Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 123
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> Aşk,uydurdugumuz en güzel yalan!
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 10, 11, 12, 13  Sonraki
Yazar Aşk,uydurdugumuz en güzel yalan!
Yabancı..

AçeLyA demiş ki;

ozaman gerçek sanılan yalan
gerçek sanılmaz ...yani şüpe bile edilmez gerçek gerçektir aşk ta sevgide gerçek olur sadece...gerisine başka isim versinler...

17-08-2007 14:39
Yabancı..




Yüreğim ardımda,


Yüreğimde sen...

Geliyorum bir yerlere, bir yerlerdense gidiyorum.

Ardımdan gelen bu aşkı sahiplenmek öyle huzur verici ki.

Yol yol uzuyoruz,
Ardımızda ne bir siren sesi,
Ne bir karabasan gürültüsü...

Varacağım yer yüreğinin kenarı bu yolculuktan sonra,
Biliyorum...

Bilmek mi?
Diye soruyorum sonra kendime,

Galiba kendimi kandırıyorum...

Sen gittiğinden beridir, portre fotoğrafım yok benim. Sadece gidişime şahit yol resimleri...

Yol yol sana uzuyorum...

Bağlayacağım yüreğine yüreğimi kör düğümlerle...
Kararlıyım!
Çünkü;
...

Aşk'ın çünküsü olmadı ki hiç!

17-08-2007 23:46
Yabancı..




Önce yağmur vardı;
Seni yağmurların aldığını biliyordum
Ama durmadan seni aradım,adını bağırdım;duymadın...
Beni benden başka kimse duymadı.
Yağmurun altında akşam oluyordu,
Yağmur yağmasa akşam olmayacaktı,
Belki bunların hiçbirisi olmayacaktı.
Şiirden ayrılan bir dize gibi kalktın gittin
Bir dizesi eksik şiir gibi kalktın gittin.
Yağmur ve akşam
Bağırdığımı duymadın ama bağırdığımı biliyordun.
Elini aradım,elin yoktu.
İşte böyle yağmurlu bir akşamdı
Bir yaz günü açılsaydı kapılar
Yağmur yağmasaydı,seni yağmurlar almasaydı
Koşacaktım sana
İhtimal ben kapıyı vurmadan açacaktın,
Elimi bulacaktın,
Yağmur yağmasaydı,seni yağmurlar almasaydı.
Kimbilir ellerin nasıl dururdu?
Seni yağmurların aldığı bir akşamdı;
Sen yoktun...
Sözlerini bulamadığım bir şarkının müziği vardı
Küçük,eski bir yara izi gibi...




Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.

Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...

Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...


17-08-2007 23:49
Yabancı..





Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal

gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum

gidiyorum
başımda gam gözlerimde nem
toplayıp önüme düşen gölgelerimi
bütün hatıraları bırakıp geride
ardımdan çekip kapıyı usulca
başımı alıp gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için

hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki, hiç yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan

çekip gidiyorum bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
rüzgarların uğultusunda kaybolmaya gidiyorum

Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında çıkıp yola
dağlı bir ırmak gibi çarpa çarpa kıyılara
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum

bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içinde iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal

17-08-2007 23:54
Yabancı..

& demiş ki;
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal


bacım aalatacan sen benı wallaha uzun zamandır konusamıyoz zaten...

18-08-2007 05:02
Yabancı..

KARŞILIKSIZ AŞKA MEKTUP^^
Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.

Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.

Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.

MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE, KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL...





19-08-2007 15:33
Yabancı..

yalan olan aşk değil yalan sevgiler

19-08-2007 17:13
Yabancı..



Sen tuvalimde gökkuşağının cümle rengi...
Sen gözlerimde en keskin ışığı güneşin...
Sen alaca gecelerimin tek parlak yıldızı yakamoz misali...
Sen karakış ayazlarında içimi ısıtan samyeli...
Sen hayatın saçlarını yakalayan ellerim...
Sen yeniden doğuran beni uçuruma 5 kala...
Sen içimin gülen yüzü...
Sen geleceğe umutla bakan gözlerim...
Sen yanağımdaki beyaz papatya güne gülümseyen...
Sen hayatı yeniden keşfettiğim...
Sen hayal etmeye cesaret edemediğim...
Sen rüyalarımın masal kahramanı...
Sen mutluluğun en paha biçilmez resmi...
Sen ki; aşkın yetmişiki dildeki tek karşılığı...!

19-08-2007 17:51
Yabancı..

Her gidişene ayrı anlam yüklüyorum...
Yapma Allah aşkına ya hep kal benimle söz etme gidişlerden...
Yada silinsin isminde ciminde,oynama benimle dengemi bozuyorsun...
Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda ...
Böle değildin sen ne oldu sana ???
Bittiyse heyecanın bileyim bende...
Seni çok seviyorum diye başlayan ve ama ile devam eden cümleri dumaktan bıktım..
Seviyorsan seviyorsundur aması olmaz bu işin
Üstelik bir cümlede ama varsa bir önceki yargının hiçbir hükmü yoktur...

Seni çok seviyorum ama birlikte olmamamız imkansız!!!!
Ya ya imkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir!!!
Bahanelerin arksına sığınma!!!!
İnsanların hayatına sorgusuz suhalsiz girip darmadağın eden...
Sonrada hiçbirşey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum....
Böylemisin sende gerçekten gitmekmi istiyorsun??
Yürekli ol biraz hadi konuş söylemek istediğini söyle!!!
İki çift sözü haketmedimi bu aşk ???
Yaşanılan bunca şeye hiçmi saygın yok???

Ah ben niye yanılıyorum hep ???
Niye tam işte bu dediklerim sömürüyor aşkımı??
Biraz dahamı katı olmalıyım biraz dahamı kapalı tutmalıyım kapılarımı???
Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum bu devrin adamı değilim...
Oyun çeviremiyorum hesap yapamıyorum..
Bana ait olmayan kişiliklere bürünüp bi plan dahilinde hareket edemiyorum..
İnsanız biliyorum hepimizin zaafları var..
Hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz..
İde hep benimi bulacak bunlar???

Hiç bir kaygıya yer vermeden hiç bir hesabı düşünmeden
Açsaydın eğer bana yüreğini...
İşte o zaman görürdün bi aşkın nasıl efsaneye dönüşebilieceğini...
Sen gözlerini kapıyorsun bir sen varsın başka hiç kimseye bakmıyorusun..
Herşey senin çevrende şekillenmeli
Herşey sana göre düzenlenmeli
Beceremiyorum kusura bakma şimdi GiDiYoRuM...

Aşk tam teslimiyet ister kendini...
Aşkın kollarına ya bırakırsın yada bırakmazsın...
Bir yanım dışarıda kaldığında kalsın dediğin noktada aşkı boğarsın...
Bu yüzden hep cesurların işidir AŞK...

Kaçışları yalanları aptalca oyunları kabul etmez ...
Aşk saf duru insanları sever...
Kafasında bin bir tilki dönenler aşkı yaşayamaz
İsteselerde yaşayamazlar...
Arınmalısın en saf en duru haline dönmelisinki yaşayabilesin aşkı...
Kısacası sevgilim sana göre değil bu iş...
Senin yolun açık olsun..
Hadi git şimdi gitki....ben yaşayayım seni..
Yokluğun benii boğuyor ama olsun bunu bilmek bile bana huzur veriyor..
BıRaK...BıRaK AŞK BeNDe KaLSıN....




20-08-2007 09:41
Yabancı..




Yağmurlu bir sonbahar sabahı şimdi yine hüzün kokuyor heryer yine sensizlik kokuyor ve yine yoksun...

Oysa o kadar ihtiyacım varki sana ellerini tutmaya, gözlerine bakmaya, dizine yatıpta gerçek olmayacağını bile bile hayeller kurmaya... Öylesine hasretim ki... Buğulanmış camlara adını yazıpta en acı şarkılarda bizi hatırlamak artık o kadar zor ki anlatamam... Sen varken herşey tamdı şimdi herşey yarım herşey eksik. Benim gibi... Dün yine sahile gittim her zaman oturduğumuz bankta yine tek oturup yine seni düşündüm elele sevgililer geçti bizi hatırladım ve ağladım...

Ben sen olmadan bir muammadayım, ben sen olmadan uçsuz bucaksız denizlerde boğuluyorum , ben sen olmadan yalnızım...

En büyük mutluluk bile sen yokken canımı acıtıyorsa, her güldüğümde bile sensiz içim kan ağlıyorsa, bizi tanıyan herkez artık bana acıyan gözlerle bakıyorsa, acıkıpta oturduğum soflardan aç kalkıyorsam, kadehimde sen sigaramda sen varsan...

Söylesene sen olmadan nasıl yaşarım ben?

20-08-2007 09:52
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim