:
<BR>Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalı. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir.
<BR>Prostat kanseri:
<BR>50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalı.
<BR>
<BR>Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?
<BR>Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.
<BR>Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:
<BR> Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler
<BR> Uzun süren, iyileşmeyen yaralar
<BR> Beklenmeyen kanama ve akıntılar
<BR> Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler
<BR> Yutma güçlüğü veya hazımsızlık
<BR> Siğil ve benlerde belirgin değişiklik
<BR> Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük
<BR>
<BR>Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurulması gerekir. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.
<BR>
<BR>

28-07-2006 09:33
Yabancı..

Kanser nasıl tedavi edilir?
<BR>Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi, immünoterapi başlıca tedavi yöntemleridir.
<BR>
<BR>Kanserden kurtulmak ne oranda mümkündür?
<BR>Tüm kanser türleri birlikte değerlendirildiğinde erişkin kanserlerinde % 60, çocuk kanserlerinde ise % 77 oranında iyileşme mümkündür. Ancak hastalığın cinsi, yaygınlığı, uygulanan tedavi gibi bazı faktörler tedavi şansını doğrudan etkiler.
<BR>
<BR>
<BR>

28-07-2006 09:34
Yabancı..

beyin tümörü
<BR>http://www.herbalistatabay.com/beyinkanseri.htm

28-07-2006 09:42
Yabancı..

KENEnin korkunç bilançosu
<BR>Sağlık Bakanlığı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi(KKKA) Bilimsel Kurulu'ndan yapılan açıklamada, son 4 yılda 815 vaka ve 43 ölüm hadisesi meydana geldiğini kaydedildi.
<BR>
<BR>Türkiye'de hastalığın ilk kez Kelkit Vadisi ve çevresinde yer alan illerde görüldüğü kaydedilen açıklamada, "Hastalık ülkemizde bugüne kadar başta Kelkit Vadisi civarı ağırlıklı olmak üzere, 22 ilde görülmüştür. Yıllara göre vaka sayıları; 2002-2003 yılı, 150 vaka, 6 ölüm, 2004 yılı, 249 vaka,13 ölüm, 2005 yılı, 266 vaka, 13 ölüm ve 2006 yılı ilk altı ayı itibariyle 150 vaka ve 11 ölüm olayı şeklinde gerçekleşmiştir. Toplamda ise 815 vaka ve 43 ölüm hadisesi olmuştur. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi vakalarındaki ölüm hızı dünyada genel olarak yüzde 30'lar ve üzerindedir. Ülkemizde ise bu oran yüzde 5'ler civarındadır. Virüsün, küçük odaklar seklinde yaban hayvanları ile kene arasında devamlılığını sağladığına inanılmaktadır. Hastalık, yaban hayatı ile insanların iç içe olduğu bölgelerde kene sayısının artısına bağlı olarak çıkmaktadır. Yaban hayvanlarıyla evcil hayvanların karsılaşmaları veya gece gündüz farkı da olsa aynı veya yakın alanları kullanmalarıyla evcil hayvanlara kene geçişi olmakta ve virüs için yeni çoğalma alanları oluşmaktadır. Evcil hayvanlara yapışmak suretiyle beslenen enfekte kenelerin yumurtalarıyla otlaklar ile hayvanların yaşadığı diğer alanlar da riskli alanlar haline gelebilmektedir. Virüsler hayvanlarda genellikle belirti veren bir hastalığa yol açmamaktadır. Hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas ile insandan insana hastalığın geçebilmesi de söz konusudur. Hastalık ani başlayan ateş, baş ağrısı, kırıklık, halsizlik, kas ağrıları, belirgin iştahsızlıkla baslar. İshal ve kusma da görülebilir. Bazı olgularda vücudun değişik bölgelerinde kanamalar (burun kanaması, dişeti kanaması, iç organ kanaması ve cilt altı kanaması vb.) görülür ve hastalık ağır seyredebilir" denildi.
<BR>
<BR>Açıklamada ayrıca, kişisel tedbir olarak alınması gereken önlemler şu şekilde sıralandı:
<BR>
<BR>"Kene riski olan yerlerde bulunulduğunda, vücudu tamamen örtecek giysiler giyilmelidir. Kenelerin vücuda girebileceği olası açıklıkların kapatılması önemlidir. (Pantolon paçalarının çorap içine konulması, çizme giyilmesi vb.) Kenelerin bulunduğu alanlara gidilirken vücudun açıkta kalan alanlarına ve elbiselere cilde sürülebilen böcek kovucu maddelerin (repellent) uygulanması, korunma için etkili olmaktadır. Dış elbiselere, yıkamaya da dayanıklı olan, etki süresi uzun kene öldürücü ilaçlar sürülmesi etkili bir korunma aracı olabilir. Eve gelindiğinde vücut kene yönünden kontrol edilmeli, kene varsa bir cımbızla, kenenin deriye yapıştığı yerden tutulup sağa sola oynatılarak çivi çıkarır gibi çıkarılmalıdır. Yine risk altındaki kişilerin, sık aralıklarla kene yönünden vücut muayenelerini yapmaları önemlidir. Kene vücuttan ne kadar kısa sürede çıkarılırsa hastalık riski de o kadar azalmaktadır. Keneyi vücuttan uzaklaştırmak için sağlık kurulusuna başvurmaya gerek bulunmamaktadır. Vücuttan kene uzaklaştırmak usulünce yapıldığı takdirde kolayca ve risksiz yapılabilecek bir işlemdir. Vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak veya kolonya ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. İnsanların veya hayvanların kanlarına korunmasız temas yapılmamalıdır."
<BR>
<BR>Bilim Kurulu açıklamasında kene sayısının azaltılmasına yönelik tedbirler ise şu şekilde açıklandı:
<BR>"İlaçlama çalışmaları, çiftlik hayvanlarına yönelik kene mücadelesi ile hayvan barınaklarının ilaçlanması uygun olmakla birlikte, geniş çevre ilaçlamaları faydalı bulunmamaktadır."

09-08-2006 09:34
Yabanci.
Mesajlar: 15236

Mesleğinize göre vitamin kullanın
<BR>
<BR>Uzmanlar, metabolizmanın zayıf düşmemesi için besinlerin yanı sıra vücuda vitamin takviyesi yapılması gerektiğini belirtiyor. Vitaminlerin dışarıdan takviye edilebileceği gibi doğrudan besinlerden de alınabileceğini kaydeden uzmanlar, bunun için ilk olarak dengeli beslenmeyi öneriyor.
<BR>
<BR>
<BR>Vitaminlerin tek başına işe yaramadığının altını çizen uzmanlar, metabolizmanın mutlaka tahıl, ekmek, hububat, sebze ve meyve alması gerektiğini ifade ediyor. Konuyla ilgili olarak www.ailem.com.tr web sitesinde yer alan habere göre, vitaminlerin kullanımında mesleklerin önemli rol oynadığına dikkat çekilerek, bazı meslek dallarında çalışanların almaları gereken vitaminler şöyle belirtiliyor:
<BR>
<BR>Bilgisayar kullanıcıları: Göz yorgunluğunu hafifletmek ve sinirleri rahatlatmak için şunları alın; sabah ve akşam 50 miligram B kompleks, günde iki kez 500 miligram kalsiyum ve 250 miligram magnezyum, günde iki kez ginkgo biloba, günde bir kapsül koenzim-Q10 ve E vitamini kompleks.
<BR>
<BR>Gece çalışanlar: Gece çalışmanın metabolizma üzerinde ağır bir fiziksel ve duygusal etkisi vardır. Yeme ve uyku düzeni altüst olur, vücudun ritmi bozulur ve vücut daha fazla stres altına girer, hastalık olasılığınız artar. D vitamini, uyku zamanından yarım saat önce 1-2 tablet 500 miligram kalsiyum ve 250 miligram magnezyum.
<BR>
<BR>Doktorlar ve hemşireler: Uzun saatlere kadar çalışma, stres ve mikroplar, vitamin ve minerallere olan ihtiyacı artırıyor. Sabah-akşam 50 miligram B kompleks, enfeksiyonların riskini azaltmak için C vitamini, sabah ve akşam 500 mg kalsiyum ve 250 mg magnezyum kompleks alın.
<BR>
<BR>1- Tahıl grubu: Tahıllar, ekmekler, makarna, pirinç, günlük 6 - 11 porsiyon (1 porsiyon 1 dilim ekmek ya da yarım tabak pirince eşit)
<BR>
<BR>2- Sebze grubu: Koyu yeşil, lifli, yapraklı, sarı ya da turuncu sebzeler günde 3 - 5 porsiyon alınmalı (1 porsiyon 1 kap çiğ, yapraklı sebze - 4 büyük yaprak - ya da 170 gram sebze suyu)
<BR>
<BR>3- Meyve grubu: Turunçgiller, domates ya da C vitamini yönünden zengin diğerleri günde 2 - 4 porsiyon tüketilmeli (1 porsiyon 1 orta meyve ya da 170 gram taze meyve suyu)
<BR>
<BR>4- Süt grubu: Süt, peynir, yoğurt, diğer süt ürünleri günde 2 - 3 porsiyon (1 porsiyon 1 kap yoğurt ya da süt ya da 30 gram peynir)
<BR>
<BR>5- Et grubu: Sığır, dana, kuzu eti, balık, kümes hayvanları, karaciğer, yumurta, kurubaklagiller, kabuklu yemişler gün başına 2 - 3 porsiyon (1 porsiyon 100 - 120 gram et ya da çeyrek kap yemiş)
<BR>
<BR>6- Yağlar: Az kullanılmalı
<BR>
<BR>Vitaminler alfabesi
<BR>
<BR>A Vitamini
<BR>- Gece körlüğüne, zayıf görüşe karşı koyar ve birçok göz rahatsızlığına yardımcı olur
<BR>- Solunumla ilgili enfeksiyonlara karşı direnç sağlar
<BR>- Bağışıklık sisteminin tam olarak fonksiyon göstermesine yardımcı olur
<BR>- Kırışıklıkların yok edilmesine yardımcı olur
<BR>- Büyümeyi, kuvvetli kemikleri, sağlıklı bir cildi, saçı, dişi ve diş etlerini geliştirir
<BR>- Sivilcenin, yüzeysel kırışıklıkların, çıbanın ve dıştan uygulandığında açık ülserin tedavisine yardımcı olur
<BR>
<BR>Doğal kaynakları: Balık karaciğer yağı, karaciğer, havuç, koyu yeşil ve sarı sebzeler, yumurta, süt ve süt ürünleri, margarin ve sarı meyveler
<BR>
<BR>B1 Vitamini (Thiamine)
<BR>- Büyümeyi geliştirir
<BR>- Zihin fonksiyonlarını geliştirir
<BR>- Sinir sistemini, kasları ve kalbin fonksiyon göstermesini normalde tutar
<BR>- Hava ya da deniz tutmasını önler
<BR>- Tedavi sonrası diş ağrılarını azaltır
<BR>
<BR>Doğal kaynakları: Bira mayası, pirinç kabukları, rafine edilmemiş tahıl taneleri, kepekli un, soya fasulyesi, yumurta sarısı, balık, yulaf ezmesi, sebzeler, kepek, süt
<BR>
<BR>B2 Vitamini (Riboflavin)
<BR>- Büyüme ve üremeye yardımcıdır
<BR>- Sağlıklı bir cilt, tırnak ve saç sağlar
<BR>- Görüş için faydalıdır ve göz yorgunluğunu azaltır
<BR>
<BR>Doğal kaynakları: Süt, karaciğer, böbrek, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, balık, yumurta, yoğurt, fasulye
<BR>
<BR>B3 Vitamini
<BR>- Kolesterol ve trigliseridlerin düşürülmesine yardımcı olur
<BR>- Sağlıklı bir sindirim sistemi sağlar
<BR>- Daha sağlıklı bir cilt sağlar
<BR>- Migren kaynaklı baş ağrılarının önlenmesine yardımcı olur
<BR>- Dolaşımı artırır ve yüksek tansiyonu azaltır
<BR>
<BR>Doğal kaynakları: Balık, yağsız et, kepekli un ürünleri, bira mayası, karaciğer, buğday tohumu, yumurta, kavrulmuş yerfıstığı, kümes hayvanlarının beyaz eti, avokado, hurma, incir, kuru erik
<BR>
<BR>B6 Vitamini
<BR>- Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir
<BR>- Böbrek taşı oluşumunun önlenmesine yardımcı olur
<BR>- Mide bulantısını azaltır
<BR>- Gece kas kramplarını, ellerin uyuşmasını azaltır
<BR>
<BR>Doğal kaynakları; Buğday kepeği ve tohumu, bira mayası, karaciğer, balık, soya fasulyesi, lahana, pekmez, yumurta, yulaf, yerfıstığı, ceviz.
<BR>
<BR>
<BR>not:alıntıdır

20-08-2006 23:05
Sayfalar: 1, 2, 3

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim