Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 111
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> yagmur farklı bi güzellik bee..
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 8, 9, 10, 11, 12  Sonraki
Yazar yagmur farklı bi güzellik bee..
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

oysa yazılacak ne çok şey vardı.
bu şehre dair
parmaklarda ezilen gelinciklerin hatırına
göğünden kayan yıldızlara dair
eski bir masal söylemişti
bana gizlice
korkunç çiçek döken kirazın dibinde
demişti ki;
-söyleme kimseye-
vallahi söz verdim
yoksa iki kelamın lafı mı olur.
hay Allah nasıl da unuttum
az daha söyleyecektim.
az daha bir masalı üzecektim,
gizli sırlarını aşikar edecektim
kesin ağlardı masal
çocuk uykularında
işe bak;
seni terkedemem diyecektim
sırf o yüzden bu şehri terkedeceğim diyecektim
hem de dinmeden yağmurları
tuttum neler dedim.
şehir
masal
gece
adınla başlayan hecelerim
fena yaralıyım...

26-04-2007 22:13
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305







Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle
Bir deli rüzgar saçlarımda
Yalnızlıktan üşüyorum
Bulamayacağımı bile bile
Seni arıyorum!





...








(teşekkür ederim)

29-04-2007 12:01
uğur
Mesajlar: 1257

yağmur gerçekten inanılmaz bişey çünkü bana inanılmazı hatırlatıyorr ıslanmak güzeldir

29-04-2007 12:46
Yabancı..

Yağmur Düşü...

“yağmur yağıyor”, “yağmur yağıyordu”

yağmur yağmalıydı, bu mektubu yazarken, öykü, roman, şiir, intihar, intihar mektubu, mutluluk, büyük bir aşk….

“yağmur yağıyordu” denilmeli bütün bunlar olurken, o klasik romantizm ve hüzün olmalıydı, O çiseleme. Bir pencereyi dövmeliydi yağmur. Sarmaş dolaş iki aşığı ıslatmalı, bir roman kahramanı, durup kalmalıydı o yağmurun altında. Islanan sigarsı kırılmalıydı. Bir sokak lambasının ışığı un ufak dağınık bir sönüklükte dökülmeli adamın üstüne. Sürekli dökülen kesik kesik çizgiler, uzaktan gelen bir arabanın farlarını jiletlemeliydi. Bir arabesk intihar olmalıydı sokakta. Arabanın fren sesi bir amerikan filmindeki gibi, ışıkları sokağa dökülmüş iki kol gibi, atardamarlarına yağmur jilet yağıyor. – bir intihar fantezisi değil bu – Birisi hala sokak lambasının ışığının en ölgün düştüğü yerde duruyor. Durmadan yağmur yağıyor. Kaçıncı sigarsıdır yağmurda kırılan ya da kaçıncısı betimlenecekti…?

“Yağmur yağıyordu” diye başlanmalı her anlatılacaksa, her ne yaşanacaksa…

Günlerdir yağmur özlüyorum

Varsayalım yağdı ya da yağdı varsaydım

“yağmur yağıyordu diğer yarım küresinde dünyanın, -nerede olursa olsun yağmur yağmalıydı çünkü- kupkuru bir yazdı burası ve çıkılmış yağmur duaları gibi sayıklıyordum yağmuru. Neyi anımsasam, neyi ansam betimlemesiz bir kış tüm sıcakları çeker üstümden ve mutlak bir sessizlik olur. Sonra sesim o çırılçıplak sesim kupkuru bir soğuğa yankılanır.

“şimdi yaz o kışın sonrasını”

“yağmur yağıyordu ve boğuluyordum susuzluktan”

Yine de yağmur yağıyordu varsayalım,

“yağmur yağıyordu” sanki bu öykü hep iki kelime kalacak, sanki bu dua çıkılmaz bir yol gibi biletime yazılacak.

Yazılacak hiçbir şey yok. Her söz söylenmiştir. En güzel denize gidilmiş, en güzel çocuk büyümüş, en güzel günler görülmüştür.

Ve sana söylemek istediğim en güzel söz henüz söylüyorum;

“Beni neden terk ettin?”

en kötü cevap veya en güzel, henüz söylenmedi

Hiçbir zaman söylenmeyecek, hiçbir zaman da söylemeyecek kadın, suskunluk veya “bilmiyorum”

Ne Nazım ne de nesir söyleyecek bu en güzel, bu en zor, bu en ulaşılmaz, bu en anlamı ulaşılmaz sözü

Henüz söylenmemiş kalacak bu en ….

Bu yağmurda kolumun altında tutuğum şemsiye gibi duruyor Nazım’ın kızıl kara posteri ve bakışlarıma çivilediği için yağmur arası çarmıha gerilen İsa’nın sözleri gibi okuyorum şiiri.

Kaldığı yerden yağıyordu yağmur.

Islanmış sigarsı ağzında kırılan kahraman sırılsıklam olmuş, pardesüsünün cebinden çıkardığı tabancanın namlusu loş ışığa rağmen parlıyordu, ıslaktı o da.

Üçüncü kattan saatlerdir seyrediyorum onu. Bir intihar öyküsü yazacağım, yağmur yağıyor ve bir adam saatlerdir intihar duruyor karlımda…

Tok bir “taak” sesiyle bir ışık parladı bir an (ışığın önünden yağan yağmuru fark etmedim oysa ne güzeldir yağmurun yağışını öyle seyretmek) biraz duman, (barut kokusu almadım ama mutlak o kokuya da yağıyor yağmur) Sokak lambası küçük bir gürültüyle söndü, bir iki elektrik akımı parıltısı eğri büğrü ve kesik kesik oldu. Sonra hala yağmur ve normal bir gece karanlığı sessizliği. Durmadan not düşen, betimleyen üçüncü kattaki penceredeki tanık.

“şimdilik merakla karışık ürkütücü bir sessizlik”

“sessizlik”,

“hala sessizlik”

“korkuyorum”

“sessizlik”

“nerde bu adam bu nasıl sessizlik, yağmurun sesine hükmediyor sanki, öyle sessizlik, karanlık, korkuyorum”

“taak”


01-05-2007 11:29
Yabancı..


yağmur yağarsa,
ıslanır kirpiklerin
ve gülüşün
donar dudaklarında.
yağmur yağarsa,
adınla ve dudaklarınla
andığım sokakları
yürüyemem serseri adımlarımla.

yağmur yağarsa,
siler kentin
ve kentlerin
sokaklarında ki
bizim ve bizden öncekilerin
ayak izlerini,
gülüşlerini,
gözyaşlarını...

yağmur yağarsa,
korkarım,
yitip gidersin belki...

01-05-2007 12:28
Yabancı..

kalp,
yitik bedende;
yağmur değil, sanki efkâr yağıyor kente
yağıyor ömrüme
senin yerine…


gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma
umurumda değil ne yağmur ne ayaz
ne de kerpiç kokusu havada
unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor
sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim
geciken sabahlara koşuyor kuşlar
gözlerimin önünde
ve hayat gül kokulu bir sağanak yine ..


bugün iki kez yağdı yağmur
iki kez eskidim sanki..

iki ömrü kol kola yaşadım
biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri..

hep iki şömine yandı yüreğimde
birinde ateşti diğerinde kül..

ve iki kez aşık oldum
bundandır iki kez ölmüşlüğüm ..

sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü
şimdi sömestrdeyim ...




Yılmaz Odabaşı

02-05-2007 00:42
&&&GÜNEŞ&&&
Mesajlar: 1455

bu sabah yağmur var istanbul
gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye
anne sözü dinler gibi mahsun
.........................

.......bu sabah yağmur istanbulda ve ben daha bir çöktüm içime........

02-05-2007 12:20
Yabancı..

kalp,
yitik bedende;
yağmur değil, sanki efkâr yağıyor kente
yağıyor ömrüme
senin yerine…

bugün iki kez yağdı yağmur
iki kez eskidim sanki..

iki ömrü kol kola yaşadım
biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri..

hep iki şömine yandı yüreğimde
birinde ateşti diğerinde kül..

ve iki kez aşık oldum
bundandır iki kez ölmüşlüğüm ..

sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü
şimdi sömestrdeyim ...




Yılmaz Odabaşı





02-05-2007 12:27
Yabancı..

İstanbul’da yağmur var..
YaĞMuR…
PeH..
Kimin umurunda…
Yüreğim her daim YaĞMuRLaRDa...

02-05-2007 12:28
slh
Mesajlar: 6288

hele şu yağmurun altında yürümek varya süper yau

03-05-2007 18:57
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim