Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 84
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
Yazar NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...
Bulut
Mesajlar: 6052

Türkiyem Türklerin dersem ırkçıyım
Bir yanlışım mı var bu vatan kimin?
Dilimiz gidiyor, dersem Türkçüyüm
Bir yanlışım mı var bu vatan kimin?

12-06-2007 15:11
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

Ne Mutlu Türk'üm Diyene..


12-06-2007 15:13
bebeto
Mesajlar: 11339

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...


13-06-2007 17:17
Yabancı..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

14-06-2007 00:25
Yabancı..

NE mutlu türküm diyene

14-06-2007 14:47
_| Stuck On You |_
Mesajlar: 7508

Türk delikanlıları güçten düşürmek ve Türk tebasının devamını engellemek için dış mihraklar tarafından çıkarılmış bilinçli bir düzmecedir.



Amaç eskiden bir koyunu bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak çalışmaya devam eden büyük Türk kadınlarını; kalori sayan, grip olunca yatağa düşen, fitness ve aerobik yapan çıt kırıldım tiplere dönüştürmek ve Büyük Türk ırkını japonlar gibi sıska zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.



İktiza ettiğinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir Türk babayiğidini, pazar arabası ile pazara çıkmaya muhtaç duruma düşürülmesinden daha soykırım ne olabilir ?



Annemin anlattığı vita yağı dönemleri ve hatta dedemin anlattığı iç ve kuyruk yağı dönemlerinde kalp hastalığı var mıydı? Vardıysa neredeydi ?



Kollestrol çokluğu bir hastalık değil sadece ölçüyü kaçırdığınızın bir göstergesi olup 2 şişe soda ile oranı düşürülmesi mümkün bir basit durumdur.



Gençler gelin bu oyuna düşmeyelim kalori diyet gibi tuzaklara kapılmayalım. Can boğazdan gelir ! Soya fasulyesi et yerine geçmez !



Hindi etinin neye derman olduğu belli değildir ! Kepek ve lif insan değil hayvan gıdasıdır. Feminizim ve eşitlik adı altında değerli Türk kızlarının aklı çelinmekte. Yeni nesil yemek yapmayı bilmeyen, abuk sabuk yiyeceklerle yetişecek, beceriksiz, uyumsuz, damak zevki gelişmemiş sunta kılıklı diet bisküviyi yiyecek sanan, et yemeyen, geleneksel mutfağına bağlı kebap perver kişileri hanzo yada kıro gibi gören, sinirli ve bir deri bir kemik bir gürüha dönüştürülmekte !



Tüm bunlar az önce belirttiğim gibi diyet; gelecek Türk neslinden korkan dış mihrakların bir oyunudur. Başka bir yeni çağ yalanı da Çin mutfağıdır. Aslında Çin mutfağı ya da Çin yemeği diye bir şey yoktur. Onların olayı bahçede buldukları her türlü malzemeyi bir demir leğene doldurup (Wog) diğer Çinliler mevzuya uyanmadan acele pişirip (herşey az pişmiş) karnın doyurmaktan ibarettir.



Bu kardeşlerin sayısı milyarlar ile ifade edildiğinden bizdeki gibi ortadaki tencereye kaşık sallama durumlarında masadakilerin yarısı aç kalmakta ve dolayısı ile tok açın halinden anlamamakta fakat kung-fu marifeti ile bir araba sopa yemekteydiler.



Sonunda uyanık bir Çinli bu durumda çözüm olarak çubukla yemek tekniğini bulup masada bulunan herkesin tencerenin dibi görünmeden birkaç lokma alabilmesini sağlamış ama sonuçta bu günkü cüce asabi ve kıl Çinliler ortaya çıkmıştır. Kahrolsun doymamış yağ oranları !



Kahrolsun şekersiz yiyecek içecekler! Her daim yaşasın geleneksel Türk ve Osmanlı mutfağı !



NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

14-06-2007 14:49
_| Stuck On You |_
Mesajlar: 7508

Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler yapacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar. Gerektiği kadar DA ikili işbirliği gerçekleştirecek. İşler buraya kadar çok iyi...


Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar. Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti ilginçtir: "Sizin çocuklarınızda milli şuur yok". Bizimkiler şaşırır! "Bizim çocukların damarlarındaki kan, Milli duygumuzun kaynağıdır." Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misafirdir! Bizimkiler sorar, "Peki, Sizin gençlerinizde milli şuur var mıdır? Japon uzmanları anlatmaya başlar:


Biz gençlerimize ilkokula başlamadan "şok testler" uygularız. Mesela uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katlı yollardan DA geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek bir şok olurlar. Sonra... Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koruyoruz. Bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir; değil hayvan, bitkinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki "Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanınız, işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Hiçbir canlı yaşayamayacak biçimde size bırakıp giderler. Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni vasıtalar yaparsınız. Gerisi sizin bileceğiniz iş.


Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere şunu
hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanımız bulunmaktadır.Bunların herhangi birine bu konuyu sorabilirsiniz."


Bizimkiler şaşkınlık içinde sorarlar : "-Peki ya Türkiye için tespitiniz var mı? Varsa gözlemleriniz nedir?" Japonlar; "elbette var" derler. "Bizimkinden çok daha önemli. Bir tanesi Çanakkale Savaşları'nın olduğu bölge. Bu bölge gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale getiriyorlar. En son teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, müttefik güçler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var.

Evet M²'ye 6.000 Mermi!...
M²'ye 6.000 Mermi!...
6.000 Mermi!...
Bileniniz var mıydı ?
300 M2 lik bir tepe için 2 gece savaşıldı...
M2'ye 50 ölü düşüyordu...


Cerrahpaşa'dan gelen 130 son sınıf öğrencisi gönüllünün hepsi şehid oldu O tepede... O sene mezun verilmedi tıbbiyeden...
Anlatacak çok şey var bu savaşta.
Oradan geçen varsa tepelere kazınmış yazıyı bilir.



'Dur yolcu bilmeden basıp geçtiğin bu toprak bir devrin battığı yerdir'...



Allah 250 bin şehidimizin ruhunu şad etsin...


14-06-2007 16:58
bebeto
Mesajlar: 11339



15-06-2007 18:03
serdar
Mesajlar: 438

canakleye vatandasımız 25 yıl sonra gırebılmıstır. o zamana kadar savas suçlarının delıllerı toplanmıstır. ılk anıtı bır gazımız 25 sonra halka acılan canakkaleye gıderek cephede savastıgı arkadaslarının cesetlerını gomuldıgını gorerek kahrolmus 2daıresını satarak ılk anıtı malesef devlettımızden yıllarca once bu gazımız yaptırmıstır. ayrıca bu gazımız canakkaleye gırdıgınde ne hıkmetse heryerde ıngılız anzak ve dıger ulkerın anıtlarıyla karsılasmıstır. ayrıca canakkale savasındakı malzemelerı gönüllü olarak toplayarak müze açan yine vatandasımızdır. demem o ki biz genclere yıllarca canakkalede yasananların hurefe oldugunu soyleyenler ıclerımıze savasla bu ulkeyı ele gecıremeyegını anlayan bazı satılmıslar soylemıstır.ATAMIZIN SEYIT ONBASIYI savas sonunda yanına cagırarak boş mermiyi tasıtmak ıstemıs. fakat SEYIT ONBASI kaldıramamıstır. yanı savasta dolusunu kaldıran SEYIT ONBASI bunu ımam gucuyle yapmıstır. ALLAHIN ıznıyle ATAMIZ ve SILAH ARKADASLARI basta olmak uzere gonullu butun vatandaslarımız vesılesıyle bu savas kazanılmıstır. ne yazık ki SEYİT ONBAŞI hamallık yaparak ölmüş bayınları BOGAZA döşeyen gemi ise samsunda kum tasırken batmıstır. bu acı gerceklerı hepınızın bılmesını ıstedım eger bır yanlıs bılgı verdıysem benı uyarırsanız sevınırım

15-06-2007 18:46
[ Oğuzhan ]®
Mesajlar: 13370


17-06-2007 21:45
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim