Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 34
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> eğitimin önemi
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
Yazar eğitimin önemi
Yabanc?.

eğitim mi?eğitim geyik forumunda convers tartışması yapan GENÇLİK , REZİLLİK...gerçekten acaip üzülüyorum.türkçe elden giderken gördüğüm yazım şekli ve marka hastalığı (ki abd markaları) gerçekten insanı acaip üzüyüor.söylenecek hiç birşey yok ... alın size eğitim...

02-05-2007 21:31
Yabanc?.


``Cumhurbaşkanı olmasaydım,Milli Eğitim Bakanı olmayı isterdim.``



Eğitim,bütün toplumların önemle ele alması gereken en önemli bir konudur.

Eğitim sayesindedirki bir vatandaş yaşadığı topluma uyum sağlar.

Eğitim ailede başlar.Okul ve yaşam boyu devam eder.Başka bir deyişle öğrenme ihtiyacı;yeni yeni durumlara uyum sağlama ihtiyacıyla,her insan için beşikten mezara kadar devam eder.

Toplumumuzun,daha mutlu ve güçlü olması,eğitim alanında kazanılacak başarılara bağlıdır.Çünkü; eğitimin konusu insandır.İnsanın ülke kalkınmasında bilinçli olarak katılması için,eğitilmesi ve yeteneklerinin ortaya çıkarılması, geliştirilmesi gereklidir.

Eğitime verilen önem,insana verilen önemdir.

Atatürk,eğitimin önemini ta öğrencilik ve gençlik yıllarında kavramış bir insandı.

Cumhuriyetten sonra,bir konuşmasında:''Cumhurbaşkanı olmasaydım,Milli Eğitim Bakanı olmayı isterdim'' derken Milli Eğitime verdiği önemi göstermektedir.

Cumhuriyet öncesi,Eğitim sistemimize kısaca değinmek istiyorum.

Osmanlı imparatorluğu,19.yüzyılda,bütün kurumlarıyla yıpranmaya,çökmeye başlamıştı.Eğitimde bunların başında geliyordu.Medreseler artık çağın çok çok gerisinde kalmıştı.Oysa Avrupa`da yeni buluşlar ve sanayileşme hızla gelişiyordu.Avrupa,eğitimini çaga uygun şekülde hızla bir şekılde düzenliyor,modern bir hale getiriyordu.Medreseler,Avrupa`daki bu modern eğitim kurumlerının çok çok gerisinde kalmıştı.

Medreseler,vakıf kuruluşlarıydı.O zamanki Evkaf Vekaletine (Vakıflar Bakanlığı) bağlıydı.Modern okullar ise,Maarif Vekaletince yönetiliyordu.

Bunlardan başka, Devlet kontrolü dışında eğitim yapan,çok sayıda azınlık ve yabancı okulları vardı.

Bu eğitim kurumları birbirinden farklı kuşaklar yetiştiriyordu.

Cumhuriyet kurulduğu sırada durum buydu.

Okul sayısı gülünç denecek kadar azdı.İstanbul`da yetersiz bir üniversiteden başka bilimsel çalışma yapacak bir kurum yoktu.

Hiçbir alanda uzman yetiştirecek kurum yoktu. pek çok bilim ve uzmanlık adı bile bilinmiyordu.

Bu eksikliklere karşın,yurdun her köşesinde,ortaçağ düzeyinde eğitim yapan ve yanlızca din adamı yetiştiren medreseler bulunuyordu.

Mustafa Kemal Atatürk`e göre;bir milletin evlatları,amaçları birbirinden farklı öğretim kurumlarında yetiştirilemezlerdi.

Daha kuruluş savaşları yıllarında,Cumhuriyet`i düşünen Mustafa Kemal:Eğitimdeki ikiliği de kaldırmaya kararlıydı.

Samsun`da,Bursa`da gittiği bir çok yerde öğretmenleri topluyor,öğretmenlere bu tür eğitimin zararlarını anlatıyor,eğitim ve öğretimde bir birlik sağlanması gerektğini açıklıyordu.

Yeni Türk Devleti:Laiklik,Cumhuriyetçilik ve Ulusalcılık temelleri üzerine kurulmuştu.Eğitiminde bu anlayışa uygun hale getirilmesi gerekiyordu.

3 Mart 1924`te T.B.M.M.`de Tevhid-i Tedrisat (Eğitim-Öğretimde birlik) kanunu kabul edildi.Böylece eğitim öğretim kuruluşları bir çatı altında toplanarak,Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı.Medreseler kapatılarak,modern okullar açıldı.

Eğitim ve öğretim kuruluşları akılcı bir sisteme dayandırılmıştı.Şimdi bu sistemin tüm yurda yayılması gerekiyordu.

Bilginin ve kültürün çabuk yayılması ise kolay okuma yazma öğretilmesine bağlıydı.

Mustafa Kemal,toplumun,az emekle,kısa yoldan,güzel dilimize uyan bir alfabeyle okuma yazmayı öğrenmekle kurtulacağına inanıyordu.

1927 yılında kurulan komisyon,Latin alfabesinden yararlanarak,Türk diline uygun bugünkü kullandığımız Türk Alfabesini hazırladı.

Atatürk,9 ağustos 1928 günü,İstanbul Sarayburnu`nda,yeni Türk Alfabesinin müjdesini verdi."Arkadaşlar,zengin dilimizi ifade etmek için,yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.

Yeni Türk Harfleri çabuk öğrenilmelidir.Her vatandaşa,kadına,erkeğe,hamala,sandalcıya,öğretiniz.Bunu Vatanseverlik,Milliyetseverlik ödevi biliniz.Bu ödevi yaparken düşününüz ki bir milletin,bir toplumun yüzde onu yirmisi okuma yazma bilir, yüzde sekseni doksanı bilmez,bu ayıptır."

Atatürk.Hayatta gerçek yol göstericinin bilim olduğunu,bilim ve tekniğin çağdaş eğitim kurumlarında,yeni Türk harfleriyle daha kolay ve hızlı öğretileceğini ve yayılacağını biliyordu.

Kalkınmanın,akıl ve bilimin önderliğinde gerçekleşeceğine inanan Ataürk`ün,Milli Eğitime önem vermesi kaçınılmazdı.

Ülkenin bütün sorunlarını,bilimsel gerçeklere,yaklaşım gösteren,gerçek aydınların çözebileceği gerçeğiyle,çağdaş ve yeterli bir eğitime ihtiyaç vardı.

Hiçbir devlet kurucusu,Atatürk kadar eğitim konusunun üzerinde durmamıştır.

İl il dolaşarak tahta başında,yeni Türk harflerini toplumumuza benimsetmeye,öğretmeye çalışan da O`dur.

1924 yılında Samsun Ticaret okulunda eğitimin önemini şu sözleriyle vurguluyordu.

"Eğitimdir ki bir milleti ya hür bağımsız,şanlı yüksek bir toplum halinde yaşatır,ya da bir milleti kölelik ve yoksulluğa terkeder."

Bugün eğitimde yaşadığımız problemleri biliyoruz.Bilimsel çalışmalarda üniversitelerimiz ilk beş yüze giremiyor.

Herşeyden önce eğitimin sorunlarını çözmeliyiz.Kalkınmamız ve geleceğimiz buna bağlıdır.





03-05-2007 21:42
Yabanc?.

vallahi helal olsun kuskun ruhum çok teşekkür ederim ben de buna biraz ek yaparak birşey daha eklemek istiyorum. Irlanda da hükümet eğitime verdiği önem şöyle milli gelirin &40'ı eğitim amaçlı harcanıyor ve bütün avrupa uzun vadeli ve gelecek için düşünüp halkı eğitip bilinçlendiriyor ama görüyoruz ki ve ne yazaık ki bizde kısa vadede ne kadar olursa düşüncesi var ve bir ara da gündemde eğitimi özelleştirmek vardı yani sizlerin de anlayacağı gibi vatan elden gidiyor arkadaşlar vatanımıza milletimize öz değerlerimize sahip öıkalım şimdi size bir paragraf daha gönderiyorum çok uzun olduğu için her gün bir sayfa yükleyeceğim umarım okur ve değerlendirmenizi yapatsınız saygılarımla

● Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir
.● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar "Tam Bağımsızlık" ve "Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlik"ten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir...
● Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz
.● Ne mutlu Türküm diyene !
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
● “...bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.”
● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
● Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.●
Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● "Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir."
● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.




07-05-2007 11:24
Yabanc?.

evet arkadşlar dünkü yazının devamını şimdi ekliyorum ve bittiği zaman da bitti diyeceğim biraz uzun ama her türk'ün bilmesi gereken şeyler bunlar


● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
● Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
● Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.
● Milli eCumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
● Türk milletinin istidatı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.
● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
● Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.

08-05-2007 10:24
Yabanc?.

Evet arkadaşlar okumadınız anlaşılan olsun ben yine de devamını getireyim sağlık olsun




● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.
● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
● Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
● Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez
● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz
.● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir. ● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.

09-05-2007 02:03
Yabanc?.

evet arkadaşlar bir parça daha gönderiyorum


● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir. ● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. 1927
● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre , yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyormusunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir cekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. 1925
● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım. 1925
● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.


10-05-2007 01:49
Yabanc?.

ırkçılık değil yalnız bizim milletimizin herşeyin iyisine laik olduğunu vurgulamak istiyorum

11-05-2007 01:50
Yabanc?.

Barış savaşla kazanılır ırkçı değil TÜRKÜM :::

11-05-2007 01:53
Yabanc?.

evet arkadaşlar yazımın son bölümünü de yayımlıyorum ve sizlerin yorumlrını bekliyorum SAYGILARIMLA


Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır....Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. ...Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. ...Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. ...Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. ...İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur! ...Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim. ...Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz....Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir. ...Egemenlik verilmez, alınır. ...Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır. ...Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur....Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar. ...Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir....Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur...."Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni
alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır..."..."Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."..."Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür."..."Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir..."Bizimmilletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır."..."Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir."..."Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."..."Büyük şeyleri büyük milletler yapar."..."Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı."..."Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım. "Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur."..."Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur."..."Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir."..."Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir."..."Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim."..."Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."..."Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

11-05-2007 01:54
Yabanc?.

güzel kardeşim ırkçılık değil sadece insanlarımızı bilinçlendrip vatanına milletine daha fazla sahip çıkmaları için biraz yardım etmek istedim

12-05-2007 01:16
Sayfalar: 1, 2, 3, 4

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim