Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 155
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> 'Devlet Bahçeli Meclis'i rüyasında görür'
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 14, 15, 16
Yazar 'Devlet Bahçeli Meclis'i rüyasında görür'
serdar
Mesajlar: 438

IMZALAR KISMI CIKMIYO AMA ISTEYEN MSN ADRESIMDEN GONDEREBILIRIM TAM METNI VE IMZALARI. IMZALARDA BAHCELIDE VAR TABI

05-07-2007 20:09
serdar
Mesajlar: 438

noldu cvp yazan mhplı arkadaslar olmamıs. emınım sımdı bana cok kızıyonuzdur ama gercekler boyle.

05-07-2007 23:56
Yabancı..

serdar demiş ki; noldu cvp yazan mhplı arkadaslar olmamıs. emınım sımdı bana cok kızıyonuzdur ama gercekler boyle.

hayat kimseden ibaret değil,ne mhp ne akp ne chp bu ülkeyi sonusza kadar sırtlyamayacaktır.laik ve demokratik döngü devam ettiği sürece bu çark dönecek bir şekilde zaman geçeceketir.ama şundan eminim ki akp hükümeti ve yönetimi kesinlikle düşünme özürlü ve egoist birer robotlardır.kendi şereflerini bariz bir şekilde masaya yatırmaktan çekinmeyen bi ülke yönetiminden bişeyler beklemek bence çok saçma!!

06-07-2007 00:59
Yabancı..

A demiş ki;
hayat kimseden ibaret değil,ne mhp ne akp ne chp bu ülkeyi sonusza kadar sırtlyamayacaktır.laik ve demokratik döngü devam ettiği sürece bu çark dönecek bir şekilde zaman geçeceketir.ama şundan eminim ki akp hükümeti ve yönetimi kesinlikle düşünme özürlü ve egoist birer robotlardır.kendi şereflerini bariz bir şekilde masaya yatırmaktan çekinmeyen bi ülke yönetiminden bişeyler beklemek bence çok saçma!!



watandaşLArımızz biraz daha duyarLı oLıcak bundan sonra umut ediyorumki..

herşey ortada zaten daha ne ki..

dine sahip çıkarken aynı zamanda da "miLLetine" de sahip çıkacak, üLke değerLerini biLecek, üLke için neLer feda ediLdi kawramış oLacak oturakLı bi hükümet istiyoruz.. çokmu şey istioruzki ne..

06-07-2007 01:04
( R )EXTERMİNATÖRTÜR
Mesajlar: 58

Apo'yu Asmayan Kim?


13.06.2007

Türkiye son bir ay içerisinde artarda gelen şehit haberleriyle hüzüne bulandı. Geride bıraktığımız terör dolu günlere, Kuzey Irakta yaşanan gelişmelere kayıtsız kalan ve PKK yardakçısı peşmergeleri adam yerine koyarak tepemize çıkaran mevcut hükümetin sayesinde maalesef geri döndük. Sayın Erdoğan’ın Başbakanlığı esnasında Şehitler için ve Şehit anaları için sarf etmiş olduğu yakışıksız sözlerine zaten tepkisini en sert biçimse göstermiş olan halk, cenazelerde de susmadı ve tepkisini gösterdi.

Geçtiğimiz günlerde şehit düşen Mehmetçiğin Ankara’daki cenaze törenine katılan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ve kabinenin bazı bakan ve vekilleri cenaze töreninde halkın büyük tepkisiyle karşılaştı. Tepkiler karşısında suspus olmaktan başka bir çaresi olmayan Gül, bir vatandaşın “ Apo’yu besliyorsunuz “ suçlamasına kayıtsız kalamadı ve cevaben “Apo’yu kimin asmadığını biliyoruz” diyerek karşılık verdi. Aslında bu ifade AKP’nin ve diğer tüm partilerin, PKK terörü mevzu bahis olduğunda, eleştiriler karşısında kaçacak delik aradıklarında sığındıkları bir liman ve ağızlarına doladıkları aslı astarı olmayan bir ifade.. Gerçek şu ki Apo’yu idam dan kurtarmak için Mecliste yapılan oylamada MHP milletvekillerinin haricindeki tüm partiler “idama hayır” diyerek iradelerini ortaya koydular. MHP sahip olduğu 127 milletvekiliyle elinden geleni yapmasına karşın işbirlikçi medya tarafından Apo’nun asılamamasının sorumlusu olarak gösterildi.

Aslında Sayın Gül, Apo’yu asmak için kaç milletvekilinin gerekli olduğunu, yasalarda nasıl bir düzenlemenin yapılması gerektiğini herkesten iyi biliyor, ama yine de böyle bir ifadeyi kullanmaktan imtina etmiyor. Evet Apo’yu asmayanları herkes biliyor ; Apo’nun asılmasını, idama hayır diyen milletvekilleri engelledi.

Hükümet, tek başına iktidar olmanın verdiği rahatlık ve etkili muhalefetin olmamasından kaynaklanan başıboşluğun sağlamış olduğu rehavetle, işine gelmeyen her şeyi terbiyesizlik, saygısızlık olarak niteliyor, eleştirilere karşı çıkıyor ve kedisi haricindeki herkesin susmasını istiyor. Ankara, Manisa ve Şırnak’taki şehit cenazelerinde halkın göstermiş olduğu tepki karşısında kafalarını öne eğmekten başka çaresi olmayanlar, çok sevdikleri koltuklarına oturduklarında, işbirlikçi medyayı da yanına aldıktan sonra halkın verdiği tepkiyi “terbiyesizlik” , “cenazeye saygısızlık” olarak nitelediler. Türkiye’de otuz yıldır şehit cenazeleri tıpkı bugün olduğu gibi defnediliyor, 30 yıldır aynı sloganlar atılıyor, halk hep beraber ağlıyor şehitlerine. Bugüne kadar hiçbir iktidar şehit cenazelerinde atılan sloganlardan rahatsız olmadı ve hiçbir iktidar bu iktidar kadar teröre karşı duyarsız olmadı. Bu iktidar neden rahatsız oluyor? Çünkü onlar için ölen askerler “kelle” , askerlik ise yan gelip yatma yeri de ondan. Gösterilen tepkiler “ Her Türk asker doğar”, “Vatan sana canım feda” şiarını yaşam felsefesi olarak benimseyenlerin tepkileridir.

Şehit cenazelerinde atılan sloganların cenazenin maneviyatını zedelediği ve dinimizce uygun olmadığına yönelik açıklamalara gelince, 30 yıldır atılan şehitler ölmez vatan bölünmez sloganı şimdi mi sorun oldu! 30 yılı aşkındır 30 binden fazla şehidimizi maneviyatsız bir hava da mı defnettik! Bu tarz açıklamalarda bulunanlar eğer gerçekten cenazenin maneviyatından bahsediyorlarsa bugüne kadar alkışlarla, müziklerle yapılan cenaze törenlerine karşı neden bir açıklama yapmadılar? Asıl “motorize ekipler iktidara yardakçılık yapmak için için bu açıklamaları yapanlar değiller midir?

Şehit yakınlarının Hükümet yetkililerinden sadece Devlet Bakanı Sayın Abdüllatif Şener (dürüst olduğu için) ile tokalaşmasının, diğerlerinin yüzüne bile bakmamasının ve cenazede gösterilen öfkenin nedeni, Hükümetin PKK karşısındaki pasif tavrı, Türk askerine ve vatandaşa karşı sarf etmiş olduğu yakışıksız sözlerdir aslında. PKK terörü bağıra bağıra geliyorum dedi, son bir ayda 42 canımız aldı, hükümet hala bir şey olmamış gibi hareket etmeye devam ediyor, sabır istiyor ve susun diyor... Sabrı tükenenlerin, terör karşısında susmam diyenlerin sesi olacağız.

“ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ”

09-07-2007 16:08
( R )EXTERMİNATÖRTÜR
Mesajlar: 58

Bölücübaşının İdamı ve Gerçekler


05.07.2007

Defalarca tekrar edilmesine rağmen anlama zorluğu çeken bazı hükümet yetkilileri ve onların medyadaki işbirlikçileri bazı gerçekleri anlamıyor, anlamamakta ısrar ediyor. Yolun sonunun göründüğünü fark eden teslimiyetçi hükümet giderek hırçınlaşmakta ve yalanlara sarılmaktadır. Sarıldıkları en büyük yalanlardan biri de, bölücübaşı Öcalan’ın MHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde yakalanıp İmralı’ya gönderildiği ve MHP’nin Öcalan’ın idamını engellediği iddiasıdır. Bu ahlaksız bir kara propagandadır.

Peki, nedir gerçekler? Aslında gerçeği herkes çok iyi bilmektedir. Ancak MHP’nin yükselişini önlemek için gerçekleri saptırmak herkesin kolayına gelmektedir.

O halde, bu laftan anlamayanlar için defalarca tekrarladığımız gerçeği bir kez daha tekrarlayalım. Süreci yeniden hatırlayalım.

15 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan; Kenya’nın başkenti Nairobi’den alınarak önce İstanbul Atatürk Havalimanı’na getirilmiş, buradan Bandırma yoluyla İmralı’ya götürülmüştü. Peki, bu tarihte yani Öcalan’ın İmralı’ya götürüldüğü zaman iktidarda kim vardı? Bülent Ecevit’in Başbakanlığındaki azınlık hükümeti iktidardaydı. Peki, MHP bu dönemde iktidarda mıydı? MHP bu dönemde mecliste dahi değildi. O halde nasıl oluyor da Abdullah Öcalan, MHP döneminde yakalanıp İmralı’ya gönderilmiş oluyor?

MHP bu süreçten sonra yapılan seçim sonrası 127 milletvekiliyle meclise girmiş ve DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti kurulmuştu.

Yalanlardan biri de burada başlıyor. “Öcalan’ın asılmasını MHP engelledi”. Bu iddia doğru mu? Elbette değil. Peki, Öcalan neden asılamadı. Bölücübaşını kimler astırmadı? Bizim yalanlarla işimiz olmadığı için belgeleri bu adamların gözüne sokacağız.

1 Ağustos 2002 tarihinde yapılan idamın kaldırılmasını öneren yasa tasarı nedeniyle meclis olağanüstü toplanmıştı. Bu tarihte yapılan oturumlar sonrası idam cezası kaldırıldı. Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere. İdamın kaldırılması için kimler kabul oyu vermiş, kimler ret oyu vermişti? Başka bir deyişle Öcalan’ın boynundaki ilmeği kimler çıkardı? Kimler bölücübaşını kurtardı?

İşte Öcalan’ı idamdan kurtaran partiler: DSP, ANAP, YTP, DYP, SP ve AKP. Peki bu oturumda MHP ne yönde oy kullanmıştı? Tabi ki Öcalan’ın asılmasını engelleyen yasaya ret oyu vermişti. Ancak, diğer tüm partilerin kabul oyu vermesiyle yasa kabul edilmişti.

Görüldüğü üzere Öcalan’ın boynundaki ilmeği çıkaran partilerden biri de 45 milletvekiliyle kabul oyu veren AKP’dir. Bu oylama sırasında SAYIN Erdoğan ne mi yapıyordu? Milletvekili olmamasına rağmen meclis locasından oturumu seyretmiş ve milletvekillerine kabul oyu kullanmaları konusunda telkinde bulunmuştur. Peki, dindar(!) Cumhurbaşkanı adayımız Abdullah Gül ne yapıyordu? Evet evet, o da kabul oyu verenlerden.

Durun durun, terörle mücadele kahramanı düz ovacı Mehmet Ağar da kabul oyu verenlerden.
Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Abdulkadir Aksu, Abdüllatif Şener, Dengir Mir Mehmet Fırat… Hepsi kabul oyu verenlerden.

Bu yazılanların hepsi meclis kayıtlarında vardır. Biz başkaları gibi işkembeden konuşanlardan değiliz.

Şu ana kadar Türk’üm diyememiş, Öcalan’a sayın, şehitlere kelle demiş utanmaz adam, gerçekler ortadayken “Öcalan’ı asmadınız” yalanını hâla niye söylüyorsun?

09-07-2007 16:08
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim