Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 60
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> SİZCE BU TÜP BEBEK Mİ TÜPTEKİ BEBEK Mİ?
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar SİZCE BU TÜP BEBEK Mİ TÜPTEKİ BEBEK Mİ?
&Ünsal& (hayat ne ga
Mesajlar: 4383

olayın birde farklı bir yönü eğer bu ülkemizde yasallaşırsa türk erkeğinin bu sperm bankasına hiç düşünmeden para karşılığında sperm vermesi kaçınılmaz görünüyor...hey Allahım ya..

28-03-2007 01:12
&Ünsal& (hayat ne ga
Mesajlar: 4383

Gkhn demiş ki;

Bak ünsal ahlak olarak haklısın..inanç olarakta..geçenlerde gazetede okumuştum..geçen dediğim 3-4 ay oldu sanırım bir tane oyuncu abd ye gidip bu yolla hamile kalmıştı ve çocuğunda babasını görmüştü..üstelik sadece 5000 ytl...(ürün tanıtır gibi oldu yahu ) saçmalık aptallık vs vs vs vs...her yönden ayıp günah vs...

Yani sizinle her konuda hemfikirim hocam..

Benim sadece kafama takılan yineliyorum Allahım başıma vermesim böyle birşeyi,kimsenin vermesin..Başımıza gelirse ne yaparız ? hepimiz çevremizde görüyoruz çocuğu olmayanların çektiği zorlukları sıkıntıları bu yüzden boşanmaları,psikolojik çökmeleri vs vs vs..Ve ben diyorum ki bu da sonuçta bir umuttur Ve insanların başka çaresi kalmamışsa son umudu buysa neden olmasın diyorum...



hocam son umudun farklı açılımları olmalı..böyle ahlakdışı olmamalı kanaatimce..herneyse Allah muhafaza diyelim..

28-03-2007 01:16
Yabancı..

ben dinlediğim bişiyi söliim...

kadın eşiyle beraber bi kliniğe gidiyo eşi bekleme salonunda kendisi hasta odasında.odasının yanında bi oda daha var.orada kimliği belirsiz kişinin spermi alınıp kadına enjekte ediliyo.ve bekleme salonundaki şahsiyet bunu çocuk özlemi içi yaptım diyo?

inanın ki ben böle bi adamı 5 dak. koca diye yanımda tutmam

28-03-2007 01:20
&Ünsal& (hayat ne ga
Mesajlar: 4383

EZO(alamet-i farika) demiş ki; ben dinlediğim bişiyi söliim...

kadın eşiyle beraber bi kliniğe gidiyo eşi bekleme salonunda kendisi hasta odasında.odasının yanında bi oda daha var.orada kimliği belirsiz kişinin spermi alınıp kadına enjekte ediliyo.ve bekleme salonundaki şahsiyet bunu çocuk özlemi içi yaptım diyo?

inanın ki ben böle bi adamı 5 dak. koca diye yanımda tutmam



28-03-2007 01:28
KARİZMA
Mesajlar: 658

EZO(alamet-i farika) demiş ki; ben dinlediğim bişiyi söliim...

kadın eşiyle beraber bi kliniğe gidiyo eşi bekleme salonunda kendisi hasta odasında.odasının yanında bi oda daha var.orada kimliği belirsiz kişinin spermi alınıp kadına enjekte ediliyo.ve bekleme salonundaki şahsiyet bunu çocuk özlemi içi yaptım diyo?

inanın ki ben böle bi adamı 5 dak. koca diye yanımda tutmam


Ne kadar basit ve dar bir bakış açısı....Forum açılmış,yorum yapılmış,hüküm verilmiş....

28-03-2007 11:17
Dert Ortağı/Tutuklu
Mesajlar: 15001

Tehlikeli soru "Benim babam kim?" bu sorunun yanıtını nasıl verecekler hem insani hem hukuki yönden düşünüldüğünde. Diyelim ki başkasının spermi ile çocuk sahibi oldu bu çocuk 18 yaşına geldiğinde benim babam kim demeyecek mi ki buna da hukuksal olarak hakkı var sanırım şayet cevap evet se o zaman o spermi veren babanın hukuksal olarak mirasından faydalanması söz konusu değil mi aslında bu sözler bana ait değil ben sadece okuduğum bir yazıdan bir kısmını ifade ettim


aslında tartışılan konunun özü; çok özür diliyorum bu sözü söylerken burda kendi tanımı yapılıyor başkasının spermi ile alakalı olarak Annesi belli babası belli olmayan çocuğa ne denirse bu durumdaki çocuğa da bundan başkası denemez buda toplumun ahlaki değer yargılarını zedelemekten başka bir şey değil bu konu hakkında çok güzel iki yazı var sizinle paylaşmak isterim

28-03-2007 11:44
Dert Ortağı/Tutuklu
Mesajlar: 15001

Sağlıklı erkeklerden alınan spermleri dondurup bunları çocuk sahibi olmak isteyenlere veren sperm bankaları, dünyanın pek çok ülkesinde faaliyet gösteriyor. Bu konuyla ilgili hukuki ve etik tartışmaların sürüp gittiği ülkeler de oldukça fazla.

Ülkemizde de sperm bankacılığının hayata geçmesi yönündeki ilk adım Sağlık Bakanlığı tarafından atıldı. "Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği"nde yapılan değişiklik ile evli bir erkek, istediği takdirde herhangi bir sperm bankasına başvurarak, spermini belli bir ücret karşılığında saklatabilecek. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, bu düzenlemenin yurtdışındaki sperm bankalarından çok farklı olduğunu belirtiyor: "Yurtdışında 'sperm bankası'ndan anlaşılan 'verici spermdir'. Bizim yönetmeliğimizde ise evli çiftlerin kullanacağı yani o kocaya ait spermin önceden dondurulup saklanmasını sağlayan bir düzenleme var. Henüz evlenmemiş ya da evli bir genç erkek sağlık problemi nedeniyle spermini saklayıp sonra çocuk sahibi olabilir."

Ayrıca bir erkek donmuş spermini ileride tüp bebek uygulaması için kullanmak istediğinde DNA testi yaptırması zorunluluğu da yeni yasal düzenlemenin gereklerinden. Sperm bankacılığı konusunun tüm dünyada halen tartışılan bir konu olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın, Avrupa ülkelerinin yarısında bu konuda kısıtlamalar olduğunu ekliyor: "Bu sistemin hem etik hem de hukuksal yönden çözülmemiş bir yığın sorunu var. En basiti bir başkasının spermiyle çocuğunuz olduğunu düşünün. Çocuk 18 yaşına geldiği zaman, hukuksal olarak babasını öğrenme hakkına sahip mi, değil mi? İngiltere'deki en büyük hukuki tartışma bu. Eğer babasını öğrenme hakkına sahiptir derseniz, o zaman sperm verici olan babasının malvarlığına ortak olma hakkı da doğuyor. 'Babasını öğrenme hakkı olmasın' derseniz ise bu kişiler, 'Nasıl olur, babamı öğrenmek en doğal hakkım' diyerek dava açmaya başlıyorlar."

Geriye kalan bir seçenek de o kişiye bir başkasının spermiyle dünyaya geldiğini hiç duyurmamak. Prof. Dr. Aydın, bunun insan hakları açısından yanlış olacağı görüşünde: "Çünkü bir insanın kendi geçmişiyle ilgili bilgisini kendisinden saklıyorsunuz. Yani bu uygulama dünyanın her yerinde ciddi hukuk ve etik sorunlarına yol açıyor. Bir de tabii olayın ahlaki yönü ve toplumlardaki dini inanışlar da sözkonusu. Bu konu Müslümanlık'ta da Hıristiyanlık'ta da Musevilik'te de hoş karşılanmıyor. Biz bu verici sperm bankacılığı uygulamasını öngörmüyoruz. Bilimadamlarıyla tartışarak böyle bir düzenleme getirdik. Türkiye şartlarında en azından bilimsel olarak ihtiyacı olan insanların önlerini tıkamayalım diye yapılan bir şey bu. Zaten şu andaki tüp bebek merkezlerinde sperm değil ama testis dokusu sonraki aylara uygulamak için saklanmak zorunda kalıyor. Bilimsel olarak da bu gerekli. Bu yaptıklarının da yasal altyapısı yoktu, saklama şartları, laboratuvar şartları tamamlanmamıştı."

(Sabah)


28-03-2007 11:45
Dert Ortağı/Tutuklu
Mesajlar: 15001

Laf AB'den açılmışken, madem o kadar meraklısı var, seçimden seçime değil, genel olarak AB'de neler oluyor, neler konuşuluyor biraz ilgilensek diyorum. Bildiğim kadarıyla 12 Haziran Pazar günü İtalya'da da referandum var. Yok, AB Anayasası üzerine değil, 'suni döllenme'ye ilişkin kanunlar ve kısıtlamalar konusunda, halkın oyuna başvurulacak.

Biliyorsunuz, İtalya ne de olsa Katolik bir ülke ve bir süre önce, suni döllenmeye ilişkin konularda bazı kısıtlar getirdiler. Buna karşı, kadın dernekleri başta olmak üzere ciddi bir muhalefet oluştu. Hatta, Berlusconi'nin karısı bu kısıtlamalara karşı tavır gösterdi, olay basına magazinel bir şekilde yansıdı.

Bizim bu tür konuları tartışmaya açmak gibi bir alışkanlığımız olmadığı için size bu konuda referandum yapmak tuhaf gelebilir.

Bu konularda o kadar kaygısız ve kayıtsızız ki, 'Aspirin faydalı mı zararlı mı konusunda bile' daha fazla yazılıp çizildiği kesin.

Ama biraz düşünürseniz, insanın üremesine ilişkin gelişme ve konuların ne kadar hayati konular olduğunu teslim edersiniz.

İtalya'daki tartışma dört konudaki sınırlamalara ilişkin, bunlar; embriyon araştırmaları yasağı, suni döllenme denemesini üç embriyon ile kısıtlama, embriyonların insanın sahip olduğu temel haklara sahip olması ve üçüncü şahıstan sperm veya yumurta edinilmesi ve taşıyıcı anneliğin yasak olması.

Teknolojinin bugün ulaştığı nokta, biliyorsunuz birçok şeyi mümkün kılıyor. İnsan kopyalama imkanı ve genetik manipülasyonlar üzerine kıyametler kopuyor, ilgilenmiyoruz. Suni döllenmeyle başlayan üretim teknolojilerinin kullanımı ise, bir oldubitti ile geçiştirildi. Oysa, olay daha o noktada sorunlu ve yeniden gözden geçirilmeye muhtaç. Nitekim, üzerine hiç konuşmadığımız bu teknoloji yaygın bir biçimde uygulanıyor, ama bu teknolojinin devamı niteliğinde olan, sperm ve yumurta edinme ile taşıyıcı annelik konusunda henüz uygulama yok, bildiğim kadarıyla düzenleme de yok.

Arada sırada bir doktor çıkıp, 'Türkiye'de de artık sperm bankasına ihtiyaç var' diye demeç veriyor, bunlar da gazetelerin kıyısında köşesinde kalıyor. Bakın ben birkaç tanesini hatırlatayım; Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tüp Bebek Ünitesi sorumlusu Prof. Dr. Ömür Taşkın, 'Çocuk sahibi olmak isteyen birçok çiftin Avrupa ülkelerine gitmek zorunda kaldığını ve bu nedenle bir an önce sperm bankası kurulması gerektiğini' söylemiş, aynı üniversiteden Prof. Bilal Trak ve Prof. İsmet Turanlı da aynı 'ihtiyaca' işaret etmişler (Hürriyet, 24 Şubat 2002). İstanbul Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Hasan Serdaroğlu, yine bu ihtiyaca karşılık, 'Bir an önce yasal düzenlemelerin yapılıp, sperm bankasının kurulması gerektiğini' ifade etmiş (Vatan, 5 Ocak 2003).

Gördüğünüz gibi, bu konuda da, ithal meyve mantığı ile düşünülüyor; ithal ikameciliği öneriliyor, doktorların bazısı, 'Madem talep var, yolu uzatmayalım, kuralım biz de bir tane' aklında. Bu nedenle, yol yakınken bunları bir düşünsek diyorum, yoksa AB'ye uyum paketlerinin birinde karşımıza çıkacak veya oldubittiye gelecek.

Ben bunları niye mi dert ediyorum? Çünkü, her şeyden önce, başından beri sperm bankası uygulamasının bir insanlık suçu olduğunu düşünüyorum. Bir insanın babasının kim olduğunu bilmesinin en temel insan hakkı olduğuna inanıyorum. Batı'da bir yandan, bu konuda yoğun tartışmalar var, diğer yandan, 20 Ağustos 2003'te, ilk internetten edinilen spermle dünyaya gelen çocuk haberini aldık. Bu arada internet sitesinin adı da, 'Man NotIncluded.com' (çevirisi 'erkekler dahil değil' olabilir mi bilmiyorum).

'Teknoloji neyi mümkün kılıyorsa önünü açalım, ilericilik bunu gerektirir' devri çoktan sona erdi, teknolojinin hayatın temel konularındaki etkileri, etik tartışma gerektiriyor. Bu suni döllenmeden başlıyor, genlerle oynayarak tasarım insan üretmeye kadar gidiyor. İtalyanların ne yönde oy kullanacağını bilemiyorum, hiçbir konuda Berlusconi hükümeti ile paralel düşünmek istemezdim, ama bilmem söylemeye gerek var mı ben kısıtlamalardan yanayım.

(Radikal)


28-03-2007 11:46
Yabancı..

KARİZMA demiş ki;

Ne kadar basit ve dar bir bakış açısı....Forum açılmış,yorum yapılmış,hüküm verilmiş....


oysa ben her açıdan yazmıştım ama atgözlüğü ile okumamak lasım ayrıca hükmü ben değil vicdan din ahlak örf verir.bize fikrimizi sölemek kalır.unutmayın ki herkez bir diğer insanın yaşam hakkına müdahale edicek kadar özgür değildir.bu olay tek kelime ile ego tatminidir.yazık bu kdr bencil olmayın ltfn..

28-03-2007 12:03
KARİZMA
Mesajlar: 658

EZO(alamet-i farika) demiş ki;

oysa ben her açıdan yazmıştım ama atgözlüğü ile okumamak lasım ayrıca hükmü ben değil vicdan din ahlak örf verir.bize fikrimizi sölemek kalır.unutmayın ki herkez bir diğer insanın yaşam hakkına müdahale edicek kadar özgür değildir.bu olay tek kelime ile ego tatminidir.yazık bu kdr bencil olmayın ltfn..


Forumu baştan sona okudum....dikkat ederseniz kendinizle çeliştiğinizi farkedersiniz...güzel götürdüğünüz bir forumu mantığınızı duygularınıza teslim edip son alıntıya yaparak ve yorum ekleyerek yıprattığınızı düşünüyorum...Gerekliliğinin nedenleri ve zeminine değinilmesi daha mantıklıca olurdu...

28-03-2007 12:16
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim