Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 19
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> ~~Diyet Zamanı~~
Sayfalar: 1, 2  Sonraki
Yazar ~~Diyet Zamanı~~
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

"Japon Diyetiyle Formda Kal"

Mutlaka dikkatinizi çekmiştir Japon kadınları şişmanlamaz ve yaşlanmaz. Japonlar kadar zinde kalmak için çok fazla birşey yapmanıza gerek yok. Küçük porsiyonda, yavaşça, çok balık, sebze ve meyve yemeniz yeterli.

İşte Japonların kilo almadan yıllarca genç kalmalarının sırları..

Gözlerinizle yiyin
Japonların yemek sırrı yavaş ve ufak parçalarla küçük porsiyonlarda yemek.. Yemeğinizi yavaş yerseniz beyninizde tokluk hissi oluşacak ve az yiyeceksiniz. Kaloriyi azaltmak acı vermez. Ekstra bir yiyecek yemeksizin, çikolata, cips, bisküvilerin yerine meyve, sebze ve çorbaları tercih edebilirsiniz.

Küçük porsiyonlar
Porsiyon güçtür. Japonlar yemeklerini küçük tabaklarda ve kaselerde alırlar. Akşam yemeklerinde herşey azar azar tadılır. Ufak porsiyonlar belki de sağlıklı yaşamalarının ve zayıf kalmalarının en önemli yoludur. Araştırmalara göre ise, büyük servislerde sunulan yemekler bitirilmeye çalışıldığınmdan kilo almaya neden oluyor. Büyük tabaklarda servis edildiğinde kişi % 45 daha fazla yiyebiliyor. Bu hem iyi hem de kötü haber! Düşünmeden yenildiği için kötü, yiyeceklerin değerini değiştirmeye yardımcı olduğu için iyi haber. Daha az yemeye alışılabilir öyl değil mi?

Temel besin kaynağı pirinç
Japon diyetinde pirincin büyük yeri var. Bir kişi günde 6 kereden fazla pirinç yiyebilir. Kahvaltı dahil hemen hemen her öğünde küçük bir kasede pirinç servis edilir. Yağ oranı düşük, kompleks karbonhidrata sahip pirinç birkaç kalorinin yükselmesine neden olabilir. Hamur işi ve bisküvileri göbeklenmeye neden olabileceği için azaltmanız gerekir. Kalbe yararlı yağlar içeren pirinç, Japonya'da sadece haşlanarak yenir, yağ eklenmez.

Sebzeler lezzetlidir
Japon kadınları haşlanmış, karışık sebzeleri yemeye bayılırlar. Kırmızı biber, kabak, taze fasulye, patlıcan, soğan, domates, yeşil biber, salata, havuç, ıspanak, pancar, şalgam, patates, mantar, deniz sebzeleri, patates gibi sebzeler beslenme alışkanlıklarında önemli yer tutar. Bir öğünde en az 4-5 farklı sebze yemeği servis edilir. Hiç kimse sabah kahvaltısında salata yemenin veya çorba içmenin garip olduğunu düşünmez.

Ana yiyecek balık
Özellikle somon, tuna, sardalya, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı balıklar, kalbe yararlı omega-3 kaynağıdır. Japonlar dünyanın % 2'sini oluşturmalarına rağmen dünya balığının % 10'unu tüketirler. Dolayısıyla Japonlar daha az kırmızı et tüketirler ve kırmızı etin neden olabileceği hastalık risklerinden korunurlar.

Soya yararlıdır
Soya yetiştirilmeye ve tüketilmeye başladığından beri, kırmızı et kadar yararlı olduğu ancak daha az yağ içeridiği biliniyor. Bu nedenle Japon yemeklerinde daha çok soya yağı kullanılır. Bunun yanı sıra soya, mayalanmış çorba olarak da tüketilir.

Sağlıklı tatlılar
Japon tatlıları mevsim meyvelerinin karışımıdır. Dondurma ve kek gibi tatlı türlerini daha çok seven Japonlar, tatlıdan sonra bir fincan Japon yeşil çayı içmeyi ihmal etmez.

25-04-2007 21:37
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

"Mehmet Öz'den Diyet Tavsiyeleri"

Prof. Dr. Mehmet Öz'e göre diyetin işe yarayabilmesinin tek yolu, 'yemek yemeyi diyette olduğunuzu bile asla anlamayacağınız kadar basit ve otomatik bir hale getirmek..'


Prof. Dr. Mehmet Öz ve Prof. Dr. Michael E. Roizen'in birlikte kaleme aldıkları 'Siz Diyettesiniz' satışa sunuldu. İki uzman, "Neden canınız bir şey yemek istediğinde ya da iştahınızı açan yiyecekler önünüze geldiğinde çok fazla yağ depolayacağınızı düşünerek mutsuz olasınız? Diyetin işe yarayabilmesinin tek yolu, yemek yemeyi diyette olduğunuzu bile asla anlamayacağınız kadar basit ve otomatik bir hale getirmek" diye belirtiyor.
Dr. Mehmet Öz ve Dr. Michael Roizen, kitaplarında eğlenceli bir dille vücudunuzu öğretiyorlar; vücudunuzun neden ve nasıl kalori depolayıp yağ yaktığını ve yediğiniz yiyeceklere nasıl tepki verdiğini açıklıyorlar. Son olarak, ideal kilonuza ulaşmanız için sadece iki hafta içinde bel ölçünüzden beş santim incelmenize yardımcı olacak plan ve formüller sunuyorlar.

Kitapta neler anlatılıyor?
Diyet hakkındaki inançlarınızı sorgulayacaksınız
Vücudunuzdaki yağ oranını kontrol etme yöntemlerini öğreneceksiniz
Asla kendinizi aç hissetmeyeceksiniz
Bir daha asla sürekli kilo alıp verir durumda olmayacaksınız
Kendinizi daha iyi hissedecek, daha iyi görünecek ve daha sağlıklı yaşayacaksınız
Beyniniz, mideniz, hormonlarınız, kaslarınız, kalbiniz, genetik yapınız ve stres seviyeleriniz arasındaki etkileşimi öğrenerek, yaşam boyu bilgi ve motivasyon sunan bu kılavuz sayesinde hayat tarzınızı istediğiniz gibi değiştirmeniz artık mümkün
Beslenme stratejileri

Her gün değişecek bir öğün seçin ve diğer öğünlerinizde aynı yiyecekleri yiyin.
Sürekli tok hissetmek için gün boyunca yiyin. Ne kadar az yerseniz vücudunuz o ölçüde yağ depolamak ister.
Yapay yağlardan uzak durun. Doymuş yağları program başına 4 gr sınırlayın.
Lif, buğday karbonhidratlar ve protein içeren yiyecekler, sebze ve meyve yiyin.
Beyin ve mideye giden doyum sinyalini hızlandırmak için yemeklerden önce çok az kuru yemiş yiyin.
Yemeğe başlamadan önce bir iki bardak su için.
Havuç ve elma gibi açlığınızı bastırabilecek yiyecekleri hazır bulundurun.
Gün boyunca ortalama miktarlarda yiyerek tok kalmaya çalışın.
Bel ölçüsü kontrolünde kırmızı biber ve tarçın tüketin.
Öğünlerinizde daha küçük tabaklar kullanın.
Ölçü stratejileri

Belinizi ölçün ideal ölçü kadınlar için 82, erkekler için 88,5 cm'dir.
Anne babanıza 18 yaşındayken nasıl göründüklerini sorun. Böylece ideal kilonuzun nasıl olması konusunda fikriniz olabilir.
Tansiyon, kolesterol, kan şekeri, iltihaplanma işareti olan C-reaktif protein ve hormon seviyelerinizi mutlaka ölçtürün.

Unutmayın konu akıllıca beslenmektir, acımasızca değil!


25-04-2007 21:39
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305




"Süper Yiyecekler"

Yapılan araştırmalar sonucunda bilim adamları, bağışıklığı güçlendiren ve hastalıklardan koruyan süper besinler...


Nar
Kırmızı şarap ve yeşil çayda bulunandan daha çok antioksidan içerir. Bu sebeple araştırmalarda cilt, prostat ve akciğer kanseri hücrelerini engeller. Nar suyu beyin deformasyonunu önler ve Alzheimer'a karşı koruyucudur. fareler üzerinde yapılan araştırmalarda nar suyu içenlerin labirent testini daha kolay başardıkları belirlendi. Özellikle diabet hastaları üzerinde yapılan araştırmalarda, düzenli olarak nar suyu içmek kötü kolesterolü önler. Damarları güçlendirir.

Kivi
Bu meyveyi kabuğuna bakarak değerlendirmeyin. Kahverengi kabuğunun altında parlak yeşil antioksidan ve lif deposu bir meyve bulunuyor. Kivi radikallerin vereceği zararlardan vücudu korur, içerdiği yüksek E vitamini hücreleri yeniler, güçlendirir. Mısır dışındaki diğer tüm sebze ve meyvelerden daha yüksek E vitamini içerir. Ayda 2-3 kivi yemek pıhtılaşma riskini önler. Kandaki yağ oranını azaltarak kalp krizi riskini % 15 daha azaltır.

Arpa
Buğday, yulaf gibi arpa da yüksel lif içerir. İşlenmiş unda da vardır. Bu tür besinlerin kötü kolesterolü % 17.4 oranında düşürür. Beslenme listelerine arpa eklenen kişilerde kandaki yağ oranının azladığı da biliniyor. Bunun yanı sıra kandaki şeker ve insülin oranını düşürür. Bu nedenle arpa Tip 2 diyabet hastalarına öneriliyor.

Kızılcık
Kızılcık oldukça yüksek antioksidan içerir. Kanser türlerinden, idrar yolu enfeksiyonundan korur, hatta dişetini güçlendirir. Kızılcık suyu enfeksiyona neden olan bakterileri, E.coli'yi yok eder. Her gün kızılcık suyu içmek de, çarpıntıyı önleyerek, damarların daha esnek ve güçlü hale gelmesini sağlıyor.

Brokoli
Haftada üç gün borkoli yemek en az 20 farklı rahatsızlığı önler. Vücutta bulunan kanser hücrelerinin büyümesini önler veya onları yok eder. Yarım kase brokoli yüksek kolesterolü düşürüyor, kalbinizi korur. Gözün retina hücrelerinin, güneşin UV ışınlarından zarar görmesini önler.

Kefir
Bir çeşit bakterinin süte karıştırılmasıyla hazırlanan kefir yüksek seviyede kalsiyum içerir. Araştırmalarda kefirin, yiyecek alerjilerine karşı bağışıklığı güçlendirdiği, 50 yaş üzeri kadınları akciğer kanseri riskinden koruduğu ve yüksek laktoz seviyesi sebebiyle laktoz seviyesi düşük kişiler için de faydalı olduğu belirtiliyor.



25-04-2007 21:40
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8406

Çok faydalı bilgiler. Nedense hep yaz gelmeye başladı mı bir telaşa düşerler..
Teşekkurler Yağmur.

25-04-2007 22:03
Kızıla Boyalı Saçlar
Mesajlar: 2448


25-04-2007 23:35
Yabancı..

yemek buldunmu yiyeceksin abi.. (=

şaka bi yana diyette gerek bazen, teşekkürler yağmur (;

26-04-2007 01:05
nese
Mesajlar: 30

__MëMøKïfF__ jUdgË || lïfé's aN aRt || demiş ki; yemek buldunmu yiyeceksin abi.. (=

şaka bi yana diyette gerek bazen, teşekkürler yağmur (;

dogru söyluyosun yıyende öluyo yemeyende sonuc aynıysa neden bu nıymetlerden uzak kalalım.

suda var dogru ve dengelı beslenırsek dıyet yapmaya gerek yok bence

26-04-2007 01:27
BaAaDoOo
Mesajlar: 16

massallah kızlar bu diyet bu kadar zormu yaws allah sizlere yardım etsin aminnn deyin walla

26-04-2007 02:20
^^aser24^^
Mesajlar: 1203

ya ben kilo almak için uğraşıyorum ama
yinede paylaşım güzel
teşekkürler annemede göstereceğim beğenirse artık

26-04-2007 03:15
Yabancı..

3 senedir ciddi bi tedaviden geçen biri olarak söylüyorum ki büyük bir sessiz haykırışla ben kilo almak istiyorum4sene yakındır kilomda kuş kadar bi değişiklik oldu uykusuzluk ve aşırı stersinde sebeb olduğunu biliyorum ama allah aşkına söyleyin çevrenizde sayamıyacağınız kadar embesil yokmu sizi sömürmeye çalışan yada size yaklaşan her kişinin sizden bir menfati olduğunu bilmeniz sizi germiyomu

26-04-2007 04:22
Sayfalar: 1, 2

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim