Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 123
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> Aşk,uydurdugumuz en güzel yalan!
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 11, 12, 13
Yazar Aşk,uydurdugumuz en güzel yalan!
cengiz
Mesajlar: 2

aslında kimi zaman doğru ama bazande yalan olmaktan cıkıyor ve doğrunun ta kendisi oluyor ama zamanı ve süresi var sanki kimin de 7 kiminde 70

31-08-2007 11:57
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

aşk artık yalandır benim için.ne seni ne de bir başkasını sevecek kadar aptal degilim.büyüdüm çünkü

31-08-2007 14:16
Yabancı..




Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”


demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”


Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.


İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.



31-08-2007 16:06
Yabancı..



Meleklerde ağlarmış günün birinde.Yapayalnız kaldığında , oturupda bir başına. Sakın ağlarmıymış melekler deme ağlar işte.

Hemde gzöyaşlarını içinde saklayarak.Kanatlarını yüzüne siper yaparak. Tüm kırılmışlıklarını saklarda içine. Yine koşar herkesin derdine yardımcı olmaya. Kulların gözyaşlarını silerde kendi gözyaşlarını saklar kanatlarının ardına.

Ağlar meleklerde , herşeye .Ne biliyorki insan oğlu , ne bilirki onun kırılganlığını , acılarını.

O da sevmiştir belki. O da imkansızca tutulmuştur belki. Bilirim melekler biz insanlar gibi değilki.Olmaz ama , hadi oldu diyelim Ama Azrail aşık olurmuş ya canını alacağı kula günün birinde , kulda vurulurmuş ya görmeden daha.

Bilmezmiş ya alır Azrail canını. Ama inatla , ısrarla ister ya can alıcı meleğini. İşte başlamıştır aşkın imkansızlığı orda. Kul sever azraili , vermek ister canını seve seve . Azrail de almak istemez o canı seviyordur çünkü delice.

Yapıcak bi şey yoktur. Azrail alacaktır kulun canını. Kulda verecektir canını Aşk bu ya . Yoktur yapacak birşey.

Ve zaman kum saati gibi akıp gider herkesin avuçlarından. Biter tüm umutlar , yaşanabilecek sadece kalmıştır bir kaç saat. Belki varsa şans bir kaç saat. Gelmiştir veda zamanı. Son bir öpücük borçludur azrail kula , o son öpücük en son vurucu hamledir. Artık kulun canı dudaklarından kalbine inmiştir .

İMKANSIZ AŞK öyle bir zehirdir ki , işlemiştir bile azrailin ruhuna. Kulsa hiç pişman olmamıştır , öldüğünden yok olduğundan . AŞK uğruna , feda etmiştir fani bedenini.

Ama meleğinde ruhu gitmiştir ölen kulla beraber. Artık yoktur yaşamanın bir anlamı. Ve ağlar meleklerde , hiç istemeden meleklerde düşer yerlere.




Tüm melekler AŞK'ı hakeder , tüm kullarda bir melek uğruna ölmeye itiraz etmez. AŞKK başka nasıl olabilirdinki zaten.. Ölmeyi göze almayacaksa seven , boşverin ne sevsinler nede Meleğin canını acıtsınlar.


02-09-2007 23:15
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim