Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 153
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> HALKIN TOKAT GİBİ CEVABI
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4 ... 14, 15, 16  Sonraki
Yazar HALKIN TOKAT GİBİ CEVABI
ZEKKAYSERİ
Mesajlar: 94

SİYAMİ demiş ki; Evet, zaten beklenen bir forumdu...

Türkiye'de rejim değil statükocular tehlikede.

Laiklik ve Atatürkçülük maskesi altına bürünenlerin rantları tehlikeye girdi. Kendi güçleri bitti ya, vVatandaşımızı etkilemeye çalışıyorlar.

Ne var ki güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye artık gerçek demokrasi, gerçek laiklik trendine girdiii çok şükür. İşte siz bunu istemiyorsunuz.

Fakat sizinkisi sadece SON çırpınışlarınızdır.

Umarım gözlerinizden at gözlüğü çıkarırda bir şeyleri fark edersiniz.

İşte o "birşeyler" bazıların işlerine gelmediği içindir ki, bir kaşık suda fırtına koparmak niyetinde. Ama kendi rüzgarları yetmiyor ya, halkı kışkırtmak niyetindeler. Halk bu oyuna gelmeyecek lakin.

Yooo, bitti artık bitti. Uyanınnnnnn.

Zaten uyanıyorsunuz... GÜNAYDINNN.





canı gönülden dediklerine katılıyorum arkadaşım

16-04-2007 13:09
bebeto
Mesajlar: 11339

Cumhurbaşkanı gibi konuştu

16 Nisan 2007 Pazartesi 08:53
Başbakan Tayyip Erdoğan, Almanya yolunda, cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik önemli mesajlar verdi. Çankaya ile ilgili üst üste gelen sorular karşısında da gazetecilere "Cumhurbaşkanına sorar gibi soruyorsunuz." diye takıldı.

Erdoğan'la gazeteciler arasındaki soru-cevap diyaloğu daha sonra şöyle gelişti:
Turgut Özal ve Süleyman Demirel Çankaya'ya çıktı sıkıntı yaşandı? Siz veya seçilen siyasi kimliklerini bırakabilir misiniz?'

Mecbur. Başbakan olarak kaldığın zaman bir siyasi kimliğiniz var. Buradan ayrılıp Çankaya'ya gittiğin zaman siyasi kimliğiniz geride kalmıştır. Siz artık devletin başı durumundasınız. Bunu korumak zorundasınız. Siyasi kimliğinizi nerede saklarsınız? Hafıza kayıtlarında. Nerede gün ışığına çıkar? Seçim sandığında. Vatandaş olarak gidip oyunuzu kullanırsınız. Tabii oyunuzu aleni olarak göstermeden... Böylece birliği bütünlüğü sağlarsınız.

Özal ve Demirel sonrası ANAP ve DYP'de yaşanan sıkıntılar AK Parti'de de yaşanır mı?

Güçlü bir liderseniz, siz gidince partiyi paylaşma süreci başlar. Özal'da ilk başta olmadı; ama sonra yaşandı. Nedenleri var. Özal partiyi sahiplenmek isteyince olumsuzluklar yaşandı. DYP'de de aynısı oldu. Tansu Hanım partiyi güçlü tuttu.

Demirel, Çankaya'ya çıkarken "Arkama bakmam." demişti.

Aslında olması gereken o. Olması gerekeni söyledi. Ben daha agresifini söylüyorum: Lider öldü desinler. Yerine gelenin partiyi sahiplenip ileriye götürmesi lazım.

Bu uçaktaki son seyahatimiz mi?

AK Parti'nin seçeceği cumhurbaşkanına tahsis edeceği uçak havuzu olacak. Ortak havuz olacak. Başbakanın ayrı, cumhurbaşkanının ayrı uçağı olmayacak. İsraf olduğuna inanıyoruz.

Yeni cumhurbaşkanı bunu kabul etmezse...

Bunu arkadaşlarla konuştuk.

Yeni seçilecek cumhurbaşkanı çok mu uçacak?

Ondan hiç endişeniz olmasın.

Cumhurbaşkanı adayınızı bilen var mı?

Hayır, Abdullah Bey bile bilmiyor. Eşim de bilmiyor. Eşim ne düşündüğünü, kanaatini bana net olarak söyledi.

Gül ile anlaştığınıza ilişkin haberler var.

Öyle bir anlaşma yok. Abdullah Bey'le partiyi kurduğumuzdan beri bir sistem kurduk. Abdullah Bey'le kardeşlik bağımız devam etmektedir. Kardeşlik bağlarını aşındıran bir şey olmadı. Bundan sonraki süreçte de en ufak bir şey olmaz.

16-04-2007 13:30
Yabancı..

Forumu açanlar veya destekleyenlere ne oldu?

Bir şeyler sormak istiyorum ama göremiyorum onları.

Şayet buradaysanız lütfen belirtir misiniz?


16-04-2007 13:38
Yabancı..

Gerçekten samimi bir kaç soru sorup karşılğında samimi cevap almak istiyorum.

Gayemiz elbet gerginlik çıkarmak, birisini üstün görüp diğerini alaşağı etmek, kınamak, tenkit etmek değildir asla.

Doğru olan şey bir tanedir. İki doğru olmaz, o-la-maz. İşte, sorunumuz daha doğrusu doğruyu konuşmaya geyret edeceğimiz mevzuu da bu zaten. Ama iki tarafta medeni olarak tartışmalıyız. Aslında "iki taraf" demek bile bana çok ayıp geliyor. Biriz biz, kardeşiz, bu memleket evladıyız, herşeyden öte Adem as babamızın bir evlatlarıyız değil mi?

Forum konu itibarıyla çok derinlere hatta siyaseti aşıp farklı noktalara gidebilecek bir konu. Gitmeli de.

Değerli kardeşlerim! Şunu tüm kalbimle demek isterim ki, "bilgi ve belgeyi ne amaçla öğreniyoruz, hangi doğrular üzerinde kulanıyoruz?"

Şimdi şu sorularımı (sorularımın soruş nedenleri de parantez içindedir) içimden gelerek soruyorum, özveri ve medeni bir biçimde cevap beklerim.

1)Miting neden oldu, gayesi neydi? (Şayet Tayyip Erdoğna gelemesin diyetse zaten adaylağını açıklamadı ki!)

2)Kanunlar önünde herkes eşittir. Tayyip Erdoğan'da, Deniz Baykal'da veya bir diğeride adaylağını koyabilir, kazanırsa Cumhurbaşkanı olur. Neden Tayyip Erdoğan olmasın diyorsunuz? (Bu sorum en önemlisi, tekrarlıyorum: Neden Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmasın?)

3)Şayet eşinin başı kapalı olması neden ise, sizce bu ülke için gerçekten bir sorun mudur? Yani bu ülkenin geleceği bir başörtüsüne mi bağlı?

4)Evet, başörtülü olması, namaz kılması, dini yaşıyor olması sorundur diyorsanız, siz hangi dindensiniz? İslam dini bunlar dışıdna bir hayat tarzı mı emretmiş ki onu yaşayalım!

5)Sizce Namaz kılan, Eşi başörtülü, Hakka güvenen, Halktan destek alan (isim hiç önemli değil, zira isimle ölümlüdür) bir Cumhurbaşkanı bu ülke için tehlikeli midir yoksa iyi midir?

6)Önyargıyı ve peşin hükümleri bir yana bırakıp, manevi gerçekleri anlamak, dünyanın eninde sonunda bir imtihan dünyası olduğunu unutmamak, ister sade bir vatandaş olsun, ister reis-i cumhur olsun Allah katında mesuliyet bir sahibi kul olduğunu unutmaması ve dinini gerği üzere yaşaması gerekmez mi?

7) ve sonuncu soru: Sizce insanlar iyi veya kötü bir şeyler yapar, kimileri de hangi makam ve mertebede olsursa olsun yaptığı her hareketlerinde sadece kendini düşünmez ilahi program dairesinde hak rızası için iş yapamaz mı?

Belki ters gelebilir bazılarına sorularım ama merakla cevaplarını bekliyorum.

Teşekkürlerimle.

16-04-2007 13:56
Angel Man
Mesajlar: 5572



ANITKABİR... yazık, koca ANITKABİR miting ve piknik alanı oldu.. binlerce gaza gelmiş vatandaşımız ellerinde TÜRK BAYRAKLARI ile miting yaptı

Neden?

siyasi rejim mi değişti.. yada Cumhurbaşkanlığına ülke dışından birilerimi aday oldu.. yada SAVAŞ mı çıktı.. ne oldu da binlerce vatandaşımız anıtkabire koştu...

merak etmeyin.. Atatürkün kurduğu CUMHURİYETE hiç bişey olmaz.. yeter ki ATATÜRK ü kullanarak, onun adı altında ülkemizi bölenlere alet olmayalım...

Laik liği tam anlamı ile öğrenelim de konuşalım.. Laiklik dinsizlik değildir...

Türban ı kimse ortaya atmasın.. Bu ülkenin DEĞİŞMEZ GERÇEĞİDİR TÜRBAN...

merak etmeyin.. Tayyip Erdoğan adaylığını da açıklamayacak.. Bu kadar korkmayın.. neticede öcü değil, Bu ülkenin BAŞBAKANI..

öncelikle soruyu chp ye sorun.. Başbakan yaparken nerdeydiniz? kim Tayyip'i başbakan yaptı ve destekledi.. Sen iktidar ben Muhalefet ikimiz idare ederiz diyen kimdi?

şimdi halkı galeyana getirmeye çalışıyor...


Burası TÜRKİYE CUMHURİYETİ... Laik bir ülke olarak da kalacak.. (laiklik dinsizlik değildir)


16-04-2007 14:16
selen
Mesajlar: 585

Öncelikle sonu gelmeyen gereksiz forumların arasına, böylesine önemli ve fikirlerin özgürce sunulabildiği bir platform açan arkadaşa teşekkürler.

Söylenebilecek ilk söz, Atatürk devrimlerinin temelinde devlet fikri net ve açık olduğudur. Pozitif bilime ve demokrasiye dayanan akılcı ve modern dünyanın gelişimine uygun bir açılımdır bu.

Fakat devlet ve toplum yönetim sistemini herhangi bir dinin kural ve toplumu düzenleme esaslarıyla yönetmeye çalışırsanız, bir çok noktada takılmaya başlarsınız. Çünkü ilke etapta dinler eas itibariyle kul ile Yaratıcı arasındaki ilişkileri düzenler. Devlet yönetmek için müeyyideler oluşturmaz. Bu belki bundan 1500-2000 yıl önce mümkün olabiliyordu. Ancak çağımızın devlet, toplum ve birey ilişkilerini dini yöntemlerle belirlemeye çalışırsanız kaos yaratırsınız.

Gelelim ülkemizin gündemine. Yakın zamandır A.B.D. nin Ortadoğuda laik bir ülke yerine ılımlı bir model İslam cumhuriyeti yaratmaya çalıştıgına dair ciddi bilgiler mevcut. Muhtemelen Türkiye'de bu fikre dahil edilmeye çalışılıor.

Şimdiye kadar ülke siyasetinde arkasına belli bir dönem rüzgarı alıp ta bunu verdiği güvenle en üst sıralara cıkanların çoğunu şimdi kimse hatırlamıyor bile. Dolayısıyla şimdi iktidarı elinde tutanlar her şeye karar verebileceklerini zannetmesin.

Belki birçok insanın küçümseyerek baktığı Kuvay-ı Milliye ruhu her şekilde kendini ortaya koyar. 19 Mayıs 1919 da Anadolu şimdikinden daha iyi değildi, unutmayın....

16-04-2007 14:20
Yabancı..

ÖNEMİNE BİNAEN basından alıntıladım...

******

Almanya'ya yaptığı ziyaret çerçevesinde Aşağı Saksonya ve Bremen eyaletlerinde yaşayan Türklerle bir araya geldi. Hannover Kongre Merkezi'ndeki toplantıda konuşan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimine de temas etti. Kendisine sürekli "Cumhurbaşkanı adayını açıklayın." dendiğini ifade eden Başbakan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim derdimiz ne biliyor musunuz? Makamlar, mevkiler değil. Bunların hepsi gelip geçicidir. Her zaman söylüyorum, başbakan olsan ne yazar cumhurbaşkanı olsan ne yazar? Bizim değerlerimizde, öldün, seni koyacakları yer, 2 metreküp yer. En fazla yeri ben alırım ha... 1,85 boya sahibim. Ve getirip musalla taşına koydukları zaman 'er kişi niyetine' diyecekler. Başbakan niyetine demeyecekler ki, cumhurbaşkanı niyetine demeyecekler ki... Baki kalan bu kubbede 'hoş bir sada' imiş. Yaşadığın vatanda vatan toprakları için ne yaptın, milletin için ne yaptın? Bulunduğun makamda ne gibi hizmetler verdin? Hortumladın mı, hortumları kestin mi? Eğer hortumculuk bizim dönemimizde prim yapsaydı bu yatırımların hiçbiri yapılmazdı." Türkiye'deki ekonomik gelişmeleri anlatan Erdoğan, sözü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 'rejim tehlikede' iddiasına getirdi. Antalya Hava Limanı işletmesinin Fraport AG tarafından kiralandığını hatırlatan Başbakan, "17 yıllığına 3,2 milyar dolar verdiler. Bu, rekor bir rakamdır. Rejim tehlikede olsa yabancı sermaye gelip ülkede yatırım yapar mı? Huzurun olduğu, bu tür tehlikelerin olmadığı ülkeye sermaye girer. Ülkemiz, huzur ülkesidir. Kim Türkiye'yi korkular ülkesi olarak gösteriyorsa, halkımıza ve vatanımıza yanlışlık yapar." dedi.

*****

Ve ben diyorum ki, bulunmaz bir Hint kumaşısın sevgili Başbakanım benim.


16-04-2007 14:29
Yabancı..

Öncelikle sonu gelmeyen gereksiz forumların arasına, böylesine önemli ve fikirlerin özgürce sunulabildiği bir platform açan arkadaşa teşekkürler.

Söylenebilecek ilk söz, Atatürk devrimlerinin temelinde devlet fikri net ve açık olduğudur. Pozitif bilime ve demokrasiye dayanan akılcı ve modern dünyanın gelişimine uygun bir açılımdır bu.

Fakat devlet ve toplum yönetim sistemini herhangi bir dinin kural ve toplumu düzenleme esaslarıyla yönetmeye çalışırsanız, bir çok noktada takılmaya başlarsınız. Çünkü ilke etapta dinler eas itibariyle kul ile Yaratıcı arasındaki ilişkileri düzenler. Devlet yönetmek için müeyyideler oluşturmaz. Bu belki bundan 1500-2000 yıl önce mümkün olabiliyordu. Ancak çağımızın devlet, toplum ve birey ilişkilerini dini yöntemlerle belirlemeye çalışırsanız kaos yaratırsınız.

Gelelim ülkemizin gündemine. Yakın zamandır A.B.D. nin Ortadoğuda laik bir ülke yerine ılımlı bir model İslam cumhuriyeti yaratmaya çalıştıgına dair ciddi bilgiler mevcut. Muhtemelen Türkiye'de bu fikre dahil edilmeye çalışılıor.

Şimdiye kadar ülke siyasetinde arkasına belli bir dönem rüzgarı alıp ta bunu verdiği güvenle en üst sıralara cıkanların çoğunu şimdi kimse hatırlamıyor bile. Dolayısıyla şimdi iktidarı elinde tutanlar her şeye karar verebileceklerini zannetmesin.

Belki birçok insanın küçümseyerek baktığı Kuvay-ı Milliye ruhu her şekilde kendini ortaya koyar. 19 Mayıs 1919 da Anadolu şimdikinden daha iyi değildi, unutmayın....

*********

Sevgiki Selen, iyi niyetinin farkındayım. Dini bilginiz ne kadardır bilemiyorum. Ama şu bir kaidedir ki DİN herşeyle ama herşeyle iştigaldir. İster ferdi manada olsun ister toplumsal manada olsun, isterseniz yönetim biçimin olsun, şayet DİN'i özümsemezseniz o toplumda genelde maddi veya manevi manada hiç bir şey bekleyemezsiniz.

(Çok önemli) Zira DİN kavramı beşeri icat edilen bir kavram değildir. DİN ilahi yani Allahın bir kavramıdır. İlahi olan bir şey şey ise kişinin ve toplumun her yerinde olması gereken, daha da ötesi Allahın emri olan bir olgudur.

Çünkü dünya hayatı denilen şeyde imtihan esasları (her ne olursa olsun) vardır ve bu imtihan neticesinde "ahiret" gibi hesap sorulan yeri de vardır.

"Din ayrı Yönetim ayrıdır" derken sizi daha derin bir manada düşünmeye davet ediyorum. Lütfen (sizi kastetmiyorum) polemik konusu yapmadan evvel, en azından dini sorumluluklarımız olduğunu unutmayalım. Bir sözlerin bize nelere mal olduğunu hiç mi aklımzıa gelemz. Cumhurbaşkanı kim olursa olsun, kişisel olarak ahiret hayatımızı basit bir şekilde heba etmek kime ne kazandırı?

Cumhurbaşkanı kimsenin babası değil ki menfaati olsun bizde onu savunalım v.s. İşin aslı bu değil. Allahın emirlerini çok iyi etüd etmek gerekir. Tarafsız bir şekilde düşünmek ama düşüncemizi de sadece dünya ile sınırlamamak gerekir.

Umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Sevgilerimle...

16-04-2007 14:39
selen
Mesajlar: 585

BunyaS demiş ki; farkli bir bakis acisi.fakat son yazilan yorumlarla baglanti bulamadim.konu cok uzaklasti bahsettiklerinizden.tabiki din ile devleti yonetmeye kalkarsak sorunlar yasanabilir.(aslinda din ile yonetilirse sorun morun yasanmaz fakat su an dunya ole bir hal aldiki.dini siyasetde kirletmemek icin yasanmaz diyorum)dediginizde bir ATATURK ILKESI dir.fakat bu demek degil ki.ulkeyi yonetenler dinsiz olsun.ulkeyi yonetenler dinini yasar.ulke adina bir karar verilecegi sirada da,din adina degilde ulkesi adina karar verir.(bu gayet acik ve basit)


Bence siyasiler bu kadar masum değiller. Geçmişlerine bakıldığında bu insanların hangi ideolojik hedeflerin peşinden koştukları, şimdi ise hangi popüler değerleri benimsedikleri, ama özlerinde neyi yaşamak, daha tehlikelisi yaşatmak istedikleri, dikkate değerdir.

"Kendinizi yeni Türkiye'ye hazırlayın" demek ne demektir. Cesaretleri varsa açıklasınlar bir türlü dile getiremedikleri şu hayallerini. Neden açık açık söyleyemiyorlar, masum ve mütevazi hallerle süsleyip duruyorlar....

16-04-2007 14:41
Yabancı..

Sizin savunduğunuz bir şeye çok hak veriyorum. DİN kisvesi altında yaşayan (lütfen kusuruma bakmayınız) yavşaklar da yok değildir.

Fakat bu demek değildir ki, Dİn sadece bunların tekelinde! Değil efendim, DİN gerçekten samimi insanların elindedir. Elindedir derken bu ifade bile yanlış aslında.

Kastettiğim, Allah DİN'ini emin ellere teslim eder (bu kişiler, ilk başta peygamberlerdi, sonra da -peygamberden sonra- samimi Müslümanlardır). Zira DİN'in muhafazası Allah'a aittir ve sağlam bir yaşantı olan kullarına tesim eder. Yoksa kim ne edebilir ki koruyusu Allah olan bir DİN'e?

İşin özünü değiştirmeden toparlayacak olursak, DİN'ini yaşayan bir idareciden asla ve asla zarar gelemez. Değil zarar gelemsin, söz konusu bile olamaz. Zira Allah korkusu kalbe girmeyedursun attığı adımı esap edendir o, kim olursa olsun durum böyledir.

Sevgiler....

16-04-2007 14:46
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim