Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 19
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> ~~İnsan Yüreğinin GizemLi Haritası~~
Sayfalar: Önceki  1, 2
Yazar ~~İnsan Yüreğinin GizemLi Haritası~~
Yabancı..

Kahvenin kadınlara iyi geldiğini okuduğumda şaşırdım ve sevindim doğrusu...

03-07-2006 08:21
Yabancı..

pinos demiş ki; Kahvenin kadınlara iyi geldiğini okuduğumda şaşırdım ve sevindim doğrusu...

<BR>
<BR>Ben de içmeye başlayacağım...

03-07-2006 18:40
Yabancı..

Dünyaca ünlü Türk kalp cerrahı Prof. Dr. Tayfun Aybek, kalp krizini önceden haber veren elektronik çip geliştirdi.
<BR>
<BR>Hayvanlar üzerinde yapılan ilk deneylerden başarılı sonuç alan Aybek, sistemi insanlar üzerinde deneyecek. Tayfun Aybek, geliştirdiği çiplerin kalp basıncındaki en küçük değişimleri bile algılayabildiğini belirterek, “Kalbe takacağımız 1,2 milimlik çip, kalp krizi daha başlamadan cep telefonuna ya da bilgisayara uyarı mesajı gönderecek.” dedi.
<BR>
<BR>Türk Kalp Vakfı tarafından düzenlenen Kalp Haftası etkinlikleri çerçevesinde Türkiye’ye gelen Prof. Dr. Aybek, 2,5 yıldır üzerinde çalıştığı elektronik kalp çipi projesini tanıttı. Almanya’da Frankfurt Üniversitesi bünyesinde araştırmalar yaptığını bildiren Aybek, geliştirdiği çiplerin, pilsiz ve kablosuz çalıştığını söyledi. Aybek, çiplerin kalp basıncını çok hassas şekilde ölçebildiğini vurgulayarak, “Bunları kalbe ya da damarın içine takacağız. Hayvanlar üzerinde sürdürdüğümüz ilk deneylerden olumlu sonuçlar aldık. Sanırım bu yılın sonlarına doğru insanlar üzerinde de denemeye başlayacağız.” diye konuştu.
<BR>
<BR>Aybek, çiplerin kalp krizi öncesi başlayan basınç yükselmesini anında hastanın saatine ya da cep telefonuna bildireceğini söyleyerek şu bilgileri verdi: “Bir kalp krizi yaklaşık 20-30 dakika sürüyor. Hasta ilk anda bu alarmı duyunca derhal hastaneye gidecek. Böylece hastanın kurtarılabilmesi için vakit kazanılacak.” Doktor Aybek, sistemin daha da geliştirilmesiyle çipin hastanedeki bilgisayarlara da alarm gönderebileceğini ve böylece hastanın sürekli kontrol altında tutulabileceğini kaydetti. Elektronik çiplerin kalp krizleri dışında by-pass yapılan damarların açık olup olmadığına ilişkin de sinyal gönderebileceğini aktardı.
<BR>
<BR>Prof. Dr. Tayfun Aybek, deneysel çalışması süren kalp çipi sistemine bir Amerikan firmasının talip olduğunu açıkladı. Firmanın, patent hakkını almak istediğini anlatan Aybek, “Seri üretime geçilirse çipin maliyeti 1 Euro’ya inebilir.” şeklinde konuştu.

21-07-2006 12:31
Yabancı..

http://www.specialdefects.com/v2/?heart
<BR>kalbin çalışması canlı görün

22-07-2006 16:39
Yabancı..

HAYAT {SevinciyLe} demiş ki; <b>
<BR>
<BR>TıkLa---><a href="http://www.specialdefects.com/v2/?heart"><b>KaLbimiz</b></a><---
<BR>
<BR>
<BR>(aLıntı)

<BR>1. sayfada eklemiştim canım yine de sağol, belki dikkatini çeken olur... İlgi çekmiyor bu tür konular...

22-07-2006 16:54
Yabancı..

HAYAT {SevinciyLe} demiş ki;
<BR>1. sayfada eklemiştim canım yine de sağol, belki dikkatini çeken olur... İlgi çekmiyor bu tür konular...

<BR>görmemişim okk

22-07-2006 17:03
Yabancı..

Kalp krizine kök hücre
<BR>
<BR>Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tokaç, 1,5 hafta önce kalp krizi geçiren 56 yaşındaki erkek hastaya kök hücre nakli yaptıklarını bildirdi.
<BR>
<BR>Tokaç, Konya'da kalbe ilk kez yapılan kök hücre nakliyle ilgili hastane başhekimi Doç. Dr. Ahmet Özkağnıcı, Histoloji-Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Duman ve Yard. Doç. Dr. Murad Aktan ile birlikte tıp fakültesi hastanesi binasındaki toplantı salonunda basın toplantısı düzenledi. Dünyada kök hücre çalışmalarının hızla devam ettiğini ve çeşitli alanlarda başarılı sonuçlar elde edilen kök hücre naklinin son yıllarda kalp alanında da yapılmaya başlandığını ifade eden Tokaç, kendilerinin de kalbe kök hücre nakli yapılmasıyla ilgili çalışmaları 6 yıldır sürdürdüklerini söyledi.
<BR>
<BR>Kök hücrenin kendi kendini yenileyebilen uygun koşullar altında değişik dokuların hücre tiplerine göre farklılaşabilen ve çoğalabilen öncü hücreler olduğunu belirten Tokaç, ''Örneğin kalbe yapılan kök hücre naklinde kalpteki ölü hücreler canlandırılmaktadır'' dedi. 1,5 hafta önce kalp krizi geçiren 56 yaşındaki erkek bir hastaya kök hücre nakli yaptıklarını dile getiren Tokaç, şunları kaydetti:
<BR>
<BR>''Kalp krizi geçiren hastayı ilk olarak anjiyo ünitesine alıp tıkanan damarı açtık. Bir süre gözetimde tuttuğumuz hastanın kemik iliğinden ilik çektik. Bu iliği bazı işlemlerden geçirip ayıklayarak kalp için gerekli olan kök hücreleri elde ettik. Daha sonra da bu hücreleri aort damarından hastanın kalbine verdik. Bu uygulamanın 3 ile 6 ay arasında sonuç vererek kalbin eski sağlıklı durumuna yakın hale gelmesini bekliyoruz.''
<BR>
<BR>Kalbe kök hücre naklinin gerçekleştirildiği Türkiye'de üçüncü kent olduklarını belirten Tokaç, şöyle devam etti: ''Bu yöntemle kemik iliğinden elde edilen kök hücreler, kalpte hasar görmüş bölgenin onarımını hızlandırıp, kalbin fonksiyonunu güçlendiriyor. Ancak bu uygulama, ilaçla tedavi ya da by-pass'a bir alternatif değil, kalbin sağlığına kavuşturulması için hızlandırıcı bir tedavi yöntemi olarak görülmelidir. Bu işlemin uygulandığı fark, kök hücre nakli yapılmayana göre kalbin kendini daha hızlı yenilemesi.'' Tokaç, bu yöntemin çok sayıda kalp krizi geçiren hastaya uygulanabilmesi için gerekli altyapı çalışmalarına devam edildiğini sözlerine ekledi.
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>

<BR>
<BR>Umarım herkesin yararlanabileceği düzeye gelir...

08-08-2006 11:09
Yabanci.
Mesajlar: 15236

Geçen hafta Elazığsporlu futbolcu Gökmen Yıldıran’ın antrenman esnasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi Türkiye’nin kalp sağlığını yeniden gündeme getirdi. Eskiden sadece yaşlı insanları ilgilendiren bir hastalık olarak görülen kalp-damar rahatsızlıkları artık genç-yaşlı ayırımı yapmıyor. Bugün hemen her gün Türkiye’nin dört bir yanından kalbine yenik düşen insanların ölüm haberleri geliyor artık. Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre Türk insanı kalbine yeterince önem vermiyor. Bugün dünyada kalp-damar hastalıkları nedeniyle ölümlerin görüldüğü 50 ülke arasında Türkiye’nin beşinci sırada olması da bu yüzden.
<BR>
<BR>Türkiye’de 2,8 milyon kişi kalp damar hastası. En yoğun görülen yer ise Marmara Bölgesi. Her yıl 170 bin kişi kardiyolojik rahatsızlıklardan dolayı hayata gözlerini yumuyor. Kalp-damar hastalıkları için en büyük tehdit olarak hipertansiyon gösteriliyor. Ülkemizde 11,8 milyon hipertansiyon hastası var. Yine risk oranını önemli ölçüde artıran sigarayı 30’unu geçmiş her 6 kadın ve her 2 erkekten biri kullanıyor. Günde 10 sigaradan fazla içenler ‘tiryaki’ olarak tanımlandığında, kadınlarda sigara kullanma oranının arttığı da ortaya çıkıyor.
<BR>
<BR>KALBİN DÜŞMANI: STRES
<BR>
<BR>Uzmanlara göre, eğer önlem alınmazsa önümüzdeki on yılda 3 milyon kişi kalp rahatsızlıkları nedeniyle ölmüş olacak. Çünkü kalp rahatsızlıklarını tetikleyen en önemli unsurlardan biri hayat tarzı. Sağlık Bakanlığı’nın Bilkent Üniversitesi işbirliği ile yurt çapında yaptığı araştırmanın sonucuna göre, bir yılda hayatını kaybeden 430 bin kişinin 372 bini hayat tarzını değiştirmediği için ölüyor. Üç yılda tamamlanan çalışmaya göre, eğer Türkiye’de bireyler sağlıklarına dikkat etse toplam ölümlerin yüzde 86’sı önlenebilir nitelikte. Dolayısıyla kalp-damar rahatsızlıkları da sağlıklı yaşam kriterleri yerine getirildiğinde ciddi oranda azalacak. Peki, sağlıklı yaşam tarzı nedir ve nasıl olmalıdır?
<BR>
<BR>Günümüz insanının kalp damar hastalıklarını tetikleyen en önemli sebeplerden biri ‘çağın hastalığı’ olarak tanımlanan stres. Uzun mesailer, birden fazla işle uğraşma, kariyer endişesi, ev alma-satma, çocuk sahibi olma ve bunların yol açtığı yorgunluğa karşı verilen amansız mücadele… Artık sabahtan akşama kadar hatta gece uyurken bile bizi yalnız bırakmayan stres var. Büyük-küçük, mutlu-üzücü, planlı-plansız bütün değişimler zihni ve bedeni uyum gösterme zorunluluğu içine sokuyor, bu da baş edilmesi zor bir strese sebep oluyor. Ohio Üniversitesi’nden Prof. Dr. J. Lavraks, kredi kartı borcu gibi mali kaygıların insan bünyesindeki etkilerini incelediği çalışmasında, bu kişilerde birinci sağlık sorununun kalp krizi olduğunu belirlemiş. Ayrıca aynı bireylerin sigara içmeye ve kilolu olmaya yatkınlık gösterdiğini de saptamış.
<BR>
<BR>‘Önce Kalbim’ isimli kitabın yazarı Kardiyolog Doç. Dr. Ayşe Emre, günümüz streslerinin gelip geçici değil, bilakis kronik olduğunu, işin en kötü tarafının da rahatsızlıkların fiziksel değil zihinsel ve duygusal sebeplerden kaynaklandığını söylüyor. Emre’ye göre stresle başa çıkabilmek aslında mümkün: “Derin nefes almak gerginliği alır, sakinleştirir. Yeterli ve düzenli uyku önemli. Bedenin dinlenebilmesi için günde 7-8 saat uyumak gerekir. Sıcak banyo, sevilen işlerle uğraşmak, müzik dinlemek, masaj, düzenli egzersiz, ibadet etme ve bir terapistle görüşme gevşemeye ve stresi azaltmaya yarayacaktır. Bazen stresin kaynağı kaçınılmaz olabilir. İş kaybı, boşanma, ölüm gibi. Ancak doğru olan sağlıklı beslenerek mücadele etmektir.”
<BR>
<BR>Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre son üç yılda doktor ve yatak başına düşen hasta sayısı yüzde 50 oranında artmış. Yüksek tansiyon hastası da 15 milyon olmuş. Tansiyon hastası adaylarının ise 21 milyon olduğu söyleniyor. Fakat sadece her 12 kişiden biri tedavi edilebiliyor. 55 yaşın altındaki tüm ölümlerin yüzde 80’i ise sigara kaynaklı. Sigara kalp hastalıklarında ölüm riskini iki katına, ani ölüm riskini de 5 katına çıkarıyor. Sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra kalp-damar hastalığı tehlikesi yarı yarıya azalıyor, 3-4 yılda da kalp damar sağlığı bakımından hiç içmemiş kişilerle aynı risk düzeyine iniliyor.
<BR>
<BR>HASTANEDEN ÇIKAR ÇIKMAZ HAYATIMI DEĞİŞTİRDİM
<BR>
<BR>Yıllardır alıştığımız yemek keyfi, uyku düzeni ve sigara zevkinden vazgeçmek zor bir süreç gibi gözükse de geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatına bir anda çekidüzen veren ve kendini eskisinden çok daha sağlıklı, genç ve hareketli hissedenler de yok değil. Milli Gazete köşe yazarlarından Mehmet Demirok (58), 10 yıl önce doktora gider ve doktorun ‘Çok şişmansınız, zayıflamanız gerekiyor.’ uyarısına hiç kulak asmaz. Ta ki 2006’nın Şubat ayına kadar… Birden eğilip yatamaz hale gelen Demirok, soluğu Siyami Ersek Hastanesi’nde alır. Öğrenir ki kalp damarları tıkanmıştır. Hemen müdahale edilir, açılır, üç de stent takılır.
<BR>
<BR>‘Hastaneden çıkar çıkmaz hayatımı değiştirdim’ diyen Mehmet Bey, yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: “Raftan değil, pazardan beslenmeye başladım. Kilo vermem gerekiyordu. Yemeklerim bir tatlı kaşığı zeytinyağından yapılıyor. Tuz neredeyse kullanmıyorum. 115 kilodan 85’e düştüm. Kendimi ‘18’lik delikanlı’ gibi hissediyorum. Artık merdiven inip çıkarken, yürürken, koşarken zorlanmıyorum, rahatça nefes alabiliyorum. Bazen ‘iyi ki kriz geçirmişim’ demek geliyor içimden.” Mehmet Bey, Türk kültüründen gelen beslenme alışkanlıklarımız olduğuna ve alışma sürecinin ancak aile desteğiyle atlatılabileceğine dikkat çekiyor.
<BR>
<BR>TEDAVİDE ZİRVE: İLAÇ KAPLI STENTLER
<BR>
<BR>‘Hastalık Üreten Yaşam Tarzı Nasıl Değişir?’ isimli kitabın yazarı Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen, tıkalı damarlar açıldıktan sonra hastanın sorumluluklarının arttığını, damarın açıklığını korumak için sağlıklı beslenme, düzenli beslenme, düzenli egzersiz, kiloyu koruyabilme ve stres kontrolü gerektiğini hatırlatıyor. Ayşe Emre de “Damar sağlığı ömür boyu dikkat edilmesi ve korunması gereken bir durumdur.” diyerek yapılan müdahalenin kalp damarını açtığını fakat hastalığı yok etmediğini fakat düzenli bir hayat tarzıyla rahatsızlığın durdurulup hatta geriye de çevrilebileceğini anlatıyor.
<BR>
<BR>Türkiye, kalp teşhis ve tedavi yöntemleri açısından tüm dünya ile başa baş gidiyor. Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’nda yeni, pratik, sağlıklı ve geri dönüşümü çabuk, kapalı, damardan girilerek yapılan tüm tedavi yöntemlerine ‘Girişimsel Kardiyoloji’ deniyor. Hastanın sağ kasık bölgesindeki damardan giriliyor ve daralmış damara gelindiğinde balon şişiriliyor. Böylece tıkanan ve kan dolaşımına engel olan damar açılıyor. 3-6 ay içinde damarın tekrar tıkanabilme ihtimalini en aza indirebilmek için de açılan damar içine küçük bir kafesi andıran ‘stent’ takılıyor. Böylece tekrar tıkanma riski yüzde 30-40’lara düşerken yeni çıkan ve her geçen gün daha da geliştirilen ilaçlı stentler sayesinde bu oran yüzde 10’lara iniyor.
<BR>
<BR>

21-08-2006 21:03
Yabanci.
Mesajlar: 15236

Girişimsel Kardiyoloji Çalışma Grubunun bir önceki başkanı Prof. Dr. Ethem Kumbay, ilaç kaplı stentleri kardiyoloji bilim dalı açısından ‘zirve’ olarak değerlendiriyor ve son beş yıldır sürekli yenilenen stentlere dikkat çekerek, “Yeni geliştirilen stentlerin üstü anti-kanserojen ilaçlarla kaplı. İlaç damarın tekrar tıkanmasına sebep olan hücre çoğalmasını engelliyor.” diyor.
<BR>
<BR>İLAÇ KAPLI STENTLER
<BR>
<BR>Son üç yıldır girişimsel kardiyolojideki yeni gelişmeler ışığında damar yoluyla kalbe girilip kapak değişimi de yapılıyor. Yaş sınırı konulmuyor. Kalp hastasının iyileşmesi de kısa sürüyor. Risk oranı yüksek hastalarda da ölüm oranı çok daha az oluyor. Fakat maliyetlerin yüksek olması girişimsel yöntemin yaygın olarak uygulanmasını engelliyor. Çünkü cerrahi yönteme göre kapalı müdahalenin fiyatı 15-20 kat artıyor ve 12-13 bin dolara mal oluyor. Devlet, cerrahi müdahalelerdeki tedavi masraflarını karşılarken girişimsel yöntemle yapılan ameliyat masraflarını karşılamıyor, hastalar kendi ceplerinden ödemek zorunda kalıyor. Dünyada da Fransa ve İtalya’nın dışındaki hiçbir ülkede devlet ameliyat masraflarını karşılamıyor. Aslında ortaya konan fiyatlar devletleri haklı çıkarıyor. Çünkü metal bir stent 250 dolarken ilaçlı stentler 2000-2500 dolar arasında değişiyor. Türkiye’de bir yılda takılan 42 bin 500 stentin 12 bin 500’ü ilaç kaplı.
<BR>
<BR>Türk Kardiyoloji Derneği’nden Prof. Dr. Erdoğan İlkay, kapalı yapılan kalp ameliyatlarının geri dönüşüne değiniyor: “Hastane yatağından tasarruf ediyoruz, hastanın hastanede geçirdiği süre kısalıyor, toplumdaki iş gücü azalmıyor. Hasta kapalı müdahalenin ardından 2-3 gün içinde işe başlarken cerrahi müdahale sonrası on gün hastanede, 20 gün de evde dinlenmek zorunda kalıyor.”
<BR>
<BR>KALP HASTASI OLMAK İSTEMİYORSANIZ
<BR>
<BR>• Doymuş yağlar yerine doymamış yağları tercih edin ve yoğun kolesterol içeren gıdaları az miktarda tüketin. Bitkisel yağ ve balık tüketimini artırarak bunu başarabilirsiniz.
<BR>
<BR>• Tuz tüketimine dikkat edin.
<BR>
<BR>• Günde 5-9 değişim miktarında meyve ve sebze tüketin.
<BR>
<BR>• Beyaz un ve şeker başta olmak üzere, basit karbonhidratlardan uzak durun ve tam tahıllı gıdaları tercih edin. İşlenmiş ve yüksek karbonhidratları yiyecekleri oldukça az tüketin.
<BR>
<BR>• Yağlardan alınan kalori miktarını daima kontrol altında tutun. Süt ürünlerinin az yağlılarını ya da yağsızlarını tüketin.
<BR>
<BR>
<BR>NE ZAMAN KARDİYOLAĞA GİDELİM?
<BR>
<BR>• Daha önce kalp sorununuz olduğu söylendiyse ve kontrol altında egzersiz programı önerildiyse.
<BR>
<BR>• Egzersiz esnasında ya da hemen sonrasında göğsünüzün ortası ya da sol tarafında boyun, omuz, çene, kola yayılan ağrı ya da baskı hissediyorsanız.
<BR>
<BR>• Son bir ay içinde göğüs ağrısı geliştiyse.
<BR>
<BR>• Baş dönmesi ve bunu takiben bayılma hissi oluyorsa.
<BR>
<BR>• Hafif bir egzersiz sonrası bile kendinizi çok fazla nefessiz hissediyorsanız.
<BR>
<BR>• Hipertansiyon ya da kalp durumundan dolayı doktorunuz ilaç kullanmayı önerdiyse.
<BR>
<BR>• Şeker hastalığı gibi dikkat edilmesi gereken tıbbi bir durum olduğunda.
<BR>
<BR>• Orta yaş üzerindeyseniz ve şu ana kadar hareketsiz yani oturgan bir yaşam tarzınız varsa.
<BR>
<BR>KALP HASTALIKLARINA BİTKİSEL TEDAVİ
<BR>
<BR>Koenzim Q10: Kalp yetmezliğinde ya da kalp kasının zayıfladığı durumlarda kas hücrelerine gerekli yakıtı sağlamak için kullanılıyor. Dozu günde 30-150 mg arasında değişiyor. Kalp yetersizliğinde 2-8 hafta sonrasında şikayetlerde düzelme oluyor.
<BR>
<BR>Balık Yağı: Omega 3 yağ asitleri (EPA ve DHA) içerir, kan inceltici etkisi vardır. Kalp atışlarını düzenler ve ani kalp ölüm riskini azaltır.
<BR>
<BR>Nar Suyu: California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre 3 ay boyunca günde 240 ml. nar suyu tüketen kalp damar hastalarında, kalp kasındaki az kanlanan bölgelerin daha fazla kanlanmaya başladığı gözlemlenmiş.
<BR>
<BR>Sarımsak: Etken maddesi alisin. Bu sarımsağın keskin koku ve tadının da nedeni. Alisin oda sıcaklığında 3 saatte ya da 20 dakikalık pişirme sonrasında parçalanır. Kolesterolü ve tansiyonu düşürücü etkisi vardır. Günlük bir diş önerilir, hap formu da var.
<BR>
<BR>Ihlamur: Çay olarak içildiğinde stres ve endişe kaynaklı kalp sorunlarına, özelikle de ritim bozukluklarına iyi gelir, idrar söktürücü etkisi vardır.
<BR>
<BR>Limon: Stres ve endişe ile ilgili kalp çarpıntılarında 4 limonun suyunu 250 cc suyla karıştırıp hafif soğutun, hatta balla tatlandırın. Bu karışımdan günde 1-2 bardak sizi sakinleştirecektir.
<BR>
<BR>Soğan: Özellikle kırmızı ve sarı soğan ‘Quersetin’ isimli antioksidan madde içerir. Kan inceltici etkisi vardır, yağlı gıda tüketildiğinde bir dilim soğanın bile etkisi olur.
<BR>
<BR>Kereviz: Özellikle zihinsel stres sonrası salgılanan bazı hormonları azaltarak tansiyonu düşürür.
<BR>
<BR>Biberiye: Damar genişletici etkisi vardır. Kalbe ve beyne giden kanı artırır. Spazm önleyici, ağrı giderici, gerginlik azaltıcı ve damar genişletici özelliklerinden dolayı önemlidir.
<BR>
<BR>Yeşil Çay: Kolesterol ve tansiyonu düşürür. Kan inceltici etkisi vardır.
<BR>
<BR>Adaçayı: Kan dolaşımını düzenler. Halsizlik ve yorgunluk giderici etkisi vardır.
<BR>
<BR>Oğulotu: Vücudu saran damarları genişleterek tansiyon düşürür. Kalbi güçlendirir.
<BR>
<BR>KADINLARDA KALP HASTALIĞI
<BR>
<BR>Kalp damar hastalıkları erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da bir numaralı ölüm nedeni. Her ne kadar çoğu kadının korkulu rüyası meme kanseri olsa da her 25 kadından biri meme kanserinden, her 25 kadından ikisi de kalp damar hastalıklarından hayatını kaybediyor. Doç. Dr. Ayşe Emre’ye göre, kalp damar hastalıkları hakkındaki genel bilgilerin çoğu erkek hastalardan elde edilmiş. Oysa sadece kadınlara özel menopoz, hormon tedavisi, doğum kontrol hapı kullanımı, cerrahi müdahale sonrası erken menopozluk dönemi ve doğum esnasında gelişen kalp durumları gibi yalnız kadınlara özel ve kalp hastalıklarını tetikleyen etkenler var. Hatta 50 yaşından genç kadınlarda ilk kalp krizi sonrası ölüm tehlikesi erkeklere göre iki kat fazla. Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre altı kat daha fazla kalp krizi riski taşıyor. Üstelik aile içi stresin kadınlarda kalp krizi riskini dört kat, işyeri stresi de iki kat artırıyor.

21-08-2006 21:03
Yabancı..

evet yazılan sözlerin hepsine katılmamak mümkün değil türk toplumu olarak malesef bilinçlenemedik sağlığımız için.bilim adamlarının her teşhisi doğru olmakla biirlikte fastfood yiyecler zararlı ancak şunuda unutmamak lazım nice bilinçli halkımız sağlığna ayıracak maddi imkansızlık yüzünden dr un önerdiği en az yılda bir kez chek up bile yaptıramazken ancak yiyecek ve içeçeklrimize dikkat ederek korumaya çalışır.umarım halkımız en kısa zamanda bilinçlendiği kadar maddi olanaklarda sağlanır daha sağlıklı günler dileğiyle.....

26-09-2006 15:48
Sayfalar: 1, 2

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim