Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 41
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> ~~İç Çekişimdir Gece(ler) Hayata~~
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar ~~İç Çekişimdir Gece(ler) Hayata~~
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

Herşey bitti artık dediğimiz zamanlar olmuştur; Aşktan elimizi eteğimizi çektiğimiz hergün aynı gökyüzüne bakıp iç geçirdiğimiz dar vakitler yorgunuyuzdur mutlaka hayatımızı bir bölümünde...

Herşey birbirinin aynısıdır: Deniz bildiğimiz maviliktedir, güneş artık ısıtmaz içimizi temmuz sıcağında bile. Hergün bildik yüzlere aynı selamlar verilir ve her sabah üşenmeden taktığımız maskelerle yeni bir güne daha başlarız.
Yeniden... Yeniden... Yeniden...

Oysa hiçbir şey yeni değildir; Hatta aksine hergün hayatımız bir parça daha eskimektedir. Heyecansız, dingin, suspus bir hayatın sürgününde geçmektedir artık günlerimiz ve içimizden kimseye ne şikayet etmek gelir ne de buralardan çekip gitmek...

El ele tutuşmuş her sevgili bir parça daha içimizi burkar, her ayrılık şarkısı içimizi bir kez daha kanatır... Biten aşklarımızın hepsine bir türkü yakarız, artık geçmiş oldu hepsi diyerek...

Ve tamda herşeyden ümidi kesmişken çıkageliverirsin, özür dilerim geç kaldım dersin. Başlarsın anlatmaya kendini. Hiçbir şey ses vermez olur, zaman durur; Ama sen akmaya başlarsın içime doğru bir çağlayan gibi...

İşte o an AŞK YAKALAR SENİ...


MEHMET COŞKUNDENİZ

19-07-2007 17:14
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

BİR SEN VARDIN



Bir sen vardın sahipsiz kalbime sahip

Gittin ya bu gönül sarayını terk edip

Sen yoksan bitmez bu kalpte ki ayazlar

Bilemezsin bende ne fırtınalar kopar



Sen olmadan solar bu aşkın yaprakları

Verseler de bana dünyaları

Yine de vazgeçmem senden

İstersen sen geç benden



Bir sen vardın dünyalar önüne serilecek

Kim bilir o taş kalbinden daha kimler geçecek

Bilesin ki bu kalp senden vazgeçmeyecek

Bir sen vardın,varsın; bu kalpte ve öylece sürecek

19-07-2007 17:22
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

beni sorma,ben bittim,ben yokum...

vurdun gittin ya kapıyı hani
duvardaki resmin düştü yere
bir de ben düştüm elinden
düştük ya ikimizde rüyalardan
rüyalar tuzsuz yemek misali
kuşsuz ağaç,çimensiz toprak
sensiz ben,bensiz sen misali işte

trenler uğramıyor artık istasyona
son yolcusunu götürdü sen gitiğin gün
yollara yağmur yağmıyor artık
hani ağlattın ya beni,yağmur yağmıyor
protesto ediyor baykuşlar bile
oysa şarkılar söylerdik bülbül misali
gül bülbülsüz kaldı,bülbül gülsüz
geçermi bu ömür sensiz?

bir damla sevgiydi okyanusundan arzım
biraz şefkat zerre kadar da olsa
elimi tut istedim,kör misaliyken yüreğim
sen ne yaptın?gittin,gözlerimi yaşsız
başımı saçsız bıraktın,yaralı bıraktın beni
resminin çerçevesi kırık,kapının kolu kirli
yastığın kokulu kaldı,yatağın sahipsiz
ben sensiz kaldım,kimsesiz,çaresiz..

buldunmu aradığını uzak diyarlarda?
hangi ellere verdin ellerini düşünmeden
hangi yüreği ısıtır yüreğin içinde?
hangi rüyalarda kiminle geziyorsun şimdi?
hangi yollara basıyorsun edepsizce?
yağmur seni hiç ıslatıyor mu?
geceler birşey fısıldıyormu kulağına?
şarkılar sanada acı veriyor mu?
ama sen acıyı bilmezsin ki,
çeken bilir acıyı,sancıyı
birgün çekersen eğer
düşünme sebebini
etme bulma dünyası
pişman olursan birgün yaptığına
sakın beni arayıp sorma,
Ben bittim,ben yokum....

__________________

19-07-2007 17:23
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

Islak Yalnızlık...- f. İtişgen

Ağlamak bu kadar mı yakışır yalnızlığa?Ağızdan çıkan her kelime yas
havasında bir ağıt kılığına bürünürken, ıslak bırakılan o buz gibi yanaklar
gün gelip de hesap sormaz mı; boşverilmiş ve belki de yitip gitmiş sevgilinin
takındığı umursamazlık tavrının kahredici sebebini?

Bir cevap bulabilmek adına incelenen o daha derinleşememiş alın
çizgileri daha bir belirsizliğe sürüklemez mi sevdaları?

Veya terkedilmiş düşlerde yetim kalmış tertemiz aşkları bulabilmek adına
harcanan yılların bedeli, o ince çizgilerdeki düşlerin belirsizliğinde mi
saklı?

Defalarca ettiği isyanlardan yorgun düşmüş bedeni, artık ruhunu kemiren
sorulara cevap bulabilmek adına yormuyordu beynini... Aksine; sorulara her
geçen gün yenilerini eklemek suretiyle biraz daha gömüyordu kendini,
elleriyle kazdığı bir metrekarelik sonsuz yalnızlığa...

Böyle bir acı belki de yalnızca romanlarda kalmalıydı... Gerçek hayata
yakışır mıydı böylesine derin iç çekişler?! Bir gece vakti, yıldızların
tılsımıyla, dilek tutmaya saatlerini kaptıran o umutsuz, yenik ve bir o kadar
da yalnız hikâye kızının yanaklarının hakkıydı bu şimşekler, orada
çakmalıydı! Hikâyenin sonunaysa yıldırımlar düşmeliydi o gözlerden birer
birer!

Sonu ne olursa olsun o kız ağlamalıydı... O bir hikâye kızıydı ne de
olsa; bir kalemlik sevdaları en fazla dörtyüz sayfa yaşardı...

Gerçeklerse kitap kapağının kapandığı andan itibaren bütün bir ömür acı
içinde ruhu yakardı, kıvrandırırdı basit görünen sevdaların
derinliğinde... Söylenememiş, yarım kalmış sözlerin pişmanlığı batardı her
an... Kanar giderdi ruh, yalnızlığın görünmeyen diplerine...

Bir an durakladı... Çiseleyen yağmurda ıpıslak olmuş ruhunu gözyaşlarıyla
kuruladı; derin bir iç çekip, elindeki kalınca kitabı sokağın ortasına var
gücüyle fırlattı... Çığlık çığlığa tepindi üzerinde... Gözyaşlarını akıttı...

Romandaki o kızdan intikam almaya çalıştıkça kapanmaya yüz tutmuş
yaraların üzeri biraz daha kanıyor, dikişler patlıyor, acısı bin kat daha
yakıyordu canını...

Böylesine yakıcı sevdalar ancak nöbetler sonrası patlayan dikişlerin
arasından sızan kanlarla temizlenebilirdi... O da, belki bilmeden, yıkıyordu
ruhundaki kirlenmişlikleri kanıyla... Rahatlıyor muydu acaba bir nebze?
Meçhul...

Bir an çevresinde toplanan insanların gürültüsüyle irkildi... Ne
yaptığını farkına varmanın verdiği o mahvedici utançla yerdeki paramparça,
yağmurda ıslanmış kitabı toparladı... Nereye gideceğini bilmeyen insanlara
özgü şaşkınlıkla adımları birbirine dolandı, gözleri son bir defa daha kanadı
yitip gidenin uğruna...

Kalabalıktan birkaç kahkaha yükseldi gecenin karanlığında...

Bir tek susan, zavallı roman kahramanıydı. Parçalanıp kopan ve pervasızca
buruşturularak kaldırıma fırlatılan bir sayfanın içinden izliyordu
olanları...

Yitip giden aşklara ağladı dakikalarca... Kendi
zavallılığına... Düşlerdeki yalnızlığına... Bir iç çekip düşüncelere
daldı... Gerçeklikte boğulanların sorularına bir cevap aradı bir roman
yaprağında...

Sahi...

Ağlamak bu kadar mı yakışırdı yalnızlığa?


19-07-2007 17:25
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

Alışma bana;
Ne yapacağım belli olmaz, bugün varım, yarın birden yok olurum...
Dokunma bana;
Kapanmamış yaralarla doluyum, canımı acıtma bi yara da sen açma...
Sevme beni; a
Yoğun duygularımda kaybolursun, tutuştururum...
İsteme beni;
Yasaklarla bogusursun, engellerle doluyum...
Çözmeye çalışma sakın;
Seninle karışır iyice kördüğüm olurum...
Anlama beni;
Ben kendimi anlarım, böyle mutluyum...
Aşkı yaşatmam mı isteme asla;
Ben aşka yıllardır inanmıyorum...
Güveniyorsan kendine;
İnandır beni aşkın varlığına, sonucunda öyle bi aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum..

19-07-2007 17:28
Yabancı..

... sen benim ahlaksızlığımsın ...

... ben bunu biliyor ve istiyorum ...

19-07-2007 23:52
Yabancı..

Giderken sessizliğinde götürdün her şeyimi...
Gözlerimiz bakamadı birbirine
Kah yaşananları düşünmekten
Kah isyandan ..
Kim bilir belki de imkansızlığından...
Ben kelimeleri ekledim uç uca
Sen sigaraları ..


Ve sustuk...


Artık her şeyi biliyorduk...
Ben yaşıma, yaşamıma
Sen bana isyan ettin...
Sessizce kalktın iskemleden...
Bu gidişindi bildim...
Suskun... kırık... yitik...


Kımıldayamadım...


Öylesine baka kaldım arkandan...
Kapıyı bile çarpmadın ..
Beklerken her tepkiyi ben...
Hiç bir şeyi değiştirmeyeceğine inandığın
İsyanını susarak...
Öylesine çektin gittin o kapıdan...
Öylece kalakaldım kendimle...
Suskun bitik...
Kımıldayamadım...


Yıkıldı tüm duvarlar üstüme
Ağladım...

19-07-2007 23:53
|¦cirkin¦betty¦|
Mesajlar: 2048

[Pfdk&Pmk] demiş ki; hiç bir şey gece kadar rahatsız etmiyor

geceleri rahat ağlayabildiğim için seviyorum

20-07-2007 14:48
Yabancı..

|Pmk&Pfdk| demiş ki;
geceleri rahat ağlayabildiğim için seviyorum


hiç bir şey gece kadar huzur vermiyor

20-07-2007 15:55
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

günün neresine sığdıracaksın beni biliyor musun?

hani bir kavgadan çıkılır ya
sabahın alacasında
soluğu ıslaktır ya kaldırımların
mahmurluğu soyamamıştır daha hiçbiri
elleri
hâlâ yapış yapıştır
ekmek dağıtan fırıncıların
işte beni
ölümle yaşamın sırayla yendiği
ama mutlaka
yenenin de yenildiği
böyle bir günün aydınlığına sığdır
ki olabildiğince ışısın
kanıksanacak kadar çıplak karanlığım
bakarsın kabuk bağlar
geceden kalan yaralarım...

21-07-2007 18:53
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim