Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 63
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> 2 TEMMUZ SİVAS KATLİAMI
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar 2 TEMMUZ SİVAS KATLİAMI
Yabancı..

sevgili özkan, evet unutmuyacağız, ama genede bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok..............
<BR>
<BR>herşey gibi buda yapanların puan hanesine yazıldı onlar tarafından...............
<BR>
<BR>EDİP CANSEVER'in AHMET ARİF'e itafen yazdığı şiirde aslında bu türkiye gerçeği var.............
<BR>
<BR>biz böyle bir ülkede yaşıyoruz ne yazıkki

02-07-2006 01:23
Yabancı..

MENDİLİMDE KAN SESLERİ
<BR>Her yere yetişilir
<BR>Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
<BR>Çocuğum beni bağışla
<BR>Ahmet abi sen de bağışla
<BR>Boynu bükük duruyorsam eğer
<BR>İçimden öyle geldiği için değil
<BR>Ama hiç değil
<BR>Ah güzel ahmet abim benim
<BR>İnsan yaşadığı yere benzer
<BR>O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
<BR>Suyunda yüzen balığa
<BR>Toprağını iten çiçeğe
<BR>Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
<BR>Konyanin beyaz
<BR>Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
<BR>Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
<BR>Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
<BR>Evlerine, sokaklarına, kösebaslarina
<BR>Öylesine benzer ki
<BR>Ve avlularına
<BR>(bir kuyu halkasıyla sikistirilmistir kalbi)
<BR>Ve sözlerine
<BR>(yani bir cep aynası alım-satımına belki)
<BR>Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
<BR>Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
<BR>Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
<BR>Öyle bir sigara yakımına, birinin gazoz açmasına
<BR>Minibüslerine, gecekondularına
<BR>Hasretine, yalanına benzer
<BR>Anısı işsizliktir
<BR>Acısı bilincidir
<BR>Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
<BR>Gülemiyorsun ya, gülmek
<BR>Bir halk gülüyorsa gülmektir
<BR>Ne kadar benziyoruz Türkiye?ye Ahmet abi.
<BR>Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
<BR>Dirseğin iskemleye dayalı
<BR>-- bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
<BR>Sigara paketinde yazılar resimler
<BR>Resimler: cezaevleri
<BR>Resimler: özlem
<BR>Resimler: eskidenberi
<BR>Ve bir kaşın yukarı kalkık
<BR>Sevmen acele
<BR>Dostluğun çabuk
<BR>Bakıyorum da şimdi
<BR>O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
<BR>Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet abi
<BR>Biz eskiden seninle
<BR>İstasyonları dolaşırdık bir bir
<BR>O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
<BR>Nazilli kokardı
<BR>Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
<BR>Kil gibi ince İstanbul yağmurunun altında
<BR>Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
<BR>Kadının ütülü patiskalardan bir teni
<BR>Upuzun boynu
<BR>Kirpikleri
<BR>Ve sana Ahmet abi
<BR>Uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
<BR>Sofranı kurardı
<BR>Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
<BR>Cezaevlerine düşsen cigarani getirirdi
<BR>Çocuklar doğururdu
<BR>Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini islerdi bir dantel gibi
<BR>O çocuklar büyüyecek
<BR>O çocuklar büyüyecek
<BR>O çocuklar...
<BR>Bilmezlikten gelme Ahmet abi
<BR>Umudu dürt
<BR>Umutsuzluğu yatıştır
<BR>Diyeceğim su ki
<BR>Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
<BR>Oysa o kadar kullanışlı ki simdi
<BR>Hayalsiz yasıyoruz nerdeyse
<BR>Çocuklar, kadınlar, erkekler
<BR>Trenler tıklım tıklım
<BR>Trenler cepheye giden trenler gibi
<BR>İsçiler
<BR>Almanya yolcusu isçiler
<BR>Kadınlar
<BR>Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
<BR>Ellerinde bavullar, fileler
<BR>Kolonyalar, su şişeleri, paketler
<BR>Onlar ki, hepsi
<BR>Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
<BR>Ah güzel Ahmet abim benim
<BR>Gördün mü bak
<BR>Dağılmış pazar yerlerine benziyor simdi istasyonlar
<BR>Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
<BR>Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
<BR>Gelse de
<BR>Öyle sürekli değil
<BR>Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
<BR>O kadar çabuk
<BR>O kadar kısa
<BR>İste o kadar.
<BR>
<BR>Ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar
<BR>Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
<BR>Mendilimde kan sesleri.
<BR>
<BR>Edip Cansever
<BR>
<BR>
<BR>

02-07-2006 01:24
Yabancı..

qzLmiş eLine saqLıq

02-07-2006 01:26
@BuRaK@ No WoMaN...
Mesajlar: 1189

İki Anma ve Bir Kitap Vesilesiyle “Akıntıya Karşı.. Aziz Nesin”
<BR>
<BR>bir yaz günü oldu bunlar
<BR>gri yağmurlar yağıyordu
<BR>çekildi bütün kılıçlar
<BR>ben bir yanda rakip hayat
<BR>denizse köpürüyordu
<BR>ve şarkılar söylüyordu
<BR>alabildiğince siren
<BR>ölmemi istemiyordu
<BR>Behçet Aysan
<BR>
<BR>
<BR>2 Temmuz 1993... 6 Temmuz 1995... Yıllar çabuk geçiyor. Aydınlanma mücadelesinin en sinsi ve acımasız düşmanı ise, unutkanlık olarak karşımıza çıkıyor. Evet, unutmamalı. Ne Sivas Katliamı'nı ne de Aziz Nesin'i unutmalı. Temmuz sıcaklarını bir kat daha boğucu kılan, tarihin tanık olduğu en acımasız kıyımlardan birinin öfkesini ve aydınlık bir mücadele insanının hatırasını inadına yaşatmalı...
<BR>İnsanoğlunun unutkanlığa karşı iki etkili silahı bulunuyor. Siyaset ve sanat! SineGöz Film Atölyesi'nin üretkenliği ve heyecanı işte bu iki alanı buluşturuyor. SineGöz ve A. Şule Süzük, Aziz Nesin'i konu alan Akıntıya Karşı adlı belgesel film ve kitap çalışmalarıyla, Türkiye edebiyatının ve aydınlanma tarihinin bir büyük öznesinin hayatını ve mücadelesini; ve de bu çerçevede Markopaşa, Aydınlar Dilekçesi, Sivas Katliamı gibi Türkiye tarihinin en önemli uğraklarını aydınlatmaya çalışıyorlar.
<BR>Bağımsız bir çalışma, yoğun bir emek üzerinden, Aziz Nesin'in mücadelesi ve değerlerinin güncelliği vurgusu ili yola çıkarak tamamlanan kitap ve belgesel; Oğuz Aral, Vedat Türkali, Tarık Akan, Zeynep Oral, Ali Nesin, Barış Pirhasan, Lütfi Kaleli, Demirtaş Ceyhun, Vakıf çocukları ve çalışanlarının röportajları, Aziz Nesin'in hayat ve mücadelesine dair belge ve metinler ile yazar A. Şule Süzük'ün kurgu-biyografi olarak tanımlanabilecek metni ile hayat buluyor. Aziz Nesin'in çocukluğu, mücadelesi, Sivas Katliamı ve Nesin Vakfı belgeselin bölümlerini oluştururken; A. Şule Süzük, kitabında öyküsel bir dille, Aziz Nesin'in çocukluğu, Markopaşa ve Aydınlar Dilekçesi deneyimleri ve Sivas Katliamı üzerine yoğunlaşıyor.
<BR>Kediler ve Kadınlar isimli öykü kitabıyla tanıdığımız Süzük'ün yeni kitabı SineGöz Film Atölyesi'nin 2004 Kısa Filmciler Derneği Özel Ödülü'nü alan Akıntıya Karşı... Aziz Nesin belgeselinin VCD'si ile birlikte sunuluyor. 2 Temmuz günü yayımlanacak çalışma, Sivas Katliamı'nın ve Aziz Nesin'in unutulmadığını ve unutturulmayacağını bir kez daha kanıtlıyor, aydınımızın hatırasını aydınlatacak kalıcı bir kaynak olma iddiasını taşıyor.
<BR>
<BR>Hangi Aydın?
<BR>Kitap, aydın kavramını da yeniden tanımlamaya çalışıyor. Aydın kavramının “yazar/sanatçı” anlamında kullanılmasına karşı çıkmak, günümüzde bir sorumluluk. Bu kavramın altının boşaltılması, bir taraftan düzenin aydınlar ile toplumsal mücadeleler arasına set çekme çabasının, diğer taraftan içerisinde bulunduğu çıkar ilişkilerini terk edemeyen, maddi ve manevi anlamda bedel ödemeyi göze alamayan, korku ekseninde kalan “aydının” kaçış tercihinin bir sonucudur. Evet, aydın olmak kolay değil. Aziz Nesin, aydın kavramının çıtasını yükselttiği için önemlidir her şeyden önce. Nesin, eylemiyle ayrıştırmış, gerçek aydın ile sahte aydını birbirinden ayırt edebilmemiz için muazzam bir kılavuz sunmuştur bizlere.
<BR>Düzen, siyaset ve sınıf mücadelesi ile temas eden aydını ve sanatçıyı karalamak için elinden geleni yaparken, bağımsızlığı tarafsızlık olarak tanımlıyor, bu değeri siyasetin dışında durmak anlamında kullanıyor. Aksine, bağımsızlığın koşulu, burjuva ideolojisine karşı direnebilmek, bu direncin koşulu ise emekçi sınıfların yanında, siyasi mücadelede taraf olabilmektir. Yayınevi tanıtımı yapan, yazar kimliğine bürünmüş reklamcıların “bağımsız aydınlar” olarak kutsandğı bir dönemde, Aziz Nesin'in sınıfa karşı sorumluluk ve borç olarak andığı ve mücadelesinde yaşattığı bu değer, Türkiye aydınına en önemli ve güncel mirasıdır.
<BR>Kendisin emekçi sınıfa karşı borçlu hissetmeyen, sınıf siyasetinde taraf olmayan, bu mücadeleye katkı ve emek koymayan, bu sorumluluğu yaşatamayan kişi aydın sıfatını omuzlayamaz. Nesin bize bunu öğretmiştir. Aziz Nesin'in sorumluluk bilincinin en önemli ürünü, öncülüğü ve üretkenliğidir. Doğruda durmanın en ağır bedelinin yalnızlık olduğunu bilmesine rağmen, elini taşın altına koymaktan çekinmemiş, yapılması gerektiğini düşündüğü her eylemin örgütleyicisi ve öncüsü olmayı göze almıştır. Markopaşa, TYS, Aydınlar Dilekçesi... izleri bugün hâla belirgin olan bu eylemlerin başını Aziz Nesin çekmiştir. Bütün bu eylemlerde, Türkiye aydınının ihtiyaç duyduğu cesaretin izleri vardır.
<BR>Üretmekse sorumluluğun bir diğer sonucudur. Evet hayatını kazanabilmek için, ama daha önemlisi toplumu aydınlatabilmek heyecanıyla üretmiş, zararına da olsa üretmek ilkesiyle Türkiye'nin en çok üreten yazarı olabilmiştir. Nesin'in zamanla sorunu vardır. Hayatına, bu sınırlı zamana sığdırabildiği kadar değer ve ürün sığdırmaya çalışmıştır.
<BR>Bunun yanında Aziz Nesin'in pek çok eylemi birer ilktir. Bunun için kalıcı, iz bırakmış eylemlerdir. Aydınlar Dilekçesi'nin 12 Eylül karanlığının yırtılmasındaki ve toplumsal mücadelelerin kendilerini yeniden örgütleyebilmesindeki önemi, TYS'nin yazar ve aydınlarımızın seslerini bir araya getirebilmelerindeki öncülüğü, Markopaşa'nın Türkiye'de muhalif, aydınlanmacı ve yurtsever yayıncılığın önünü açması gerçeği nasıl göz ardı edilebilir?
<BR>Nesin, putları yıkabilmiştir. Tıpkı ustası Nâzım gibi... Türk aydının muhafazakarca ve giderek batıllıkla asıldığı bazı alışkanlıkları sorgulayabilmiş, her türlü dini inancı, halk dalkavukluğunu karşısına alabilmiştir. Aziz Nesin, halkın bir adım önünde olmak gerektiğine ironiyle işaret etmiştir, “Türk halkının %60'ı aptal” derken!
<BR>Türkçeciliği, muazzam kurgu yeteneği, müthiş zekâsı ve ironi kabiliyeti ile sadece Türkiye edebiyatının değil, dünya mizah edebiyatının en önemli örneklerini vermiş olan Nesin, en önemlisi, hayatında ve eserlerinde ilkelerinden taviz vermeden gerçek anlamıyla popüler olmayı başaran az sayıdaki yazarlarımızdan birisidir. Gerçekten de dile kolay, üç kuşak, okumayı Nesin'in öyküleriyle sevmiştir. Bu, bir yazarın insanlığa en önemli katkısı ve alabileceği en değerli ödül olmalıdır...
<BR>
<BR>Sivas, Kanlı Sivas...
<BR>İşte Sivas'ta yakılmaya çalışılan, Aziz Nesin'in bedeni değil, bu değerleridir!
<BR>Sivas Katliamı, Türkiye'de gericiliğin, 12 Eylül faşizminin beslemesi olan, sola ve Kürt hareketine karşı örgütlenmiş, ancak misyonunun ötesine taşarak iktidara yüzünü çeviren yobazlığın, önündeki gerçek engeli, solu ve sol değerleri sindirme girişimidir. Katilleri harekete geçiren, solun, Aziz Nesin'in yaydığı aydınlıktan duydukları korkudur!
<BR>Gericiliğin her geçen gün etkinlik alanını genişlettiği ve insanımızı karanlığıyla kuşattığını ilk sezenlerden biri Aziz Nesin'dir. Nesin'in Şeytan Ayetleri'nin yayımlanmasında somutlanan, ama ona indirgenemeyecek olan laikliği tartışma, tamamlanmamış bir hesaplaşmayı tamamlama, gericilikle hesaplaşma ve bu mücadeleyi geniş kitleleri de arkasına alarak örgüleme girişimi, gericiliğin ve Türkiye sermayesinin gericillik üzerinden kurduğu planları bozmaya yönelmiş ve gerek düzeni gerekse çıkar peşindeki gericiliği korkutmuştur. O kitlenin “Yan, yan, yan!” çığlıklarından akan, aciziyet ve korkudur her şeyden önce.
<BR>Sivas Katliamı, gerici hareketin iktidara yürüyüşünün ilk provasıdır: Bir taraftan düzen tarafından yaratılmış ve motive edilmiş, diğer taraftan Sivas Katliamı ile, düzen için bir kriz unsuru olacağının ve iplerinin neredeyse boşandığının sinyallerini vermiştir. Daha sonra yaşanan düzen içi hesaplaşma sürecinin ardından gerici hareket, denetim altına alınarak, topumsal alanı gericilik, sınıf düşmanlığı ve işbirlikçilik ile kuşatacağı bir toplumsallaşma sürecine hazırlanmıştır.
<BR>Acı olan, Sivas'ın ardından burjuva siyasetçilerinin ve kalemşörlerinin tapyekün, ancak bazı “sol” şahısların da, Aziz Nesin'i yaşananların sorumlusu olarak yer yer suçlama çabasıdır. Mahkeme kararlarına da “yoğun tahrik” olarak yansıyan bu eleştiriler, dostlarının düşüncesine göre, üzerinde bıraktığı derin izle Nesin'in ölümünün de nedenidir.
<BR>Aziz Nesin'e, onun temsil ettiği değerlere, aydınlığa, inada ve mücadeleye her zamankinden çok ihtiyacımız var.
<BR>İşte, yine bir Temmuz ayında, Seyir Yayınları tarafından yayımlanan Akıntıya Karşı isimli kitap ve belgeselin bu mücadeleye bir katkı olarak algılanması yerindedir...
<BR>
<BR>ONUR KÜÇÜKARSLAN
<BR>
<BR>

02-07-2006 01:41
Kızıla Boyalı Saçlar
Mesajlar: 2435

çok fazla söyleyecek söz yok.acı bir olay,insanlığa sığmayacak bir olay!bu olanlara,yazılanlara ne denebilir ki?insan olalım diyorum sadece,insan olalım... böyle bir katliam bir daha yaşanmasın türkiyemizde.görmesi gerekenler gözlerini kapatmasınlar.

02-07-2006 01:52
Yabancı..

Unutmayacağız ta ki yakanlar ve yaktıranlar tarihin çöplüğüne gidene kadar.....

02-07-2006 03:09
Yabancı..

GÜN TUTUŞUR
<BR>Yumrukluyorum duvarları,yumrukluyorum kara gecenin bedenini
<BR>Ellerim kan içinde,nehirler taşmış yanaklarımda
<BR>37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivasın içinde
<BR>Nasıl uyku tutar gözlerimi
<BR>Döne döne samaha duranlar tutuştu önce
<BR>Sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin
<BR>yanı başına
<BR>Sivas Sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
<BR>Yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp
<BR>karanlığa kuban etmek
<BR>Söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
<BR>Var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
<BR>loov
<BR>Böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
<BR>Varsın ateşim suskunlukla beslensin
<BR>Benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
<BR>Senin de dağların var Sivas senin de dağların
<BR>Dağlarında Şahanların!
<BR>
<BR>
<BR>Gün tutuşur canım gece tutuşur
<BR>Yangınlarda tutsak canlar tutuşur
<BR>
<BR>Gülüm toprak olur yele karışır
<BR>Yürür gelir canlar yollar tutuşur
<BR>
<BR>Sivas ellerinde sazım tutuşur
<BR>Söz tutuşur canım türkü tutuşur
<BR>
<BR>Teller bizi söyler diller yarışır
<BR>Özgürlüğü yazan kalem tutuşur
<BR>
<BR>Canlar can olurda eller tutuşur
<BR>Dost evinde canım sevda tutuşur
<BR>
<BR>Pir Sultanlar ölmez binler yetişir
<BR>Akar gelir canlar tarih tutuşur
<BR>

02-07-2006 11:25
Yabancı..

Sorulacak bir hesap ve alınacak bir bedel vardır elbette, faşizm bir gün mutlaka kendi döktüğü kanda boğlucaktır.
<BR>
<BR>Madımakta aşağılık bir faşist saldırı ile şehit edilen tüm devrimci aydınlarımızı saygıyla anıyorum...
<BR>
<BR>Yaşasın tüm dünya halklarının kardeşiliği...
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>

02-07-2006 11:31
Yabancı..

ŞARKISI BEYAZ demiş ki; sevgili özkan, evet unutmuyacağız, ama genede bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok..............
<BR>
<BR>herşey gibi buda yapanların puan hanesine yazıldı onlar tarafından...............
<BR>
<BR>EDİP CANSEVER'in AHMET ARİF'e itafen yazdığı şiirde aslında bu türkiye gerçeği var.............
<BR>
<BR>biz böyle bir ülkede yaşıyoruz ne yazıkki

<BR>
<BR>Yapılacak çok şey var ve hesabı sorulacak bir çok aşağılık hareket var. Hepsinin hesabı sorulacaktır. Yapabilceğimiz çok şey var, yok diyerek yanılgıya düşmemelisin...
<BR>
<BR>Hesap eylem-eylem alanlarda dile gelecek ve dağlarda ki isyan ateşi ile kızıllaşıp bir gün mutlaka bedel ödettirilecektir...
<BR>
<BR>Sanma ki faşist olandan bir gün hesap sorulmaz...
<BR>
<BR>

02-07-2006 11:50
Yabancı..

karamazov demiş ki; Unutmayacağız ta ki yakanlar ve yaktıranlar tarihin çöplüğüne gidene kadar.....

<BR>
<BR>TTARİH ÇÖPLÜGÜNE GONDERMEYE HİÇ NİYETİMİZ YOK NUTTURMICAZ Kİ TARİHİN KANLI SAYFALARI İİÇNDE UNUTULUP MAZİ OLMASIN UNUTTURMİCAZ Kİ YENİLERİ YASANMASIN

02-07-2006 12:36
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim