Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 60
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> 3 MAYIS MİLLİYETCİLİK , TÜRKCÜLÜK BAYRAMI
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar 3 MAYIS MİLLİYETCİLİK , TÜRKCÜLÜK BAYRAMI
Yabancı..

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Tarihler bin dokuz yüz kırk dördü gösterdi,
Atsız'ım Bozkurtlara buyruğu verdi,

Yiğitçe buyruğa gönül verdiler,
Alparslanlar, Kokanlar, Orkun, İdiller,
Yürüyün, yürüyün haydi yiğitler,

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Büyük Türk Milleti senin bayramın.

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik,
Sağlanırsa o zaman kurulur dirlik,




Yürü yiğit yürü bugün senin günündür,
Bugün düğün günün, bayram günündür,
3 Mayıs Türkçünün düğün günüdür,

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Büyük Türk Milleti senin bayramın.


Tüm ülküdaşlarımın TÜRKÇÜLÜK byramını kutlarım

02-05-2007 09:05
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329



Atsız bir lise edebiyat öğretmeniydi sadece... Bir aylık emeğinin karşılığında aldığı üç kuruş maaşla evine ekmek götüren bir devlet memuruydu.

Üstelik bir ay önce devrin Milli Eğitim Bakanı, komünist Hasan Ali Yücel tarafından açığa alınmıştı. İşsizdi. Parası yoktu.

Herşeyin siyasî güç ve paraya bağlantılı olduğu bir devirde, Türk gençliği, cebinde parası olmayan bir edebiyat öğretmeni için Türkiye'yi salladı 3 Mayıs 1944 sabahı.

Çünkü O, "Türk'e Türklüğünü öğreten" idi. Bozkurtları O'nun ardından yürüdüler.

Aradan yıllar geçti. 3 Mayıs'ın isimsiz kahramanları bu dünyadan çoktan göçüp gittiler. Onların yerini yeni nesiller aldı. Aynı inanç, aynı kuvvet, ve yüreklerde yanan aynı sönmez ateşle...

3 Mayıs 1944 ruhu, o günü var eden Nihâl Atsız'ın isteği doğrultusunda her senenin 3 Mayıs'ını, "3 Mayıs Türkçüler Günü" olarak kutlamakla yaşatılıyor.

3 Mayıs Türkçüler Günü, Türk Irkı'na kutlu olsun!

02-05-2007 09:34
bebeto
Mesajlar: 11339

Bütün Türk milliyetçilerine kutlu olsun...



3 MAYIS Türkçülük bayramı Vatanını, Milletini ,Bayrağını ,Toprağını, Tarihini ve en eski tarihten bu yana üzerinde gıpta durduğumuz o eşsiz Kültürümüzü benimseyen herkesin günüdür...


topik için


02-05-2007 10:00
bebeto
Mesajlar: 11339

3 Mayıs , Milliyetçilerin komüniste karşı DUR ! diyen toplu hareketidir.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayramıdır.
3 Mayıs , bundan otuz iki yıl önce idealist ve vatanperver bir grubun o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin yeni bir hamleye girişmesinin başlangıcıdır.
3 Mayıs , Türk milletini ilimde,maneviyatta,teknikte en yükseğe çıkarma hamlesidir.
3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin yabancı kültüre ve yabancı ideolojilere karşı baş kaldırmasıdır.
3 Mayıs , kendi milli kültürümüzü çağdaş gelişmelerle yeniden yoğurma hareketidir.
3 Mayıs ,Ülkücülük Hareketinin dönüm noktasıdır.
3 Mayıs ,Türk milliyetçilerinin ,Türk milletinin varlık davasında çektikleri ızdırabın ,elemin,gözyaşının ifadesidir.
3 Mayıs ; Türk milliyetçilerine yalan ve iftiralarda bulunanların kendi iftira ve yalanlarıyla boğulduğu gündür.
3 Mayıs , büyük milletimizin edebiyete kadar yaşayacağına inanan Türk milliyetçilerinin yeniden doğuşudur.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayraklaşan hareketidir.
3 Mayıs , Milliyetçi Türkiye'nin kuruluşunda temel taşdır.

02-05-2007 10:02
bebeto
Mesajlar: 11339

Herşeyden önce şu gerçek çok iyi bilinmelidir ki, koyu bir Türk milliyetçisi ve samimi bir Müslüman olan Atatürk, milli mücadelenin her safhasında komünizm ve materyalizm gibi safsataların karşısında yer almıştır.






Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in yılmaz bekçileri olarak, O'nun mirasını gereği gibi taşıyabilmek için, "Gerçek Atatürkçülük" ün nasıl olması gerektiğini doğru kavramak gerekir. Bu önemli gerçeğin kavranması bilinçli her Türk ferdi için büyük bir vazife ve sorumluluktur.


02-05-2007 10:03
Yabancı..

bebeto... demiş ki; 3 Mayıs , Milliyetçilerin komüniste karşı DUR ! diyen toplu hareketidir.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayramıdır.
3 Mayıs , bundan otuz iki yıl önce idealist ve vatanperver bir grubun o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin yeni bir hamleye girişmesinin başlangıcıdır.
3 Mayıs , Türk milletini ilimde,maneviyatta,teknikte en yükseğe çıkarma hamlesidir.
3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin yabancı kültüre ve yabancı ideolojilere karşı baş kaldırmasıdır.
3 Mayıs , kendi milli kültürümüzü çağdaş gelişmelerle yeniden yoğurma hareketidir.
3 Mayıs ,Ülkücülük Hareketinin dönüm noktasıdır.
3 Mayıs ,Türk milliyetçilerinin ,Türk milletinin varlık davasında çektikleri ızdırabın ,elemin,gözyaşının ifadesidir.
3 Mayıs ; Türk milliyetçilerine yalan ve iftiralarda bulunanların kendi iftira ve yalanlarıyla boğulduğu gündür.
3 Mayıs , büyük milletimizin edebiyete kadar yaşayacağına inanan Türk milliyetçilerinin yeniden doğuşudur.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayraklaşan hareketidir.
3 Mayıs , Milliyetçi Türkiye'nin kuruluşunda temel taşdır.




02-05-2007 10:03
Yabancı..

bebeto... demiş ki; 3 Mayıs , Milliyetçilerin komüniste karşı DUR ! diyen toplu hareketidir.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayramıdır.
3 Mayıs , bundan otuz iki yıl önce idealist ve vatanperver bir grubun o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin yeni bir hamleye girişmesinin başlangıcıdır.
3 Mayıs , Türk milletini ilimde,maneviyatta,teknikte en yükseğe çıkarma hamlesidir.
3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin yabancı kültüre ve yabancı ideolojilere karşı baş kaldırmasıdır.
3 Mayıs , kendi milli kültürümüzü çağdaş gelişmelerle yeniden yoğurma hareketidir.
3 Mayıs ,Ülkücülük Hareketinin dönüm noktasıdır.
3 Mayıs ,Türk milliyetçilerinin ,Türk milletinin varlık davasında çektikleri ızdırabın ,elemin,gözyaşının ifadesidir.
3 Mayıs ; Türk milliyetçilerine yalan ve iftiralarda bulunanların kendi iftira ve yalanlarıyla boğulduğu gündür.
3 Mayıs , büyük milletimizin edebiyete kadar yaşayacağına inanan Türk milliyetçilerinin yeniden doğuşudur.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayraklaşan hareketidir.
3 Mayıs , Milliyetçi Türkiye'nin kuruluşunda temel taşdır.

02-05-2007 10:04
bebeto
Mesajlar: 11339

3 MAYIS'ın ARDINDAKİ GERÇEK

Tarihte meydana gelen olayları, pek çok zaman, etki tepki prensibi içinde reaksiyoner bir duruşla açıklamışızdır.

Bu duruş sosyal bilimler açısından makul olmadığı gibi gayeci - ülkücü bir duruş da değildir. Çünkü etki tepki prensibi fizik kanunları için geçerlidir ve nesnelerin hareketliliği beşerî dünyanın sosyolojik olguları ile her zaman bağdaşmaz.

Bu pek çok olaydan biri de 3 Mayıs Türkçülük - Turancılık davasıdır. Şu ana kadar bu olaya ilişkin belleğimize kazınan bilgi, kronolojik bir hamaset kültürü içerir. Bu hamaset kültüründe anti-komünist tavır, milliyetçi - Turancı kimlik ve kahramanlık övgüleri vardır ve böylesine mühim bir olayın , anlatımı için bu övgü yeterlidir.

Alışıldık bilgiler ve oturmuş kanaat, daha ne olabilir? sorusuna başvurabilir.

Biz bu yazıda belki de 3 Mayıs olaylarını yeniden değerlendirip, tarihi bir olayın keşfine çalışacağız ve hiç bir olayın tek bir sonuca indirgenemeyeceğine dönük prensibi netleştireceğiz.

Önce 3 Mayıs davasını hatırlayalım.

Devir, bir savaş sürecidir.

Türkiye, tarafsızlığını korumaya çalışan ama savaşan ülkelere eğilim gösteren aydınlara sahip bir ülkedir.

Devlet Başkanı İsmet İnönü, Başbakan ise Şükrü Saraçoğlu'dur.

Toplum milli şef diktatörlüğü ile ekonomik yoksulluk arasında sıkıştırılmış ve bir avuç CHP elitinin toplum mühendislerince, kültürel dayatmalara maruz hale getirilmiştir.

Bu durum 3 Mayıs'ın sosyal yönüdür ve ne yazık ki bu yön hep ıskalanmıştır. Dolayısıyla bu ıskalama 3 Mayısçı'ların tepkici reaksiyoner kimlikle sınırlandırılmaları sonucunu getirdiği gibi ideolojik karakterli karşıt duruşların ithamlarını da cevapsız bırakmıştır.

Türkçüler 3 Mayıs'ta devrin iktidarına samimiyetsiz politikalarını hatırlatmışlardır. Zira olayın önderlerinden Hüseyin Nihat Atsız'ın Başbakan Saraçoğlu'na gönderdiği iki ayrı açık mektup bir sebep değil, bizce bir sonuçtur. Böyle bir sonuca yol açan sebep ise milli şef iktidarının baskısı ve halkın içinde bulunduğu sefalettir.

Sağcı ya da solcu olsun bu konuda görüş serdeden kalemler, 3 Mayıs 1944 olaylarını Atsız'ın şüphesiz kadrolarında yer alan komünistlerin bizzat devletliler tarafından himaye edildiğini anlatan mektuplarını baz alırlar.

Bilindiği gibi Atsız o dönemde bir lise öğretmenidir. Atsız ve milliyetçilerin fark ettiği görünen gerçek, Başbakan Saraçoğlu'nun "Ben Türkçü bir başbakanım. Türkçülük bizim için bir kültür meselesi olduğu kadar bir kan meselesidir" sözleri ile hükümetin bir kanadının tutumundaki çelişkidir.

Sonrası malum, Nihal Atsız - Sabahattin Ali davası, 3 Mayıs mahkemeleri ve olayları, tutuklanmalar, yargılanmalar, tabutluklar ve her yıl tekrarlandığı gibi burada hadisenin kronolojisini yapmayacağız. Çünkü 3 Mayıs 1944 olayları, anlatıla gelenin öte sinde sonuçlar vermiştir; Türk demokrasisinin gelişim çizgisine katkı şeklinde de özetlenebilecek bir artı değeri oluşturmuştur.

Bu gerçek 3 Mayıs 1944 olaylarına ilişkin orijinal bir tez şeklinde nitelenebilir. Bu tez ilk kez 1994'te kaleme alınan ve yine bu satırların yazarına ait olan "Yükselen Milliyetçilik ve Liberal ihanet" isimli eserde yer almıştır.

Olayları tek yanlı açıklama alışkanlığındaki aydınların görüşlerinin aksine 3 Mayıs Turancılık davasının milli şef diktatörlüğünü sona erdiren olayların başlangıcını ihtiva ettiğini belirtmek, o eserden bu yana orijinalliğini korumaktadır. Ve bu olay Türk demokrasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Sistemin baskıcı karakterine direnen Türk milliyetçileri, İdeolojik kimliklerinin ötesinde siyasal bir talep sahibi olmasalar da milli şef faşizmine hür irade dersi vermeyi bilmişlerdir. Mahkeme seyri hadiseyi ırkçılık-turancılık parantezine sıkıştırmış olsa da bu kalkışla açık bir muhalefet tavrıdır. Bunu Atsız'ın açık mektuplarının öncesinde kaleme aldığı makalelerde, yazılarda görebiliriz.

Mesela bir yazısında Atsız şunları söylemiştir: "Millet iyice doymazken bu yüzden verem, memlekette almış yürümüşken gösterişli, masraflı beyaz trenle sık sık seyahat etmenin sırası mı idi? Hele milletin menfuru olan ve haklarında söylenen menkıbeler ayyuka çıkan yandaşları yanına almanın manası var mıydı?Ya Savarona yatı?
Ordusunun nakliye işleri deve kollarıyla yapılan bir devletin başkanı bu kadar lüks bir gemide gezmeli mi idi?"

Görüldüğü gibi Turancılık davasının bir no'lu sanığı konumundaki Atsız'ın, 3 Mayıs 1944'den bîr süre önce kaleme aldığı bu ve benzeri yazıları, tavrın, tepkisel boyutun ötesinde toplumcu bir niteliğe haiz olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu aksiyoner tepki donemin aydınlarını etkilemiştir. Mahkeme sahafati CHP içindeki hürriyetçi demokratik gruplaşmalara heyecan ve cesaret vermiştir. Zaten Bayar - Menderes ikilisinin 4'lü takrirle öne çıkmaları ve Demokrat Parti'nin kuruluşu Türkçülük - Turancılık davasının turnusolunda gelişen olaylardır.

1944 olayları şüphesiz başlı başına demokrasi parantezinde incelenemez. Sonuçnoktasındaki kahramanların demokrat politik kimlikte o sıralar öne çıktıkları söylenemez. Daha çok radikal milliyetçi tavır ön plandadır. Bu gelişme Türk milliyetçiliği hareketinin kurumlaşmış ifadesi olan Kemal Atatürk, Türkçüdür. Devleti Türkçü ideoloji ile şekillendirmiştir. Bu şekil İsmet İnönü şefliğinde deforme olunca aydınlar tavır koymuşlardır, Mustafa Kemal'in modernist milliyetçiliği milli şefin kimliğinde batıcı beynelmilelciliğe dönüşünce dünya konjoktörünün etkisiyle gidişe dur denilmek istenmiştir.

Milli şef kimliğindeki batıcı beynelmilelci ideolojinin aktörleri ise pozitivist sosyalist çizgileri ile dikkat çekmişlerdir. Hasan Ali Yücel'in Eğitim Bakanlığı marifetiyle korunmuş kollanmış bu görüş, milliyetçi devrim sürecinde sosyalist devrim rayına makas atmak çabasındadır.

3 Mayısçılar bir taşla üç kuş vurmuş, bir yandan bu yapılaşmaya dikkat çekmişler, diğer yandan milliyetçi gidişatın bozulmasından dolayı hoşnutsuzluklarını belirtmişler öte yandan ise ağır milli şef faşizmine karşı demokrasi bayrağının ilmik ilmik dokunmasına katkı sağlamışlardır.

1944 olaylarının demokrasi üzerindeki olumlu etkileri noktasındaki tespitini bundan bir kaç yıl önce 1944 olaylarının kahramanlarından, o vakit, İstanbul üniversitesi doktora öğrencisi olan Reha Oğuz Türkkan'a aktarmış ve müspet cevap almıştım. Turancılık davasının bu çok önemli ismi, dolaylı olarak böyle bir açılıma ulaştığını belirtmiş ve durumun tartışılması gerektiğini ifade etmişti.

Devrin genç üsteğmeni, Türk milliyetçiliği hareketinin bilge Başbuğu Alparslan Türkes'in 1944 olaylarındaki rolü de şüphesiz hadisenin bir başka yünüdür. Bilge önderin tanıklığında olayların ibretli başkalığını yakalayabiliyor ve Türk milliyetçilerinin aksiyoner tavrını görebiliyoruz.

Baş söz olarak, bir kere 1944 olayları Türk milliyetçiliği siyasal hareketine bir önder kahraman armağan etmiştir.

Alparslan Türkeş'in yargılanma sürecindeki gelişen olaylar 1947'lerden 2 binlere ulaşan bir siyasal öngörü (Fütüroloji) şaheseridir. Sorgu esnasında söylenen sözler.İfadeler dünya konjöktörünün henüz başlayan statükosunun geleceğini gözler önüne serer cihettedir. Örneğin Alparslan Türkeş'in sıkıyönetim mahkemesinde 20 Ekim 1944 sorgusunda sarf ettiği şu sözler hayret verici bir tesadüfü ortaya koyar:

"Efendim, mesela, 1917'de olduğu gibi 1965'de veya 1990'da da Rusya'da bir ihtilal zuhur edebilir. O zamana kadar, Türkiye harp endüstrisi bakımından da, ilim ve irfan bakımından da ilerlemiş bulunur ve Türkiye'nin müzahereti İle birliğe yürünebilir..."

Bilindiği gibi 1990 Sovyet İmparatorluğu'nun yıkılış yılıdır. Ve elbette Türk birliği gerçekçi zeminlerde ekonomik ve kültürel alanlarda hakikate erme yolunda Türkiye'nin müzahereti İle yürümektedir. 1965 ise, Sovyet sisteminin batıya acıtmak zorunda olduğu ve reformlar yoluyla nefes almak durumunda kaldığı bir restorasyon yılıdır.

3 Mayıs çok farklı bir gözle incelenmelidir. Kahramanlık öyküleri insanları mutlu edebilir ama her öykünün arkasında, yaşadığı gerçeklerin yattığını unutmayalım. Demokrasi milliyetçiliğin bileşenidir. Meşrutiyet milliyetçilerinde başlayıp Ziya Gökalp'le doruğa çıkan sistematik modernist milliyetçi atılım 3 Mayıs'ın ruhuna da sinmiştir. Sonraki yıllar, partileşme ve kurumlaşma sathında bu tezi güçlendirir.

3 Mayıs'ın ardındaki demokratikleşme unsuru telifçi bir yaklaşımla değil, analitik ve diyalektik yöntemlerin seyrinde tespit edilmiştir.

Bu gerçeğin, milliyetçiliğin referans kaynaklarının ışıltısı ve aydınlığı noktasındaki tespiti güçlendirdiğini kim inkar edebilir?


02-05-2007 10:24
bebeto
Mesajlar: 11339

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...



02-05-2007 10:25
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

bebeto... demiş ki; 3 Mayıs , Milliyetçilerin komüniste karşı DUR ! diyen toplu hareketidir.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayramıdır.
3 Mayıs , bundan otuz iki yıl önce idealist ve vatanperver bir grubun o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin yeni bir hamleye girişmesinin başlangıcıdır.
3 Mayıs , Türk milletini ilimde,maneviyatta,teknikte en yükseğe çıkarma hamlesidir.
3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin yabancı kültüre ve yabancı ideolojilere karşı baş kaldırmasıdır.
3 Mayıs , kendi milli kültürümüzü çağdaş gelişmelerle yeniden yoğurma hareketidir.
3 Mayıs ,Ülkücülük Hareketinin dönüm noktasıdır.
3 Mayıs ,Türk milliyetçilerinin ,Türk milletinin varlık davasında çektikleri ızdırabın ,elemin,gözyaşının ifadesidir.
3 Mayıs ; Türk milliyetçilerine yalan ve iftiralarda bulunanların kendi iftira ve yalanlarıyla boğulduğu gündür.
3 Mayıs , büyük milletimizin edebiyete kadar yaşayacağına inanan Türk milliyetçilerinin yeniden doğuşudur.
3 Mayıs , Türk milliyetçilerinin bayraklaşan hareketidir.
3 Mayıs , Milliyetçi Türkiye'nin kuruluşunda temel taşdır.


Yarının Büyük Türkiyesi bu şuur ve azimle kurulacaktır.3 Mayıs 1944'den bu yana otuz iki yıl geçti.Türk milliyetçileri bugün bir çığ gibi büyüyor.Yurdun dört bir yanındaki Ülkücü ve Milliyetçi kadrosuyla ,Türk milletinin hizmetinde;onu ilimde,teknikte ,ahlakta dünyanın en ileri seviyesinde getirmek gayesi taşıyor.
3 Mayıs,Bütün Türk milliyetçilerine kutlu olsun.
Alparslan TÜRKEŞ
30 nisan 1976
Millet gazetesi

Türk'ün Türk olduğu için Türk ülkesinde yargılanış hikayesidir 3 Mayıs....

02-05-2007 10:54
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim