Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 35
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> DOĞANIN GÜCÜ
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4
Yazar DOĞANIN GÜCÜ
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Yaban Mersini



Yabanmersini,
beyin hastaliklarinin ilaci

Beyin hastaliklari uzerine arastirmalar yapan
bilim adamlari, yabanmersininin insan beyninin genc kalmasini sagladigini ve Alzheimer gibi ciddi rahatsizliklari onledigini kesfettiler.

Hastaligi tamamen iyilestirmenin pek mumkun olmadigini soyleyen norologlar, yabanmersini sayesinde hastaligin daha baslamadan engellenebilecegini ya da baslamis
olan hastaligin etkisini azaltabilecegini ifade ettiler.

Boston, Lousiana ve Baltimore’daki cesitli laboratuvarlarda fareler uzerinde yapilan deneylerde, ogunlerinde duzenli olarak yabanmersini ile beslenen kobaylarin daha az beyin hucresi olumu yasadiklari saptandi.
Ayrica icerdigi anti-oksidan bakimindan zengin olan yabanmersininin, kalp krizi riskini de azalttigi belirtildi.

03-07-2007 14:41
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328


ÇEREZLER ECZA DEPOSU GİBİ


DERİN sohbetlere eşlik eden çerez, kilo yapıcı özelliğinin yanı sıra şifa da dağıtıyor. Kabakçekirdeği idrar zorluğuna ve prostata iyi gelirken, kuru kayısı karaciğer hücrelerini yenileyerek kanserden koruyor. Çerez ve kuruyemişlerin iyi geldiği rahatsızlıklar da şöyle sıralanıyor



DERİN sohbetlere eşlik eden çerez, kilo yapıcı özelliğinin yanı sıra şifa da dağıtıyor. Kabakçekirdeği idrar zorluğuna ve prostata iyi gelirken, kuru kayısı karaciğer hücrelerini yenileyerek kanserden koruyor. Çerez ve kuruyemişlerin iyi geldiği rahatsızlıklar da şöyle sıralanıyor:

' Sarı leblebi: Mide suyunu alır.

' Acıbadem: Göğüs yumuşatıcı özelliği nedeniyle öksürüğü keser.

' Badem: Kolesterolü düşürür.

' Ayçiçeği: Gerginlik ve heyecan giderir.

' Fındık: Kolesterol düşürür, kalp krizi riskini azaltır. Kemikleri ve dişleri güçlendirir, enerji verir.

' Kuru üzüm: Demir yönünden zengindir, kan yapar. Unutkanlığa iyi gelir.

' Ceviz: Sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışmasını sağlar. İçerdiği fosfor ve kalsiyum nedeniyle zihin yorgunluğunu giderir. Kemik ve dişleri güçlendirir. Magnezyum nedeniyle kasları rahatlatır.

' Kuru kayısı: Demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlığa iyi gelir. Karaciğer hücrelerini yeniler.

' Antepfıstığı: Mesane yolundaki kumları temizler. Safra kesesi ve böbrek ağrılarına iyi gelir. Öksürük ve bronşiti keser.

03-07-2007 17:25
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

REZENE




Orjinal Adı


Foeniculum vulgare

Diğer Adları


Raziyane

Bilgi


Maydanozgiller familyasmdandı r. Anayurdu Güney Avrupa olan, 2 m . kadar boy atabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde fakir topraklarda doğal olarak yetiştiği gibi, Ege ve Akdeniz bölgelerinin ılıman yerlerinde bahçelerde kültürü de yapılmaktadır. Hoş kokulu, gri-açık yeşil renkte, ince uzun ipliksi görünüşlü yaprakları sonbaharda bronz renge döner. Gene hoş kokan küçük ve sarı çiçekleri yaz ortasında açar ve çiçek salkımları bileşik şemsiye görüntüsü kazanır. Aslında birer meyve olan hoş kokulu, küçük, silindir yapılı, üzeri çıkıntılı kıvrık tohumları yeşil-kahverengidir. Bitki, açıklık alanlarda tohumlarını dökerek çoğalır, insan eliyle yetiştirilenlerinde ise, yetişmiş bitki bölünerek çoğaltılır.

Bitkinin tohumları yapışkan bitki sıvısı, şeker, nişasta, tanen, sabit ve uçucu yağlar içerir. Uçucu yağları tohuma anason kokusu verir ve bazı ülkelerde tohumu, anason yerine salata ve yemeklere çeşni katmak üzere az miktarda kullanılır.



Tibbi Etkileri ve Kullanımı


Rezenenin tıbbi etkileri ve bu etkileri sağlamak üzere uygulanan yöntemler şöylece sıralanabilir:

• Mide ve bağırsak hastalıklarında rahatlatıcıdır.

Sindirime yardımcı olur. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür.
• İştah açıcıdır.
• Emziren annelerde, sütü artırıcıdır.
• Bronşitte ve öksürük nöbetlerinde rahatlatıcı etkisi vardır. Öksürük ilaçlarına tat vermekte de kullanılır.

Bütün bu amaçlarla bitkinin ikinci yılının sonbaharında olgunlaşıp yarılan tohumları toplanıp kabukları tarakla temizlenerek gölgede hafifçe kurutulur. İnfüzyon hazırlanacağı zaman bu tohumlar biraz ezilir, 1 tatlı kaşığı tohumun üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10 dakika süreyle bu tohumlar demlendirilir. Yukarıda sayılan durumlar için bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.

• Ağız kokusunu gidermek üzere, tohumları çiğnenir.
• Yüzü derinden temizlemek üzere, ezilmiş tohumları yüz maskelerinin formülüne katılır.
• Bedeni iyice temizlemek üzere, ezilmiş tohumları sıcak banyo suyuna eklenir.

UYARI
• Rezene, bedene aşırı dozlarda alınmamalıdır.

12-07-2007 08:44
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

PAPATYALAR



Orjinal Adı


Anthemis ve Matricaria türleri

Bilgi


Bileşikgiller familyasindaki bitkiler gibi Anthemis ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri ve çok parçalı yapraklan ile dikkati çeker. Papatya türleri ilkbaharda çiçek açmaya başlar, yaz boyunca çiçekli kalır.

Anthemis cinsi papatyaların tür sayısı 100 kadar olup bunların anayurdu Avrasya'dır. 20- 30 cm . kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkilerdir. Ülkemizde 50 kadar Anthemis türü papatya yetişmektedir. Bunlar, çiçekleri gösterişli olduğundan çoğu yerde süs bitkisi olarak üretilir. En önemli türü 75 cm . kadar boylanabilen Alman papatyası (A. nobilis) türüdür.



Tibbi Etkileri ve Kullanımı


Alman papatyasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri:

• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir.
• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.
• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.
• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.
• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda kaynatılır. Bu banyo suyuna daldırılan tarakla saçlar taranır.

Köpek papatyası (A. cotula), ülkemizde çok yaygın olarak yetişen, kötü kokulu bir papatya türüdür. Ama; gaz söktürücü, uyarıcı ve adet söktürücü ilaç olarak kullanılır. Bu amaçlarla taze ya da kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon, günde bir-iki kez içilebilir.
Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25- 50 cm . kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur.

Adi papatyanın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri de şöyle sıralanabilir:

• İştah artırıcı, yatıştırıcı; mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı artırıcıdır. Bu etkilerinden yararlanılmak üzere iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon günde bir-iki kez içilebilir.
• Boğaz ağrılarına karşı, iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleri kaynatılarak bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara yapılır.
• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak uygulanır.
• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.

12-07-2007 08:46
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Ada Çayı



Hafızaya Ada Çayı

Bilim adamları alzheimer için aranan ilacı mutfakta buldu. Adaçayının alzheimer sendromlarından unutkanlığa karşı etkili olduğu açıklandı.

Şifalı bitkilerle ilgili en eski metinleri inceleyen Britanyalı bilim adamları, adaçayının hafıza üzerinde etkili olduğu sonucuna vardı. Britanya'nın New Castle ve Northumbria Üniversitelerinde yürütülen araştırma için 44 denek seçildi. Deneklerin bir kısmına adaçayı yağı, bir kısmınaysa etkisiz maddeler içeren tabletler verildi. Daha sonra yapılan kelime hatırlama testlerinde adaçayı tableti alanların çok daha başarılı olduğu görüldü.
Araştırma ekibinden Nicola Tildsey, "Bu çalışma, yüzyıllar önce şifalı bitkilerle uğraşanların çalışmalarının ne kadar değerli olduğunu ve bazı hastalıklar için onların söylediklerinin ciddi biçimde ele alınması gerektiğini ortaya koydu" dedi.
Adaçayının alzheimer üzerindeki etkileriyle ilgili daha geniş kapsamlı bir araştırma başlatan ekibe ilham verenlerin arasında John Gerard'ın 1597 tarihli kitabı da vardı.

Gerard, adaçayının hafızayı güçlendirip, kafayı çalıştırdığını söylüyordu.
Araştırma, İngiliz Şifalı Bitkiler Araştırma Merkezi'nin (MPRC) daha önceki bulgularıyla da uyumlu. MPRC'nin araştırmasında, adaçayının, alzheimer nedeniyle azalan bir beyin kimyasalını koruduğu görülmüştü. Ortalama ömrün artmasıyla yaygınlaşan alzheimer, ilaç endüstrisinin en aktif olduğu alanlardan.

Adaçayının antioksidan ve iltihapları giderici özellikleri de bilimsel araştırma konusu.


Faydası

Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır.

Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Pek çok doktorun, ada çayının değerli özelliklerini artık iyice tanımış olduklarını biliyoruz (Referans1: M.Treben). Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıkları nda, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.

-Ada çayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder.

-Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır.

-Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar.

-Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır.

-Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır.

Ada çayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları , yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmaları nda veya ülserlerinde özellikle önerilir.

Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır.

12-07-2007 08:52
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

MUZ




Dünya üzerinde belki de en fazla tüketilen meyvelerden biri olan muzun bu kadar aranmasının sebebi sadece kolay erişilebilen ve kolay tüketilebilen bir meyve olması değildir. Bu tüketimin ardında muzun çok besleyici bir besin kaynağı olması, birçok vitamin, protein, mineral ve aminoasiti içeriyor olması yatmaktadır.

Özellikle B1, B2, C, A ve E vitaminlerini içeren muz, potasyum,demir, kalsiyum, fosfor, sodyum ve iyot açısından da çok zengindir.

Batı Avrupa ülkelerinde sadece tadı ve kokusu için aranan bir meyve konumunda ise de üçüncü dünya ülkelerinde çok önemli bir besin maddesidir. Az gelişmiş ülkelerde çocuklar ihtiyaçları olan proteini muz yiyerek almaktadırlar.




Dünya üzerinde en fazla kaloriye sahip olan meyve muzdur. Muzun kalori düzeyi çok yüksek olmasına karşılık hiç kolestrol içermemesi, kalp kaslarını geliştiren sodyum ve potasyum maddeleri içermesi tüketimin ve ilginin yoğun olmasının
nedenlerinden sadece birkaçıdır.

Sporcular en fazla muz tüketen insan grubunu oluşturmaktadı rlar. Bunun sebebi de muzun yüksek dozajda potasyum içeriyor olmasıdır. Potasyum terleme sebebiyle kapasitesini yitirmeye başlayan kasları canlandırır ve daha kolay hareket etmelerini sağlar.

Muz kolay sindirilir ve içerdiği B1 vitamini sayesinde vücudun enfeksiyonlara karşı korunmasında etkili olabilir.
Ayrıca içerdiği B1 vitamini sayesinde sinir dokularının normal çalışmasına da etki eder.

İçerdiği iyot sayesinde de tiroid guddesinin dengeli çalışmasına yardım eder.


Muzun dünyada yaklaşık 500 çeşidi bulunmaktadır.

Hem renkleri hem de boyları farklı olabilmektedir. Bazı türleri 5 cm uzunluğunda olurken bazı türleri yarım metreyi bile geçebilmektedir. Ülkemizde de muz yetiştirilmektedir. Akla ilk gelen Anamur muzudur. Muz ticaretinin bir numaraları Avrupa ülkeleri olmakla birlikte dünyadaki muz miktarının % 37'si yine


bu ülkelere gitmektedir. En fazla muz tüketilen ülke Papua-Yeni Gine'dir ve bu ülkede yılda kişi başına yaklaşık olarak 250 kg muz tüketilmektedir.

Ham muzun sindirimi zor olduğundan mümkünse yenmemelidir.

Muzlar yeşilken toplanır ve olgunlaşıp sararması için bir çeşit gaza tabi tutulur.

Ancak yeşilken alınıp kağıdın içine bir elma ile birlikte koyulur ve oda sıcaklığında 2 gün kadar bekletilirse, gaz verilmeden doğal şekilde olgunlaştırılmış olur ve ağaçta olgunlaşmaları na izin verilen muzlar kadar yüksek potasyum miktarına erişir.

12-07-2007 09:13
Sayfalar: 1, 2, 3, 4

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim