Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 99
Ana Sayfa >> Nostalji >> Müzik >> ...:| MeTaL Müzik Biyografiler |:...
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10  Sonraki
Yazar ...:| MeTaL Müzik Biyografiler |:...
Yabancı..

Toxik(Amerika)

Caps: http://metal.deliriyum.com/imgs/bands/499.jpg

Toxik 1985 yılında kuruldu. İlk kadro Mike Sanders (Vokal), Josh Christian (Gitar), Lee Erwin (Bass), Sal Dadabo (Bateri) şeklideydi ve bu dörtlünün hepsi de 1986 yılında kaydettikleri "Wasteland" demosunda şarkı yazımına katkıda bulundular. Kayıt aşamasına geçilmesinin hemen öncesinde Erwin gruptan ayrıldı ve yerine Brian Boninni geçti...

Elemanlar :
Vokal: Charles Sabin
Gitar: Josh Christian
Gitar: John Donnelly
Bass: Brian Boninni
Bateri: Tad Leger

Albümler

1988 - World Circus
1989 - Think This
1990 - Think This Promotional Radio Kit EP

Resmi Sitesi: http://www.joshchristian.com/

25-11-2006 12:01
Yabancı..

Testament Bir Efsane...

Caps: http://www.geocities.com/tarmantainment/testamentpicture.

90'lı yıllarda kadrosunda birçok değişiklik gören grup ilk kaybı gitarist Skolnick'in Savatage'a geçmesiyle yaşadı. Yine yakın dönemde davulcu Clemente'nin yerini bir dönem Slayer ile de çalan ünlü davulcu Paul Bostaph aldı. 1994'te Low albümünü yayınlayan Testament, Atlantic Records tarafından yayınlanan bu albümde gitarda James Murphy (Death, Obituary) ve davulda John Tempesta ile çalıştı. Daha sonra Tempesta ayrılarak White Zombie'ye katıldı. İlerleyen dönemde sırayla Live at the Fillmore (1995) ve Demonic (1997) albümlerini yayınlayan Testament 1999 yılında efsanevi bas gitarist Steve DiGiorgio'nun katılımıyla The Gathering albümünü yayınladı. Yine aynı dönemde vokalist Chuck Billy'ye kanser teşhisi konuldu. Kısa sürede iyileşen Billy, kurucu üyeler Steve Souza ve Alex Skolnick'in de gruba dönmesiyle birlikte 2001 yılında en sevilen şarkılarını First Strike Still Deadly albümünde topladı.

2.Favorimdir

25-11-2006 12:02
Yabancı..

Nevermore(Amerika)

Caps: http://www.nevermore.tv/49650817.Nevermore2.jpg

90'ların başlarında Seattle'da grunge akımı hızla yayılırken metalin de pabucu bir nevi dama atılıyordu. Bu sıralarda vokalist Warrel Dane, gitarist Jeff Loomis ve bas gitarist Kim Sheppard yeni kurdukları gruplarında geleneksel metal soundunu yaratıcı bir vizyonda sürdürmeyi seçtiler ve böylece Nevermore 1991 yılında kurulmuş oldu...


Elemanlar :
Warrel Dane: Vokal
Jeff Loomis: Gitar
Steve Smyth: Gitar
Jim Sheppard: Bas Gitar
Van Williams: Bateri

Albümler

1995 - Nevermore
1996 - In Memory
1996 - The Politics of Ecstasy
1999 - Dreaming Neon Black
2000 - Dead Heart In a Dead World
2003 - Enemies of Reality
2005 - This Godless Endeavor


Resmi Sitesi: http://nevermore.the.nl/

25-11-2006 12:03
Yabancı..

Kreator(Almanya)

Caps: http://metal.deliriyum.com/imgs/bands/53.jpg

Kreator, sözlerinde yaşamın karanlık ve acılı yanını, yok edilen çevreyi, ırkçılığı, insanlığın doğaya ve birbirine karşı uyguladığı vahşeti işlerken, bu sözleri de müzikal anlamda mükemmel bir sesle destekledi ve sert bir protestonun başını çekti. Ancak Almanya'nın ırkçı kesimi Neonaziler'in de tepkileriyle karşılaştılar. Fakat heavy metalin genel yapısı içinde bu ırkçı saldırılara karşı arkalarında daima destek buldular. Kreator, yaptığı müzikle politika ve çevre konusunda en sert söylemi kullanan grup oldu ve hardcore metal gruplarının üsluplarını oluşturmada örnek bir grup haline geldi. Sodom ve Destruction ile birlikte Almanya'nın en sevilen ve en tanınan thrash metal grubu olarak döneme damgasını vurdu. ..

Elemanlar :
Vokal, Gitar: Milland Petrozza (Mille)
Gitar: Christian Geisler
Gitar: Sami Yli-Sirino
Bateri: Jürgen Reil (Ventor)

Albümler

1985 - Endless Pain
1986 - Flag Of Hate
1986 - Pleasure To Kill
1987 - Terrible Certainty
1988 - Out Of The Dark... Into The Light
1989 - Behind The Mirror
1989 - Extreme Aggression
1990 - Coma Of Souls
1992 - Renewal
1995 - Cause For Conflict
1996 - Scenarios Of Violence
1997 - Outcast
1999 - Voices Of Transgression
1999 - Chosen Few
1999 - Endorama
2000 - Past Life Trauma
2001 - Violent Revolution
2005 - Enemy of God

Resmi Sitesi: http://www.kreator-terrorzone.de

25-11-2006 12:04
Yabancı..

MaNoWaR (Amerika)

VOKAL Eric Adams 1980-
GİTAR Ross Friedman 1980-88
David Shankle 1989-93
Karl Logan 1994-
BAS Joey De Maio 1980-
DAVUL Karl Kennedy 1980
Donnie Hamzik 1981-82
Scott Columbus 1982-91
Rhino 1992
Scott Columbus 1992-

Manowar 1980'in sonunda New York Auburn de doğdu. Başlangıçta Joey DeMaio Black Sabbath için bass/pyrotech olarak çalışıyordu.

Sabbath İngiltere de New Castle City Hall'da bir gösteride çalarken Joey ManOwaR'un gerçek gitaristi Ross The Boss'la tanıştı.O sırada Ross The Boss, Sabbath destekli bir grup olan Shaking Street için çalıyordu.Her ikiside içlerindeki bu metal sevgisini paylaştıkları için ManOwaR fikrinde birleşmeleri uzun sürmedi. Daha sonra metalin en büyük sesi olan Eric Adams ve baterist Donny Hamzik'i bulduktan sonra ManOwaR ilk albümleri olan BATTLE HYMNS'ı çıkardı.

Battle Hymns 1982
Into Glory Ride 1983
Hail to England 1984
Sign of the Hammer 1984
Fighting the World 1987
Kings of Metal 1988
Triumph of Steel 1992
Hell of Steel 1993
Louder than Hell 1996
Hell on Wheels 1997
Anthology 1998
Hell on Stage 1999
Warriors Of The World 2002

web:http://www.manowar.com/

25-11-2006 12:04
Yabancı..

Lordi (Finlandiya)

Caps: http://www.nrk.no/img/581873.jpeg

Grup; yaratıcısı, beyni, şarkı sözü yazarı ve vokalisti Lordi (The Hulk of Hell) tarafından kuruldu.. Ortalıkta manyak gibi gezinen bu grubun diğer elemanları ise;

Amen The Living Dead (gitar/vokal)
Enary Mistress Pain (klavye/vokal)
Kalma Kalmageddon (bas gitar/vokal)
Kita Jaws of Death (bateri/vokal)

Eurovizyonda bu grubu görüp tanıdık.
Eurovizyon parçası 2.58 dakikalık bir şarkı. Yani judas priest ın gitarını akort etme vakti kadar sayılır. Albümlerinin çoğunluğu tam heavy metal tarzında.

25-11-2006 12:05
Yabancı..

Slayer Üzerine Notlar

Caps: http://sixfeetunder.canalblog.com/albums/slayer/m-slayer5

1982de los angeles'ta kurulan grup bas ve vokalde tom araya, gitarlarda kerry king ve jeff hanneman ve davulda dave lombardo'dan olusan kadrosuyla önceleri toplama albumlerde yer aldı, 1983 yılında ilk albumu "show no mercy"yi çıkardı.bu album ile büyük bir başarı elde eden grup, 1985te ikinci albumu "hell awaits"ile cok daha guclu bir cıkıs yaptı ve dünya capinda bir basarinin sahibi oldu.süretli, sert, saldırgan ve öfkeli müzigiyle speed metal, thrash metal ve death metal'in karısımını ıceren kendine özgü bir sound olusturdu.daha sonra basarisiz bir konser albumu olan "live undead"ı cıkardı.önceleri judas priest'in yogun etkisinin hissedildigi müzigi giderek daha olgun vek nedinden emin bir hal alarak bircok gruba yol acti.slayer "reign in blood" ile insan bünyesinin erişebilecegi süratin sınırını belirledi.nazi doktor mengeleyi lanetledi."south of heaven"da en önemli ilham kaynagı olan judas priest'ten bir parca uyarladi ve yoluna giderek saglamlasan adımlarla devam etti.daha sonra cıkardıgı "seasons in the abyss" ve konser albumu "decade of aggresssion" ile de başarısını sürdürdü ve 80lerin ilk yarısında ortaya cıkarak heavy metal'in gelişimini etkileyen ende gruplardan biri olmayı basardi.1993te lombardo'nun ayrılmasıyla yerine eski forbidden davulcusu paul bostaph geçti ve cok basarili bir calisma olan "divine intervention"ı cıkardılar.ancak 96da yaptıkları punk cover albumu "undisputed attitude"dan sonra bostaph gruptan ayrıldı ve yerini eski testament davulcusu john dette aldı.

Web:http://www.slayer.net/


Siteleri çok hoşuma gitti güzel tasarlanmış

25-11-2006 12:06
Yabancı..

Yoruldum Devam edicem

25-11-2006 12:07
.
Mesajlar: 753

burzumu göremedim
o yüzden haddim olmadıını bilerek eklemek istedim
inş. büük bi suç işlemiş olmam

Ülke : Norveç
Tür : Black
Firma : Misanthropy Records
Resmi Sitesi: http://www.burzum.com
Elemanlar :
Kristian Vikernes (Varg Vikernes) : Tüm enstrümanlar ve vokal

Grup Hakkında

Proje 1987 yılında, Uruk-Hai adıyla başladı. 1990'ın ortalarında Varg proje için bir yıllık bir ara verdi ve bu süre zarfında Old Funeral ve daha sonra (Immortal grubundan Abbath ile kurdukları) Satanel grubu için çalıştı.

1991 senesinde, Satanel grubu dağılınca, Vikernes projeye tekrar el attı. İsmi Burzum olarak değiştirdi ve korkutucu bir çalışma azmiyle tüm enstrümanları, lirikleri ve vokalleri kendi üstlenerek albüm hazırlamaya girişti: tam beş albüm. Albümlerin çoğu daha sonra çıksa da, "Filosofem" albümü bir yıldan daha kısa bir zaman aralığında kaydedildi. Tüm bunların yanında Vikernes, aynı anda Mayhem grubuna bas gitarist olarak katıldı.

Kilise kundaklamaları yüzünden tüm gözlerin Mayhem'in üzerine çevrilmesiyle, ve son olarak 1992'te Mayhem'in lideri Euronymous'un öldürülmesiyle, Vikernes'e dava açıldı ve 21 sene hapse mahkum edildi (ceza son olarak 18 seneye indirildi). Hücresinde gitar çalmasına izin verilmediğinden, ve bütün rock/metal temelli müzikleri kendisine (ve Aryan kültürüne) yabancı gördüğünden Vikernes sonraki iki albüm için, Burzum'u klavye odaklı, neoklasik/pagan bir müzik tarzına soktu.

Varg, Burzum'a 2000 senesinde son vermeye karar verdi ve Paganizm'ee olan düşkünlüğüne rağmen Satanizm'le proje arasında bir bağlılık gören Burzum hayranlarını yasa boğdu. Varg, şu an hala hapishanede, ve Burzum'u sonlandırsa da hücresinde politika hakkında yazmaya devam ediyor.

Önemli anektod: 2003'ün Ocak ayında Varg bir haftasonu hapishaneden çıkmış ve ertesi gün polisler tarafından yakalansa da bu sürede kaçmayı denemiş. Söylentilere göre yeni bir albüm çıkabilirmiş ama Varg'ın kaçma girişimi yüzünden bu plan iptal olmuş.

(kaynak: metal-archive.com)

Albümler

1991 - Burzum Aske
1992 - Aske
1993 - Det Som Engang Var
1994 - Hvis Lyset Tar Oss
1996 - Filosofem
1997 - Daudi Baldrs
1999 - Hlidskjalf
2001 - Ragnarok (A New Beginning)




Varg Vikernes 11 Şubat 1973 te saat 21:58 te Norveç'in Bergen şehrinde doğdu.Bir rivayete göre Varg, hamileliğin 6. ayının 6. gününün 6. saatinde doğmuştur.Bunun ne derece doğru olduğunu bilinmiyor. Asıl ismi Kristian'dır Fakat gerek düşünce yapısı, gerek mevkisi bakımından asıl ismini hiçbir zaman kullanmak istememiş ve Varg ismini kullanmıştır.Fakat bu kanuni bir isim değişikliği değildir ve bundan önce birçok farklı isim kullanmıştır.





-Babası Irak'ta çalıştığı için Irak'ta kaldığı bir yıl sayılmazsa- Varg Bergen'de büyüdü.Gençliği süresince etrafındakilere hep Bergen'in ormanlarını,vahşi hayvanlarını,sert dağlarını sevdiğini anlatırdı ve aradan yıllar geçtikten sonra O'nu tanımak için yapılan bir röportajda; "Soğuk bir kış gecesinde ormanda tek başınıza yürüyün, işte o zaman 'O, gerçekten konuşuyor' sözüyle neyi kastettiğimi anlarsınız." şeklinde konuşmuştu. Diğer insanlar sadece ağaçlar ve kayaları görüyorken Varg,Troller ve gölgeler arasında dans eden elfleri hayal ediyordu.Varg'dan önce bu tür şeylerin hayalini kuran son Norveçli Theodor Kittelsen, bu tarz fantastik resimler çizmişti ve Varg'ın bu resimlerden bazılarını albüm kapağı olarak kullandığı söylenir.

Varg gençlik yıllarında iki arkadaşıyla birlikte Uruk-Hai isimli projesi üzerinde çalışmaya başladı fakat diğer iki elemanın bir kız için birbirine girmesi ve Varg'ın Old Funeral elemanlarıyla tanışması üzerine provalar durduruldu.Uruk-Hai, Tolkien'in orta dünyasındaki Sauron'un high-orc larına verilen isimdir (Oo'rok-High).Bunlar tipik Viking berserker ine benzerler.Varg niçin Uruk-Hai ismini seçtiğini "Tolkien; Sauron'u Odinn den esinlenerek yaratmış ve bu durumda Uruk-Hai de Odin'in hizmetkarlarına benzer.Uruk-Hai nin Gondor'a saldırması Vikinglerin Charlemagne'ın yönettiği hristiyan Fransa'ya saldırmasına, Uruk-Hai nin Rohan'a saldırması ise Vikinglerin hristiyan İngiltere'ye saldırmasına benzer.Fakat neticede Vikingler de Sauron ve orkları gibi kaybettiler." şeklinde açıklıyor.


80 li yılların sonunda Varg halen politik ve müzikal görüşünü şekillendirme aşamasındaydı.Satanel, Old Funeral gibi gruplarda çalmaya başladı, bunların gerçekten çok iyi müzisyenler olduklarını düşünüyordu fakat hiçbirisi hayal ettiği kadar zevk vermiyordu.Kendi müziğini yapmaya karar verdi ve başlamadan önce Tolkien'in kurduğu dünyadan etkilenerek yapacağı işin temellerini oluşturdu.90 ların başında kendi solo projesi BURZUM üzerinde çalışmaya başladı.Burzum kelimesi Ork dilinde r0;karanlıkr1; anlamına geliyordu.Burzum gerek maddi olarak gerek düşünce olarak tüm sorumlulukları Varg'a ait olan bir projeydi.Bu sebeple müziğe sadece Varg'ın vizyonu ve kurduğu hassas denge yansıdı.

Projeyle aynı ismi taşıyan ilk Burzum albümü 1992 yılında MAYHEM elemanı ve kurucusu Øystein Aarseth (Euronymous) in şirketi Deathlike Silence Production tarafından piyasaya sürüldü.Bundan sonra herşey birbirini takip etti ve Norveç'in en ünlü kiliseleri yakıldı, yerle bir edildi.



12. yüzyıldan beri ayakta duran (1883 te restore edilmiş), büyük bir kısmı tahtadan yapılmış, Norveç'in en çok saygı gören kilisesi Fantoft Kirke, 6 Haziran 1992 de "Norwegian Black Metal" sahnesi altında ortaya çıkan Neo-Pagan bir topluluk tarafından kundaklandı ve kilise tamamiyle yandı.Varg yanan kilisenin fotoğrafını "Kirke EP" albümüne kapak yaparak olayı ölümsüzleştirdi. Olaylara müzikal açıdan yaklaşarak hareketin militan kısmını yönetti.Buna rağmen Norveç polisi hiçbir zaman onun işlevi hakkında gerçek bir bilgiye sahip olmadı.

Kilise kundaklamalarının ardındaki sembolizmi düşününce bunun Hristiyanlığa karşı açılmış bir savaş olduğu açıkça görülmektedir.Varg için ise bu sadece bir intikam davasıdır.Bundan yaklaşık bin yıl önce Norveç'te Hristiyanlar, kiliseler dışındaki tüm tapınaklara zarar vermişlerdi ve Paganları kazıklara bağlayarak yakmışlardı.Varg herzaman kendini Odin'in savaşçısı olarak gördüğü için Pagan dinlerin öcünü almak zorunda olduğunu hissetti.



1991 ve Ağustos 1993 arasındaki dönem Varg'ın deyimiyle Burzum'un "Altın Çağı"dır.Varg bu dönemde bütün albümler için gerekli müzikleri yaptı.Daudi Baldrs ve Hlidskjalf albümlerinin müziklerini ise Burzum'un unutulmuş gitar riffleri, synthleri ve şarkılarını tekrar gözden geçirip düzenleyerek hazırladı.

Müziğinde ağır bir hava ve synth kullanan ilk grup Burzum'du fakat günümüzde bunları yapmayan black metal grubu sayısı yok denecek kadar az.Varg tamamen ambient olan ilk albümünü 1994 yılında tamamladı ve 1997 yılından itibaren Pagan-ambient i kendi tarzı olarak belirledi.Kendisini sürekli geliştirdi ve tarzından hiç ödün vermedi.

1993 yılında Mayhem "De Mysteriis Dom Sathanas" albümünün kayıtlarına girmeden önce Varg gruba bassçı olarak dahil oldu. Grupta olduğu sürece Count Grischnackh nickini kullandı.Varg ve Euronymous blackmetal sahnesinde en çok dikkat çeken iki kişi oldu.Euronymous müzikal olarak hep şeytani bir imaj yaratmaya çalıştı. Varg için ise şeytan geri plandaydı ve Norveç kültürüne bağlı kalarak Norveç mitolojisini konu edinmek istiyordu. Bu durum Varg ve Euronymous'u iki kutup haline getirdi.

Kilise kundaklama olayları ile ilgili Euronymous basının karşısına çıkarak "evet kiliseleri kundaklayan hristiyan karşıtı bir örgüt var ve bu tür olaylara devam edilecek" gibi bir açıklama yaparak uzun süredir faaliyetlerine gizli olarak devam eden Inner Circle örgütünü deşifre etmiş oldu.



Varg'ın Euronymous'u öldürme sebebi her zaman tartışma konusu oldu.Euronymous Varg'dan borç alarak piyasaya sürdüğü Burzum albümlerinin tamamını sattıktan sonra yaptığı kazançla daha çok albüm piyasaya sürmek yerine parayı kişisel borçlarını ödemek için kullandı.Varg'a bir röportajda O'nu para için mi öldürdüğü sorulduğu zaman; "Hayır onu kesinlikle para için öldürmedim.Zaten çok daha fazlasını kazanma imkanım vardı.Bu saçma bir dedikodu.Kazancı sadece 5100$ dı. Onu öldürmekle elime 5100$ geçmedi.r1; Açıklamasını yapmıştı.
Euronymous'un Varg'ın kız arkadaşına sarktığı için aralarının açık olduğu dedikoduları da vardı.Varg'a O'nu bir kız için mi öldürdüğü sorulduğunda ise; "Ortaya sürekli saçma sapan fikirler atılıyor. Kız arkadaşım ben Euronymous'u öldürene kadar böyle bir kişinin varlığından bile haberdar değildi.Çünkü kız arkadaşım metalci değildi ve açıkçası yaptığım şeylerle pek ilgilenmiyordu.Bildiğim kadarıyla Euronymous'un da arasıra birlikte olduğu kadınlar dışında hiç kız arkadaşı olmadı.Bu saçma bir yalan."




Varg, başka bir röportajda olaya şöyle açıklık getiriyor; r0;Helvete'yi sırf annesi ve babası rahatsız olduğu için kapattığını söyledi ve akın akın gelen müşteriler kapıda kaldı.Şeytan imajına bürünmüş bir ana kuzusu.Ne kadar aptalca.De Mysteriis Dom Sathanas albümünün kayıtlarında benim hiç bir grup elemanıyla problemim yoktu ve birlikte çok eğleniyorduk fakat Hellhammer da dahil olmak üzere biz Euronymous'la birarada olmak istemiyorduk. Kayıtlarda artık O'nu öldürmemizi söyleyerek şakalar da yapmıştı.Metal camiasındaki Euronymous a olan soğukluk bir kaç ay daha devam etti ve daha fazla insan O'nun nasıl bir moron olduğunu anladı.Artık benden gerçekten nefret etmeye başlamıştı.O'na göre insanların O'na olan saygısını kaybetmesine ben sebep olmuşum.Bir bakıma da söylediklerinde haklıydı.O'na karşı olan fikirlerimi hiçbir zaman saklamadım ve insanlar da benim düşüncelerime katıldı.Artık metal sahnesinin 1 numaralı adamı değildi ve bunun da benim suçum olduğunu söylüyordu.Herkes asıl nedenin bu olduğunu, "asıl kişi" olmak için yarıştığımızı düşünüyordu.Bu Sadece Euronymous için önemliydi.Mayhem Trondheim'den Snorre W. yi gitarist olarak kadrosuna ekledi.Bergen'de kendi evini satın alıncaya kadar benimle birlikte kalmasına ve oturma odamda uyumasına izin verdim.Snorre kendi evini satın alıp taşındı. Artık evde tektim ve bu andan itibaren Euronymous benimle ilgili planlar kurmaya başladı.Beni öldürmek istiyordu.Ona göre tüm bu problemlere sebep olan bendim ve ben öldükten sonra ortada hiç bi sorun kalmayacaktı.Planlarını paylaştığı birkaç müzisyen bana O'nun planlarını açıkladı.Euronymous onlara güvendiği için herşeyi anlatmıştı fakat belli ki onlar benimle daha samimiymiş. Euronymous Snorre'u telefondan aradı ve O'na herşeyin normale dönmesi için benim ortadan kalmamın gerektiğini söyledi ve diğerlerine anlattığı planları Snorre a da anlattı.Euronymous bunları söylerken Snorre hepsini bana telefonda dinletti. Artık emindim çünkü sadece en yakın arkadaşlarına planlarını söylüyordu.Snorre la konuştuğu gün ondan bir mektup aldım. Mektup gayet olumluydu hatta arkadaşçaydı.Daha önceen katılmadığım bir anlaşmayı imzalamam için benimle buluşmak istediğini söylüyordu.Ancak planlarını uygulaması için beni ayarlamaya çalıştığını biliyordum.Arkadaşlarına da anlattığı gibi önce beni (bir silahla) bayıltacak, ellerimi ve ayaklarımı bağlayarak araba bagajına koyacaktı ve şehir dışında kırsal bir yerde beni bir ağaca bağlayarak ölene kadar bana işkence yapacaktı ve tüm bunları kameraya çekecekti.


Bütün bunlar karşısında o kadar sinirlenmiştim ki. Bu herif kendini ne bok sanıyordu bilmiyorum.Oslo'ya gitmeye karar verdim.Kontratı O'nun eline vererek "siktir git" diyecektim.Bu şekilde ondan uzaklaşacaktım ve bir daha benimle iletişim kurmamasını sağlayacaktım.Herşey normale dönecekti.Ayrılmadan önce Snorre da Euronymous'a vereceği yeni gitar riffleri olduğu için benimle gelmek istedi.Saat 21:00 da Bergen'den ayrıldık,yolda arabayı sırayla sürdük ve 3:00-4:00 arası Oslo'ya ulaştık.Arka koltuğa geçerek kemerimi çıkardım ve Snorre'a onu güvenli bir yere koymasını rica ettim.Belinizde bir bıçak varken uyumak hiç te güvenli olmaz.Ulaştığımızda ben uyuyordum. Kapıya geldik ve zile bastım.Uyuyordu.Kim olduğumu sordu ve ismimi söyledim."Daha sonra gelemezmisin?" diye sorması üzerine sadece kontratı imzalayıp gideceğimi söledim ve beni içeri aldı.Bu sırada Snorre sigarasını yakmış, merdivenlerde beni bekliyordu.Euronymous beni sinirli bir şekilde kapıda karşıladı.Kontratı O'na verdim ve artık iyice sinirlenmişti.Bana kapının eşiğini göstererek gitmemi söyledi.O'na doğru bir adım atınca iyice panikledi. Hareketleri, duruşu, bakışı garipleşmişti ve karnıma bir tekme attı.O'nu kapıya ittim ve biraz sersemledi.Tekmesinden etkilenmemiştim ama o anki şartlar içinde bile yaptıkları bana komik gelmişti.Karşımdaki , gecenin yarısında kendisini Bruce-Lee zanneden bir kaçıktı.Kendini döşemeden mutfak tarafına doğru attı.Mutfaktan bir bıçak bulacağına emindim.Eğer bir bıçak alırsa benim de bir bıçak bulmam gerekecekti.Getirdiğim bıçak ise kemerimi arabada unuttuğum için yanımda değildi.Cebimde 8 cm uzunluğunda başka bir bıçak daha vardı.üzerine atladım ve eline bir bıçak geçirmeden onu 4 yerinden bıçaklayarak kontrol altına aldım.Fakat bu sefer de başka bir silah bulmak için yatak odasına yönelmişti.Bu silahın Dead'in kendini öldürdükten sonra polislerin aldığı ve Euronymous'un geçenlerde geri aldığı tüfek olduğuna düşünüyordum (evinde tüfek veya bayıltıcı silah bulundurmadığını sonradan öğrendim).Kavga etmek için peşine düştüm fakat beni şaşırtıp daireden kaçmaya başladı. Kavgayı başlatıp kaçması benim sinirimi bozmuştu.aşağıya indiğimde Snorre sigarasını bitirmiş, ilgisice etrafa bakıyordu.O sırada Euronymous yarı çıplak ve birkaç yeri kanayarak koşuyordu.Hayalet görmüş gibiydi.Komşularının zillerine basıyor,kapılara vuruyor,yardım istiyordu.Snorre halen merdivenlerde olayları izliyordu. O, bu olayların bir parçası mıydı,bana saldırcak mıydı bunu bilmiyordum.Olacakları görmemek için koşarak merdivenleri inmeye başladı ve yanımdan geçmesine izin verdim.Çok korkmuşa benziyordu. Euronymous'u bıçaklamaya başladım.Dizlerinin üstünde duruyordu ve "artık yeterli" diye bağırmaya başladı.Or17;nu bırakıyordum ama bana tekrar tekme atmaya çalıştı.Bıçağı son kez alnının ortasına soktum ve oraya saplanarak kaldı.Çıkarmaya çalıştığımda bedeni öne doğru düştü ve merdivende bir patates çuvalı gibi yuvarlandı.Zaten yaptığı gürültüyle tüm komşularını uyandırmıştı.


Onu öldürdüğüm için kendimi hiç de kötü hissetmemiştim.Eğer O'nu canlı bıraksaydım hayatım üzerine yeni bir girişimde bulunmasına izin vermiş olurdum."

Geri dönüşte polis kontrol noktalarına yaklaşmamak için şehir dışından döndüler. Varg kanlı giysilerini göle fırlattı ve gölde yüzerek temizlendi.saat 11:00 civarı eve ulaştı ve 20 dakikalık bir uykudan sonra gazeteciler ve televizyon kanalları Euronymous'un ölümüyle ilgili konuşmak için onun evine gelmişlerdi.Ertesi gün gazetelerde; "Conut Grischnackh en iyi arkadaşı Euronymous'u kaybettiği için çok hüzünlü" gibi haberlere yer verildi.

Polis artık Varg'dan şüphelenmeye başlamıştı.Etrafındaki kişilere sürekli birşeyler sormaya başlamışlardı.Snorre olayın şokunu hala atlatamamıştı ve Snorre'un garip hareketleri, tedirginliği polislerin de dikkatini çekti.Günlerce O'nu sorguladılar ve Snorre artık dayanamayarak Euronymous'u Varg'ın öldürdüğünü ve kendisinin de olay anında orda olduğunu söyledi.Polis raporlarında Snorre'un çok hassas bir kişiliğe sahip olduğu da yazılmıştı.Varg bir gece kulübünde eğleniyordu ve kapıdan çıktığı anda O'nu tutukladılar.Bir hücreye attılar ve yatacak bir şey bile vermediler. Sorularına düzgün cevaplar vermediği için bir hafta boyunca hücresinin ışığını hiç söndürmediler.Varg artık iyice zayıf düşmüştü ama polislerin ellerinde Snorre un anlattıklarının dışında bir bilgi yoktu.Polisin elinde aynı gece Varg gölde temizlenirken Snorre'un benzin istasyonundaki güvenlik kameralarıyla çekilmiş tek başına yakıt doldurma görüntüleri vardı.Varg istese Snorre u suçlu duruma düşürüp hapise attırabilirdi fakat bunu yapmadı.Polis suçunu itiraf etmesi için cesetin üstünde parmak izlerinin bulunduğunu da söylüyordu fakat Varg cinayet esnasında eldiven kullanmıştı. Sonunda herşey açıklandı ve olay açıklığa kavuştu.Snorre tüm olanları polise açıkladığı için hiçbir ceza almayacağını düşünüyordu.Varg da mahkemede Snorre'un olanlarla bir ilgisi olmadığını, sadece yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söylediyse de Snorre hiç payı olmayan bir suç yüzünden 8 yıl hapis cezası aldı.Gazetelerde Varg'ın Euronymous'un yerine lider(?) olmak için onu öldürdüğü yazıyordu.Hatta Varg'ın durumundan istifade eden bir gazeteci onun sakallarını fare kuyruğuna,kız çocuğu örgüsüne benzetip alay etmişti.Metal camiasındaki (Mayhem elemanları ve Fenriz hariç) herkes gazetedeki güç yarışı teorisine inanıp Varg'dan nefret etmeye başlamıştı.


Varg; "Norveç mahkemesi beni 'Akıl almayan bir güdü ile Euronymous'u öldürmek' le suçladı ve Norveçteki en ağır ceza olan 21 yıl hapis cezasına çarptırdı.Bundaki mantık nedir anlamadım.Ben sadece kendimi kurtarmak için onu öldürdüm.Mahkeme O'nu 23 yerinden bıçakladığımı ve vücudunu paramparça ettiğimi söylüyordu.Fakat son vuruşu yaptığımda öldüğünü zaten biliyordum.Mücadele esnasında kendisini cam kırıklarına atması,duvarlara çarpması ve öldükten sonra merdivenlerde yuvarlanması bedeninde bir çok yaraya sebep olmuştu ve hepsinden beni sorumlu tutuyorlardı." diyordu.
Mahkeme sonunda yargıçların Varg vikernes'ın şeytana taptığını söylemesi üzerine Varg ne tanrıya ne de şeytana taptığını söyledi.Jürideki bir papaz ise İSA'nın yardımıyla Varg'ın içindeki şeytanın dışarı çıkarılabileceğini söylüyordu.Bu esnada Varg sadece olanlar karşısında gülüyordu.
Mahkeme ve hapis cezası için "Bütün bu olanlara karşı sinirliyim ama bir gün tekrar özgür olacağımı ve tekrar en tepede olacağımı biliyorum ve onlar gibi olmadığım için şükrediyorum. Yaşadığım şeyler sayesinde çok derin tecrübeler kazandım. Tüm bu olanlar bir şişmanla bir aptalın kavgasına benziyor.Şişman olan sürekli kilo verecektir ama aptal olan daima aptal kalacaktır" yorumunu yaptı.

Varg artık hapishanedeydi ve buranın şartlarına alışmıştı.Varg; r1;Norveçr17;teki hapishane sistemi çok gelişmiş ve Dünya standartlarının oldukça üstünde.Geldiğimden beri hiçbir sorunla karşılaşmadım, herhangi birisi de beni rahatsız etmedi. Günün 23 saati tek kişilik hücremizdeyiz. Kalan 1 saatlik süreyi ise yemek veya ekmek almak için turlayarak geçiriyoruz.Ayrıca, haftada bir kez kütüphaneye gitme hakkımız ve Haftada bir de ailelerimizle görüşme hakkımız var. Ailemle ilişkilerim çok iyi fakat belli ki kızım beni hiç tanımıyor ve bana yaklaşmaktan çekiniyor.Karımı sormayın çünkü ben hiçbirzaman kızımın annesiyle evlenmedim.
Her hücrede televizyon var.Kendi hücremde bir bilgisayarım var ve programlamacılık üzerine çalışıyorum.r1;

Burzumr17;un metal sahnesinden niye çekildiği sorulduğu zaman ise Varg şöyle diyor r0;Bunun için birçok sebep var. Hapishaneden 2 albüm çıkarabildim fakat açıkça söylüyorum ki zahmetine değmedi.Zaten şu anda Black Metal adı altında anılan bir çok grupla birlikte anılmak istemiyorum.r1;

Hapisteyken bir çok Blackmetal dinleyicisiyle tanıştı. Televizyonda haftalık bir metal ve SMS programı oluyordu. Bir keresinde bu programı izleyen bir arkadaşı onu çağırdı ve SMS lerde sürekli Burzum dan bahsedildiğini ve çalınmasını istendiğini söylemişti.Varg televizyonun karşısına geçmişti fakat şovu sunan kişi Burzumr17;un bir videoklibi olmadığını söylüyordu. Dinleyicilerin SMSr17;lerle Dunkelheit videosunu söylemesi üzerine şovmen bu klibin çoktan unutulduğunu söylemişti. Artık radyolar da televizyon kanalları da Burzumr17;u boykot etmişti. Televizyonda rock müziğin tarihçesi ile ilgili bir seri vardı ve Blackmetal e gelindiğinde sadece Mayhem, Satyricon ve Darkthrone dan bahsedilmişti. Immortal ve Burzumr17;un sözü bile açılmamıştı. Diğer bir yandan hiçbir şirket Burzum albümlerini Norveçr17;te piyasaya
Sürmek için anlaşmaya girmiyordu ve Norveçr17;teki dinleyiciler artık Cd leri yurtdışından almaya başlamıştı. Burzumr17;a karşı ülke çapında kesin bir propaganda vardı.Varg bu durum karşısında ; r0;Kanayan yaralar iyileşmediği sürece ben hafızalardan silinmeyeceğim ve görülüyor ki halen kanayanlar var.r1; diyor.

2003 yılına gelindiğinde Varg hapishaneden kaçma girişiminde bulundu fakat bu başarısızlıkla sonuçlandı.Çaldığı arabayla kaçarken polislere yakalandı.Olayın videoları piyasada vir çok sitede var.Yakalandığı zaman yanında bir AG3 ve 700 tane mermi bulundu.Sorgulamalarda suç ortaklarının ismini hiç bir zaman vermedi.

- 1 kişi öldürmek
- 3 kilise yakmak
- Evinde yüksek miktarda (150 kg) patlayıcı (dinamit) bulundurmak.
suçlarının üstüne

- Hapishaneden kaçma girişiminde bulunmak
- Otomobil hırsızlığı
- Yasa dışı silah taşımak
suçları da eklendi ve hapis cezası 14 ay daha artırıldı.

Varg hapisten çıktığında Norveçr17;in herhangi bir yerinde küçük bir çiftlik satın alıp orada yaşayacağını, bilgisayar programlamacılığı ve kitap çevirmenliği yaparak geçineceğini söylüyor.

Varg Vikernes ile iletişim kurmak isteyenler için posta adresi ;
Varg Vikernes
Trondheim Fengsel
Nermarka 2, N-7047
Trondheim, Norway

Varg sadece kişisel sorulara ve ciddi mektuplara cevap vereceğini söylüyor ve r0;Hail Satanr1; ve benzeri ibarelerle başlayan mektupları direk çöp kutusuna atacağını söylüyor.


"Ben müzisyenlerin %99 luk kısmını oluşturanlar gibi para veya kadınlarla eğlenmek için müzik yapmıyorum.Ne parayla ne de ünle ilgileniyorum.Sadece sıkıcı bir dünyadan ve ışıktan uzaklaşmak için karanlık bir müzik yapıyorum"
Varg Vikernes


25-11-2006 14:45
^^Love__Me^^666_
Mesajlar: 1659

LevEnt

25-11-2006 14:47
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim