Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 57
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> ""Şizofreni-Depresyon-Paranoya""
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
Yazar ""Şizofreni-Depresyon-Paranoya""
Yabancı..


<BR>Panik-Agorafobi Ölçeği

<BR> Geçen hafta içinde bir panik atağım oldu.
<BR> Panik atağım şiddetliydi.
<BR> Panik atağım 1-10 dakika sürdü.
<BR> Panik atağım çoğu zaman aniden gelişir.
<BR> Panik atağım olacak düşüncesi ile bazı durumlardan kaçınıyorum. (Uçak, metro, trafik, araba, tünel, vapur, tiyatro, sinema, cami, çarşı-pazar, alış-veriş, kuyrukta beklemek, toplantı kalabalık, lokanta asansör, geniş cadde yüksek yer, uzak yer.
<BR> Çoğu zaman yanımda birisi olsun istiyorum.
<BR> Panik atak tekrar geçirmekten korkuyorum.
<BR> Korkudan korkar hale geldim.
<BR> Panik atağım aile ilişkilerimi etkilemeye başladı.
<BR> Panik atağım sosyal yaşantımda bozulmaya yol açtı.
<BR> İş ve evdeki sorumlulukları yerine getirmeyi etkilemeye başladı.
<BR> Geçen hafta içinde kalp krizi, fenalık, baygınlık, beyin kanaması, felç, ölüm endişesi yaşadım.
<BR> Doktorunuzun hastalığın ruhsal-sinirsel olduğunu söylediğinde onun yanlış düşündüğüne inandığınız oldu mu?
<BR>
<BR>Bu sorulardan en az üçüne 'Evet' diyorsanız psikiyatrik yardım alınız.

14-07-2006 10:07
Yabancı..


<BR>Erkek ve kadında farklılık oluyor mu?

<BR>● Evet, panik atağa kadınlarda erkeklere göre iki-üç misli daha fazla rastlanır.
<BR>
<BR>● Evden çıkamama dışında ne gibi bu hastalar ne tür belirti gösteriyor?

<BR>● Evde yalnız kalamama, dışarıya yalnız çıkamama, banyonun tuvaletin kapısını açık bırakma, evden uzağa gidememe, köprüden, tünelden geçememe, hastaneye yakın bulunma, ölüm haberlerinden kaçınma sık rastlanan belirtilerdir. Kocası işe gittiği zaman o da annesinin evine gidip eşi geldiğinde eve gelen panik hastaları vardır. Hatta evini hastanenin yanına taşıyanlar var. Bu tabloya göre acil servislere çok panik vakası geliyordur...
<BR>● Tabii, hatta yapılan bir araştırmada kalp koroner anjiografisi yapılıp normal çıkan hastaların yüzde 57'sinin panik nöbet geçirdiği görülmüştür.
<BR>
<BR>● Panik hastalarının iş hayatları da aksıyor mu?

<BR>● Panik bozukluğu vakalarının yüzde 83'ünün iş verimi düşüyor. Yüzde 67'si işini kaybediyor. Yüzde 50'si evinden üç kilometre uzağa gidemez hale geliyor.
<BR>
<BR>Alkol tüketimi çok artıyor.

<BR>

14-07-2006 10:10
Yabancı..


<BR>
<BR>"""FOBİLER"""

<BR>Gerçekte korku yaratmayacak bir objeye, aktiviteye veya duruma karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmaya fobi denir. Fobik kişiler belli bir durum, nesne veya aktivite ile karşılaştığında aşırı anksiyete duyar. Kişiler korkularının saçma olduğunun farkındadır, ancak korkularını mantıksal düşünerek engelleyemezler. Bu korkular fobik kişilerin günlük işlevlerinde bozulmaya neden olur.
<BR>Fobiler toplumda sık görülür. Araştırmalarda toplumda %10 oranında fobik olduğu söylenmekle birlikte tahminen bu değer %25 dolayındadır. Araştırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasının en önemli nedeni bu kişilerin hastalıklarının farkında olmaması ve tedaviye başvuruların az olmasıdır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Sosyal fobi genelde gençlik yıllarında özellikle karşı cinse ilginin arttığı dönemlerde ortaya çıkar.

18-07-2006 20:26
Yabancı..


<BR>FOBİ NEDENLERİ NELERDİR ?

<BR>Fobilerin gerçek nedenleri bilinememektedir. Öne sürülen fobi nedenleri türlerine göre değişmekle birlikte aynı fobi türünde de hastadan hastaya değişiklik gösterir.Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik, genetik ve çevreseldir. Genetik yatkınlık: bazı özgül fobilerde genetik yatkınlık fazladır. Örneğin kan aldırma veya enjeksiyon yaptırma fobisi olan kişilerde ailede benzer hastalık normal topluma göre daha sıktır. Ancak bu yatkınlığın genetik veya çevresel etkenlere bağlı olarak gelişip gelişmediğini aydınlatacak araştırmalar henüz yetersizdir.
<BR>
<BR>Nörokimyasal nedenler:

<BR> bazı insanlarda adrenalin ve noradrenalin salınımının fazla olmasının veya etkilenen organların bu maddelere normal insanlara göre daha duyarlı olmasının bu hastalığa yol açtığı ileri sürülmektedir. Verilen ilaç tedavileri de bu maddelerin salınımını veya bedensel duyarlılığı azaltmaya yöneliktir. Psikiyatride fobilerin geçmiş yaşantılara bağlantılı olarak geliştiği yolunda ispatlanmamış çeşitli teorileri mevcuttur. Watsonun öğrenme teorisinde fobilerin şartlandırılmış refleks davranışlar sonucu oluştuğu ileri sürülür. Bu teoriye göre daha önce kaygı uyandırmayan bir uyaran kaygılı bir uyaran ile bir araya geldiğinde öğrenme yolu ile kaygı uyandıran bir uyaran haline gelmektedir. Örneğin asansör korkusu olmayan bir kişi elektrik kesintisi ile asansörde mahsur kalma sonucunda asansör korkusu geliştirebilir. Bu olay öncesinde rahatlıkla asansöre binebilirken asansöre binemez hale gelebilir veya asansöre bindiğinde aşırı kaygı duyma görülebilir Freud’a göre fobiler bilinç dışı çatışmalarla ilgilidir ve ödipal kompleks ile ilişkisi vardır. Bastırılmış, bilinç dışına itilmiş bazı korkular yer değiştirerek normalde kaygı yaratmayacak bir nesne veya duruma yöneltilir ve bu şekilde fobiler gelişir. Yapılan araştırmalarda sürekli strese maruz kalan çocuklarda yaşamın ileri dönemlerinde yaygın fobik davranışlar görülebilmektedir. Sürekli stres yaratan nedenler arasında erken yaşta anne veya babanın kaybı, anne veya babadan ayrılma,ev içinde şiddete maruz kalma sayılabilir. Bazı bedensel hastalıklar , nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda fobik semptomlar görülebilir. Bu rahatsızlıkların ayırıcı tanı yapılırken dikkate alınması gerekir.

18-07-2006 20:28
Yabancı..


<BR>FOBİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?

<BR>Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
<BR>Çarpıntı
<BR>Yüz kızarması
<BR>Titreme
<BR>Terleme
<BR>Bulanık görme
<BR>Nefes darlığı
<BR>Ağız kuruluğu
<BR>Yutkunma güçlüğü v.b.
<BR>Sosyal fobinin panik bozukluktan tek farkı belirtilerin belli durumlarda ortayaçıkmasıdır. Panik bozukluğu olan kişiler ne zaman panik atak geçireceklerini bilirler ve panik atak geçirmemek için fobik durumlardan kaçınırlar. Örneğin asansör korkusu olan kişiler asansöre bindiklerinde panik atak geçirebilirler ve bundan korunmak için üst katlara merdivenlerden çıkıp inmeyi tercih ederler bu şekilde panik atak gelmesini önlerler. Yine uçak korkusu olan kişiler uçağa binmek yerine başka vasıtaları kullanarak yolculuk etmeyi tercih ederler. Fobisi olan kişiler bu kaçınma davranışını kullanarak panik atak gelişmesini önlerler.
<BR>Panik bozukluğu olan kişilerde fobilerden farklı olarak panik ataklarının ne zaman, nerede geleceği belli değildir ve atağın gelmesi genelde önlenemez.
<BR>
<BR>Sosyal fobi:

<BR>Sık görülen türlerden birisi sosyal fobidir. Sosyal anksiyete duyan kişiler başka insanların kendilerini yargıladığı ve negatif değerlendirdiği düşüncesi ile yetersizlik, aşağılanmışlık hisseder ve hayal kırıklığına uğrarlar. Bu kişiler yalnız başlarına kaldığında sıkıntı duymazlar ve anksiyete belirtilerinin sosyal aktivitelerle direk ilgisi vardır. Sosyal fobikler yabancılarla tanışmaktan,tanımadıklarının yanında konuşmaktan veya hareket etmekten rahatsızlık duyar.
<BR>Yanlış bir şey yapacak, söyleyecek ve sanki insanlar onunla alay edecek, onu yadırgayacak, aşağılayacak, herkesin içinde rezil olacak gibi hisseder. Konuşurken herkes ona bakıyormuş gibi gelir. Yaptıkları en ufak hatalar gözlerinde çok büyür, rezil olduklarını düşünürler.
<BR>Özgül sosyal fobide topluluk önünde konuşamama gibi belirli bir duruma özgül olarak anksiyete gelişmesi gözlenirken yaygın sosyal fobide hemen hemen bütün sosyal aktivitelerde anksiyete oluşur.
<BR>
<BR>Sosyal fobi şu durumlarda ortaya çıkabilir:

<BR>Topluluk içinde konuşma
<BR>Partiye katılma, yabancılarla tanışma gibi sosyal aktiviteler
<BR>Bir iş yaparken başkaları tarafından izlenme
<BR>Patron veya amir gibi üstleri ile konuşma
<BR>Karşı cinsten birileri ile tanışma veya buluşma
<BR>Umumi tuvaletleri kullanma
<BR>Telefonda konuşma
<BR>Başkalarının yanında yazı yazma
<BR>Herkesin içinde yüz kızarması veya kontrolünü kaybetme korkusu v.b.
<BR>
<BR>

18-07-2006 20:28
Yabancı..


<BR>Agorafobi:

<BR>Agorafobi kişinin kolayca kaçamayacağı ortamlara girdiğinde ortaya çıkan yaygın anksiyete duygusudur. Yalnız başına sokağa çıkmak, kalabalık bir alanda bulunmak veya araba, otobüs ve uçak gibi araçlarla seyahat etmek bu yerler arasında sayılabilir.
<BR>Sık görülen fobilerdendir. Sokakta rahatsızlanacağını düşünen bu kişiler evden dışarı çıkamaz hale gelir. Panik atak geçirenlerde agorafobi sıktır.
<BR>
<BR>Özgül fobiler:

<BR>Özgül fobiler belli obje ve durumlara karşı aşırı korku duymak olarak tanımlanabilir.Korku duyulan obje ve durumla gerçek hayatta karşılaşma veya televizyon ve gazete gibi basın yolu ile karşılaşma aynı şekilde korku yaratabilir. Özgül fobiler genelde çocukluk çağlarında başlar, ancak yirmi yaşlarında rahatsızlananlar
<BR>da sıktır.
<BR>
<BR>Sık görülen özgül fobiler şunlardır:

<BR>Hayvanlar (yılan, köpek, kuş v.b.)
<BR>Böcekler (örümcek, arı v.b.)
<BR>Yükseklik korkusu
<BR>Asansör korkusu
<BR>Uçağa binmek yada araba kullanmak
<BR>Kan görmek veya enjeksiyon yaptırmak v.b.
<BR>Fobi türleri burada tek tek anlatılamayacak kadar çoktur. Hepsi ayrı ayrı tanımlanmıştır ve yeni fobiler de tanımlanmaya devam etmektedir.
<BR>
<BR>FOBİ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

<BR>Fobiler tedavi edilmediği taktirde çok uzun zaman devam edebilir, aslında tedavi olmaksızın düzelen hasta sayısı azdır. Fobi tedavisinde amaç kişinin kaçınma davranışını önlemek ve belli durumlarda ortaya çıkan anksiyeteyi azaltmaktır.Tek başına ilaç tedavisi genelde yeterli değildir. Bunun için antidepresan ilaçlarla birlikte değişik psikoterapi yöntemleri uygulanabilir. Fobilerde en sık kullanılan terapi yöntemi yüzleştirme (exposure) tedavisidir. Bu yöntemde hastanın korku yaratan durum veya nesnenin üzerine giderek ortaya çıkan anksiyete ile başa çıkması öğretilir. Anksiyete ile başa çıkma tedavisinde gevşeme teknikleri ve bilişsel davranışçı tedavilerden yararlanılır. Terapi grupları, aile tedavisi ve bireysel psikoterapiler kullanılan diğer terapi yöntemleridir. Tedavi süresi hastalığın şiddeti, yaygınlığı ve hastanın özelliklerine göre değişir. İlaç tedavisine yanıt ilk birkaç haftada alınır. Ancak tam düzelme daha uzun zamanda gerçekleşir. Tedavi ile tam düzelme sağlansa da ilaçlara bir yıl devam etmek gerekir. İlaçları doktor kontrolünde kullanmak ve kontrollü kesmek önemlidir. Bazı hastalarda daha uzun süre tedaviye devam etmek gerekebilir.
<BR>Fobiye bağlı olarak alkol bağımlılığı gelişmiş ise fobinin tedavi edilmesi ile bağımlılığın tedavisi kolaylaşır. Altta yatan fobi belirtilerini ortadan kaldırmadan bağımlılıktan kurtulmak zordur.
<BR>
<BR>Uzm.Dr.Sibel Mercan tarafından hazırlanmıştır.

<BR>
<BR>

18-07-2006 20:29
Yabancı..

Teşekkürler bilgilendirme için...
<BR>
<BR>Bende asansör ve uçağa binme korkusu var, rüyalarımda bile ürkerim.Ame tedavi olmayı denemedim... Yüksek katlara yürüyerek çıkmayı bile göze alırım.
<BR>
<BR>Uçak korkum yüzündense, gidebileceğim pek çok yere gidemiyorum.Sanırım tedavi olmalıyım...

18-07-2006 20:36
Yabancı..

HAYAT {SevinciyLe} demiş ki; Teşekkürler bilgilendirme için...
<BR>
<BR>Bende asansör ve uçağa binme korkusu var, rüyalarımda bile ürkerim.Ame tedavi olmayı denemedim... Yüksek katlara yürüyerek çıkmayı bile göze alırım.
<BR>
<BR>Uçak korkum yüzündense, gidebileceğim pek çok yere gidemiyorum.Sanırım tedavi olmalıyım...

<BR>bende katılımın için teşekkür edrim.. bence kesinlikle tedavi için bir girişimde bulunmalısın bir yakınım asansör fobisi yaşıyordu en yüksek binalara bile yaşına aldırmaksızın yürüyerek çıkıyordu psikolojik yardım aldı ve şimdi bu fobiyi yendi..

18-07-2006 20:38
Yabancı..

HAYAT {SevinciyLe} demiş ki; Teşekkürler bilgilendirme için...
<BR>
<BR>Bende asansör ve uçağa binme korkusu var, rüyalarımda bile ürkerim.Ame tedavi olmayı denemedim... Yüksek katlara yürüyerek çıkmayı bile göze alırım.
<BR>
<BR>Uçak korkum yüzündense, gidebileceğim pek çok yere gidemiyorum.Sanırım tedavi olmalıyım...

<BR>tedaviyi bilmem ama ana sayfana gitmeniz lazım

18-07-2006 20:39
Yabancı..

kaldığım yerden dewam edeyim..
<BR>"""Burnout (tükenmişlik) Sendromu'"""
<BR> Son günlerde yeni iş ortamları, yönetimler, yapılan işlerin nitelikleri ve bağımsız çalışabilme durumları, çalışanlarda, özellikle sağlık çalışanları arasında çok yaygındır.
<BR>Günümüz iş dünyasında, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte üretim ve verim kalitesinde gözle görülür bir azalma dikkati çekmektedir. 19. yy'da Sanayi Devrimi ile işlevlerinin bir kısmını makinelere devreden insan, şimdi bu içine girdiği girdaptan kendini kurtaramamaktadır. Böyle oluncada insanın iş dünyasında sürekli sorunlarla karşılaşması da kaçınılmaz olacaktır. Son dönemde ise yeni iş ortamları, yönetimler, yapılan işlerin nitelikleri ve özerklik durumları, çalışan insanda, özelliklede sağlık çalışanları arasında 'Burnout (tükenmişlik) Sendromu' denilen bir durumu ortaya çıkarmıştır. Burnout, kısaca kişinin kendisine büyük hedefler koyup daha sonra istediklerini elde edemeyip hayalkırıklığına uğrayarak, yorulduğunu ve enerjisinin tükendiğini hissetmesi olarak açıklanabilir.
<BR>Tükenmişlik sendromu duygusal, fiziksel, zihinsel bulgu ve belirtiler içermektedir ;
<BR>Duygusal tükenmişlik belirtileri ; Depresif duygulanım, desteksiz, güvensiz hissetme, ümitsizlik, evde gerilim ve tartışma artışı, kızgınlık, sabırsızlık, huzursuzluk gibi negatif duygularda artış, nezaket, saygı ve arkadaşlık gibi pozitif duygularda azalma olarak görülebilir.

19-08-2006 00:52
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim