Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 111
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> yagmur farklı bi güzellik bee..
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... , 10, 11, 12  Sonraki
Yazar yagmur farklı bi güzellik bee..
udambara
Mesajlar: 353

BetSon demiş ki; o zaman susuz kalma..hemen birini bul..
öyle hemen bulla olmuyor.. maliyeti çook yüksek.. ancak doğal olması lazım.. [/code]
doğal olması daha mı güzel,o zaman zor bulursun..

18-05-2007 21:23
Yabancı..


20-05-2007 01:42
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305


20-05-2007 01:54
Yabancı..

...yagmur...



dün gece kurşunladım onları
o koca koca gri gri bulutları
önce bardaktan boşanırcasına sonra çisil çisil yağdı
öbek öbek biriktiler sokagın en çıkmazına
bir sokak lambası dibine
sonra yansıdı üstüne yalancı bir dolunay gibi
sokak lambasının özenti yakamozu
ben de saldım içine, üstüne , dibine
düş' ün' ce' ler' i' mi
boğuldular...

yüzme bildiklerini söylemişlerdi veya öyle s'an(la)mışım...

21-05-2007 00:38
ŞulE... msj hakkı do
Mesajlar: 3263

BEN'i arıyorum..
Sokaklar boş..Sokaklar anlamsız..
Yağan yağmur mu yoksa Yıllar mı anlam veremiyorum..
Vazgeçtim sevmelerden.. canım yanıyor

21-05-2007 15:58
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305




hıhı


...

05-06-2007 20:52
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305





yaz çocuk, bu gece ismimi yollarına bu kente
anlat ne demekmiş kazı caddelere

aşk bu gece şehri terk etti

çal çocuk, bu gece şehrin tüm kapılarını hüzünle
ıslak kelebekler bırak ellerine, söyle;

aşk bu gece şehri terk etti

"kal" duymayı bekledi
"git duymayı değil de...

sadece sevilmeyi istedi
bu onun suçu değil de...

döküldü bu gece yağmur gözlerine, eline, yüzüne
al ısıt, elleri çok soğuk kapa göğsüne
çarpıyor yüzüne rüzgar ellerine, saçına, tenine
sev onu, kalbi çok çok soğuk ısıt göğsünde...

05-06-2007 20:58
Yabancı..

‘ O kadar çok koştum ki ben bu yağmurun peşinden...
O kadar soysuzca ağladım ki ona...
Yine de her seferinde mahrem yerleri bulaştı ellerime, tutunamadım...
Bu yağmur gecenin kardeşidir..
Gitme D-ü-ş!
Gece karanlık ağlar; sızlarsın...’



Şimdi mor bir bıçağın ucunda boşaltsam içimi sana.
Ya da firarda olan bir kar tanesi olsam, sende buzdan bir heykel... Düşsem yanaklarına...

Sonra kıpkırmızı olsam, ısıtsam seni bir çöl rüzgârının saçlarını okşar gibi...

Mesela yeşil bir bakıra üflesem nefesimi, şekillenip oyuncağın olsam; kırsan kollarımı...

İsimsiz bir sahnenin en kızıl noktasında sıcak bir bulut olsam, etine dokunsam çalkalanan bir suyun ateşinde...

Kör bir ressamın tuvaline gizlenip gelsem koynuna, koynunda açsam rengârenk bir bahar çiçeği gibi...

Ya da yanaklarını yeniden çizsem akşamın kimsesizliğine... Ellerimi kanatsam küllerle... Mısralardan kuleler yapsam...
Bir çılgınlık işlesem durgunluğunun tam ortasında...

Ya da suskunluğunu delip geçen bir cinayete kurban gitsem... Yeniden doğsam...
Kendimi yırtıp pembe zarflarda sana yollasam...
Mavi bir güvercinin intiharı kadar anlamsız ama yüce olsam...

Yine de gider miydin?

Gitme D-ü-ş!

Noktanın koyulduğu yerde kapanmaz perde...
Aslında her oyun bir ölümdü bizden ayrılınca zaman. Mutlak mutlulukta, yalnızlıkta vardı şehirler yaşlanmadan önce...
Yaşlanmadan önce bu şehirler, aşkta sana benzerdi D-ü-ş...

Yüzünün bir yanında katran tutmuş acılar, bir yanında umut; ortasında ben: eski bir elbise...

Gitme D-ü-ş!

Ben şimdi kime çiçekler toplarım...
Bak sönüyor işte içimdeki ışık.
Dinle!
Bu onun sana haykıran son nefesidir.
‘Silik bir şarkı gibi, tanrı henüz uzaklaşmamıştı bizden...
Bizden parçaları toplayıp geçit törenlerinde delilere sunandı o: aşk: tanrının gülen yüzü...
Ve hiçbir deli yalın ayak değildi bu şehrin çıplak sularında...
Yamru yumru göç sofralarında toza toprağa bulanmış çocuklar gibi sevmiştik onu: aşkı. Tanrıyı sever gibi, kutsal duvarlara ağlar gibi, bizden çıkıp çarpık diarları yakan ateşler gibi, çöl gibi D-ü-ş; iki ayrı dilin sevişmesi gibi sancılı... Şimdi üç kez vuruyor saat...

Bir: ez tehezdıkım

İki: ez tehezdıkım

Üç: ez tehezdıkım

20-06-2007 14:04
Yabancı..







30-06-2007 02:28
wounded hearts
Mesajlar: 3151

Yağmurları özlüyorum
neden mi?
çünkü sevdiğimin kokusunu getirirlerdi bana
sevdiğim tıpkı yağmurdan sonraki
toprak gibi kokardı
tertemiz mis gibi
pırıl pırıl ve de sevda dolu
ama yağmurlar bitti
topraklar kurudu artık o sevdiğim
o aşık olduğum
o taptığım koku yok
sadece kurumuş,kavrulmuş
toprağın kavruk kokusu dolaşır
ta ciğerimin içinde...
ben yine de yağmurları beklerim
hiçbir vakitte yağmayacağını bile bile






ASİ

20-07-2007 20:58
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim