Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 152
Ana Sayfa >> Nostalji >> Paylaşım >> *** AŞK'ı TARTIŞALIM MI? ***
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 5, 6, 7 ... 14, 15, 16  Sonraki
Yazar *** AŞK'ı TARTIŞALIM MI? ***
C A N E
Mesajlar: 1421



MÜZİK ÇOK GÜSEL ÖNCELİKLE BU...
AŞK A GELİNCE AŞK BARIŞ=BARIŞ AŞK...

15-02-2007 08:35
Yabancı..

aşk die bişey olsaydı insanlar aşık olduk dedikten 2 gün sonra heyecan bitti diyip ayrılmazdı
aşk die bişey yok o sadece bi efsane onun içinde sadece hikayelerde romanlarda warrrrr

15-02-2007 08:52
Yabancı..

aşk diye bişey varda yaşayan yok

15-02-2007 09:38
Yabancı..

karamazov_IRKÇILIĞA HAYIR!!!!!! demiş ki;
Katılmıyorum...Önyargılı yaklaşmışsın...aşkı geyiğe meze olmaktan çıkarmaya çalışan ve onun üzerinde insanları ciddi ciddi düşünmeye teşvik eden bir form...aşkın da her şey gibi sorgulanmaya ihtiyacı var... selametle...


tavır ve ifade olarak haksızlık olduğunu kabul ediyorum.affola.ama sürekli olarak yaşanan benzer eğitici görünümündeki diğer insanları basite alan formların birikimiydi belki ama düşünce olarak verilenin şartlı olduğu fikrim var
arkadaşlar böyle bir yazı buldum tartışalım mı demekle,sanki yazıyı onaylayarak tartışmaya açmanın yönlendirici olduğunu düşünüyorum.
belirgin olduğunu düşündüğüm profili ise sabrınız varsa açıklayabilirim;
Yunus,Mevlana ve Hallac-ı Mansur sufittir ama onların fikirleri dervişin ağzından çıkmaktadır.oysa stendal,nietzche ve entel olarak tabir edilen entellektüel kesim isimle zikredilmekte ve sanki yarı alaycı bir fonda fikirleri verilmektedir.verilen örnekler ise kırmızı ve siyah ın idealist kahramanı matild yada nietzche nin söylemleri gibi biraz ortanın dışında kalan örneklerdir ki buda bu düşüncelerin hafif dengesiz olduğu bilinçaltını yaratır bence.oysa makber tüm muhteşemliğiyle hissettirilmiş yazıda.bu ve bunun gibi çelişkiler rahatsız etti işte.ama bunlar önyargı deniyorsa,buda benim bakışım affola.
aşkı semavi gözle bakılacaksa bence en güzel ifadesini en el hak ta bulmuştu ama hallacı mansurun sufist bakışıyla.yoksa kimse haşa hak değildir.Yaratanı anlamak isteyenin,onun en güzel ve en muhteşem olarak yaratmış olduğu insanı görmesi gerekir desturu yani.
sadece İlahi Komedyayla,Amak-ı Hayalin adaletsiz bir karışımı olmasına tepkiydi birazda.
Dertortağını kırmak değil.
dediğin gibi aşkı şu naylon anlamından çıkarıp gerçek anlamına götürecek bir form olur inşallah.
ama bu gün kullanılan içi boşaltılmış aşk anlayışı için benim fikrim,hep yazdım bunu kızmayın
aşk insanın kendini bir başkasıyla aldatmasıdır(metin üstündağ)

15-02-2007 12:35
özgür&askım amy lee
Mesajlar: 779

askın tarifi yoktur..kimine olum kimine zulum..kimine gore hayatın anlamı...bana gore ask okyanustan bi bardak alıp icmek deeldir..ask okyansun derinlikelrinde kac kisi o derinliklere dalmayı goze alabilir ki???

15-02-2007 13:13
Yabancı..

turkish rap underground demiş ki; aşk varda var olmasına
çekemeyen insan o kadar çok ki
insanların mutluluğunu bölmek isteyen .....ler
bu sitede de var bir tane
aşk olduktan sonra çekemeyenleri küm takar ki????????????????*

15-02-2007 13:14
Yabancı..

ozaman aşk değildir ki o sadece sevgiden ibarettir aşık olununca engel tanınmaz hiç bi sorun kafaya takılmaz hayat toz pembedir sadece 2niz varsınız gibi gelir diğerleri yoktur

15-02-2007 13:17
..:: paradise ::..
Mesajlar: 377

O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa...
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine...
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa,
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

ewet ewet AŞIKSINIZ !!!
-nerden mi biliorum? -banada bole oluo eheh



ops

15-02-2007 13:32
Yabancı..

Aşkı çok abartmak çok iyi bir şey değidlir. Ne kadar duyuyorsan birşey içinizde, o kadar aşıksındır, işte bu.

biyolojik anlamda da aşkın tarifi var. Beynin HEMOFİN salgılaması diye okumuştum bir ara bir dergide. (Deyimi yanlış kullanmış olabilirim, tam anımsayamadım)

Bu ne şimdi? Beyinden bir şey salgılanacak ve bu aşk olacak. E o zaman, insan yaşlanıyor günü geldikçe ve bedeni işlevler yitiyor veya tamamen bitiyor. Bu Hemofin midir nedir her neyse beyince bitince aşk mı bitecek o zaman? Değil efendi değil !!!!

Niye mi?

Mevlana ks biri gelmiş:

-Efendim bende sizin gib Allaha aşık olmak istiyorum, demiş.

Mevlana ks:

-Kuzum, sen hiç bir kıza aşık oldun mu?

-Hayır, demiş biizmkisi.

-Git o zaman bir kışa aşık ol, gel, yani fani (sonu olan, yanıltıcı olması muhtemel, oyalayıcı, hüsranla bitmesi olası) aşkı bir tat ki, sana baki (tek kelimeyle, sonsuz, gerçek aşk) olan aşkı vereyim.

*****

Birisi yine sormuş mevlana ks:

-Efendim, siz nasıl böylesine güzel aşık oldunuz?

-Ben olda bil....

Var mı ötesi???? Berisi yalan muhterem, yalan. Hemde koccaman bir yalan.

Sevgiler....

15-02-2007 13:58
Yabancı..

Hem var ya, "AŞK TARTIŞILMAZ,



15-02-2007 14:13
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim